Kurumsal

Kurumsal
Bankanın unvanı neden "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası"dır?

11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanun (Mülga) ile Merkez Bankası "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" unvanı altında özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve özel sermayenin de katıldığı bir anonim ortaklık olarak kurulmuştur. Bu düzenlemeyle Devletten ayrı ve bağımsız olduğu hususuna özel bir önem verilmiştir. Bu amaç çerçevesinde, Bankanın kuruluş kanunu tasarısında adı "Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak öngörülmüşken, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonunda uluslararası ilişkiler de düşünülerek "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak değiştirilmesine karar verilmiş; Bankanın bağımsızlığını vurgulama amacı güdülerek "Türkiye Cumhuriyeti" ibaresine ve kısaltılmış şekli olan "T.C."ye özellikle yer verilmemiştir. Kanun koyucu tarafından Bankanın devlete ait bir kuruluş; bir kamu kuruluşu olduğu izlenimi vereceği endişesiyle bundan özenle kaçınılmıştır.

Halen yürürlükte bulunan 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 1. maddesinde de, Bankanın anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişiliği ile unvanı "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak aynı şekilde korunmuştur.

 
Merkez Bankasının Kanunla belirlenen temel görev ve yetkileri nelerdir?

Bankanın temel görevleri:

- Açık piyasa işlemleri yapmak,

- Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejimini belirlemek, Türk Lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için döviz ve efektiflerin vadesiz ve vadeli alım ve satımı ile dövizlerin Türk Lirası ile değişimi ve diğer türev işlemlerini yapmak,

- Bankaların ve Bankaca uygun görülecek diğer mali kurumların yükümlülüklerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek,

- Reeskont ve avans işlemleri yapmak,

- Ülke altın ve döviz rezervlerini yönetmek,

- Türk Lirasının hacim ve tedavülünü düzenlemek, ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemleri kurmak, kurulmuş ve kurulacak sistemlerin kesintisiz işlemesini ve gözetimini sağlamak ve gerekli düzenlemeleri yapmak, ödemeler için elektronik ortam da dahil olmak üzere kullanılacak yöntemleri ve araçları belirlemek,

- Finansal sistemde istikrarı sağlayıcı ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak,

- Mali piyasaları izlemek

- Bankalardaki mevduatın vade ve türleri ile özel finans kurumlarındaki katılma hesaplarının vadelerini belirlemektir.

Bankanın temel yetkileri:

- Türkiye’de banknot ihracı imtiyazı tek elden Bankaya aittir.

- Banka, Hükümetle birlikte enflasyon hedefini tespit eder, buna uyumlu olarak para politikasını belirler. Banka, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumludur.

- Banka, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla bu Kanunda belirtilen para politikası araçlarını kullanmaya, uygun bulacağı diğer para politikası araçlarını da doğrudan belirlemeye ve uygulamaya yetkilidir.

- Banka, olağanüstü hallerde ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda, belirleyeceği usul ve esaslara göre bu Fona avans vermeye yetkilidir.

- Banka, nihai kredi mercii olarak bankalara kredi verme işlerini yürütür.

- Banka, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ve mevduat kabulünde uygulayacakları faiz oranlarını, belirleyeceği usul ve esaslara göre bankalardan istemeye yetkilidir.

- Banka, mali piyasaları izlemek amacıyla bankalar ve diğer mali kurumlardan ve bunları düzenlemek ve denetlemekle görevli kurum ve kuruluşlardan gerekli bilgileri istemeye ve istatistiki bilgi toplamaya yetkilidir.

Bankanın başlıca müşavirlik görevleri;

- Banka, Hükümetin mali ve ekonomik müşaviri, mali ajanı ve haznedarıdır. Bankanın Hükümetle ilişkisi Başbakan aracılığı ile sağlanır.

- Banka, finansal sistemle ilgili olarak istenilecek hususlarda Hükümete görüş verir.

- Banka, bankalar ve uygun göreceği diğer mali kurumlar hakkındaki görüş ve tespitlerini Başbakanlık ile bu kurum ve kuruluşları düzenleme ve denetleme yetkisine sahip kuruluşlara bildirebilir.

