Para Politikası ve Enflasyon Hedeflemesi

Para Politikası ve Enflasyon Hedeflemesi
Açık Mektup Nedir?

Açık mektup, Merkez Bankasının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri gereğince, enflasyon hedeflerinden sapılması veya sapılması olasılığının ortaya çıkması halinde, söz konusu sapmanın nedenlerinin ve alınması gereken önlemlerin Hükümet’e yazılı olarak bildirildiği ve kamuoyuna açıklandığı yazılı bir metindir. Enflasyon hedefleri, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)’nin yıllık yüzde değişimi ile hesaplanan yıl sonu enflasyon oranları üzerine konulan "nokta hedefler” olarak belirlenmektedir. Ayrıca, Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesinde, "Banka, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde, nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümete yazılı olarak bildirir ve kamuoyuna açıklar.” hükmü yer almaktadır. Ancak burada, hedeften hangi oranda sapılması durumunda hesap verme mekanizmasının devreye gireceği tanımlanmamıştır. Merkez Bankası, bu mekanizmayı netleştirmek ve uygulanabilirliğini sağlamak için, nokta hedef etrafında simetrik bir belirsizlik aralığı oluşturmaktadır. Böylece, hedeften sapma belirsizlik aralığını aştığında, sapmanın nedenlerinin ve hedefe tekrar yakınsanması için alınması gereken önlemlerin Hükümet’e bir "açık mektup” ile bildirilmesi öngörülmüştür.

 
Bankaların Merkez Bankasında bulundurmak zorunda oldukları zorunlu karşılıkların oranı neye göre belirlenmektedir?

Zorunlu karşılıklar bir para politikası aracıdır. 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 40. maddesi çerçevesinde, Merkez Bankası nezdinde açılan hesaplarda nakden tesis edilen zorunlu karşılıkların oranı, zorunlu karşılığa tabi yükümlülüklerin kapsamı, vb. uygulamaya yönelik her türlü usul ve esaslar TCMB tebliğleri ile belirlenmektedir.

Yürürlükteki tebliğlere göre, bankaların yurt içi toplam pasiflerinden, indirilecek kalemler çıkarıldıktan sonra bulunacak tutarlar ile yurt dışındaki şubeleri adına Türkiye'den kabul ettikleri mevduat, katılım fonu ve bankalarca temin edilip yurt dışı şubeleri nezdinde izlenen kredi tutarları bankaların zorunlu karşılığa tabi Türk parası ve yabancı para yükümlülüklerini oluşturmaktadır.

Bankaların Türk parası ve yabancı para mevduat ile diğer yükümlülüklerine uygulanan zorunlu karşılık oranlarının belirlenmesinde esas olarak, uygulanan para politikası doğrultusunda gerçekleştirilmesi hedeflenen parasal büyüklükler ve piyasanın likidite durumu belirleyici olmakta, bunun yanında Merkez Bankasının rezerv durumu ve tasarruf sahiplerinin Türk lirası ve yabancı para mevduat tercihleri gibi hususlar da göz önünde bulundurulmaktadır. Zorunlu karşılık oranlarına Genel Ağ sitemizde "Para Politikası – Zorunlu Karşılıklar" konuyla ilgili düzenlemelere ise "Kanun ve Mevzuat - Bankacılık" bölümünden ulaşılabilmektedir.

 
Beklenti yönetimi ne demektir? Merkez Bankası politika faiz kararlarında bekleyişlerin rolü nedir, nasıl ölçülür?

Para politikası çerçevesinde beklenti yönetimi, Merkez Bankasının, ekonomik birimlerin orta ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinin enflasyon hedefleri ve Merkez Bankasının enflasyon tahminleri doğrultusunda şekillenmesini temin etmeye yönelik olarak uyguladığı stratejiler bütünüdür. Enflasyon hedeflemesi rejiminde Merkez Bankasının kısa vadeli faizleri kullanarak piyasa faizlerini ve varlık fiyatlarını etkileme gücüne sahip olması kritik önem taşımaktadır. Uzun dönemli faiz oranları Merkez Bankasının ilan etmiş olduğu kısa vadeli faiz oranlarına ilişkin beklentileri yansıtmaktadır. Ekonomik birimlerin beklentileri ayrıca, fiyatlama davranışlarını ve dolayısıyla enflasyon oranlarını da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenlerle, para politikası aktarım mekanizması açısından iktisadi birimlerin beklentilerinin etkin bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Bir diğer ifadeyle, enflasyon hedeflemesi rejiminin başarısı, bir anlamda, Merkez Bankasının kamuoyu nezdinde güvenilirlik kazanarak, iktisadi birimlerin kararlarını para politikasının hedefleri doğrultusunda şekillendirmelerini sağlayabilme yetisine dayanmaktadır. Enflasyon beklentileri, Merkez Bankasının para politikası kararlarını alırken yararlandığı geniş veri seti içinde yer alan ve dolayısıyla, Para Politikası Kurulunun faiz kararlarını etkileyen unsurlardan birisidir. Ancak, enflasyon beklentilerinin tek başına para politikası kararlarının belirleyicisi olmadığı, kararların alınmasında kullanılan veri setinde zaman zaman ön plana çıkabilen göstergelerden birisi olduğu unutulmamalıdır.
Enflasyon beklentileri, Merkez Bankası tarafından her ayın birinci ve üçüncü haftalarında olmak üzere ayda iki kez düzenlenen ve mali ile reel sektördeki karar alıcıların, profesyonellerin ve akademisyenlerin tüketici enflasyonu, faiz oranları, döviz kuru, cari işlemler dengesi ve GSMH büyüme hızına ilişkin beklentilerini saptamayı amaçlayan Beklenti Anketi ile ölçülmektedir.

