TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ
GELİŞMELER VE PARA POLİTİKASI
GİRİŞ
1998 yılının ikinci üç aylık döneminde ekonomide başlayan daralma süreci, dünyada yaşanan ekonomik durgunlukla çakışarak 1999 yılında derinleşmiştir.
1998 yılının Ağustos ayında yaşanan Rusya Kriziyle birlikte Türkiye ekonomisinden sermaye çıkışı gözlenmiştir. Bunun sonucunda Hazine ihale faizleri ve dolayısıyla faizler genel düzeyi önemli oranda yükselmiştir. Daralan ekonomide, azalan fonların da büyük bölümünün kamu tarafından kullanılması, özellikle yatırımlar üzerinde dışlama (crowding-out) etkisi yaratmıştır. Gerileyen yurtiçi tüketim talebi ve yurtdışı talep, sanayi üretiminde gerilemeye yol açmıştır. Ayrıca olumsuz hava koşulları ve özellikle fındık ve zeytin üretiminde düşük ürün yılı olması nedeniyle tarım üretimi daralmıştır. Ekonominin iç dinamiklerinin yanısıra, 1999 yılı Ağustos ve Kasım aylarında meydana gelen depremler, daralma sürecinin uzamasına neden olmuştur. Tüm bu etkiler sonucunda 1999 yılının ilk dokuz aylık döneminde gayrı safi milli hasıla (GSMH) geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 6,1 küçülmüştür.
Bu çerçevede, iç ve dış talep daralmasının yaşandığı 1999 yılında, ithalattaki azalış ihracattaki azalıştan daha fazla olmuş ve dış ticaret açığı 1999 yılının Ocak-Kasım döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 30,2 oranında azalarak 9,0 milyar ABD doları olmuştur. Görünmeyen kalemlerden ve karşılıksız transferlerden elde edilen gelirlerde de önemli azalışlar olmasına karşın, dış ticaret açığındaki bu yüksek daralmanın etkisiyle cari işlemler dengesi Ocak-Kasım döneminde 0,5 milyar ABD doları açık vermiştir. Aynı dönemde net 6,7 milyar ABD doları sermaye girişi olurken resmi rezerv artışı 4,7 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir
İhracat, 1999 Ocak-Kasım döneminde, yüzde 4,2 oranında gerilemiştir. İhracatın ortalama yüzde 90’ını oluşturan imalat sanayi sektörü ihracatı bu dönemde yüzde 3,5 oranında daralmıştır. Eylül 1998’den itibaren ithalatta yüksek oranlı gerilemeler yaşanmıştır. Bu eğilim, 1999 yılının ilk sekiz aylık döneminde de devam etmiştir. 1999 yılı Eylül ayından itibaren ithalatta göreli bir iyileşme gözlenmesine karşın, 1999 yılının Ocak-Kasım döneminde ithalat yüzde 14,6 oranında gerilemiştir.
Görünmeyen kalem gelirlerinde önemli paya sahip olan turizm gelirleri 1999 yılı Ocak-Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,3 azalarak 5,0 milyar ABD doları düzeyine gerilemiştir.
Rusya krizi ile birlikte, 1998 yılı üçüncü üç aylık döneminden itibaren global nitelik kazanan ekonomik kriz sonucu 1998 yılının ikinci yarısında 6,8 milyar ABD doları sermaye çıkışı olmuş, ancak 1999 yılı başından itibaren yeniden sermaye girişleri yaşanmaya başlamıştır. Böylece, 1999 Ocak-Kasım döneminde 6,7 milyar ABD doları sermaye girişi büyük oranda portföy ve kısa vadeli sermaye girişi olarak gerçekleşmiştir.
1999 yılında kamu kesimi borçlanma gereği önemli oranda artış göstermiş ve GSMH içindeki payının yüzde 13,4’e ulaşması beklenmektedir. Bütçe açığı da 1999 yılında 3,9 puan artış göstererek GSMH'nın yüzde 10,9'una ulaşmıştır Bu durumun meydana gelmesindeki en önemli etken, personel, faiz ödemeleri ve faiz dışı transfer harcamalarındaki yükselmedir. Faiz dışı konsolide bütçe dengesinin ise yüzde 2,0 oranında fazla vereceği tahmin edilmektedir.
1999 yılı boyunca konsolide bütçe nakit açığının finansmanı iç borçlanma ile sürdürülmüştür. Bu çerçevede, 1999 yılında ihale ile iskontolu, sabit kuponlu üç ayda bir ödemeli, değişken faizli üç ayda bir kupon ödemeli ve TÜFE endeksli devlet iç borçlanma senetlerine ek olarak halka arz ve TAP (uzun vadeli kamu menkul kıymetlerininin, piyasanın talebi üzerine küçük bloklar halinde ve önceden belirlenmiş fiyattan doğrudan satışa sunulması) yolu ile de iç borçlanma yapılmıştır. Hazine 1998 yılında bono ile borçlanmaya ağırlık verirken 1999 yılında uzun vadeli tahvil borçlanmasına öncelik vermiştir. Konsolide bütçe nakit açığının finansmanında, son bir kaç yılın aksine 1999 yılında net dış borç kullanılmıştır. Nakit iç borç stokunun GSMH içindeki payı, 1999 yılında 1998'e göre 7 puan yükselerek yüzde 26,1 olmuştur.
İhale ile yapılan iç borçlanmanın ağırlıklı ortalama vadesi, 1998 yılı sonunda 7,8 ay olarak gerçekleşmiş, ancak Hazine’nin iç borçlanma yaparken uzun dönemli kağıtlar kullanmasıyla 1999 yılının sonuna doğru ortalama vade her ay uzayarak, Kasım ayı sonunda 15,9 ay olmuştur.
Merkez Bankası 1999 yılında uyguladığı para politikasını, 1998 yılında olduğu gibi enflasyonun kontrol altında tutulmasına katkıda bulunma ve mali piyasalarda istikrarı sağlama hedefleri doğrultusunda belirlemiştir.
Ekonomideki belirsizliklerin azaltılması için 1999 yılında enflasyonun kontrol altında tutulmasına öncelik verilerek, kur politikası bu amaca katkıda bulunacak bir biçimde belirlenmiştir. Türk lirasının ilk dokuz ay itibariyle, aylık ortalama kurlar esas alınarak hesaplanan sepet karşısındaki nominal değer kaybı yüzde 40,4 olurken, yıl sonuna doğru sepetteki artış hızlanmış ve yüzde 60,6 olarak gerçekleşmiştir. İstikrar amacına yönelik olarak Merkez Bankası 1999 yılında, finansal kuruluşların kısa dönemli oluşan likidite ihtiyaçlarını açık piyasa işlemleri aracılığıyla karşılamıştır. Yıl genelinde piyasada oluşacak faiz oranlarının net dış varlıklardaki artış eğiliminin sürdürülmesiyle tutarlı olması hedeflenmiş ve ekonominin Türk lirası ihtiyacının karşılanmasında net dış varlık artışı gözetilmiştir.
