Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir.
 
Twitter Facebook Youtube Flickr RSS Feed
 
 

Merkez Bankası ve Finansal İstikrar

Merkez Bankası ve Finansal İstikrar
 

Merkez Bankası Kanunu'na göre Bankanın temel görevlerinden biri "finansal sistemde istikrarı sağlayıcı ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak"tır.

Ayrıca, mali piyasaları izlemek, finansal sistemler ile ilgili hususlarda hükûmete görüş vermek, Bankaca uygun görülecek banka dışı mali kurumların ve bankaların yükümlülüklerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek ve bankalardaki mevduatın vade ve türleri ile özel finans kurumlarındaki katılma hesaplarının vadelerini belirlemek, ödeme ve mutabakat sistemlerini kurmak, işletmek ve denetlemek de Bankanın finansal istikrar ile ilgili diğer temel görevleri arasındadır.

Finansal sistemde ulusal ve uluslararası gelişmeler ile bu gelişmeler karşısında alınabilecek tedbirler her ay toplanan Para Politikası Kurulunda değerIendirilmekte ve gerektiğinde bu konuda çeşitli makro ihtiyati politika adımları atılmaktadır.

Olağanüstü hallerde ise, finansal istikrarın korunması amacıyla Merkez Bankası, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda, bu Fona avans verebilmekte, nihai kredi mercii olarak bankalara kredi açabilmekte, mali piyasaları izlemek amacıyla bankalar ve diğer mali kurumlardan ve ilgili diğer otoritelerden gerekli bilgileri isteyebilmektedir.


Politika Uygulamaları

Türkiye için 1990'lı yıllar yüksek enflasyon ve dalgalı büyümenin hüküm sürdüğü ve finansal krizlerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Bu dönemde Merkez Bankası ağırlıklı olarak döviz kurundaki dalgalanmaları sınırlayıcı ve finansal piyasalarda istikrarı sağlamaya yönelik politikalar izlemiştir.

Ancak, yapısal sorunların bir türlü giderilememesi ve güven ortamının tesis edilememesi nedeniyle Türkiye, 2001 yılı Şubat ayında tarihindeki en derin krizi yaşamıştır. Türk lirası büyük oranda değer kaybetmiş, faizler tarihi seviyelere yükselmiş, bankaların yükümlülüklerini yerine getirememeleri nedeniyle ödemeler sistemi, menkul kıymet ve para piyasaları durma noktasına gelmiş ve reel sektörde iflaslar gerçekleşmiştir. Finansal istikrarın büyük hasar gördüğü bu dönemde finansal sistem ancak devletin büyük çaplı sermaye destekleri sağlaması ile tekrar çalışır hale getirilebilmiştir.

Ekonomiyi yeniden sürdürülebilir bir büyüme ortamına kavuşturmak için kamu açıkları azaltılmış, kamunun mali piyasalar üzerindeki baskısı hafifletilmiş ve bankacılık sisteminin sağlıklı bir yapıya kavuşarak aracılık fonksiyonuna odaklanmasına, iç ve dış şoklara karşı dayanıklı ve uluslararası ölçekte rekabetçi hale gelmesine yönelik düzenleme ve yapısal reform çalışmaları başlatılmıştır.

Öte yandan, 2001 yılı Mayıs ayında Merkez Bankası Kanunu ile Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olarak belirlenmiş ve finansal istikrar destekleyici amaç olarak benimsenmiştir.

Bankacılık sektöründe yapısal reformların hayata geçirilmesi ve kararlılıkla uygulanması ve bu süre zarfında Türkiye ekonomisinin genel anlamda istikrar kazanması neticesinde, finansal sistem 2001 yılında yaşanan krizden sonra oldukça güçlü bir yapıya kavuşmuş, kârlılığı artmış ve ekonominin gösterdiği güçlü büyüme performansına önemli katkıda bulunmuştur.

Sektörün ve Türkiye ekonomisinin sağlamlığı 2008 yılında başlayan küresel finansal kriz ile çok ciddi bir sınavdan geçmiştir. Türkiye, sahip olduğu güçlü finansal yapısı nedeniyle küresel krizden sınırlı biçimde etkilenmiş ve kriz sonrası dönemde yüklü miktarda kısa vadeli sermaye girişlerine maruz kalmıştır. Bu durum bir yandan krediye erişimi kolaylaştırarak tüketimi hızlandırırken diğer yandan Türk lirasının değerlenmesine ve nihayetinde cari dengenin hızla bozulmasına yol açmıştır. Neticede, tüm bu unsurlar finansal istikrara dair kaygıları artırmış ve alternatif bir politika yaklaşımını gerekli kılmıştır. Bu dönemde Merkez Bankası da, finansal istikrar odaklı söylemlerini artırarak politika değişikliğinin ilk sinyallerini vermiştir.