 
Merkez Bankasında kuruluşundan bugüne kadar görev yapan başkanlar kimlerdir ve görev tarihleri nelerdir?
Başkanlar (*)  
Adı Soyadı Görev Tarihleri (**)
Selahattin ÇAM 1931-1938
A. Kemal Zaim SUNEL 1938-1949
Mehmet Sadi BEKTER 1949-1950
Osman Nuri GÖVER 1951-1953
Mustafa Nail GİDEL 1953-1960
Memduh AYTÜR 1960
İbrahim Münir MOSTAR 1960-1962
Ziyaettin KAYLA 1963-1966
Mehmet Naim TALU 1967-1971
Mehduh GÜPGÜPOĞLU 1972-1975
Cafer Tayyar SADIKLAR 1976-1978
İ.Hakkı AYDINOĞLU 1978-1981
Osman ŞIKLAR 1981-1984
Yavuz CANEVİ 1984-1986
Dr. Rüşdü SARACOGLU 1987-1993
Dr. N.Bülent GÜLTEKİN 1993-1994
Şakir Yaman TÖRÜNER 1994-1995
Süleyman Gazi ERÇEL 1996-2001
N.Süreyya SERDENGEÇTİ 2001-2006
Durmuş YILMAZ 2006-2011
Doç. Dr. Erdem BAŞÇI 2011-2016
Murat Çetinkaya 20 Nisan 2016-

(*) 1970 yılına kadar Banka Başkanları'nın ünvanları, sırasıyla Umum Müdür veya Genel Müdür olarak anılmıştır.

(**) Tarih boşlukları, vekaletle yönetilen dönemlerdir.

 
Merkez Bankasının hukuki niteliği nedir?

Merkez Bankası, "1211 sayılı Kanunla anonim şirket olarak kurulmuş ve örgütlenmiş", "merkezi idare veya hizmet yerinden yönetim kuruluşu ve hatta bağımsız idari otorite olarak nitelendirilmemiş", "bağlı-ilgili ve ilişkili kuruluş tanımlarının dışında bırakılmış", "idari hiyerarşi ve vesayetin haricinde tutulmuş", "Bütçe Kanunlarının kapsamına dahil edilmemiş" ve böylelikle bağımsızlık olarak ifade edilen bütünüyle kendine özgü bir hukuki statüye sahip kılınmıştır.

 
Merkez Bankasının yönetim yapısı nasıldır?

Merkez Bankasının yönetim yapısına Banka Hakkında/Kurumsal Yapı/Organizasyon Şeması bölümünden ulaşılabilir.

 
Merkez Bankasının sermayesi neden 25.000 TL gibi düşük sayılabilecek bir miktardır?

Merkez Bankası anonim şirket olarak kurulmuş ve örgütlenmiş olmakla birlikte, kâr etmek gibi bir amacı bulunmamaktadır. Bu durumun sonucu olarak, Merkez Bankasının sermayesi de diğer anonim şirketlerinkinden farklı biçimde sadece sembolik bir nitelik ve anlam taşımaktadır. Sermaye büyüklüğü, hisse miktarları ve kâr payı ödemeleri sadece simgesel değerlerle sınırlı kalmaktadır. Benzer şekilde diğer ülke merkez bankalarının sermayeleri de simgesel özellik taşımaktadır.

 
Merkez Bankasında sermaye artırımına nasıl gidilir?

1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ve Esas Mukavelesi uyarınca, Merkez Bankası sermayesi ancak Genel Kurul'da sağlanacak 2/3 çoğunluk ve Bakanlar Kurulunun tasvibiyle artırılabilir. Sermaye artırımı Ticaret Sicili'ne tescil ettirilmekte ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde de yayımlanmaktadır.

 
Merkez Bankası bağımsızlığı nedir? Niçin önemlidir?