Rezerv Para(X) kalemi Net Dış Varlıklardaki büyümeye bağlı olarak 1999 yılı genelinde artış eğilimini sürdürmüş ve yıllık ortalama artışı Aralık ayı itibariyle yüzde 75 olarak gerçekleşmiştir. Önceki yıllarla karşılaştırıldığında Rezerv Para(X)'deki yıllık artışın giderek yavaşladığı görülmektedir. Gözlenen bu trendin 1999 yılında en önemli nedeni, yıl genelinde net dış varlık artışının daha düşük seviyelerde kalmasıdır. Net iç varlıklar ise Kasım ve Aralık ayları dışında 1999 yılında azalış eğiliminde olmuştur. Merkez Bankası brüt rezervleri 1999 yılı Aralık ayında, 1998 yılının aynı ayına göre yüzde 17,8 artarak 23.235 milyon ABD doları seviyesine ulaşmıştır.
1999 yılında para arzı büyüklükleri reel olarak artmıştır. En fazla artış yüzde 32,5 ile dar tanımlı para arzı M1’de gerçekleşirken en düşük artış yüzde 23 ile M3Y’de gerçekleşmiştir.
1999 yılında enflasyon bir önceki yıla
göre hızlanmıştır. Tarım sektörü fiyat artışlarındaki yavaşlamaya rağmen,
imalat sanayii fiyatlarında, uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının
yükselmesine bağlı olarak bir hızlanma gözlenmiştir. TEFE ile ölçülen enflasyon
1999 yılı sonunda yıllık bazda yüzde 62,9, TÜFE ile ölçülen enflasyon oranı
ise yüzde 68,8 olarak gerçekleşmiştir.
II.1. GENEL DENGE
Türkiye ekonomisi, 1994 yılında yaşanan daralmanın ardından, 1995 yılı ile birlikte ağırlıklı olarak iç talepteki canlılığın etkisiyle yüksek ve istikrarlı bir büyüme trendine girmiş ve bu süreç 1998 yılına kadar devam etmiştir. 1995-1997 döneminde ortalama GSMH büyüme hızı yüzde 7,8 oranında gerçekleşmiştir. Bu dönemde, arz yönünden incelendiğinde, sanayi ve ticaret sektörleri katma değerleri önemli oranlarda artarken, talep yönünden bakıldığında, GSMH’daki büyümenin özel tüketim ve yatırım harcamalarından kaynaklandığı görülmektedir. Özellikle 1996 yılından itibaren reel ücretlerde yaşanan genel yükseliş, yüksek reel faizlere bağlı olarak faiz gelirlerinde meydana gelen artış ve Gümrük Birliği etkisiyle ihracat gelirlerindeki genişleme, iç talepteki canlılığın kaynağını oluşturmuştur.
TABLO II.1.1
TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER
|
1997
|
1998
|
1999
|
|
| GSMH (Trilyon TL., Cari Fiy.) |
29.393,3
|
53.518,3
|
83.124(1)
|
| BÜYÜME HIZI, GSYİH (Yüzde) |
7,5
|
3,1
|
-1,5(1)
|
| BÜYÜME HIZI, GSMH (Yüzde) |
8,3
|
3,9
|
-2,0(1)
|
| NÜFUS(1) (Milyon Kişi) |
63,7
|
63,4
|
64,3
|
| İSDİHDAM (Milyon Kişi) |
21,0
|
21,6
|
22,0(6)
|
| İHRACAT (Milyar ABD Doları, FOB) |
32,6
|
31,2
|
28,4(1,2)
|
| İTHALAT (Milyar ABD Doları, CIF) |
48,6
|
45,9
|
40,2(1)
|
| CARİ İŞLEMLER DENGESİ(2) (Milyar ABD Doları) |
-2,6
|
1,9
|
-1,0(1)
|
| DIŞ BORÇ STOKU/GSMH(3) (Yüzde) |
47,4
|
50,8
|
52,9(7)
|
| KAMU KESİMİ BORÇLANMA GEREĞİ/GSMH (Yüzde) |
7,6
|
9,2
|
13,4(1)
|
| İÇ BORÇ STOKU/GSMH (Yüzde) |
21,6
|
21,8
|
27,6(1)
|
| TOPLAM KAMU BORÇ STOKU/GSMH(4) (Yüzde) |
47,4
|
46,8
|
52,9(7)
|
| FAİZ DIŞI BÜTÇE FAZLASI/GSMH (Yüzde) |
0,1
|
4,6
|
2,0(1)
|
| VERGİ GELİRLERİ/GSMH (Yüzde) |
16,1
|
17,4
|
17,8(1)
|
| TOPTAN EŞYA FİYAT ENDEKSİ(5) (Yıllık Ort. Yüzde Değ.) |
81,8
|
71,8
|
53,1
|
| TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ(5) (Yıllık Ort. Yüzde Değ.) |
85,7
|
84,6
|
64,9
|
Kaynak: DİE, DPT, Hazine Müsteşarlığı, TCMB.
(1) DPT Tahmini.
(2) Bavul ticareti dahil.
(3) Dış borç stoku Türk lirasına dönüştürülürken yıl ortası dolar kuru kullanılmıştır.
(6) Nisan ayı Hanehalkı işgücü İstatistikleri.
(7) Yıl sonu tahmini.
Ekonomideki yüksek büyüme eğilimi 1998 yılının birinci üç aylık döneminde devam etmiştir. Bu dönemde iç talepteki canlılık nedeniyle özel tüketim harcamaları yüksek oranda artmaya devam ederken özel yatırım harcamalarındaki artış göreli olarak yavaşlamıştır. Ayrıca, 1998 yılının Ocak ayından itibaren uygulamaya konulan daraltıcı maliye politikasına rağmen, kamu tüketim ve yatırım harcamaları yüksek oranlı artışını sürdürmüştür. Ancak, ekonomide yaklaşık üç yıldır süren hızlı büyüme dönemi, 1998 yılının ikinci üç aylık dönemiyle birlikte sona ermiş ve ekonomi bir yavaşlama dönemine girmiştir. Ekonomideki yavaşlama sürecinin temelinde iç talepte yaşanan daralma etkili olmuştur. 1998 yılının başında uygulamaya konulan daraltıcı maliye ve gelirler politikası, yılın ikinci üç aylık dönemiyle birlikte etkisini göstermeye başlamıştır. Bu çerçevede, vergi gelirlerinde sağlanan artış ile faiz dışı bütçe fazlasının hedeflenen düzeyi aşması, özel harcanabilir gelirin ve dolayısıyla özel tüketim harcamalarının azalmasına neden olmuştur. Güneydoğu Asya ülkelerinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle ihracat fiyatlarında meydana gelen gerileme, ihracat gelirlerini azaltarak iç talebi olumsuz yönde etkilemiştir. 1998 yılı Ağustos ayında Rusya Federasyonu’nunda ortaya çıkan ekonomik krize bağlı olarak, Türkiye de dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin büyük bir bölümünde sermaye çıkışları yaşanmış ve sermaye girişleri durmuştur. Bu durum risk primini artırarak yatırımlar açısından finansman imkanlarını olumsuz yönde etkilemiş, aynı zamanda reel faizlerin daha da yükselmesine yol açmıştır. Ayrıca, Rusya’ya yönelik ihracat ve bavul ticaretindeki hızlı düşüş sanayi üretiminde gerilemeye yol açmıştır. Daraltıcı gelirler politikası çerçevesinde kamu kesiminde çalışan işçi ve memurların reel ücretleri 1998 yılında gerilemiş ve bu durum özel tüketim harcamalarını olumsuz yönde etkilemiştir. Buna karşın özel sektör işçi ücretlerinde reel artış meydana gelmiş ve bu durum iç talebin önemli ölçüde daraldığı bir ortamda firmaların maliyetlerini arttırmak yoluyla sanayi üretimini azaltıcı bir faktör olmuştur. Ayrıca firmaların 1998 yılına yüksek mal stokları ile girmeleri ve 1995-1997 döneminde bazı sektörlerde yatırımların aşırı derecede artmış olması da, sanayi üretimini ve yatırım harcamalarını olumsuz yönde etkileyen diğer faktörlerdir. Yılın sonlarına doğru seçim ve hükümet tartışmaları da sanayi kesiminde önemli bir belirsizlik yaratmış, sanayi üretimini ve dolayısıyla ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemiştir (Tablo II.1.1, Grafik II.1.1).
