Sıkça Sorulan Sorular

Paylaş
Yazdır
Para Politikası ve Enflasyon Hedeflemesi
Fiyat istikrarı nedir? Merkez Bankasının temel amacı neden fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olarak belirlenmiştir?

Fiyat istikrarı insanların yatırım, tüketim ve tasarrufa yönelik kararlarında dikkate almaya gerek duymadıkları ölçüde düşük bir enflasyon oranını ifade etmektedir. Fiyat istikrarı, gelişmiş ülkeler için yüzde 1 ila yüzde 3 aralığındaki enflasyon oranı olarak ifade edilmektedir.

Ekonomik ve sosyal istikrarın sağlanabilmesi için olmazsa olmaz bir koşul olan fiyat istikrarı, sadece düşük enflasyon oranına ulaşmayı değil; enflasyon oranının düşük düzeylerde sürdürülmesini de ifade eder. 

Fiyat istikrarı, yüksek enflasyonun yarattığı belirsizliğin ortadan kalkmasına yardımcı olarak sürdürülebilir ekonomik büyümeye ve ekonomik refaha katkıda bulunmaktadır. Ayrıca fiyat istikrarının olmadığı bir ekonomide geleceğe ilişkin belirsizlikler toplumdaki güven duygusunu aşındırmaktadır. 

Günümüzde modern merkez bankacılığı çerçevesinde fiyat istikrarı görevi, hükûmetlerden bağımsız olarak örgütlenmiş merkez bankalarına verilmiştir.

Fiyat istikrarının sağlandığı bir ekonomide;

  • Göreli fiyatlar kolaylıkla izlenebilir. Fiyat istikrarı, yatırımcılara ve tüketicilere göreli fiyatları kolayca karşılaştırma imkânı tanıyarak yatırım ve tüketim kararlarının sağlıklı bir şekilde verilmesini ve ülke kaynaklarının daha verimli alanlara yönlendirilmesini sağlar. Böylece fiyat istikrarının sağlandığı bir ortamda büyüme potansiyeli artar.
  • Tasarruf sahipleri ve yatırımcılar enflasyon risk primi talep etmez. Tasarruf sahipleri ve yatırımcılar yüksek enflasyonunun yaşandığı ülkelerde yatırımlarının getirisini enflasyon riskinden korumak için olması gerekenden daha yüksek getiri talep eder. Bu da faizlerin yükselmesine ve dolayısıyla, yatırım maliyetlerinin artmasına neden olur. Yüksek faizler yatırımları azaltır ve ülke kalkınmasını olumsuz yönde etkiler. Yani, fiyat istikrarının sağlandığı bir ekonomide faiz oranları daha düşük olur.
  • Verimsiz harcama ve yatırımlar azalır. Enflasyonun yüksek ve dalgalı olduğu ortamlarda, hane halklarının ve firmaların kaynaklarını henüz ihtiyaçları olmayan, ancak ileride ihtiyaç duyabilecekleri mallar için kullanmaları, yani gereksiz mal stoklamaları, daha verimli alanlarda kullanılacak veya tasarruf edilecek kaynakları azaltır. Fiyat istikrarı bu tür gereksiz mal stoklamalarını azaltarak harcanan bu kaynakların daha verimli alanlara aktarılmasına olanak verir.
  • Enflasyondan korunmak için gereksiz/verimsiz uğraşlar azalır. Yüksek enflasyon, yatırım kararlarının çok sık değiştirilmesine, yatırım araçları arasında harekete ve “ayakkabı eskitme maliyeti” olarak bilinen arama maliyetine neden olur ve zaman kaybına yol açar. 
  • Para ikamesi (dolarizasyon) azalır. Yüksek enflasyon, yerel paraya olan güveni azaltarak ekonomik birimlerin daha değerli olan yabancı paraları kullanmayı tercih etmelerine neden olur. Yabancı parayı elde tutmak ise, o ülkeye faizsiz kredi verme anlamına gelir. Para ikamesi olgusu, ülkenin emisyon kapsamında elde ettiği senyoraj gelirlerini azaltırken, bir anlamda yabancı ülkeye maliyetsiz kaynak sağlar. 
  • Gelir dağılımının bozulması önlenir. Enflasyondan en fazla sabit gelirliler zarar görür ve gelir dağılımı kendini enflasyondan koruyamayan kesimlerin aleyhine bozulur. Bu kesimler genelde toplumun alt ve orta gelir gruplarıdır. Ayrıca, enflasyondaki beklenmedik artış sebebiyle borç verenler, azalış sebebiyle ise borç alanlar zararlı çıkar ve bunun neticesinde gelir dağılımı bozulur. Gelir dağılımının bozulması toplumsal barışı da olumsuz etkiler.