Merkez Bankası bağımsızlığı ile genellikle, merkez bankasının para politikası ile ilgili kararların alınmasında ve uygulamasında doğrudan politik baskılardan uzak hareket edebilme yeteneği ima edilmektedir. Diğer bir değişle, merkez bankası bağımsızlığı, temel olarak hükümet ile banka ilişkisinin düzeyini ve şeklini ima eden bir kavram olarak ele alınmaktadır. Genel olarak, merkez bankası bağımsızlığı "amaç bağımsızlığı" ve "araç bağımsızlığı" şeklinde sınıflandırılmaktadır.

Amaç bağımsızlığı merkez bankasının para politikasının nihai (birincil) amacını, hükümetin etkisi olmadan, tek başına belirleyebilmesi anlamına gelmektedir.

Öte yandan, nihai amaç ile ilgili rakamsal hedefi veya diğer ayrıntıları belirleyebilme yetkisini ifade eden ve amaç bağımsızlığının bir alt sınıfı olarak düşünülebilecek "hedef bağımsızlığı" kavramı ile de sıkça karşılaşılmaktadır. Araç bağımsızlığı ise, merkez bankasının para politikasının nihai amacına ulaşmak için uygulayacağı politikayı ve kullanacağı araçları, hükümetin veya başka herhangi bir kurumun müdahale veya onayı olmaksızın, özgürce seçebilmesini ifade etmektedir.

Merkez bankası bağımsızlığının neden gerekli olduğunun tam olarak anlaşılabilmesi için fiyat istikrarının bir toplum için taşıdığı önemin farkında olunması gerekmektedir. Yüksek ve kronik enflasyonun ekonomileri tahrip ettiği ve sadece ekonomik değerlere değil toplumsal değerlere de zarar verdiği, gerek ülkemiz gerekse dünya örnekleri çerçevesinde tarihin önümüze koyduğu bir gerçektir. Tarihsel olarak yaşanan bu süreç sonrasında fiyat istikrarının; makroekonomik istikrarın, sürdürülebilir büyüme ve istihdam artışının olmazsa olmaz bir ön koşulu olduğu artık tüm dünyada kabul görmektedir.

Fiyat istikrarı, ekonomilerde kendiliğinden gelişen bir sürecin sonunda oluşamamaktadır. Çeşitli dışsal şoklar bir kenara bırakıldığında, bütün ekonomilerde fiyat istikrarını tehdit eden başlıca iki unsur bulunmaktadır: Birincisi; siyasi karar alıcıların, ekonomik aktiviteyi hızlandırmak amacıyla koşulları oluşmadan kapasitenin üzerinde çalışmaya zorlamasıdır- ki bu uzun süre sürdürülebilir bir durum değildir. İkincisi ise, hükümetlerin bütçe açıklarını merkez bankası kaynakları ile finanse etmeye zaaflarının olmasıdır. Bunun doğal sonucu kısa vadede büyüme ve istihdam artışı olsa da, uzun vadede yüksek enflasyon, düşük ve oynak büyüme ve işsizliktir. Dolayısıyla fiyat istikrarı ancak uzun vadeli, istikrarlı ve kararlı politika uygulamaları sonucu elde edilebilmektedir. Oysa genelde siyasi otoriteler, siyasetin doğasından kaynaklanan nedenler ile, kısa vadeli bir bakış açısına sahip olmaya daha yatkın olabilmektedirler. İşte bu noktada enflasyonu kontrol etmek, fiyat istikrarına, dolayısıyla tam istihdama ve sürdürülebilir büyümeye ulaşılmasını sağlamak üzere merkez bankaları, daha uzun vadeyi hedefleyebilmeleri amacıyla, siyasi otoriteden bağımsız olarak görevlendirilmektedirler. Bu bağımsız yapı; merkez bankalarına, fiyat istikrarına karşı tehdit oluşturan politikalar uygulamamaları ve gerekli uyarıları yapabilmeleri için uygun ortamı yaratmaktadır.

 
Merkez Bankası kârının ne kadarı Hazineye devredilmektedir?