Bu gelişmelerin sonucunda, birinci üç aylık dönemdeki yüksek oranlı büyümeye rağmen 1998 yılının tamamında ekonomik büyüme önemli ölçüde yavaşlamış, GSMH ve GSYİH büyüme oranları sırasıyla yüzde 3,9 ve yüzde 3,1 olarak gerçekleşmiştir. Bununla birlikte tarım sektörü katma değeri olumlu giden hava şartları ve bazı ürünlerdeki dönemsellik nedeniyle yılın tamamında yüzde 8,4 gibi yüksek bir artış kaydetmiştir.
1999 yılının ilk üç aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre GSMH yüzde 8,6, GSYİH ise yüzde 8,9 oranlarında gerilemiştir. Ekonomide 1998 yılı Nisan ayında başlayan ve yılın son üç aylık döneminde hızlanarak devam eden daralma eğilimi 1999 yılında gerileme sürecine dönüşmüştür.
GRAFİK II.1.1
GSYİH’YA KATKILAR
TABLO II.1.2
GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA VE ANA SEKTÖRLERDE YILLIK BÜYÜME (1)
(Yüzde)
|
|
|
||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Toplam(2)
|
||||||||||
| GSMH |
8,3
|
9,5
|
4,5
|
2,6
|
0,6
|
3,9
|
-8,6
|
-3,3
|
|
|
|||||||||
| GSYİH |
7,5
|
9,2
|
3,3
|
2,7
|
-1,2
|
3,1
|
-8,9
|
-1,8
|
|
|
|||||||||
| Tarım |
-2,3
|
5,2
|
3,9
|
6,8
|
18,0
|
8,4
|
-6,8
|
-9,0
|
|
|
|||||||||
| Sanayi |
10,4
|
9,9
|
2,9
|
1,9
|
-5,4
|
2,0
|
-9,9
|
1,2
|
|
|
|||||||||
| İmalat Sanayii |
11,4
|
9,8
|
2,3
|
0,9
|
-6,8
|
1,2
|
-10,9
|
0,7
|
|
|
|||||||||
| Hizmetler |
7,8
|
8,8
|
3,2
|
1,7
|
-1,3
|
2,7
|
-7,0
|
-1,9
|
|
|
|||||||||
| Ticaret |
11,7
|
10,5
|
2,9
|
0,1
|
-5,2
|
1,4
|
-13,5
|
-4,4
|
|
|
|||||||||
| İnşaat Sanayi |
5.0
|
5,2
|
-1,0
|
-1,4
|
1,7
|
0,7
|
-2,7
|
-5,3
|
|
|
|||||||||
| Ulaştırma ve Haber. |
7,6
|
13,7
|
4,3
|
4,3
|
-0,7
|
4,9
|
-7,8
|
0,9
|
|
|
|||||||||
| İthalat Vergisi |
18,3
|
12,9
|
5,0
|
-5,5
|
-14,5
|
-1.0
|
-22,2
|
-5,7
|
|
|
|||||||||
Kaynak: DİE.
(1) 1987 Üretici Fiyatlarıyla.
(2) İlk dokuz ay.
Üretim yönünden bakıldığında, bir önceki yılın aynı dönemine göre sanayi, ticaret ve ulaştırma-haberleşme sektörlerinde meydana gelen üretim düşüşleri ekonominin hızlı bir şekilde daralmasına öncelikle neden olmuştur. Harcamalar yönünden incelendiğinde, özel tüketim ve yatırım harcamaları yüksek oranda daralmıştır. Mal ve hizmet ihracatı ise 1991 yılından bu yana ilk defa bu yılın ilk üç aylık döneminde gerilemiştir. Bu durum ekonomik büyüme hızının negatif olarak gerçekleşmesinde, dış talepte meydana gelen daralmanın da etkili olduğunu göstermektedir (Tablo II.1.2, Tablo II.1.3).
Ekonomideki gerilemenin temelinde iç ve dış talepteki daralma yatmaktadır. Yılın başından itibaren bütçe açığında meydana gelen artış kamu kesiminin finansman ihtiyacının artmasına neden olmuştur. Bu gelişme dışarıdan borçlanma imkanlarının önemli ölçüde azaldığı bir dönemde, iç borç stokunun mali sistem ve dolayısıyla ekonomi üzerinde yarattığı baskının artmasına ve reel faizlerin yüksek seviyesini korumasına yol açmıştır.
Mal ihracatında yaşanan gerileme doğrudan sanayi üretimi üzerinde azaltıcı bir etki yaratırken, ihracat gelirlerini azaltmak yoluyla özel tüketim ve yatırım harcamalarını olumsuz yönde etkilemiştir.
Yüksek seyreden reel faizler tüketim talebinin ertelenmesine ve dolayısıyla iç talebin daralmasına neden olarak, sanayi üretiminin ve yatırım harcamalarının gerilemesine yol açmaktadır. Reel faizlerin yüksekliği, maliyetleri arttırmak yoluyla da üretim ve yatırım kararlarını olumsuz yönde etkilemiştir.
Bir önceki yıl olduğu gibi 1999 yılında da bazı sektörlerdeki aşırı kapasite ve firmaların ellerindeki yüksek stok düzeyleri, sanayi üretimini ve yatırım harcamalarını olumsuz etkilemiştir. Firmalar geçen yıl eritemedikleri stoklarını, 1999 yılında eritme yönünde önemli bir çaba göstermişlerdir. Ayrıca önemli bir sanayi girdisi olan petrolün dünya piyasalarındaki fiyatlarının hızlı bir şekilde artması da sanayi üretimini olumsuz yönde etkilemiştir.
Başta taş ve toprağa dayalı ürün ve ana metal sanayileri olmak üzere bir çok sanayi dalı ile yakından ilişkili olan inşaat sektöründeki gerileme ekonomideki daralmanın bir diğer önemli nedenidir. DİE tarafından açıklanan inşaat istatistiklerine göre yılın ilk üç aylık döneminde inşaat ruhsatlarının sayısında bir önceki yılın aynı dönemine göre gerileme olmuştur.