Tüm bu unsurlar göz önünde bulundurulduğunda, ülkemizde de fiyat istikrarına ulaşmanın neden bu denli önem arz ettiği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olarak belirlenmiştir.

 

Merkez Bankasının temel politika aracı nedir?

Günümüzde Merkez Bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını politika faizi olarak kullanmaktadır.

Merkez Bankası politika faizleri ekonomiyi nasıl ve hangi kanallardan etkiler?
Merkez bankaları tarafından uygulanan para politikalarının toplam arz üzerindeki doğrudan etkisi görece daha sınırlıyken ekonomi üzerindeki asıl etkisi toplam talep aracılığıyla ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan, para politikaları uzun vadede fiyatlar genel seviyesinin temel belirleyicisi iken talep ve çıktı açığının kısa dönemli dalgalanmaları üzerinde de etkilidir. 

Merkez bankalarının uyguladığı para politikalarının ekonomiye nasıl bir süreç ve yoğunlukla etki ettiği; parasal değişkenlerin toplam talebi, çıktı açığını ve enflasyonu hangi kanallarla ve ne ölçüde etkilediği  “parasal aktarım mekanizması” ile açıklanmaktadır. Bu mekanizmaya göre, merkez bankası faiz oranında yapılan değişiklik enflasyon üzerindeki etkisini dört kanaldan gösterir:
  • Faiz Kanalı: Merkez bankası, borç paranın marjinal maliyetini değiştirerek tüketicilerin nakit akımlarını ve tüketim kararlarını; üreticilerin ise yatırım ve harcama kararlarını etkiler. Merkez bankası bu şekilde ekonomideki toplam talebi değiştirmektedir. Faiz kanalının işleyişi, kısa vadeli faiz oranında bir değişiklikle başlamakta ve bu değişikliğin finansal piyasalardaki arz ve talep mekanizmaları aracılığıyla orta ve uzun dönem faiz oranlarına yansımasıyla sonuçlanmaktadır.
  • Varlık Fiyatları Kanalı: Piyasa faiz oranları aynı zamanda bankalardan alınan kredi miktarının ve hisse senedi, döviz gibi varlıkların fiyatlarının değişmesine yol açar.

- Genişletici para politikası sonucu bankaların rezervleri ve mevduatları artacağından verebilecekleri kredi miktarı yükselecektir. Kredi miktarındaki bu artış firmaların yatırım harcamalarının artmasına yol açacak ve toplam talep üzerinde genişletici etki yaratacaktır.

- Merkez bankaları faiz oranlarını düşürdüğünde, tahvil getirileri azalacağından hisse senetlerine olan talep artacak; bu da hisse senetlerinin fiyatını yükseltecektir. Bu gelişmeler sonucu firmaların piyasa değeri firma maliyetine oranla yükseleceğinden yatırım ve üretim artacaktır.

  • Döviz Kuru Kanalı: Parasal genişlemenin olduğu bir ekonomide yurt içi reel faiz oranları düşeceğinden portföy yatırımcıları için o ülkede yatırım yapmak daha az kârlı olacak ve ülkeden sermaye çıkışı görülecektir. Bunun sonucunda ulusal paranın değeri düşmeye başlayacaktır. Döviz kurlarının yükselmesi ithal malların fiyatlarını ulusal para cinsinden artırarak enflasyonun doğrudan yükselmesine de sebep olabilecektir. Ayrıca, ithal malları fiyatlarının yükselmesi, toplam arzın azalmasına ve devamında fiyatlar seviyesinde artışa neden olacaktır.
  • Beklentiler Kanalı: Beklentiler kanalı, ekonomik birimlerin gelecek dönemlere ilişkin başta enflasyon olmak üzere ekonomik şartlarda yaşanmasını bekledikleri değişimler aracılığıyla çalışan aktarım kanalıdır. Faiz oranlarına ilişkin kararlar aynı zamanda beklentileri, beklentiler de ileriye dönük kararları etkiler.