Merkez Bankası kârı, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 60. maddesi doğrultusunda dağıtılmaktadır. Buna göre; Merkez Bankasının yıllık safi kârının yüzde 20'si ihtiyat akçesine, hisse senetlerinin nominal değerleri üzerinden yüzde 6 oranında ilk kar hissesi olarak hissedarlara, yukarıdaki yüzdeler tutarının düşürülmesinden sonra kalan miktarın en çok yüzde 5'i, iki aylık maaş tutarını geçmemek üzere Banka mensuplarına ve yüzde 10'u fevkalade ihtiyat akçesine, hisse senetlerinin nominal değerleri üzerinden Genel Kurul kararıyla en çok yüzde 6 nispetinde ikinci kâr hissesi olarak hissedarlara dağıtılmakta, bu dağıtımdan sonra kalan bakiye ise Hazineye verilmektedir. Kârın dağıtımı ile ilgili ayrıntılı bilgilere Merkez Bankası Genel Ağ sitesinde (www.tcmb.gov.tr) "Banka Hakkında/Mali Tablolar ve Raporlar/Yıllık Rapor" menüsünden ulaşılabilmektedir.

 
Merkez Bankası denetlenmekte midir? Nasıl?

Bir anonim şirket olan Merkez Bankasının denetimi, Banka içi ve dışı denetimler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Banka İçi Denetimler

Merkez Bankası Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca Genel Kurul, Banka Meclisi tarafından verilen Yıllık Rapor ile Denetleme Kurulu Raporu’nu, Bankanın bilançosunu, kâr ve zarar hesaplarını denetler ve karara bağlar. Genel Kurul, Bankanın yıllık faaliyetinin denetimini her yıl Banka Meclisini ve Denetleme Kurulunu ibra konusunda karar almak suretiyle gerçekleştirir. Denetleme Kurulu ise, Banka Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca, Bankanın bütün muamele ve hesaplarını denetler; yıl sonunda hazırlayacağı raporu Genel Kurula sunar. Banka Kanunu'nun verdiği yetki çerçevesinde Denetleme Kurulu, mütalaalarını yazılı olarak Banka Meclisine bildirir ve bir kopyasını da Başbakanlığa verir. TCMB Teşkilat ve Görevleri Esas Yönetmeliğinin 49. ve 50. maddeleri ile Bankanın işlemlerini denetim görev ve yetkisi verilen Denetim Genel Müdürlüğü; 1211 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın tanıdığı yetkiler ve görevler çerçevesinde, Bankanın birimleri, şubeleri ve temsilcilikleri ile Banka dışı kurumlar ve kuruluşlar nezdinde denetim yapmak; inceleme ve araştırmalarda bulunmak; gerektiğinde soruşturma yapmak ve danışmanlık faaliyetinde bulunmak görev ve yetkisini haizdir.

Banka Dışı Denetimler

Banka nezdinde gerçekleştirilen dış denetimin yasal dayanağı, TCMB Kanunu'nun 42. maddesidir. Buna göre Başbakan, Bankanın işlem ve hesaplarını denetlettirme yetkisine sahiptir. Banka Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca Başkan tarafından, Banka faaliyeti ile uygulanmış ve uygulanacak olan para politikası hakkında, her yıl nisan ve ekim aylarında Bakanlar Kuruluna rapor sunulmaktadır. Banka, faaliyetine ilişkin olarak yılda iki defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmektedir. Banka Kanunu'nun 42. maddesinin 2. paragrafına göre; Banka, bilanço, kâr ve zarar hesaplarını bağımsız denetim kuruluşlarına denetlettirebilir. Uluslararası standartlarda faaliyet gösteren merkez bankalarının temel ilkeleri olan "şeffaflık" ve "hesap verebilirlik" çerçevesinde en etkin araçlardan biri olarak görülen bağımsız dış denetim uygulamalarına 2000 yılında başlanmış olup, her yıl yapılan bağımsız denetimlerin sonucunda hazırlanan raporlar Bankanın Genel Ağ sitesi aracılığıyla kamuoyuna duyurulmaktadır. Yukarıda belirtilen denetimlerin yanı sıra; Hazine Müsteşarlığı, Devlet Denetleme Kurulu, bazı Bakanlıklar ve yetkili diğer kamu otoriteleri, gerek görülmesi halinde ve kendi görev alanlarına giren konularda, denetim elemanları aracılığıyla, Bankada denetim yapabilirler.