 
Enflasyon nedir?

Enflasyon terimi bir ekonomideki mal ve hizmetlerin fiyatlarında gözlenen sürekli ve genel kapsamlı artışı ifade etmektedir. Bunun sonucu olarak 1 lira ile alınabilecek mal miktarı azalır ve dolayısıyla Türk lirasının değeri öncekine kıyasla düşmüş olur. Enflasyon tanımındaki en önemli unsurlardan biri yalnızca tek tek ürünlerin fiyatlarının artması değil, mal ve hizmetlerin genelinde fiyat artışının olmasıdır. Burada bahsedilen genel kapsamlı artışı ölçebilmek amacıyla hanehalklarının yıl boyunca tükettiği mal ve hizmetlerden seçilen alt kalemler birleştirilerek harcama sepetleri oluşturulur. Her hanehalkının değişik tercihleri ve harcama kalıpları olduğundan tüm hanehalklarının ortalama harcama alışkanlıkları tespit edilerek harcama sepetine girecek mallara ağırlıklar verilir. Yıllık enflasyon oranı, bu yöntemle oluşturulan sepete [örneğin Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE)] bir ay içinde yapılan harcamanın önceki yılın aynı ayında yine o sepete yapılan harcamadan yüzde olarak ne kadar yüksek olduğunu ölçer.

Enflasyonun altında yatan temel neden çoğunlukla aynı miktardaki mal ve hizmetleri satın almak için daha fazla paranın mevcut olması veya ekonomi genelinde talebin arzı aşmasıdır. Bir başka ifadeyle, iktisadi faaliyeti sürdürebilmek için gerekli kaynakların kıt olması durumunda aynı mal ve hizmetler için daha yüksek fiyatlar talep edilebilir. Diğer taraftan, üretimde kullanılan girdilerin fiyatlarının herhangi bir sebepten dolayı artması da üretilen mal ve hizmetlerin fiyatlarında maliyet yönlü bir enflasyon yaratabilir. Ayrıca, ithal ürünlerin fiyatlarının artması da yurt içindeki genel fiyat düzeyinin yükselmesine neden olabilir.

Enflasyon konusunda daha ayrıntı bilgiye TCMB yayını olan Enflasyon ve Fiyat İstikrarı Kitapçığı'ndan ulaşılabilmektedir.

 
Enflasyon hedeflemesi rejimi nedir?

Enflasyon hedeflemesi rejimi, fiyat istikrarına ulaşmak amacıyla uygulanan para politikası stratejilerinden bir tanesidir. Parasal büyüklükler veya döviz kurunun hedeflendiği rejimlerin aksine, enflasyon hedeflemesi rejimi herhangi bir ara hedef kullanmaksızın, doğrudan enflasyonun kendisini hedeflemektedir. Bu rejimde merkez bankaları rakamsal bir hedef ilan ederek bu hedefe ulaşma konusunda güçlü bir taahhüt oluşturmakta ve hedefe ulaşılamaması durumunda kamuoyuna hesap vermekle yükümlü olmaktadır. Akademik yazında birçok farklı tanım bulunsa da, uygulamalara bakıldığında enflasyon hedeflemesi rejimini diğer rejimlerden ayıran beş ana unsurun bulunduğu görülmektedir:

i. Bir veya daha fazla dönem için rakamsal enflasyon hedeflerinin ilan edilmesi,

ii. Fiyat istikrarına ve bu doğrultuda ilan edilen hedeflere ulaşılma konusunda açık bir taahhüt içermesi,

iii. Enflasyon tahminlerine önemli bir rol atfeden ve aynı zamanda da "enflasyon tahmini hedeflemesi" olarak adlandırılan bir para politikası stratejisinin izlenmesi,