Yılın ilk üç aylık döneminde ekonomide yaşanan hızlı daralmaya rağmen, sanayi kesiminde beklentilerin Ocak ayından itibaren aşamalı olarak iyileştiği gözlenmiştir. Özellikle beklentiler Mart ayında büyük ölçüde olumluya dönmüştür. Bir önceki yılın sonlarına doğru yaşanan seçim ve hükümet tartışmalarının yarattığı belirsizlik ortamının 1999 yılı Ocak ayından itibaren ortadan kalkması ve Nisan ayında yapılacak seçimlerden sonra güçlü ve istikrarlı bir hükümetin kurulacağına ilişkin öngörüler, beklentilerin yılın ilk üç aylık döneminde olumlu yönde gelişmesine neden olmuştur.
TABLO II.1.3
BAŞLICA HARCAMA GRUPLARI
(1987 Fiyatlarıyla, Yıllık Yüzde Değişim)
|
|
||||||||
|
|
|
|
|
|
Toplam(1)
|
|||
| Tüketim Harcamaları |
8,0
|
1,3
|
-6,4
|
-0,4
|
-1,9
|
-2,8
|
||
| Kamu |
4,1
|
7,8
|
10,2
|
2,1
|
9,1
|
6,9
|
||
| Özel |
8,4
|
0,6
|
-7,9
|
-0,6
|
-2,9
|
-3,7
|
||
| Dayanıklı Tüketim Malı |
33,6
|
-0,8
|
-7,4
|
5,2
|
-8,6
|
-4,0
|
||
| Sabit Sermaye Yatırımı |
14,8
|
-3,9
|
-16,6
|
-13,7
|
-11,9
|
-13,9
|
||
| Kamu |
28,4
|
13,9
|
2,1
|
21,8
|
-8,0
|
4,2
|
||
| Özel |
11,9
|
-8,3
|
-19,1
|
-21,2
|
-13,1
|
-17,8
|
||
| Makina-Teçhizat |
21,2
|
-12,3
|
-29,3
|
-33,9
|
-21,0
|
-28,5
|
||
| İnşaat |
0,0
|
-1,8
|
-1,3
|
-0,1
|
-4,6
|
-2.3
|
||
| Mal ve Hizmet İhracatı |
19,1
|
12
|
-7,7
|
-11,0
|
-13,9
|
-11,1
|
||
| Mal ve Hizmet İthalatı |
22,4
|
2,3
|
-16,0
|
-1,9
|
-4,6
|
-7,3
|
||
| Toplam Yurtiçi Talep |
9,0
|
0,6
|
-11,9
|
0,4
|
-2,9
|
-4,5
|
||
| Toplam Nihai Yurtiçi Talep |
9,9
|
-0,2
|
-9,1
|
-4,4
|
-4,6
|
-5,8
|
||
Kaynak:DİE.
(1) İlk dokuz ay.
Ekonomideki gerileme süreci yavaşlamakla birlikte yılın ikinci üç aylık döneminde de devam etmiş ve GSMH ve GSYİH sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 1,8 oranlarında daralmıştır. Bu dönemde sanayi sektörü katma değerinde artışa rağmen inşaat ve ticaret sektörlerinde meydana gelen daralma, GSMH ve GSYİH büyüme hızının bu dönemde gerilemesine neden olmuştur. Ayrıca ihracattaki gerileme süreci bu dönemde hızlanarak devam etmiştir.
Sanayi sektörü katma değerinin bu dönemde artmasında, sanayi üretiminde Nisan ayında meydana gelen artış belirleyici olmuştur. Nisan ayında yapılan seçimlerden sonra ekonomide yapısal değişiklikleri gerçekleştirecek istikrarlı bir hükümetin kurulacağına ilişkin beklentiler ve bunun yanısıra harcamalardaki artış, sanayi üretiminin Nisan ayında artmasına yol açmıştır. Böylece, sanayi kesiminde yılın ikinci üç aylık dönemiyle birlikte iç talebin canlanmaya başlayacağı beklentisi hakim olmuştur. Bu dönemde ticaret sektörü katma değerinin yüksek oranda gerilemesine rağmen, bu sektörün katma değerinin yüzde 85’ini oluşturan toptan ve perakende ticaret katma değerindeki gerilemenin daha az oluşu, Nisan ayı ile birlikte iç talebin canlanmaya başladığını göstermiştir. Nitekim, yılın ilk üç aylık döneminde özel tüketimdeki gerileme yüzde 7,9 iken, ikinci üç aylık dönemde yüzde 0,6 olmuş, dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcamalar ise artmıştır. Ancak, sanayi üretiminin Mayıs ve Haziran aylarında tekrar gerileme sürecine girmesi, beklentilerin gerçekleşmediğini ve tüketici talebinin tekrar ertelendiğini göstermiştir. Nisan seçimlerinden sonra hükümetin geç kurulması Mayıs ve Haziran aylarında beklentilerin olumsuz gelişmesine neden olmuştur.
Yılın üçüncü üç aylık döneminde GSMH yüzde 6,6, GSYİH ise yüzde 5,6 oranlarında gerilemiştir. Ekonominin bir önceki yılın aynı döneminde düşük oranlı büyüme kaydettiği göz önüne alınırsa, ekonomideki daralmanın bu dönemde ciddi boyutlara ulaştığı ortaya çıkmaktadır.
Üretim yönünden incelendiğinde, yılın üçüncü üç aylık döneminde sanayi, ticaret ve inşaat sektörlerinde çok hızlı bir daralma meydana gelmiştir. Harcamalar yönünden bakıldığında ise, özel tüketim ve yatırım harcamalarında daralma devam ederken, mal ve hizmet ihracatındaki gerileme hızlanmıştır. İç talep ve sanayi üretimindeki daralmaya bağlı olarak, mal ve hizmet ithalatı da önemli ölçüde gerilemiştir.
Ağustos ayının ortasında sanayi üretiminin önemli bir kısmının gerçekleştirildiği Marmara Bölgesi’nde meydana gelen deprem ekonomideki belirsizliği arttırmış ve beklentilerin daha da kötüleşmesine yol açmıştır. Marmara Depremi neden olduğu iş gücü ve iş günü kayıplarının yanı sıra, üretim tesislerinde ve altyapıda meydana getirdiği hasarlarla doğrudan sanayi üretimini olumsuz yönde etkilerken, ekonomide yarattığı belirsizlikle de başta tüketim harcamaları olmak üzere iç talebi olumsuz yönde etkilemiştir.
Depremin yarattığı en büyük belirsizlik, inşaat sektöründe meydana gelmiştir. Depremin uzun vadede inşaat sektörünü olumlu yönde etkilemesi beklense de, kısa dönemde sektör üzerindeki etkilerinin olumsuz yönde olacağı beklenmektedir. DİE tarafından açıklanan inşaat istatistikleri sonuçlarına göre, inşaat ruhsatlarının, yılın ikinci üç aylık döneminde meydana gelen göreli artışın ardından, yılın üçüncü üç aylık döneminde tekrar gerilemesi bu beklentiyi desteklemektedir.