Ekonomide faiz oranlarında yapılan değişikliğe uyumun sağlanması zaman alır. Ayrıca, parasal aktarım mekanizmasının işleyişi ülkeler arasında farklılıklar gösterir.

 

Politika faiz oranı ne anlama gelmektedir? Merkez Bankası politika faizlerini nasıl ve neye göre belirler?

Merkez bankalarının resmi faiz oranları yoluyla para arzı ve kısa vadeli faiz oranları üzerinde kontrol yeteneği vardır. Merkez bankaları, bankaların ihtiyaç duyduğu likiditeyi sağlamak için bankalara verdiği kısa vadeli borçların ve fazla likiditeyi çekmek amacıyla yaptığı borçlanmanın faiz oranlarını kendisi belirler. 

Merkez bankaları bu faiz oranını belirleyerek iktisadi faaliyet ve fiyatlar genel seviyesini etkilemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle bu faiz oranına politika faiz oranı denilmektedir.

Merkez Bankasının kullandığı politika faiz oranı, bir hafta vadeli repo işlemlerinde uygulanan faiz oranıdır. 

Politika faizlerine ilişkin kararlar Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından alınır. Faiz kararları alınırken, orta vadeli bir bakış açısıyla, gelecek dönem enflasyon görünümüne odaklanılır. Ayrıca, dışsal şokların enflasyon üzerindeki geçici etkilerine anında tepki verilmemesi ve orta vadeli hedeflere vurgu yapılarak politika tepkisinin zamana yayılması ilkesi benimsenir. 

PPK faiz kararı alırken, toplam arz-talep dengesi, maliye politikasına ilişkin göstergeler, parasal göstergeler ve kredi büyüklükleri, ücret, istihdam, birim maliyet, verimlilik gelişmeleri, kamu ve özel sektör fiyatlama davranışları, enflasyon beklentileri, döviz kurları ve bunları etkileyebilecek gelişmeler, olası dışsal şokların analizi ve Merkez Bankası bünyesindeki ekonomik tahmin sisteminden elde edilen projeksiyonları içeren geniş bir bilgi kümesinden yararlanılır. 

 

Merkez Bankası politika faizlerine yönelik olarak aldığı kararları ne zaman ve nasıl duyurur?

PPK Toplantı Kararı toplantı günü saat saat 14.00’te kararın kısa bir açıklaması ve gerekçesi ile bir basın duyurusu aracılığıyla ilan edilir. Toplantı tarihleri önceden kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

Kurul’un ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden beş iş günü içinde yayımlanır.

 

Merkez Bankası enflasyon tahminlerini nasıl oluşturur? Merkez Bankasının enflasyon tahminlerine ve faiz öngörülerine nereden ulaşılabilir?

Merkez Bankası, enflasyon tahminlerini yaparken, toplam arz-talep dengesi, maliye politikasına ilişkin göstergeler, parasal göstergeler ve kredi büyüklükleri, ücret, istihdam, birim maliyet, verimlilik gelişmeleri, kamu ve özel sektör fiyatlama davranışları, geçmiş dönem enflasyon gerçekleşmeleri, enflasyon beklentileri, döviz kurları ve bunları etkileyebilecek gelişmeler ve olası dışsal şokların analizi gibi pek çok parametrenin dikkate alındığı ekonometrik modeller kullanarak oluşturur. Bunu oluştururken geçmiş dönem enflasyonunu, beklentileri, girdi fiyatları tahminlerini ve çıktı açığını göz önüne alır.

Merkez Bankasının cari yıl ve takip eden iki yıla ilişkin enflasyon tahminleri yılda dört defa yayımlanan Enflasyon Raporunda açıklanır. Önceki rapor dönemine göre enflasyon tahminlerinde değişiklik olması halinde yeni tahmin, değişikliğe sebep olan unsurlar açıklanarak yayımlanır.

