Finansal İstikrar

Finansal İstikrar
Finansal istikrar nedir? Neden önemlidir?

Finansal istikrar kavramı, finansal piyasalarda, bu piyasalarda faaliyet gösteren kurumlarda ve ödeme sistemlerindeki istikrarı ve şoklara karşı dayanıklılığı ifade etmektedir. Bu alanlardaki istikrar genelde finansal sistemin sağlıklı ve istikrarlı işlemesini, dolayısıyla ekonomideki kaynakların üretken bir şekilde tahsisini ve risklerin uygun bir şekilde yönetim ve dağılımını beraberinde getirmektedir. Finansal istikrarsızlığın ise ekonomide önemli sorunlar yaratacağı bilinen bir olgu olup, yaşanan finansal krizlerin yüksek maliyeti finansal istikrarın önemine işaret etmektedir.

 
Fiyat istikrarı ile finansal istikrar arasında nasıl bir ilişki vardır?

Finans piyasalarında son dönemlerde ortaya çıkan gelişmeler ve bu gelişmelerin 90'lı yıllarda giderek ivme kazanması, merkez bankalarının temel işlevlerini etkilemiş, finansal piyasaların derinleşmesi, küreselleşmedeki öncülüğü ve gelişen iletişim teknolojisine bağlı olarak piyasa sistemlerine ağırlık veren uygulamaların artmasıyla bağımsız merkez bankalarına duyulan gereksinim de artmış, şeffaf, açık ve hesap verebilir merkez bankalarının fiyat istikrarını sağlamakta başarılı olacakları gerçeği ön plana çıkmıştır. Bunun yanı sıra küreselleşme, finansal serbestleşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak yaşanan finansal krizler nedeniyle, fiyat istikrarı hedefinin gerçekleştirilmesi doğrultusunda "finansal istikrar" konusu merkez bankalarının politika gündemlerinde en üst sırada yerini almaya başlamıştır. Birçok merkez bankası para politikasını uygulamada araç bağımsızlığı kazanırken, diğer taraftan, bankaların gözetim ve denetiminin merkez bankaları dışında diğer bağımsız kuruluşlara devredilmesi eğilimi de ortaya çıkmıştır. Ancak bu durum, finansal istikrarın sağlanması amacıyla merkez bankalarının finansal sistemi değerlendirme çalışmalarına verdiği önemi azaltmamış, tam tersine, fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedeflerinin birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceği görüşü giderek yaygınlaşmıştır. Etkin işleyen güçlü bir finansal sistem, para politikasının uygulanmasına yardımcı olduğu gibi, dışsal şokların atlatılması için gerekli esnekliği de sağlamıştır.

 
Merkez bankaları neden finansal istikrarı izlemektedir ve sorumlulukları nelerdir?

Merkez bankaları para politikası karar sürecinde bir bütün olarak finansal sistemin istikrarını gözetmekte ve sistemi tehdit eden ve sistemik risk yaratıcı çeşitli unsurları makro bazda değerlendirmektedir. Finansal sistemin makro düzeyde değerlendirilmesi, finansal istikrarı bozabilecek unsurların tespiti ve gereken önlemlerin alınması, para politikası uygulayıcısı, ödeme sistemleri sorumlusu ve son kredi mercii olan merkez bankalarının görevleri arasındadır.

Ayrıca, bankacılık sisteminin parasal aktarım mekanizmasının bir parçası olması ve finansal istikrarsızlığın sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı gibi makroekonomik hedefler açısından tehdit yaratması gibi nedenlerle merkez bankalarınca finansal istikrara verilen önemi artırmaktadır. Merkez bankaları, para politikası karar sürecinde finansal sistemin bir bütün olarak istikrarını gözettiğinden, güçlü ve etkin işleyen bir finansal sistemin varlığı, esas hedefleri olan fiyat istikrarının sağlanması için son derece önemlidir.

 
Merkez Bankasının finansal istikrara ilişkin görevi Kanunu'nda nasıl tanımlanmıştır?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’na göre; finansal sistemde istikrarı sağlayıcı ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak (Madde.4-I/g), mali piyasaları izlemek (Madde.4-I/h) ve mali piyasaları izlemek amacıyla, bankalar ve diğer mali kurumlardan ve bunları düzenlemek ve denetlemekle görevli kurum ve kuruluşlardan gerekli bilgileri istemek ve istatistiki bilgi toplamak (Madde.4-II/g) Merkez Bankasının temel görev ve yetkileri arasında yer almaktadır.

 
Merkez Bankası neden finansal istikrar raporu yayımlamaktadır?

Uluslararası alanda da görüldüğü üzere, merkez bankaları finansal istikrarın doğrudan ve etkin bir biçimde izlenmesi amacıyla yapılanmakta, yeni analiz teknikleri geliştirme yönünde çalışmalarını sürdürmekte ve yayımladıkları finansal istikrar raporları ile değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bu raporların yayımlanmasındaki amaç, tarafların bu konuda gerekli bilgilere ulaşmasının sağlanması ve bu yolla finansal istikrara katkıda bulunulmasıdır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da, bu anlayışla, finansal sistemin kırılganlıklarını izlemekte, sistemde istikrarsızlık yaratabilecek riskleri makro bazda değerlendirmekte ve bunların zamanında ve etkin yönetilebilmesi ile gerek yurt içi gerek uluslararası platformlarda finansal sisteme ilişkin daha sağlıklı değerlendirmeler yapılmasını sağlamak amacıyla görüş ve analizlerini yılda iki kez yayımladığı Finansal İstikrar Raporu yoluyla kamuoyu ile paylaşmaktadır. Ayrıca, Merkez Bankası şeffaflığın, hesap verebilirliğin ve öngörülebilirliğin artırılması yönünde çaba sarf etmekte ve Finansal İstikrar Raporu da bu kapsamda Merkez Bankasının temel politika metinleri arasında yer almaktadır.