Turizm sektöründe yıl boyunca yaşanan durgunluk ekonomideki gerileme sürecinin bir diğer önemli nedenidir. Ocak-Eylül döneminde turizm gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45,0 gibi yüksek bir oranda gerilemiştir. Turizm gelirleri özellikle üçüncü üç aylık dönemde önemli ölçüde azalmış ve büyüme üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır.
Hükümetin 2000 yılına ilişkin olarak açıkladığı hedefler ekonomide genel olarak olumlu bir hava yaratmış ve sanayi kesiminde beklentiler Ekim ayı ile birlikte tekrar olumluya dönmüştür. Ancak Kasım ayı başında meydana gelen ikinci büyük deprem bu olumlu havayı kısmen azaltmıştır. Deprem bölgesindeki enkaz kaldırma ve geçici konut sağlama çalışmaları ile faiz oranlarındaki gevşeme ve ertelenen bazı harcamaların yıl sonu etkisiyle gerçekleştirilmesi iç talep ve üretimi olumlu yönde etkilemiş görünmektedir. Bundan dolayı, ekonomideki gerilemenin son üç aylık dönemde önemli ölçüde yavaşlaması beklenmektedir.
1999 yılı genelinde iç talepte meydana gelen daralma sonucu enflasyon oranı gerilemiştir. 1998 yılında ortalama TEFE (Toptan Eşya Fiyatları Endeksi) enflasyonu yüzde 71,8’lik seviyesinden 1999 yılında yüzde 53,1 seviyesine inmiştir. Tarım kesimi katma değerindeki düşüşe rağmen tarım fiyatları endeksindeki artış TEFE’deki artışın altında kalmıştır (Tablo II.1.4).
TABLO II.1.4
FİYATLAR
(Yıllık Ortalama Yüzde Değişim,1994=100(1))
|
1994
|
1995
|
1996
|
1997
|
1998
|
1999
|
||||||
| Toptan Eşya Fiyat Endeksi |
120,7
|
86,0
|
75,9
|
81,8
|
71,8
|
53,1
|
|||||
| Tarım Fiyatları Endeksi |
97,8
|
107,8
|
86,5
|
86,9
|
86,8
|
41,8
|
|||||
| İmalat Sanayii Fiyatları Endeksi |
129,4
|
81,0
|
70,4
|
80,6
|
66,7
|
57,2
|
|||||
| Çiftçinin Eline Geçen Fiyatlar Endeksi |
88,2
|
88,2
|
80,5
|
89,5
|
90,7
|
52,2
|
|||||
Kaynak: DİE.
(1) 1995 yılı öncesi için baz yılı 1987 dir.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılan ‘stand-by’ anlaşması ile hükümetin döviz kuru, enflasyon ve kamu maliyesi konusunda aldığı kararlar 1999'un sonlarında, sürdürülebilecek gibi görünen iyimser bir hava yaratmıştır. Depremin başta konut ve altyapı yatırımları olmak üzere neden olacağı talep artışının üretimi arttırıcı etkisi ekonominin iyileşmesi için ciddi bir beklentinin kaynağı olmuştur. Turizm sektöründe beklenen iyileşmenin de, büyümeyi olumlu yönde etkileyeceği tahmin edilmektedir.
II.1.1. Ekonominin Arz Yönü: Sektörel Üretim Gelişmeleri ve İthalat
II.1.1.A. Sektörel Üretim Gelişmeleri
a. Tarım
Tarım sektörü katma değeri 1998 yılında yüzde 8,4 artış gösterdikten sonra 1999 yılının ilk dokuz aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,1 gerilemiştir. Bu gerileme çiftçilik-hayvancılık ve ormancılık sektörlerinin katma değerlerindeki düşüşten kaynaklanmıştır (Tablo II.1.5).
Çiftçilik ve hayvancılık sektörleri içinde özellikle hububat, bakliyat, meyve ve hayvancılık üretimi 1999 yılının ilk dokuz ayında önemli oranda gerilemiştir. 1987 yılı üretici fiyatlarına göre çiftçilik ve hayvancılık sektörü katma değeri 1999 yılının ilk üç çeyreğinde sırasıyla yüzde 5,7, yüzde 10,5 ve yüzde 4,2 gerilemiştir. İlk dokuz aylık dönemdeki toplam düşüş yüzde 5,5 olarak gerçekleşmiştir. Bunun yanısıra hayvancılık sektörünün önceki yıllardaki, verimlilik düşüşü, azalan hayvan sayısı vb. sorunlarının giderilemediği gözlenmektedir.
Ormancılık sektörü katma değeri de yılın ilk dokuz aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 azalmıştır. Balıkçılık sektöründeki üretim artışı 1999 yılında da devam etmiş ve 1999 yılının ilk dokuz ayında balıkçılık sektörü katma değeri yüzde 6,4 oranında artış göstermiştir. Ancak çevre kirliliği ve yanlış avlanma sorunları sürmektedir.
TABLO II.1.5
TARIM SEKTÖRÜ ÜRETİM VE KATMA DEĞERLERİ
(Yüzde değişim, 1987 Yılı Üretici Fiyatlarına Göre)
|
|
|
|||||
|
|
|
|
|
|
||
| Çiftçilik ve Hayvancılık Üretimi |
|
|
|
|
|
|
| Hububat |
|
|
|
|
|
|
| Bakliyat |
|
|
|
|
|
|
| Diğer Tarla Ürünleri |
|
|
|
|
|
|
| Meyveler |
|
|
|
|
|
|
| Sebzeler |
|
|
|
|
|
|
| Hayvancılık |
|
|
|
|
|
|
| Çiftçilik ve Hay.ve Tar. San.Katma Değeri |
|
|
|
|
|
|
| Ormancılık Katma Değeri |
|
|
|
|
|
|
| Balıkçılık Katma Değeri |
|
|
|
|
|
|
| Tarım Sektörü Katma Değeri |
|
|
|
|
|
|
Kaynak: DİE
(1) Geçici
b. Sanayi
1998 yılında yavaşlamaya başlayan sanayi üretimi 1999 yılının ilk dokuz aylık döneminde sanayi katma değerinin yüzde 5,7 gerilemesiyle sonuçlanmıştır. Alt sektörler itibariyle incelendiğinde Ocak-Eylül döneminde madencilik sektörü katma değeri yüzde 7,6, imalat sanayii katma değeri yüzde 6,4 azalmış, elektrik-gaz-su sektörü katma değeri yüzde 1,1 artmıştır. Sanayi sektöründe genel olarak gözlenen bu gerilemenin en önemli nedeni, iç talepte yaşanan önemli daralmadır (Tablo II.1.2).
İmalat sanayii alt kollarından tekstil sanayii üretimi 1998 yılında olduğu gibi 1999 yılının ilk dokuz aylık döneminde de önemli oranda gerilemiştir. Bu sektörün ihracat performansındaki kötüleşme üretimindeki daralma konusunda belirleyici olmuştur. Ayrıca 1998 yılının ikinci üç aylık döneminden itibaren yavaşlama eğilimine giren metal eşya ve makina-techizat sanayileri üretimleri 1999 yılının ilk dokuz aylık döneminde gerileme göstermiştir.