iv. Para politikası araçlarına ilişkin kararlar alınırken, yalnızca parasal büyüklükler veya döviz kuru gibi değişkenlerin değil, gelecek dönem enflasyonunu etkileyebilecek her türlü bilginin dikkate alınması,

v. Para politikası uygulamaları çerçevesinde kamuoyu ve piyasalarla iletişimde şeffaflığın esas alınması ve merkez bankasının hedeflerine ulaşması bağlamında da hesap verebilirliğin sağlanması. Enflasyon Hedeflemesi Rejimi hakkında daha ayrıntılı bilgiye TCMB yayınları olan "Enflasyon Hedeflemesi Rejimi” başlıklı kitapçıktan ve "Enflasyon Hedeflemesi" başlıklı çalışmadan ulaşılabilmektedir.

 
Enflasyon hedefleri kim tarafından belirlenmektedir?

Enflasyon hedefleri Merkez Bankası ve Hükümet tarafından birlikte belirlenmektedir. Ancak, söz konusu hedeflere ulaşılmasında uygulanacak para politikasını ve kullanılacak para politikası araçlarını belirleme yetkisi yalnızca Merkez Bankasının sorumluluğundadır. Bir diğer deyişle, Merkez Bankası para politikası uygulamalarında araç bağımsızlığına sahiptir.

 
Enflasyon hedefleri kaç yıllık bir dönem için ilan edilmektedir?

Enflasyon hedefleri üç yıllık bir dönemi kapsayacak şekilde ilan edilmektedir. Üç yıllık bütçe uygulamasıyla uyumlu şekilde, üç yılık bir hedef ufkunun belirlenmesi ile enflasyon hedeflerinin içsel tutarlılığının ve diğer makroekonomik projeksiyonlarla uyumunun artırılması amaçlanmaktadır.

 
Enflasyon hedefleri ne zaman ve nasıl ilan edilmektedir?

Enflasyon hedefleri, her yılın sonunda yayımlanan ve bir sonraki yılın para ve kur politikaları çerçevesini belirleyen temel politika metinleri aracılığıyla ve üç yıllık bir dönemi kapsayacak şekilde ilan edilmektedir. Bu çerçevede, her yılın sonunda, takip eden iki yıla ilişkin olarak önceki yıllarda açıklanmış olan enflasyon hedeflerine ek olarak üç yıl sonrasına ilişkin enflasyon hedefi açıklanmakta ve böylece üç yıllık hedef ufku korunmaktadır. Son olarak, 2015 yılı sonunda yayımlanan "2016 Yılında Para ve Kur Politikası" adlı duyuru ile 2018 yıl sonu hedefi yüzde 5 olarak açıklanmıştır. Bu çerçevede, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin enflasyon hedefi yüzde 5 olarak belirlenmiştir.

 
Enflasyon hedefleri değişebilir mi?

Enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde, önceden ilan edilen bir enflasyon hedefinin, yalnızca para politikasının denetimi dışındaki unsurlara bağlı olarak hedeflerden çok büyük ve uzun süreli sapmalar görüleceğinin anlaşılması ve orta vadeli hedeflerin anlamsız kalması durumunda değiştirilmesi gündeme gelebilmektedir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi ve yeni hedeflerin belirlenmesi ise ancak Merkez Bankası ile Hükümet tarafından birlikte kararlaştırılabilmektedir. Öte yandan, geçici şoklar enflasyon hedeflerinin değil enflasyon tahminlerinin değiştirilmesine yol açmakta ve böyle bir durumda ekonomik birimler için referans değer olarak kısa vadede enflasyon tahminleri, orta vadede ise enflasyon hedefi ön plana çıkmaktadır.

Merkez Bankası, sık sık hedef değiştirmenin enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışlarını olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığını ve ilerisi için verilen taahhütlerin güvenilirliğini azaltabileceğini düşünmektedir. Bu nedenle, enflasyonun makul sürelerde hedefe yakınsayacağı öngörüldüğü sürece hedeflerin değiştirilmemesi esas alınmaktadır.

 
Enflasyon hedefleri etrafındaki belirsizlik aralığı ne anlama gelmektedir?