 

Merkez Bankası faiz oranları neyi ifade eder?

Merkez Bankası, ekonomideki son likidite kaynağı olarak bankalara ödünç para verebilir, ayrıca ekonominin gerekleri doğrultusunda ödünç para alabilir.

Merkez Bankası Faiz Oranları, esas olarak gecelik ve haftalık vadelerde yoğunlaşan bu işlemlere ilişkin Merkez Bankasının belirlediği faiz oranlarını ifade eder.

Para Politikası Kurulu (PPK) nedir, kimlerden oluşur, nasıl karar alır?

Para Politikası Kurulu (PPK), para politikası kararlarının alındığı organdır.

PPK’nın yapısı Merkez Bankası Kanununun 22/A maddesinde düzenlenmektedir. Bu madde uyarınca, PPK, Başkanın başkanlığı altında, Başkan Yardımcıları, Banka Meclisince üyeleri arasından seçilecek bir üye ve Başkanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı onayı ile atanacak bir üyeden oluşur. Atanacak üyenin para politikası konusunda çalışmalarının bulunması ve ekonomi, işletme, bankacılık ve finans alanlarından birinde akademik unvana sahip, görevi ile ilgili alanda en az on yıl çalışmış, yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olması gerekir. 

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı veya Bakanın belirleyeceği bir birim amiri toplantılara oy hakkı olmaksızın katılabilir. 

Başkanlık, Başkan Yardımcılığı ve Banka Meclisi üyeliği görevi sona erenlerin PPK üyeliği de sona erer.

PPK toplantılarında gündem, Başkanlıkça düzenlenir. Üyelerin gündem dışı görüşülmesini istedikleri hususlar, Başkanın da katılması halinde aynı toplantıda gündeme alınır ve görüşülür; aksi takdirde bir sonraki toplantı gündemine alınmasına karar verilebilir. PPK, üyelerin en az üçte ikisinin katılmasıyla toplanır ve mevcut üyelerin çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği halinde, Başkanın katıldığı tarafın teklifi kabul edilmiş sayılır. 

PPK, Merkez Bankasının uygulayacağı para politikası ilke ve stratejilerini belirler. Diğer bir deyişle, Merkez Bankasının politikaları, PPK tarafından belirlenir. PPK hükûmetle birlikte enflasyon hedefini tespit eder. Bunun yanında, paramızın iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri alır. Merkez Bankasının temel politika aracı olan faiz oranları bu toplantıda belirlenir.

PPK, faiz kararını alırken geniş bir veri setini dikkate alır. Karar öncesinde, Bankanın ilgili birimleri enflasyon, ödemeler dengesi, ekonomik faaliyet, kamu maliyesi ve uluslararası gelişmeler hakkında detaylı bir şekilde Kurulu bilgilendirir. 

Ön hazırlık ve toplantıların ardından, PPK Toplantı Kararı alınır. Kurul, faiz kararını oylama yoluyla alır. Toplantı kararı saat 14.00’te kararın kısa bir açıklaması ile ilan edilir. Kurul’un ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden beş iş günü içinde yayımlanır.

PPK, faiz kararları alınırken, orta vadeli bir bakış açısıyla, gelecek dönem enflasyon görünümüne odaklanır. 

 

Para Politikası Kurulu hangi sıklıkla toplanır? Toplantı tarihleri nasıl belirlenir ve ne kadar önceden açıklanır?

Para Politikası Kurulu toplantıları, Başkan’ın çağrısı üzerine yılda en az sekiz defa yapılır. Kurul’un her yıl hangi tarihlerde toplanacağı o yıla ait Para ve Kur Politikası metninde duyurulur. 

İhtiyaç duyulması halinde Kurul olağanüstü de toplanabilir.

 

Para Politikası Kurulu üyelerinin görüşleri ve değerlendirmeleri ne şekilde ve ne zaman yayımlanır?

Para Politikası Kurulunun ayrıntılı değerlendirmelerini ve enflasyon görünümüne yönelik duruşunu özetleyen metin, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti adıyla, toplantıyı takip eden 5 iş günü içinde Merkez Bankası İnternet sitesinde yayımlanır.