Bu gelişmelere paralel olarak DİE aylık sanayi üretim endeksine göre toplam imalat sanayii üretimi 1999 yılında yüzde 5,8 oranında daralmıştır (Tablo II.1.6).
TABLO II.1.6
SANAYİ ÜRETİMİ
(Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde değişim)
|
|
|
||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
IV
|
|
I
|
|
III
|
Ocak-Aralık(2)
|
|
|||||||||||||||||||||
| TOPLAM SANAYİ |
11,5
|
0,9
|
-5,5
|
1,3
|
-8,3
|
0,8
|
-6,7
|
-5,1
|
|
||||||||||||||||||||
| MADENCİLİK |
4,6
|
6,1
|
4,9
|
11,2
|
-8,3
|
-7,5
|
-13,1
|
-8,4
|
|
||||||||||||||||||||
| İMALAT SANAYİİ |
12,1
|
-0,2
|
-7,1
|
0,1
|
-9,6
|
0,5
|
-7,3
|
-5,8
|
|
||||||||||||||||||||
| Gıda |
8,0
|
7,9
|
-0,2
|
0,8
|
-3,2
|
6,9
|
0,3
|
-2,7
|
|
||||||||||||||||||||
| Tekstil |
8,7
|
-10,6
|
-11,3
|
-6,4
|
-20,2
|
-4,8
|
-10,6
|
-6,4
|
|
||||||||||||||||||||
| Petrol Ürünleri |
4,4
|
2,1
|
5,6
|
2,1
|
11,1
|
10,2
|
-14,1
|
-3,2
|
|
||||||||||||||||||||
| Kimyasal Maddeler |
14,5
|
-4.1
|
-9,1
|
0,3
|
-11,2
|
5,6
|
-1,5
|
-1,9
|
|
||||||||||||||||||||
| Ana Metal Sanayii |
9,6
|
9,0
|
-10,5
|
0,5
|
-12,9
|
3,9
|
-4,6
|
-5,6
|
|
||||||||||||||||||||
| Makina-Teçhizat |
22,5
|
-9,9
|
-18,6
|
-2,6
|
-16,6
|
-10,9
|
-8,8
|
-3,2
|
|
||||||||||||||||||||
| Taşıt Araçları |
24,8
|
-10,3
|
-25,1
|
-3,7
|
-43,0
|
-18,4
|
-15,7
|
-21,8
|
|
||||||||||||||||||||
| ENERJİ |
8,1
|
9,6
|
4,7
|
7,6
|
1,7
|
8,9
|
2,6
|
4,2
|
|
||||||||||||||||||||
Kaynak: DİE, 1997 bazlı Aylık ve Üçer Aylık Sanayi Üretim Endeksleri.
(1) Yıllık ortalamalara göre.
(2) Bir önceki yılın aynı dönemine göre.
(3) Bir önceki yılın aynı
ayına göre.
c. Hizmetler
Hizmetler sektörü katma değeri, 1999 yılının
ilk üç çeyreğinde yüzde 4,6 daralmıştır. İç talepte 1998 yılının ikinci
üç aylık döneminden itibaren gözlenen daralma özellikle inşaat ve ticaret
sektörleri katma değerlerinde de gerilemeye yol açmıştır. Turizm sektöründe
yaşanan kriz başta otelcilik ve lokantacılık olmak üzere, ulaştırma ve
ticaret sektörleri katma değerlerinin düşmesinde etkili olmuştur.
MARMARA DEPREMİNİN ETKİLERİ
17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen, 7,4 Richter büyüklüğündeki Marmara Depremi, ülkemizde yaşanan en büyük depremlerden biridir. Bu depremin nüfus yoğunluğunun çok yüksek olduğu ve ekonomik olarak milli gelirin önemli bir kısmının sağlandığı bir bölgede etkili olması depremin yarattığı kayıpların artmasına neden olmuştur. Depremin en çok etkilediği Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bolu, Avcılar ve Bağcılar'da elde edilen katma değerin GSYİH içindeki payı 1997 yılında yüzde 7,7, aynı bölgenin toplam imalat sanayii katma değeri içindeki payı ise yüzde 19,7 olmuştur.
Marmara Depremi büyük bir fiziksel yıkıma neden olurken, sanayi üretiminin önemli bir kısmını sağlayan bölgede ekonomik faaliyetler durmuş, özellikle küçük ve orta büyüklükteki üretim tesisleri önemli ölçüde hasar görmüştür. Depremin sermaye birikimi ve milli gelir üzerindeki maliyeti Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tahminlerine göre 9 ila 13 milyar dolar arasında değişirken, Dünya Bankası bu maliyetin 6 ila 10 milyar dolar arasında gerçekleştiğini öngörmektedir. Bu çerçevede Dünya Bankası verilerine göre depremin başta konut olmak üzere alt yapı, iş yerleri ve kamu binaları üzerinde yarattığı yıkımın maliyeti 3 ila 6 milyar dolar arasında değişmektedir. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün tahminine göre deprem nedeniyle üretimin durması veya yavaşlaması sonucu 1,3 milyar dolar değerinde katma değer kaybı ile 2,4 milyar dolar değerinde üretim kaybı meydana gelmiştir. Üretimin durması veya yavaşlaması küçülme sürecinde olan ekonomiyi daha da daraltmıştır. Bunun, 1999 yılında GSMH büyümesini önemli ölçüde olumsuz etkilediği tahmin edilmektedir.
Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi ile Devlet
İstatistik Enstitüsü’nün deprem bölgesinde birlikte gerçekleştirdikleri
anket sonuçları depremin imalat sanayi üretimini önemli ölçüde gerilettiğini
ortaya çıkarmıştır. Anket uygulanan 10 ve daha fazla personel çalıştıran
işyerlerinin yüzde 63’ü deprem nedeniyle hasar görmüştür. En büyük hasarlar
sırasıyla makina-teçhizat, bina ve altyapıda meydana gelmiştir.
İmalat sanayiinde çalışan 3491 kişi depremden etkilenmiş ve bunların 346’sı
ölmüştür. Depremden etkilenen ve ankete cevap veren işyerlerinde imalat
sanayii kapasite kullanım oranı depremle birlikte yüzde 87’den yüzde 51’e
gerilemiştir. Bu işyerlerin yüzde 59’u
normal üretim kapasitesine ancak ortalama 18 haftalık süre içerisinde ulaşabileceklerini
belirtmişlerdir. Depremden sonra talep daralmasında en etkili faktörler
sırasıyla pazarlama, finansman ve diğer nedenler olarak belirlenmiştir.
Bu gelişmeler sonucunda, büyümenin
en önemli itici gücü olan imalat sanayii üretimi Ağustos-Ekim döneminde
ortalama yıllık yüzde 11,8 oranında daralmıştır (Grafik ).