Belirsizlik aralığı, enflasyonun belirlenen nokta hedeflerden ne büyüklükte bir sapma göstermesi durumunda, Merkez Bankasının hesap verebilirlik mekanizmasını devreye sokması gerektiğini gösteren ve nokta hedef etrafında her iki yönde simetrik olarak tanımlanan bir aralıktır. Enflasyon hedefleri, TÜFE'nin yıllık yüzde değişimi ile hesaplanan yıl sonu enflasyon oranları üzerine konulan "nokta hedefler" ile belirlenmektedir. Ancak, para politikasının kontrolü dışındaki unsurlardan kaynaklanan oynaklıklar ile ekonomideki veri ve model belirsizliği göz önünde bulundurulduğunda, nokta hedefin tam olarak tutturulması olasılığı hemen hemen sıfırdır. Bu nedenle, Merkez Bankasının, enflasyonun belirlenen nokta hedeflerden en ufak bir sapma dahi göstermeyeceği taahhüdünü vermesi mümkün değildir. Ancak bu durum hesap vermeme anlamına gelmemelidir. Merkez Bankası Kanunu gereğince, enflasyon gerçekleşmelerinin hedeften aşırı sapma göstermesi halinde, Bankanın hedeften sapmanın nedenlerini ve hedefe tekrar yakınsanması için alınması gereken tedbirleri yazılı olarak Hükümet'e bildirmesi ve bunu kamuoyu ile de paylaşması gerekmektedir. Bu noktada hedeften aşırı sapmanın nasıl tanımlanacağı önem arz etmektedir. Bu nedenle Merkez Bankası, nokta hedef etrafında her iki yönde simetrik olarak tanımlanan bir belirsizlik aralığı oluşturmaktadır. Ancak, bu aralığın hiç bir şekilde enflasyon hedefi aralığı olarak algılanmaması gerektiği unutulmamalıdır. Merkez Bankası, belirlenen nokta hedefe mümkün olduğunca yakın olmayı amaçlamakta olup, hedeften yukarı ve aşağı yönlü sapmaları eşit ölçülerde değerlendirmektedir. Açıklanan belirsizlik aralığı hedeften her iki yönde "aşırı sapma" eşikleri için sadece bir gösterge niteliği taşımaktadır ve Merkez Bankası iletişim politikasını kolaylaştıran bir unsur olarak kullanılmaktadır.

 
Enflasyon hedefleri tutmazsa Merkez Bankası ne yapmaktadır? Merkez Bankasının hesap verebilirlik mekanizması nasıl işler?

Merkez Bankası Kanunu'nun 42. maddesinde, "Banka, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde, nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümete yazılı olarak bildirir ve kamuoyuna açıklar." hükmü yer almaktadır. Merkez Bankası, hesap verme mekanizmasını netleştirmek ve bu mekanizmanın uygulanabilirliğini sağlamak için, yıl sonları için geçerli olan nokta hedef etrafında simetrik bir belirsizlik aralığı oluşturmaktadır. Bu çerçevede, enflasyon belirsizlik aralığının dışına çıktığında hesap verme yükümlülüğü devreye girmektedir.

Enflasyon hedefleri yıl sonları için tanımlandığından, Merkez Bankası, hesap verme sorumluluğu gereğince, yıl sonunda enflasyonun hedeften belirgin olarak sapması durumunda Hükümet'e ayrıntılı bir açık mektup yazmaktadır. Ayrıca, hesap verme sorumluluğunun pekiştirilmesi açısından, enflasyonun yıl içinde de üç aylık dönemlerin sonu itibarıyla yıl sonu hedefin etrafında oluşturulan belirsizlik aralığını aşması durumunda, sapmaya yol açan nedenler ile hedefe ulaşılması için alınan ve alınması gereken önlemler Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuna açıklanmaktadır.

Buna ilaveten, Başkan tarafından Merkez Bankasının faaliyetleri ve para politikası uygulamaları hakkında Bakanlar Kuruluna ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna yılda iki defa yapılan sunumlar da hesap verebilirlik mekanizması içinde yer almaktadır.

 
Fiyat istikrarı nedir? Merkez Bankasının temel amacı neden fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olarak belirlenmiştir?

Fiyat istikrarı, genel bir tanım çerçevesinde, insanların yatırım, tüketim ve tasarrufa yönelik kararlarında dikkate almaya gerek duymadıkları ölçüde düşük bir enflasyon oranını ifade eder. Fiyat istikrarı, ekonomik ve sosyal istikrar sağlanabilmesinin olmazsa olmaz bir koşuludur. Günümüzde yıllık bazda yüzde 1 ile yüzde 3 enflasyona sahip olan ülkeler, göreceli olarak fiyat istikrarına sahip ülkeler olarak kabul görmektedir. Fiyat istikrarı sadece düşük enflasyon oranına ulaşmayı değil, o oranın sürdürülmesini de kapsamaktadır. Ancak düşük enflasyon oranının belirli bir süre sürdürüldüğü ortamlar, fiyat istikrarının sağlandığı ortamlar olarak kabul edilirler. Diğer bir deyişle, enflasyonun yüzde 1 ile yüzde 3 arasındaki düşük seviyelere ulaşıp sonra tekrar yüksek, örneğin yüzde 10'un üzerindeki seviyelere çıkması fiyat istikrarının sağlandığı anlamına gelmemektedir. Fiyat istikrarı, ekonomik ve sosyal istikrar sağlanabilmesinin olmazsa olmaz bir koşuludur.