Merkez Bankasının enflasyon hedefi nedir? Enflasyon hedefleri nasıl belirlenir?

Enflasyon hedefleri Merkez Bankası ve Hükûmet tarafından üç yıllık bir dönemi kapsayacak şekilde birlikte belirlenir ve ilan edilir. 

Ancak, söz konusu hedeflere ulaşılmasında uygulanacak para politikasını ve kullanılacak para politikası araçlarını belirleme yetkisi yalnızca Merkez Bankasının sorumluluğundadır. Yani, Merkez Bankası araç bağımsızlığına sahiptir. 

Hedefler, her yılın sonunda yayımlanan ve bir sonraki yılın para ve kur politikaları çerçevesini belirleyen temel politika metinleri aracılığıyla ve üç yıllık bir dönemi kapsayacak şekilde ilan edilir. Orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 5’tir.

 

Enflasyon hedefleri değişebilir mi?

Enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde, önceden ilan edilen bir enflasyon hedefinin, yalnızca para politikasının denetimi dışındaki unsurlara bağlı olarak hedeflerden çok büyük ve uzun süreli sapmalar görüleceğinin anlaşılması ve orta vadeli hedeflerin anlamsız kalması durumunda değiştirilmesi gündeme gelebilir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi ve yeni hedeflerin belirlenmesi ise ancak Merkez Bankası ile Hükûmet tarafından birlikte kararlaştırılabilir.

Öte yandan, geçici şoklar enflasyon hedeflerinin değil enflasyon tahminlerinin değiştirilmesine yol açar ve böyle bir durumda ekonomik birimler için referans değer olarak kısa vadede enflasyon tahminleri, orta vadede ise enflasyon hedefi ön plana çıkar.

Merkez Bankası, sık sık hedef değiştirmenin enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışlarını olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığını ve ilerisi için verilen taahhütlerin güvenilirliğini azaltabileceğini düşünmektedir. Bu nedenle, enflasyonun makul sürelerde hedefe yakınsayacağı öngörüldüğü sürece hedeflerin değiştirilmemesi esas alınır.

Enflasyon hedefleri etrafındaki belirsizlik aralığı nedir?

Belirsizlik aralığı, enflasyonun belirlenen nokta hedeflerden ne büyüklükte bir sapma göstermesi durumunda, Merkez Bankasının hesap verebilirlik mekanizmasını devreye sokması gerektiğini gösteren ve nokta hedef etrafında her iki yönde simetrik olarak tanımlanan bir aralıktır.

Enflasyon hedefinin 2 puan üstü ve altı, belirsizlik aralığı olarak belirlenmiştir.

Enflasyon hedefleri tutmazsa Merkez Bankası ne yapar? Merkez Bankasının hesap verebilirlik mekanizması nasıl işler?

Merkez Bankası Kanunu'nun 42. maddesinde, "Banka, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde, nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükûmete yazılı olarak bildirir ve kamuoyuna açıklar." hükmü yer alır. 

Merkez Bankası, hesap verme sorumluluğu gereğince ve hesap verme mekanizmasının uygulanabilirliğini sağlamak için, yıl sonları için geçerli olan nokta hedef etrafında simetrik bir belirsizlik aralığı oluşturur. Bu çerçevede, enflasyon belirsizlik aralığının dışına çıktığında hesap verme yükümlülüğü devreye girer.  

Cumhurbaşkanı, Bankanın işlem ve hesaplarını denetlettirme yetkisine sahiptir. Banka Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca Başkan tarafından, Banka faaliyeti ile uygulanmış ve uygulanacak olan para politikası hakkında, her yıl Nisan ve Ekim aylarında Cumhurbaşkanına rapor sunulmaktadır. 

Banka, faaliyetine ilişkin olarak yılda iki defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmektedir. 

Banka, para politikası hedefleri ve uygulamalarına ilişkin dönemsel raporlar hazırlar ve kamuoyuna duyurur. Raporların hangi dönemler itibarıyla hazırlanacağı, kapsamı ve açıklanma usulü Bankaca belirlenir. 