Özellikle işgünü ve işgücü kaybı olmak üzere, üretim tesisleri ile altyapıda meydana gelen hasarlar yılın kalanında üretim kaybına yol açmıştır. Ayrıca, altyapıda meydana gelen hasar ve ulaşım sisteminde yaşanan aksaklıklar ihracatı da olumsuz yönde etkilemiştir. Bölgede özel tüketim ve yatırım harcamalarında ilk aşamada ciddi bir daralma yaşanmıştır. Depremden sonra gerekli harcamaların yaratacağı talep canlanmasının üretimi artırıcı etkisi 2000 yılından itibaren görülebilecektir. Bölgede ortaya çıkan gıda, giyinme ve sağlık ihtiyaçlarının kimya, ilaç, gıda, tekstil ve giyim sanayilerinde, bu sektörlerdeki stoklar eridikten ve üretim organizasyonu normal koşullara ulaştıktan sonra, üretimi artırması beklenmektedir. Özellikle ciddi boyutlardaki konut, bina ve altyapı ihtiyacının, yaklaşık iki yıldır durgunluk yaşayan inşaat sektöründe canlandırıcı bir etki yaratması doğaldır. Başta taş ve toprağa dayalı ürün ve ana metal sanayileri olmak üzere bir çok sektörle yakından ilişkili olan inşaat sektöründeki üretim artışı, böylece ekonominin genelinde de canlandırıcı bir etki yaratabilir. Ayrıca, deprem ile birlikte, konut ve işyerlerinin yanı sıra, bu yapılardaki eşya ve makinaların da hasar görmesi, beyaz eşya ve makina-teçhizat talebini artırabilir.
Sonuç
olarak, depremin 1999 yılında ekonomik büyümeyi olumsuz, 2000 yılında ise
yeniden inşa faaliyetlerindeki artış nedeniyle olumlu yönde etkilemesi
beklenmektedir. DPT, depremin GSMH büyümesini 1999 yılında eksi 1 puan,
2000 yılında ise artı 1,5 puan etkileyeceğini tahmin etmiştir. Dünya Bankası
ise, 1999 yılında GSMH büyümesinin 0,6-1,0
puan arasında olumsuz etkileneceği, 2000 yılında da 1 puan olumlu etkileneceğini
tahmin etmektedir. Ancak, Kasım ayı başında bölgede ikinci büyük bir depremin
meydana gelmesi, Ekim ve Kasım aylarında sanayi üretiminin düşmeye devam
etmesi 1999 yılında depremin GSMH büyümesi
üzerine olumsuz etkilerinin yukardaki tahminlerin çok üzerinde olacağını
göstermektedir.
II.1.1.B. Mal ve Hizmet İthalatı
1995 yılından itibaren, Gümrük Birliği ve canlı iç taleple birlikte hızlanan ithalat, 1997 yılından itibaren öncelikle Gümrük Birliği anlaşmasının etkisini yitirmesi ile yavaşlamış, 1998 yılında başlayan iç talep daralması sonucunda gerilemiştir.
Toplam mal ve hizmet ithalatı, sabit fiyatlarla, 1998 yılı Ocak-Eylül döneminde yüzde 6,9 oranında artarken, 1999 yılının aynı döneminde yüzde 7,3 oranında gerilemiştir (Tablo II.1.7). Mal ve hizmet ithalatındaki hızlı düşüş 1999 yılının ilk çeyreğinde gözlenmiş, daha sonra düşüş eğilimi yavaşlamıştır.
Ana sektörler itibarıyle toplam ithalatın yüzde 85,4’ünü oluşturan imalat sanayii ithalatı 1999 yılının ilk onbir aylık döneminde yüzde 16,2, tarım-ormancılık ithalatı yüzde 22,8 gerilemiş, madencilik-taşocakçılığı ithalatı yüzde 6,9 artmıştır. Mal ithalatındaki bu gerilemenin yanısıra, turizm ve diğer hizmet giderleri de yılın ilk onbir ayında azalmıştır.
Yıl genelinde daralan iç talep ve gerileyen sanayi üretimi ithalat düşüşünde belirleyici faktörler olmuştur.
TABLO II.1.7
MAL VE HİZMET İTHALATI
(Milyar ABD doları)
|
1998
|
|
|||||||
|
1997
|
1998
|
11 Aylık
|
I
|
II
|
III
|
11 Aylık
|
||
| İthalat |
48,0
|
45,6
|
41,6
|
7,9
|
10,0
|
10,5
|
35,2
|
|
| Turizm Giderleri |
1,7
|
1,8
|
1,7
|
0,2
|
0,6
|
0,4
|
1,4
|
|
| Diğer Hizmet Giderleri(1) |
6,8
|
8,1
|
7,4
|
1,8
|
1,9
|
1,8
|
6,7
|
|
| TOPLAM |
56,5
|
55,5
|
50,7
|
10,0
|
12,5
|
12,6
|
43,3
|
|
| Mal ve Hizmet İthalatı(2) |
22,4
|
2,3
|
6,9
|
-16,0
|
-1,9
|
-4,6
|
-7,3
|
|
Kaynak: TCMB, DİE.
II.1.2.A. İç Talep: Yatırım ve Tüketim
1998 yılının ikinci üç aylık döneminde başlayan iç talepteki daralma süreci 1999 yılının ilk üç aylık döneminde belirginleşerek devam etmiştir. 1999 yılının genel özelliği, bütün yıl boyu değişen beklentiler olmuştur. Yılın ilk üç aylık döneminde Nisan seçimlerinden sonra oluşacak havaya ilişkin olumlu bekleyişler hakim olurken, ikinci üç aylık dönemde IMF ile imzalanması beklenen anlaşma sonrası canlanacak iç talebe dair olumlu bekleyişler önem kazanmıştır. Üçüncü üç aylık dönemde ise Ağustos ayında meydana gelen Marmara depremi beklentileri olumsuza dönüştürürken, sonrasında IMF ile görüşmelerin anlaşmayla sonlanacağına ilişkin beklentiler yine olumlu bir hava oluşmasına yol açmıştır. Tüm bu olumlu beklentilere rağmen yılın ilk dokuz ayında iç talep daralması devam etmiştir.
Kamu tüketim harcamaları 1998 yılında olduğu gibi 1999 yılında da artmaya devam etmiştir. Harcama kompozisyonu da bir önceki yılla paralellik göstermektedir. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde, kamu tüketim harcamalarında “maaş ve ücret” yüzde 3 artış gösterirken “diğer cari” harcamalar yüzde 12,7 oranında büyümüştür. Ancak diğer cari harcamaların üçüncü üç aylık dönemindeki gelişmesinde Marmara Depremi dolayısıyla yapılan harcamaların rolü büyüktür (Tablo II.1.8).
Özel nihai tüketim harcamaları ise yıl genelinde daralma göstermiştir. İlk dokuz aylık dönemde yalnızca gıda ve konut sahipliği harcamalarında küçük artışlar gözlenirken, özellikle hizmetler ve yarı dayanıklı mallara olan talepte önemli düşüşler gözlenmiştir. Dayanıklı tüketim mallarında ise ikinci üç aylık dönemde olumlu beklentilere bağlı olarak artış gözlenmesine karşın, yıl genelinde gerileme meydana gelmiştir (Tablo II.1.8).