Fiyat istikrarı sağlanamamasının bir ülkenin ekonomisine, siyasi ve sosyal yapısına verdiği zararın boyutları, ülkemizin geçmiş yıllarda içinde bulunduğu durum ve diğer ülkelerin tecrübelerinde net bir şekilde görülmektedir. Fiyat istikrarına neden bu derece önem verildiğinin anlaşılması için, fiyat istikrarının sağlanamaması durumunda karşılaşılan sorunların ortaya konması faydalı olacaktır;

a. Fiyat istikrarı sağlanamadığı ortamlarda, firma ve tüketiciler veya kısaca ekonomide karar alan tüm birimler, yatırım ve tüketim kararlarını alırken göreli fiyat değişmelerini kolaylıkla ayırt edememekte ve sağlıklı karar verebilmek için gerekli ve yeterli bilgiye sahip olamamaktadırlar.

b. Enflasyon, piyasadaki oyuncuların geleceği öngörememeleri ve gerekli bilgiye sahip olamamaları nedeniyle finansal piyasaların verimli finansal aracılık yapma yeteneklerini azaltmaktadır.

c. Yüksek ve sürekli enflasyon yaşanan ortamlarda yatırımcılar, özellikle uzun vadeli yatırımlarının getiri oranlarında ek olarak enflasyon ortamının yarattığı belirsizlik nedeniyle risk primi talep etmektedirler ve bunun bir sonucu olarak, yüksek risk primi içeren reel faiz oranları yüksek seyretmektedir.

d. Fiyat istikrarının sağlanamadığı bir ortam, uygulanan politikalara güvensizlik yaratmakta ve hükümetlerin kapsamlı ve uzun soluklu ekonomik programlar uygulayamamasına yol açmaktadır.

e. Enflasyon, uluslararası piyasalarda ekonominin rekabet gücünü azaltmakta ve sermaye piyasalarına erişimini kısıtlamaktadır.

f. Yüksek enflasyon, işgücü piyasalarının etkin çalışmasını engellediği gibi gelir dağılımını da bozmaktadır.

g. Yüksek enflasyon, bireylerin karar alma süreçlerinde geleceğe bakmaktan çok geçmişe endeksleme alışkanlıklarının ortaya çıkmasına yol açmakta ve enflasyonun atalet kazanmasına neden olmaktadır.

Tüm bu unsurlar göz önünde bulundurulduğunda, ülkemizde de fiyat istikrarına ulaşmanın neden bu denli önem arz ettiği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, Merkez Bankasının tek ve nihai hedefi fiyat istikrarı olarak belirlenmiştir.

 
Fiyat istikrarı ile finansal istikrar arasında nasıl bir ilişki vardır?

Finans piyasalarında son dönemlerde ortaya çıkan gelişmeler ve bu gelişmelerin 90'lı yıllarda giderek ivme kazanması, merkez bankalarının temel işlevlerini etkilemiş, finansal piyasaların derinleşmesi, küreselleşmedeki öncülüğü ve gelişen iletişim teknolojisine bağlı olarak piyasa sistemlerine ağırlık veren uygulamaların artmasıyla bağımsız merkez bankalarına duyulan gereksinim de artmış, şeffaf, açık ve hesap verebilir merkez bankalarının fiyat istikrarını sağlamakta başarılı olacakları gerçeği ön plana çıkmıştır. Bunun yanı sıra küreselleşme, finansal serbestleşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak yaşanan finansal krizler nedeniyle, fiyat istikrarı hedefinin gerçekleştirilmesi doğrultusunda "finansal istikrar" konusu merkez bankalarının politika gündemlerinde en üst sırada yerini almaya başlamıştır. Birçok merkez bankası para politikasını uygulamada araç bağımsızlığı kazanırken, diğer taraftan, bankaların gözetim ve denetiminin merkez bankaları dışında diğer bağımsız kuruluşlara devredilmesi eğilimi de ortaya çıkmıştır. Ancak bu durum, finansal istikrarın sağlanması amacıyla merkez bankalarının finansal sistemi değerlendirme çalışmalarına verdiği önemi azaltmamış, tam tersine, fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedeflerinin birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceği görüşü giderek yaygınlaşmıştır. Etkin işleyen güçlü bir finansal sistem, para politikasının uygulanmasına yardımcı olduğu gibi, dışsal şokların atlatılması için gerekli esnekliği de sağlamıştır.

 
Likidite Senetleri nedir?