Banka, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde, nedenlerini ve alınması gereken önlemleri hükûmete yazılı olarak bildirir ve kamuoyuna açıklar. 

 

Enflasyon verilerine nereden ulaşılabilir?

Enflasyon oranlarına Türkiye İstatistik Kurumu İnternet sitesinin (www.tuik.gov.tr) yanı sıra, Elektronik Veri Dağıtım Sisteminden (EVDS) de ulaşılabilir.

Finansal İstikrar
Merkez bankaları neden finansal istikrarı izler ve sorumlulukları nelerdir?

Merkez bankaları para politikası karar sürecinde bir bütün olarak finansal sistemin istikrarını gözetir ve sistemi tehdit eden ve sistemik risk yaratıcı çeşitli unsurları makro bazda değerlendirir. Finansal sistemin makro düzeyde değerlendirilmesi, finansal istikrarı bozabilecek unsurların tespiti ve gereken önlemlerin alınması, para politikası uygulayıcısı, ödeme sistemleri sorumlusu ve son kredi mercii olan merkez bankalarının görevleri arasındadır. Ayrıca, bankacılık sisteminin parasal aktarım mekanizmasının bir parçası olması ve finansal istikrarsızlığın sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı gibi makroekonomik hedefler açısından tehdit yaratması gibi nedenlerle merkez bankalarınca finansal istikrara verilen önemi artırıyor.

Merkez bankaları, para politikası karar sürecinde finansal sistemin bir bütün olarak istikrarını gözettiğinden, güçlü ve etkin işleyen bir finansal sistemin varlığı, esas hedefleri olan fiyat istikrarının sağlanması için son derece önemlidir.

Merkez Bankası neden Finansal İstikrar Raporu yayımlar?

Merkez bankaları finansal istikrarın doğrudan ve etkin bir biçimde izlenmesi amacıyla yapılanmakta, yeni analiz teknikleri geliştirme yönünde çalışmalarını sürdürmekte ve yayımladıkları finansal istikrar raporları ile değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bu raporların yayımlanmasındaki amaç, tarafların bu konuda gerekli bilgilere ulaşmasının sağlanması ve bu yolla finansal istikrara katkıda bulunulmasıdır. 

Merkez Bankası da, bu anlayışla, finansal sistemin kırılganlıklarını izlemekte, sistemde istikrarsızlık yaratabilecek riskleri makro bazda değerlendirmekte ve bunların zamanında ve etkin yönetilebilmesi ile gerek yurt içi gerek uluslararası platformlarda finansal sisteme ilişkin daha sağlıklı değerlendirmeler yapılmasını sağlamak amacıyla görüş ve analizlerini yılda iki kez yayımladığı Finansal İstikrar Raporu yoluyla kamuoyu ile paylaşmaktadır. 

 

Döviz Kuru Politikası ve Rezerv Yönetimi
Merkez Bankasının döviz kuru hedefi var mıdır?

Ülkemizde 2001 krizinin ardından dalgalı döviz kuru rejimi uygulanmaya başlanmıştır. Merkez Bankasının bir döviz kuru hedefi ve taahhüdü yoktur. Uygulanmakta olan kur rejiminde, döviz kuru bir politika aracı olarak kullanılmamaktadır. Döviz arz ve talebini belirleyen esas unsurlar, iktisadi temeller, uygulanan para ve maliye politikaları, uluslararası gelişmeler ve beklentilerdir. Ancak, Merkez Bankası döviz kurunun iktisadi temellerden belirgin şekilde sapması, kur piyasasında yüksek oynaklık oluşması ve kur gelişmelerinin fiyat istikrarı ve finansal istikrara yönelik risk oluşturması halinde tedbirler almaktadır.

Merkez Bankası gösterge niteliğindeki kurlar nasıl belirlenir ve ne zaman ilan edilir?