Bu çerçevede Merkez Bankası, sayılan makro finansal riskleri sınırlamak amacıyla, uygulamakta olduğu enflasyon hedeflemesi rejimini, birbirini tamamlayıcı nitelikte farklı politika araçlarını bir arada kullanmaya imkân verecek biçimde yeniden tasarlamıştır. Buna göre, ilk olarak gecelik borç verme ve borçlanma faizi arasındaki fark (faiz koridoru) genişletilerek, para piyasasında kısa vadeli faizlerdeki oynaklığın konjonktüre göre ayarlanmasına imkân tanıyan bir operasyonel çerçeve oluşturulmuştur. Böylece, kısa vadeli faizlerin ortalama getirisinin düşürülüp oynaklığının artırılması yoluyla kısa vadeli sermaye girişlerinin caydırılması amaçlanmıştır.

Faiz koridorunun yanı sıra, piyasadaki Türk lirası likiditesini ve kredi arzını kontrol etmek amacıyla zorunlu karşılıklar bir makro ihtiyati tedbir olarak kullanılmıştır. Bu amaca yönelik olarak zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına son verilmiş, karşılık oranlarının ağırlıklı ortalaması artırılmaya başlanmış ve zorunlu karşılığa tabi yükümlülüklerin kapsamı genişletilmiştir. Ayrıca, bankacılık sisteminin yükümlülük vadesinin uzatılarak finansal istikrarın güçlendirilmesi amacıyla, zorunlu karşılık oranlarının kısa vade için daha yüksek olacak şekilde vadelere göre farklılaştırılması yoluna gidilmiştir.

Diğer taraftan, bankacılık sisteminin maliyet ve likidite kanallarının olumlu etkilenmesi ve bankalara likidite yönetimlerinde daha fazla esneklik sağlanması amaçlarıyla rezerv opsiyonu mekanizması geliştirilmiştir. Bu çerçevede bankalara Türk lirası yükümlülükler için tesis edilmesi gereken zorunlu karşılıkların belirli bir oranının yabancı para cinsinden tutulması, Türk lirası ve yabancı para yükümlülükler için tesis edilmesi gereken karşılıkların belirli bir oranının altın cinsinden tutulması imkânı sağlanmıştır.

Yapılan değişiklikler ile Merkez Bankası, fiyat istikrarı temel amacı çerçevesinde, finansal istikrarı yakından gözeten esnek bir para politikası uygulamasına geçmiştir.

 

İLGİLİ BAĞLANTILAR

DIŞ BAĞLANTILAR

 

 
Uluslararası finansal alanda Merkez Bankası

Finansal İstikrar Kurulu (Fınancıal Stabılıty Board - FSB)

FSB'nin amacı, finansal istikrarın sağlanması için ulusal finansal otoritelerin ve uluslararası standart belirleyici kurumların çalışmalarını koordine etmek ve etkin düzenleme, gözetim ve diğer finansal sektör politikaları geliştirmek ve uygulamak olarak özetlenebilir.

Türkiye 12 Mart 2009 tarihinde FSB üyeliğine kabul edilmiştir. Bu tarihten itibaren FSB Genel Kurulunda ülkemizi Merkez Bankası temsil etmiştir. 2015 yılında, FSB’nin temsil yapısının gözden geçirilmesi sürecinde ülkemize Genel Kurulda ilave bir temsilci daha bulundurma hakkı verilmiştir. 2015 yılı Mart ayından itibaren ülkemiz FSB Genel Kurulunda Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı tarafından birlikte temsil edilmekte olup, Kurul bünyesinde yürütülen çalışmalara ülkemizdeki diğer otoritelerden de katılım sağlanmaktadır.