Likidite senetleri, piyasadaki likiditenin düzenlenmesi için ve münhasıran açık piyasa işlemlerinin etkinliğini artırmak amacıyla kullanılan bir para politikası aracıdır. Likidite senetleri, Merkez Bankası tarafından kendi nam ve hesabına, 91 günü aşmayan vadelerde, iskontolu olarak ihraç edilir. Senetler, kıymetli evrak niteliğini haiz tek bir toplu senet şeklinde çıkarılır.

1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 52. maddesinde (25.4.2001 tarih, 4651 sayılı Kanun ile değiştirilen şekli), "...Banka, açık piyasa işlemleri çerçevesinde kendi nam ve hesabına vadesi 91 günü aşmayan, ikincil piyasada alınıp satılabilen likidite senetleri ihraç edebilir. Ancak, likidite senetlerinin devamlı bir alternatif yatırım aracı olma niteliği kazanmasının engellenmesi, ihraçların sadece açık piyasa işlemlerinin etkinliğinin artırılması amacıyla sınırlı tutulması hususları göz önünde bulundurulur..." denilmektedir. Söz konusu Kanun hükmü esas alınarak hazırlanan ve 5 Ekim 2006 tarih, 26310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Likidite Senetleri Hakkında Tebliğ", konuya ilişkin ayrıntılı düzenlemeleri içermektedir.

 
Merkez Bankasının temel politika aracı nedir?

Merkez Bankasının fiyat istikrarını sağlamak ve makro finansal riskleri kontrol altında tutmak amaçlarına yönelik olarak uyguladığı para politikası birden fazla aracın bir arada kullanılmasını gerektirmektedir. Merkez Bankası araç çeşitliliğini sağlamak amacıyla, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı, gecelik borç alma ve borç verme faiz oranları arasında oluşan faiz koridoru ve zorunlu karşılıkların bir arada kullanıldığı bir politika bileşimini politika aracı olarak kullanmaktadır.

 
Merkez Bankası politika faizlerini nasıl ve neye göre belirlemektedir?

Para politikası kararları, Para Politikası Kurulunun önceden ilan edilmiş bir takvim çerçevesinde yaptığı aylık toplantılarla oylama yoluyla alınmaktadır. Faiz kararları alınırken, orta vadeli bir bakış açısıyla, gelecek dönem enflasyon görünümüne odaklanılmaktadır. Buna paralel olarak, dışsal şokların enflasyon üzerindeki geçici etkilerine anında tepki verilmemesi ve orta vadeli hedeflere vurgu yapılarak politika tepkisinin zamana yayılması ilkesi benimsenmektedir. Bu çerçevede, Para Politikası Kurulu faiz kararı alırken, toplam arz-talep dengesi, maliye politikasına ilişkin göstergeler, parasal göstergeler ve kredi büyüklükleri, ücret-istihdam-birim maliyet-verimlilik gelişmeleri, kamu ve özel sektör fiyatlama davranışları, enflasyon beklentileri, döviz kurları ve bunları etkileyebilecek gelişmeler, olası dışsal şokların analizi ve TCMB bünyesindeki ekonomik tahmin sisteminden elde edilen projeksiyonları içeren geniş bir bilgi kümesinden yararlanmaktadır.

 
Merkez Bankası politika faizleri ekonomiyi nasıl ve hangi kanallardan etkilemektedir?

Merkez Bankası faiz oranında yapılan değişiklik enflasyon üzerindeki etkisini dört kanaldan göstermektedir:

  • Merkez Bankasının faiz oranlarında yaptığı bir değişiklik, diğer banka ve finans kurumlarının uyguladıkları faizler üzerinde etkili olur.
  • Piyasa faiz oranları aynı zamanda bankalardan alınan kredi miktarının ve hisse senedi, döviz gibi varlıkların fiyatlarının değişmesine yol açar.
  • Faiz oranlarına ilişkin kararlar yurt içi faiz oranları seviyesi ve uluslararası faiz oranları arasındaki göreli ilişkiyi ve ülkeye gelen yabancı sermayeyi etkiler.
  • Faiz oranlarına ilişkin kararlar aynı zamanda beklentileri, beklentiler de ileriye dönük kararları etkiler.

Ancak, ekonominin faiz oranlarında yapılan değişikliğe uyum sağlaması zaman alır. Kanallardan bazıları etkisini diğerlerinden daha çabuk gösterebilir. Bu etki, politika değişikliklerinin sözleşmelere ne kadar zamanda yansıyacağı, bireylerin tüketim alışkanlıklarını ne kadar zamanda değiştirecekleri gibi unsurlara bağlıdır. Ayrıca, geçmişteki enflasyon oranına bakarak karar alma alışkanlıklardan kolay vazgeçemeyen bir ekonomide politika değişikliklerinin etkileri daha zayıf olmaktadır.