Gösterge Kurlar; Merkez Bankası tarafından her iş günü, saat 15.30’da belirlenir. 2 Ocak 2015 tarihinden itibaren Merkez Bankası; 1 ABD doları karşılığında, Türk Lirası döviz kurunu şu şekilde belirler:

  • Öncelikle 10.00-15.00 arasında her saat başı, bankalararası döviz piyasasında 1 ABD doları karşılığında Türk lirasına kotasyon veren (fiyat veren) bankaların alım ve satım fiyat ortalamalasını alır. 
  • Ortaya çıkan bu 6 değerin de ortalamasını alarak bir “orta değer” tespit eder. 
  • Orta değere iskonto ve prim uygulayarak alış ve satış kurlarını belirler. Kur Ortalamaları Hesaplama Saatleri:

       10.00: 1’inci Ortalama
       11.00: 2’inci Ortalama
       12.00: 3’üncü Ortalama
       13.00: 4’üncü Ortalama
       14.00: 5’inci Ortalama
       15.00: 6’ıncı Ortalama

Benzer şekilde diğer döviz kurları için de, uluslararası piyasalardaki çapraz kurların 10.00-15.00 arasında alınan 6 değerinin aritmetik ortalaması ABD doları orta değerine uygulanarak diğer döviz kurları için de orta değerler hesaplanmakta, her bir döviz kuru için belirlenen orta değerlere iskonto ve prim ygulanarak ilgili döviz kurlarının döviz alış ve döviz satış değerleri belirlenmektedir. 

Yukarıdaki tabloda yer alan saatlerde belirlenmiş ortalamalar ve orta değer ile ABD doları/euro çapraz kurları; ertesi iş günü Merkez Bankası İnternet sitesindeki Piyasa Verileri sayfasında ilan edilir. Her iş günü belirlenen Merkez Bankası gösterge niteliğindeki döviz ve efektif alış-satış kurları ise, aynı gün içerisinde 15.30’da İnternet sitesinde ilan edilir, ertesi gün ise Resmi Gazete’de yayımlanır. Yayımlanan bu kur değerleri; hiçbir kişi veya kurumu bağlamamakla birlikte, belirlendikleri günden bir iş günü sonra, Merkez Bankası tarafından gişe ve bazı muhasebe işlemlerinde kullanılabilir. 

Merkez Bankası dışındaki gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılan işlemlerde ise, hangi kurun uygulanacağına bu kişilerin kendileri karar verir. Bunun yanında; resmi tatiller, hafta sonları ve yarım gün çalışılan günlerde gösterge kur belirlenmez. 

Alım satıma konu olmayan, dolayısıyla gösterge niteliğinde Türk lirası karşılıkları belirlenmeyen bazı dövizler yine Merkez Bankasının konusudur. Bu nitelikteki döviz kurlarının Türk lirası karşılıkları da günlük olarak hesaplanıp Merkez Bankası İnternet sitesinde ilan edilir.

 

 

 

Merkez Bankası kur değerlerine (yıllık, üç aylık, aylık) nasıl ulaşılır?

Gösterge niteliğindeki kurlara Merkez Bankası İnternet sitesindeki 'İstatistikler-Döviz Kurları' bölümünden ve Elektronik Veri Dağıtım Sisteminden (EVDS) ulaşılabilir. 

Merkez Bankası sisteminden kur bilgilerini otomatik olarak alabilme imkânı bulunmakta mıdır?

Merkez Bankası kurları günde bir defa saat 15.30’da belirlenip, gerekli kontroller yapıldıktan sonra 16.00-16.30 saatleri arasında İnternet sitesinde yayımlanır.

En son yayımlanan kur bilgilerine buradan ulaşılabilir. Kullanıcılar bu dosyayı, herhangi bir programlama dili ile geliştirecekleri uygulamalarında veri dosyası olarak kullanarak İnternet üzerinden otomatik olarak alabilirler. Bu adres ve bu dosyanın formatı özel düzenleme gereklilikleri dışında (bazı Avrupa para birimlerinin tedavülden kalkması gibi) değişmemektedir. Örneğin, dolar kuru alış değerinin dosya içinde bulunduğu satır ve sütun koordinatları her gün aynıdır. Bunun dışında Merkez Bankası kurların otomatik olarak alınması konusunda hazır kod veya betik (İng. script) sağlamamaktadır.

Merkez Bankası kur listesinde bulunmayan dövizlere ilişkin bilgilere nasıl ulaşılabilir?