Merkez Bankası, FSB Genel Kurulunda 1 sandalyeye sahip olmasının yanı sıra, FSB'nin Standartları Uygulama ve Kırılganlıkların Değerlendirilmesi daimi komitelerinde ülkemizi temsil etmekte, diğer çeşitli alt grup çalışmalarına aktif olarak katılım sağlamakta ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Danışma Grubu eşbaşkanlığını yürütmekte ve söz konusu eşbaşkanlık çerçevesinde Yönetim Komitesi toplantılarına da katılma hakkına sahip olmaktadır.

Basel Bankacılık Denetim Komitesi (Basel Commıttee on Bankıng Supervısıon - BCBS)

BCBS'in üyelik tabanı küresel finansal krizin ardından bankacılık denetimi alanındaki uluslararası işbirliği ve eş güdümün artırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında genişletilmiş ve diğer bazı gelişmekte olan ülke denetim otoriteleri ile birlikte ülkemiz bankacılık denetim otoritesi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 25 Mayıs 2009 tarihi, Merkez Bankası ise 1 Temmuz 2009 tarihi itibarıyla BCBS'e üye olmuştur. Bankamız BCBS'in çeşitli çalışma gruplarına katılım sağlamakta ve politika geliştirilen konulara ülkemiz bankacılık sisteminin durumunu dikkate alarak katkıda bulunmaktadır. 

BCBS tarafından ülke otoriteleri arasındaki iletişimin güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen "17th International Conference of Banking Supervisors" konferansı 2012 yılında Merkez Bankası ve BDDK ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenmiştir.

Uluslararası Para Fonu (Internatıonal Monetary Fund - IMF) ve Dünya Bankası

IMF ve Dünya Bankası işbirliği ile Finansal Sektör Değerlendirme Programları (FSAP) gerçekleştirilmektedir. FSAP, finansal sektörü değerlendirerek riskler ve kırılganlıklarla ilgili politika yanıtlarının geliştirilmesine yardımcı olmaya yönelik bir çalışmadır. Türkiye hakkındaki FSAP çalışmaları 2007 ve 2011 yıllarında gerçekleştirilmiştir.

İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (Organızatıon for Economıc Cooperatıon and Development - OECD)

Ülkemizin kurucu üyesi olduğu OECD'nin çalışmalarına Merkez Bankası da çeşitli alanlarda katkıda bulunmaktadır. Bu kapsamda katılım sağlanan OECD Finansal Piyasalar Komitesi toplantılarında küresel finansal gelişmeler ele alınmakta, ülke deneyimleri paylaşılarak ülkelerarası işbirliği güçlendirilmekte ve uygulanan ülke politikaları arasında eşgüdüm sağlanması konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca Merkez Bankası, finansal eğitim konusunda önemli çalışmalar yapan Uluslararası Finansal Eğitim Ağı olan INFE'de yer almakta ve altgrup çalışmalarına katılmaktadır. 

İslami Finansal Hizmetler Kurulu (Islamıc Fınancıal Servıces Board - IFSB)

2013 yılında faaliyete geçen IFSB'nin amacı uluslararası standartları İslami kurallara uyarlayarak veya yeni standartlar oluşturarak sektörün gelişimini teşvik etmek, İslami finansal ürünler sunan kurumların etkin denetimi konusunda rehberlik sağlamak ve sektörde risklerin belirlenmesi, ölçümü ve yönetimine ilişkin kritlerler geliştirmek olarak özetlenebilir.

Merkez Bankası, IFSB'ye 2013 yılında ülkemizden ilgili diğer otoritelerle birlikte tam üye olmuştur. Genel Kurul ve çeşitli çalışma gruplarına katılmaktadır.

Uluslararası İslami Likidite Yönetimi Kuruluşu (Internatıonal Islamıc Lıquıdıty Management Corporatıon - IILM)

2010 yılında kurulan IILM'in amacı İslami esaslara uygun finansal araçlar oluşturarak İslami finansal hizmetler sunan kuruluşlar için uluslararası likidite yönetimini kolaylaştırmaktır.

IILM'in hissedarları arasında bulunan Merkez Bankası, Genel Kurul, Yönetim Komitesinin ve İcra Komitesinin yanı sıra, Denetim Komitesi ve Risk Yönetimi Komitesi ile çeşitli çalışma gruplarına katılmaktadır.

 

 

 

 

 

 
 
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İdare Merkezi Anafartalar Mah. İstiklal Cad. No:10 06050 Ulus Altındağ Ankara
Telefon : (+90 312) 507 50 00 | Faks : (+90 312) 507 5640