 
Merkez Bankasının enflasyon ve faiz öngörüleri nasıl öğrenilebilir?

Güncel enflasyon tahminleri, üç ayda bir yayımlanan ve para politikasının temel iletişim aracı olan Enflasyon Raporu aracılığı ile ilan edilmektedir. Ayrıca Rapor'da, enflasyonu etkileyen unsurların genel değerlendirmesi eşliğinde gelecekte uygulanabilecek faiz politikasına ilişkin rakam içermeyen ancak nitel olarak tanımlanan sinyaller de verilmektedir. Geçmişte yayımlanan Enflasyon Raporlarına ulaşmak için tıklayınız.

 
Merkez Bankası politika faizlerine yönelik olarak aldığı kararları ne zaman ve nasıl duyurmaktadır?

Para Politikası Kurulu toplantılarında faiz oranlarına ilişkin olarak alınan kararlar, kısa gerekçeleri ile birlikte, toplantı ile aynı gün saat 14.00'de bir basın duyurusu aracılığıyla TCMB Genel Ağ sitesinden açıklanmaktadır. Duyurunun İngilizce çevirisi yine aynı gün yayımlanmaktadır.

 
Merkez Bankası tarafından Hazineye kullandırılan kısa vadeli avans uygulaması neden kaldırılmıştır?

Hazine'nin finansman ihtiyacını Merkez Bankasından kısa vadeli avans imkanı kullanarak karşılaması, Merkez Bankasının karşılıksız para basması anlamına gelmekte olup, enflasyonist baskıları artırarak uzun vadede ekonomik istikrara zarar veren bir uygulamadır. Bu nedenle, Merkez Bankasının temel görevi olan fiyat istikrarını sağlamak ve bu doğrultuda para politikalarını bağımsız olarak yürütebilmek ilkesi ile çelişen bu uygulama, 1994 yılından başlayarak kademeli olarak sınırlandırılmış, TCMB Kanunu’nda yapılan 25 Nisan 2001 tarihli değişiklik ile yürürlükten tamamen kaldırılmıştır.

 
Merkez Bankası faiz oranları neyi ifade etmektedir?

Merkez Bankası, ekonomideki son likidite kaynağı olarak bankalara ödünç para vermekte, ayrıca ekonominin gerekleri doğrultusunda ödünç para alabilmektedir. 'Merkez Bankası Faiz Oranları', esas olarak gecelik ve haftalık vadelerde yoğunlaşan bu işlemlere ilişkin Merkez Bankasının belirlediği faiz oranlarını ifade etmektedir.

 
Merkez Bankası, faiz oranlarını belirlerken neleri dikkate almaktadır?

Merkez Bankasının temel görevi, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 25 Nisan 2001 tarih ve 4651 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde; " Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler. Banka, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler....." olarak ifade edilmiş, maddenin devamında Bankanın temel görev ve yetkileri ayrıntılandırılmıştır. Buna göre; Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarının sağlanması olarak belirlenmiş, bu temel amaca ulaşmak için kullanılacak araçların seçimi ve uygulama şartları Merkez Bankasına bırakılmıştır. Böylece Merkez Bankası araç bağımsızlığına kavuşmuştur.

Para politikası para arzı, kısa vadeli faiz oranları veya kurlar gibi enflasyon üzerinde belirleyici olan değişkenlerin kontrolüne dayanır. Ancak, sermaye hareketlerinin serbest olduğu ortamlarda, merkez bankaları bu değişkenlerden sadece birini kontrol edebilir. Türkiye'de Merkez Bankası, Şubat 2001 krizi sonrası dalgalı kur rejimine geçişle birlikte kısa vadeli faiz oranlarını fiyat istikrarı, diğer bir deyişle enflasyonun düşürülmesi temel amacı çerçevesinde etkin bir para politikası aracı olarak kullanmaktadır.

Merkez Bankası, faiz oranlarına ilişkin kararlarını tamamen enflasyonun ileride alacağı seyre ve bu seyrin hedeflenen enflasyon ile uygunluğuna bakarak almakta ve hesap verebilirlik ile şeffaflık ilkeleri gereği olarak, bu kararının nedenlerini kamuoyuna açıklamaktadır. Enflasyonu belirleyen temel unsurları; (i) kurlar, (ii) üretim açığı, (iii) bekleyişler (iv) uluslararası piyasalardaki petrol ve diğer mineral fiyatları ile (v) kamu fiyatları olarak sıralamak mümkündür. Dolayısıyla, Merkez Bankasının faiz oranlarına ilişkin kararlarında temelde bu unsurların mevcut seyri ile gelecek dönemde alabileceği seyir ve bu seyrin enflasyon üzerindeki etkileri dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede, Merkez Bankası;