 
Merkez Bankası, 2007 yılında başlayan krize karşı alınan küresel önlemlere yönelik çalışmalara ne şekilde katılım sağlamaktadır?

1999 yılında G-7 inisiyatifiyle yalnızca G-7 ülkelerinin üye olduğu ve temel misyonu küresel finansal sistemin kırılganlıklarının tespit edilmesi, finansal istikrara katkı sağlayacak güçlü düzenleyici ve denetleyici politikalar geliştirilmesi ve bu çerçevede ilgili otoriteler arasında gerekli eş güdüm ve bilgi paylaşımının sağlanması olarak belirlenen "Finansal İstikrar Forumu" (FSF) adlı uluslararası bir platform oluşturulmuştur. FSF 12 Mart 2009 tarihi itibarıyla, üyeleri tüm G-20 ülkeleri, İspanya ve Avrupa Komisyonunu da içerecek şekilde genişletilmiştir. 2009 yılı Nisan ayında Londra'da yapılan G-20 liderleri zirvesi neticesinde yayımlanan finansal sistemin güçlendirilmesine ilişkin bildiri ile ise FSF’nin görev tanımı genişletilerek daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmuş ve ismi "Finansal İstikrar Kurulu" (FSB) olarak değiştirilmiştir. FSB'nin üyeleri ulusal otoriteler, uluslararası kuruluşlar, uluslararası standart belirleyici kuruluşlar, merkez bankası uzmanları komiteleri, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankasından oluşmaktadır. Ülkemiz 12 Mart 2009 tarihinde FSB üyeliğine kabul edilmiş ve Genel Kurulda bir üye ile temsil edilmesi öngörülmüş, söz konusu temsil görevi ise TCMB’ye verilmiştir. TCMB’nin, Kurul bünyesinde yürütülecek çalışmalara Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Mali Suçları Araştırma Kurumu ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu ile iş birliği ve görüş alışverişi yapmak suretiyle katkıda bulunması esas olup, FSB çalışmalarının ilgili otoritelerle paylaşılması ve ülkemizin konuya ilişkin görüşlerinin oluşturulması çalışmaları, TCMB Bankacılık ve Finansal Kuruluşlar Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.

Küresel krizle birlikte gündeme gelen uluslararası finansal denetim ve gözetim altyapısının güçlendirilmesi ve bu alandaki oluşumlara gelişmekte olan ülkelerden daha fazla katılım sağlanması yönündeki adımlardan biri olarak, G-20 Zirve kararları çerçevesinde Basel Bankacılık Denetim Komitesine (BCBS) üye ülke sayısı 13'den 27'ye, üye kurum sayısı ise 25'ten 43'e çıkarılmış, BDDK ve TCMB tarafından temsil edilen ülkemiz de bu dönemde BCBS'e üye olmuştur. 1974 yılında G-10 ülkelerinin merkez bankası başkanlarınca kurulmuş olan Komitenin amacı, en iyi düzenleyici uygulamalara uyumu teşvik etmek, denetim alanında genel standartlar belirlemek ve üyesi olan otoritelere yol göstermek üzere çeşitli konularda referans niteliğinde kararlar almak ve bunları yayımlamaktır.

Ayrıca, TCMB, Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) nezdinde faaliyet gösteren ve merkez bankalarına gerek yurtiçi gerekse sınır ötesi ödeme ve mutabakat sistemlerindeki gelişmeleri takip etme imkanı sağlayan bir forum olan Ödeme ve Mutabakat Sistemleri Komitesi (CPSS)'nin 13 Kasım 2009 tarihinden itibaren üyesi olup, çalışmalara aktif olarak katılmaktadır.

İlk olarak G10 ülkeleri tarafından Ödeme Sistemleri Uzmanları Grubu şeklinde 1980 yılında kurulan CPSS, G10 merkez bankası başkanlarına düzenli olarak raporlama sağlayan sürekli bir komite olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Güçlü ve etkin işleyen ödeme ve mutabakat sistemlerini teşvik ederek mali piyasaların altyapısının güçlendirilmesine katkıda bulunan CPSS; bu kapsamda ülkelerle iş birliği yaparak ödeme sistemleri altyapısına ilişkin geniş değerlendirmeler içeren Kırmızı Kitaplar (Redbook) hazırlamaktadır. Yüksek Tutarlı Fon Transfer Sistemleri, Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Döviz İşlemleri için Mutabakat Mekanizmaları, Türev Ürünlerin Takası, Perakende Ödeme Araçları, Elektronik Para gibi konularda yayımlanmış raporları da bulunan Komite, sistemik öneme sahip ödeme sistemlerine ilişkin temel prensipler ve menkul kıymet mutabakat sistemleri ve merkezi karşı taraflar için CPSS/IOSCO tavsiyeleri yayımlayarak standartlar belirlemektedir.

 

 

 
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İdare Merkezi Anafartalar Mah. İstiklal Cad. No:10 06050 Ulus Altındağ Ankara Telefon : (+90 312) 507 50 00 | Faks : (+90 312) 507 56 40