 
Merkez Bankasının yurt dışı temsilcilikleri hangi şehirlerde bulunmaktadır?

TCMB’nin yurt dışı faaliyetlerinin daha etkin bir biçimde gerçekleştirilebilmesi amacıyla ABD, Almanya, İngiltere, Japonya, Çin, Malezya’da ve OECD nezdinde temsilcileri bulunmaktadır. TCMB Temsilcileri, TCMB ile T.C. Dışişleri Bakanlığı arasında imzalanan Protokol kapsamında Bakanlığın yurt dışı teşkilatına bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedirler.

 
Merkez Bankasının personel alımı duyuruları, sınav takvimi-sonuçları, staj imkanları gibi konulardaki açıklamalarına nereden ulaşılmaktadır?

Bu konularda ayrıntılı bilgiye Bankanın Genel Ağ sitesi (www.tcmb.gov.tr) ana sayfasında yer alan “İnsan Kaynakları” başlığından ulaşılmaktadır.

 
Merkez Bankasında hizmet içi eğitim konusunda nasıl bir politika izlenmektedir?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında faaliyet alanındaki hızlı değişime koşut olarak Bankanın hedeflerini gerçekleştirmesine katkıda bulunmak üzere kurumsal ve bireysel gelişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla eğitim etkinlikleri düzenlenmektedir. Eğitim ile hizmet kalitesinin artırılması, personel performansının yükseltilmesi, personelin Banka içinde ve dışında etkin bireyler olarak yönlendirilmesi hedeflenmektedir.

Eğitim ihtiyacı, dönemsel olarak yapılan ihtiyaç belirleme çalışmalarına ek olarak konjonktürel-teknolojik gelişimler sonucu ortaya çıkan değişiklikler ve yapısal değişimlere dayalı olarak belirlenir. Belirlenen ihtiyaçlar, personelin Banka tarafından düzenlenen eğitim programlarının yanı sıra yurt içi ve yurt dışındaki diğer kurum ve kuruluşlarca düzenlenen uzun veya kısa süreli programlara katılımı sağlanarak ve diğer merkez bankaları ile birlikte ortak programlar düzenlenerek karşılanır.

Banka tarafından düzenlenen eğitim programlarında içerik çerçevesinde öğretim elemanı olarak Banka personeli, diğer kurum ve kuruluşlardan yetkililer ve akademisyenler görev alır.

Gelişmekte olan ülke merkez bankaları personeli için ise Türkiye'de "merkez bankacılığı" eğitim programlarının yanında, talep edildiğinde "iş başında eğitim" programları da düzenlenmektedir.

 
"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bağımsızdır" denince ne anlamalıyız?

"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bağımsızdır" dendiğinde, Merkez Bankasının "araç bağımsızlığına" sahip olduğu anlaşılmalıdır. TCMB Kanunu’nun 4. maddesi Bankanın temel görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu açıkça belirtmektedir. Para politikasının birincil amacı fiyat istikrarını sağlamak olarak belirlenmiş olması nedeniyle TCMB "amaç bağımsızlığına" sahip değildir. Aynı maddenin devamında "Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler" hükmü yer almaktadır. Bir diğer deyişle Merkez Bankası, fiyat istikrarı amacına ulaşmak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan belirleme yetkisine sahiptir. Bu da Merkez Bankasının, birçok gelişmiş ülke merkez bankalarındaki uygulamalara paralel olarak, kanunen araç bağımsızlığına sahip olduğu anlamına gelmektedir.

 
Merkez Bankası bilançosunun hem aktifinde hem de pasifinde yer alan "Değerleme Hesabı" ne anlama gelmektedir?