TABLO II.1.8
TOPLAM TÜKETİM HARCAMALARINDA GELİŞMELER
(1987 Fiyatlarıyla Bir Önceki Yılın Aynı Dönemine Göre Yüzde Değişim)
|
|
||||||
|
1997
|
1998
|
|
|
|
9 Aylık | |
| Toplam Tüketim Harcamaları |
8,0
|
1,3
|
-6,4
|
-0,4
|
-1,9
|
-2,8
|
| Devletin Nihai Tüketim Harcamaları |
4,1
|
7,8
|
10,2
|
2,1
|
9,1
|
6,9
|
| Maaş-Ücret |
0,1
|
5,9
|
7,8
|
0,7
|
0,8
|
3,0
|
| Diğer Cari |
9,2
|
10,0
|
16,1
|
3,9
|
19,6
|
12,7
|
| Özel Nihai Tüketim Harcamaları |
8,4
|
0,6
|
-7,9
|
-0,6
|
-2,9
|
-3,7
|
| Gıda |
0,8
|
-0,1
|
-5,6
|
4,9
|
1,6
|
0,6
|
| Dayanıklı Tüketim Malları |
33,6
|
-0,8
|
-7,4
|
5,2
|
-8,6
|
-4,0
|
| Yarı Day.ve Dayanaksız Tük. Mal. |
8,7
|
0,3
|
-17,7
|
-8,1
|
-5,4
|
-10,8
|
| Enerji, Ulaştırma, Haberleşme |
3,5
|
4,9
|
-1,9
|
-0,5
|
-1,4
|
-1,3
|
| Hizmetler |
15,1
|
-0,8
|
-13,2
|
-15,2
|
-12,0
|
-13,4
|
| Konut Sahipliği |
2,3
|
2,1
|
2,1
|
2,3
|
1,1
|
1,8
|
Kaynak: DİE.
İç talepteki gerilemenin en belirgin olduğu alan özel yatırım harcamaları olmuştur. 1997 yılında hızlı bir artış gösteren özel sektör yatırım harcamaları 1998 yılının ikinci çeyreğinden itibaren azalan tüketim harcamalarına da bağlı olarak gerilemeye başlamıştır. 1999 yılının ilk dokuz aylık döneminde özel yatırım harcamaları toplam yüzde 17,8 daralırken, kamu yatırım harcamaları yüzde 4,2 oranında artış göstermiştir (Tablo II.1.3).
II.1.2.B. Mal ve Hizmet İhracatı
İhracat 1997 yılında yurtdışı talepteki canlılığa bağlı olarak, Güneydoğu Asya krizine rağmen hızlı bir yükseliş göstermiştir. Ancak, 1998 yılından itibaren Rusya kriziyle birlikte global krizin derinleşmesi sonucunda ihracat yavaşlamaya başlamıştır. 1998 yılının Ocak-Eylül döneminde yüzde 14,4 artış gösteren mal ve hizmet ihracatı 1999 yılının aynı döneminde yüzde 11,1 gerilemiştir (Tablo II.1.9).
TABLO II.1.9
MAL VE HİZMET İHRACATI
(Milyar ABD doları)
|
1998
|
|
|||||||
|
1997
|
1998
|
11 Aylık
|
I
|
II
|
III
|
11 Aylık
|
||
| İhracat |
26,8
|
27,5
|
24,7
|
6,5
|
6,3
|
6,3
|
23,7
|
|
| Bavul Ticareti |
5,8
|
3,7
|
3,5
|
0,4
|
0,4
|
0,6
|
2,0
|
|
| Turizm Gelirleri |
7,0
|
7,2
|
6,9
|
0,6
|
1,2
|
2,2
|
5,0
|
|
| Diğer Hizmet Gelirleri(1) |
9,9
|
13,6
|
11,6
|
2,8
|
2,6
|
2,3
|
7,6
|
|
| TOPLAM |
49,6
|
52,0
|
46,7
|
10,4
|
0,5
|
11,4
|
38,3
|
|
| Mal ve Hizmet İhracatı(2) |
19,1
|
12,0
|
14,4
|
-7,7
|
-11,0
|
-13,9
|
-11,1
|
|
Kaynak: TCMB, DİE.
(1) Diğer Faktör Gelirleri Hariç.
(2) DİE, 1987 fiyatlarıyla yüzde değişim, Ocak-Eylül dönemi itibariyle.
İhracatta gözlenen gerilemenin en önemli
nedenleri 1999 yılında ihracat pazarlarımızdaki büyümenin yavaşlaması ve
ihraç malları fiyatlarındaki düşüştür. DİE dış ticaret fiyat endeksleri
incelendiğinde, Ocak-Ekim döneminde ihracat fiyatları ortalama yüzde 7,1
oranında gerilemiştir. Diğer yandan,
kayıtlı ticaretin payının artması ve Rusya’da yaşanan daralma sonucu bavul
ticaretindeki gerileme ve turizmde yaşanan kriz toplam mal ve hizmet ihracatının
düşmesinde etkili olmuştur.
ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARI
Türkiye ekonomisinde özel sektör yatırım harcamaları, toplam yatırım harcamaları içinde çok büyük bir paya sahiptir. Ayrıca son on yıl içerisinde bu pay artma eğilimindendir. 1987-1998 döneminde özel ve kamu sektörü yatırımlarının toplam yatırımlar içerisindeki payları ortalama olarak sırasıyla yüzde 73 ve yüzde 27 olarak gerçekleşmiştir.
Özel sektör yatırım harcamaları üzerinde bir çok faktör etkili olabilmektedir. Konuyla ilgili olarak yapılan ampirik çalışmalar, iç ve dış talep gelişmelerinin bir ve/veya iki dönem gecikme ile özel yatırım harcamalarını olumlu yönde etkilediği sonucunu vermiştir. Ayrıca, iç ve dış kredi hacmi ile özel yatırım harcamaları arasında aynı yönlü ilişki bulunmuştur. Faiz hadlerinin özel yatırımlar üzerindeki etkisi konusunda, ampirik çalışmalar çelişkili ve istatistiksel olarak anlamsız sonuçlar vermiştir. Ancak konuyla ilgili bazı çalışmalarda yüksek reel kredi faizlerinin özel yatırımları genellikle olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Özel yatırım harcamalarının belirleyicileri ile ilgili olarak son yirmi yılda yapılan teorik çalışmalar, belirsizlik faktörünün söz konusu harcamalar üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Bu faktörü dikkate alan ampirik çalışmalarda, Türkiye’de belirsizlik olgusunun özel yatırımları olumsuz yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Bu çalışmalarda, enflasyon ve mali piyasalardaki istikrarsızlıkların yanı sıra, kamu maliyesinin de özellikle 1990’lı yıllarda önemli belirsizlik kaynağı olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Bütçe açığı ile özellikle vergi mevzuatında yapılan değişiklikler ve vergi sistemindeki etkinsizlik olmak üzere devletin izlediği vergi politikası, özel yatırımlar üzerinde önemli