  • toplam arz ve talep,
  • ücretler, istihdam ve işgücü birim maliyetleri,
  • kamu fiyatları,
  • maliye politikası göstergeleri,
  • parasal göstergeler ve kredi büyüklükleri,
  • döviz kuru ve ödemeler dengesi gelişmeleri,
  • uluslararası mal ve finans piyasalarındaki gelişmeler,
  • enflasyon bekleyişlerinin seyri

gibi enflasyon üzerinde belirleyici olan değişkenlerin mevcut ve gelecek dönemdeki olası hareketlerini bir bütün olarak dikkate almakta ve çok titiz bir şekilde değerlendirmektedir.

 
Merkez Bankasının temel amacı nedir?

Merkez Bankasının temel amacı, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 25 Nisan 2001 tarih ve 4651 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde; "Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak" olarak ifade edilmiştir.

 
Reeskont faiz oranı nedir? Nasıl belirlenmektedir?

Merkez Bankası, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması için, muteber saydığı en az üç imzayı taşımak şartıyla ve kendi belirleyeceği esaslar dahilinde bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebilir. Reeskonta kabul edilecek ticari senet türleri ve imzalardan biri yerine geçebilecek teminatlar ile diğer koşullar TCMB tarafından tespit edilir. Bu işlemler için TCMB tarafından uygulanan faize reeskont oranı denilmektedir. Verilecek kredilerin en yüksek sınırı ve kredi türlerine göre limitleri, para politikası ilkeleri göz önünde tutulmak suretiyle belirlenmektedir. Merkez Bankası reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığında avans da verebilmektedir. Ekonomideki para arzı ve kredi genişlemesi dikkate alınarak belirlenen reeskont faiz oranı, mevcut durumda uygulanan para politikası kapsamında bir para politikası aracı olarak önemini kaybetmiştir.

 
Para Politikası Kurulu nedir, kimlerden oluşur, nasıl karar almaktadır?

Para Politikası Kurulu, enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde, para politikası kararlarının alındığı organdır. Para Politikası Kurulu, Başkanın (Guvernör) başkanlığı altında, Başkan Yardımcıları, Banka Meclisi üyeleri arasından seçilecek bir üye ve Başkanın önerisi üzerine müşterek kararla atanacak bir üyeden oluşur. Hazine Müsteşarı veya belirleyeceği Müsteşar Yardımcısı toplantılara oy hakkı olmaksızın katılabilir. Para Politikası Kurulu, üyelerin en az üçte ikisinin katılmasıyla toplanır ve mevcut üyelerin çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği halinde, Başkan'ın katıldığı tarafın teklifi kabul edilmiş sayılır.

 
Para Politikası Kurulu hangi sıklıkla toplanmaktadır? Toplantı tarihleri nasıl belirlenmekte ve ne kadar önceden açıklanmaktadır?

Para Politikası Kurulu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu gereği, Başkan(Guvernör)’ın çağrısı üzerine yılda en az sekiz defa yapılır. Toplantı tarihleri yıllık olarak önceden kamuoyuna ilan edilmekte ve bu tarihler bir önceki yılın sonunda yayımlanan, bir sonraki yıla ait Para ve Kur Politikası duyurusunda yer almaktadır. Toplantı tarihleri; resmi tatiller, bayramlar, ay içindeki veri akım süreci ve milli gelir verilerinin açıklanma tarihleri gibi unsurlar göz önüne alınarak belirlenmektedir. Geçmişte yapılan ve yıl içinde yapılacak toplantı tarihlerine buradan ulaşılabilmektedir.

 
Para Politikası Kurulu üyelerinin görüşleri ve değerlendirmeleri ne şekilde ve ne zaman yayımlanmaktadır?

Para Politikası Kurulunun ayrıntılı değerlendirmelerini ve enflasyon görünümüne yönelik duruşunu özetleyen metin, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti adıyla, toplantıyı takip eden 5 iş günü içinde TCMB Genel Ağ sitesinde İngilizce çevirisiyle birlikte yayımlanmaktadır.

 
Enflasyon verilerine nereden ulaşılabilir?

Enflasyon oranlarına ve diğer ekonomik istatistiklere Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Genel Ağ sitesinin (www.tuik.gov.tr) yanı sıra, TCMB Genel Ağ sitesi (www.tcmb.gov.tr) ana sayfasında yer alan "İstatistikler" (EVDS) bölümünden de ulaşılabilmektedir.

 
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İdare Merkezi Anafartalar Mah. İstiklal Cad. No:10 06050 Ulus Altındağ Ankara Telefon : (+90 312) 507 50 00 | Faks : (+90 312) 507 56 40