TCMB Kanunu'nun 61. maddesi gereğince, Türk lirasının değerinin yabancı paralar karşısında değişmesi nedeniyle Bankanın aktif ve pasifinde bulunan altın, efektif ve dövizlerin yeniden değerlenmesi sonucu ortaya çıkan gerçekleşmemiş gelir ve giderler TCMB bilançosunun aktif ve pasifinde Değerleme Hesabı kalemlerinde izlenmektedir. Gerçekleşmemiş giderler bilançonun aktifinde, gerçekleşmemiş gelirler ise pasifinde gösterilmektedir. Bu gelir ve giderlerin gerçekleşmesi halinde, gerçekleşen tutarlar kâr ve zarar hesaplarına aktarılmaktadır.

Döviz varlıklarının TL karşılıklarında meydana gelen artış, döviz yükümlülüklerin TL karşılıklarında meydana gelen artıştan fazla ise değerleme hesabı lehe dönmüş demektir ve bilançonun pasif tarafında yer almaktadır. Diğer bir deyişle gerçekleşmemiş kur farkı kârı ortaya çıkmaktadır. Döviz yükümlülüklerinin TL karşılıklarında meydana gelen artış, döviz varlıklarının TL karşılığında meydana gelen artıştan fazla ise değerleme hesabı aleyhe dönmüş demektir ve bilançonun aktif tarafında yer almaktadır. Diğer bir deyişle gerçekleşmemiş kur farkı zararı ortaya çıkmaktadır. TCMB bilançosuna ilişkin açıklamalara (www.tcmb.gov.tr) "Yayınlar/Çalışmalar" menüsü altında yer alan çalışmalardan ve "Banka Hakkında/Mali Tablolar ve Raporlar" altında yer alan Yıllık Rapor" menüsünden ulaşılabilmektedir.

 
Merkez Bankasının bilançosu ile bir ticari bankanın bilançosu arasındaki farklar ve benzerlikler nelerdir?

Merkez Bankası bilançosunu, ticari banka bilançolarından ayıran temel özellikler aşağıda belirtilmiştir. 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 4. maddesi ile Türkiye'de banknot ihraç etme yetkisi sadece Merkez Bankasına verilmiş olup, tedavüle çıkartılan banknotlar Merkez Bankası Bilançosunun pasifinde yer alan "Tedavüldeki Banknotlar" kaleminde izlenmektedir.

Kanun’un 41. maddesi ile Merkez Bankasına Hükümetin haznedarlığı görevi verilmiş olup, Türkiye'nin 1947 yılından beri üyesi olduğu Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkiler açısından, mali ajan Hazine Müsteşarlığı, muhafaza kurumu ise Merkez Bankası olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, Türkiye'nin IMF'ye üyeliğinden doğan mali ilişkiler (varlık ve yükümlülüklerimiz) sadece Merkez Bankası bilançosunda yer almaktadır.

Kanun’un 61. maddesi gereğince, Türk lirası değerinin değişmesi nedeniyle Bankanın aktif ve pasifindeki altın ve dövizlerin yeniden değerlendirilmesi sonucu oluşan gerçekleşmemiş gelir ve giderler Merkez Bankası bilançosunun aktif ve pasifinde "Değerleme Hesabı" kalemlerinde izlenmekte olup, gerçekleşmemiş giderler bilançonun aktifinde, gerçekleşmemiş gelirler ise pasifinde gösterilmektedir. Bu gelir ve giderlerin gerçekleşmesi halinde, gerçekleşen tutarlar kâr ve zarar hesaplarına aktarılmaktadır. Ticari bankalarda ise gerçekleşmemiş gelir ve giderler doğrudan kâr ve zarar hesaplarına aktarılmaktadır.

TCMB bilanço kalemleri ile ilgili ayrıntılı bilgiye Banka Genel Ağ sitesinde (www.tcmb.gov.tr) "Banka Hakkında/Mali Tablolar ve Raporlar /Yıllık Rapor" menüsünden ulaşılabilmektedir.

 
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İdare Merkezi Anafartalar Mah. İstiklal Cad. No:10 06050 Ulus Altındağ Ankara Telefon : (+90 312) 507 50 00 | Faks : (+90 312) 507 56 40