Merkez Bankasınca alım satıma konu olmayan, dolayısıyla gösterge niteliğinde Türk lirası karşılıkları belirlenmeyen bazı dövizlerin Türk lirası karşılıklarını gösteren Kur Tablosu'na buradan ulaşılabilir.

Merkez Bankasından gerçek kişilere döviz/efektif alınıp, satılabilir mi?

Merkez Bankası veznelerinden gerçek kişilere döviz/efektif alış ve satış işlemi yapılmaz.

Merkez Bankasının döviz rezervleri nasıl yönetilmektedir?

Merkez bankaları, rezervlerini kendi ülkelerine özgü koşullar gereğince farklı anlayışlar çerçevesinde yönetmektedir. Bununla birlikte, merkez bankalarının birçoğu tarafından benimsenen genel rezerv yönetim ilkeleri bulunmaktadır. Bu ilkeler öncelik sırasıyla ana paranın korunması, likidite ve getiri olarak sıralanabilir. 

  • Anaparanın Korunması İlkesi (Güvenli Yatırım): Rezervler ulusal varlık olarak kabul edildiğinden rezerv yönetim sürecinde merkez bankaları anaparanın güvenliğine ve korunmasına öncelik vermektedir. 
  • Likidite İlkesi: Merkez bankaları, rezervlerin tutulma amaçlarına hizmet edebilmesi ve ihtiyaç duyulduğunda piyasada fiyat oynaklığına yol açmadan ve en az değer kaybı ile hızla satılabilmesi için rezerv yönetim sürecinde nakde çevrilebilir yatırım araçlarını tercih etmektedir.
  • Getiri İlkesi: Merkez bankaları rezerv yönetimi kapsamında gerçekleştirdikleri finansal işlemlerde ancak anaparanın korunması ve likidite hedeflerinin sağlanması koşulu ile rezervlerin getirisini artırmayı hedefleyebilmektedir.

Rezerv yönetim stratejisi belirlenirken Merkez Bankasının yükümlülük yapısı, Hazine adına yabancı para cinsinden borç ödemeleri, Hazine borçlanma stratejileri ile iç ve dış ekonomideki dönemsel gelişmeler gibi pek çok unsur dikkate alınmakta; uygulanacak stratejinin mevcut döviz kuru rejimi ve para politikaları ile uyumlu olmasına özen gösterilmektedir.

 

Merkez Bankasının döviz rezervi ne kadardır?

Döviz rezervi bilgisine Elektronik Veri Dağıtım Sistemi’nde (EVDS) yer alan “TCMB Bilanço Verileri” başlığı altındaki “Merkez Bankası Rezervleri” alt başlığından haftalık verilere; “Ödemeler Dengesi, Uluslararası Yatırım Pozisyonu” başlığı altındaki “Uluslararası Rezervler” alt başlığından ise aylık verilere ulaşılabilir.

Merkez Bankası rezervi nelerden oluşur?

Uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklardır. Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlardır: 

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

Bir ülkenin döviz rezervleri, dış ödeme zorluklarının yaşanması durumunda parasal yetkililer tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır dış varlıklar olarak tanımlanabilmektedir. Döviz rezervleri, doğrudan finansman kaynağı olabileceği gibi, dış ödeme güçlüklerinin neden olabileceği olumsuzlukların dolaylı olarak düzenlenmesi ve denetlenmesinde, döviz kurunu etkilemek suretiyle, piyasalara müdahale amacıyla kullanılabilmektedir.

 

Merkez Bankasının altın rezervi bulundurmasının nedeni nedir?

Stratejik bir rezerv tutma aracı olması ve her an nakde çevrilebilme özelliği nedeni ile toplam ulusal rezervlerimizin bir kısmının altın olarak tutulması tercih edilir.

Merkez Bankası altın ve döviz rezervlerini nasıl muhafaza ediyor?

Merkez Bankasının döviz rezervleri muhabir bankalar ve diğer ülke merkez bankalarında açtırılmış olan cari ve senet saklama hesapları aracılığı ile muhafaza edilir. Ayrıca, rezervinin küçük bir kısmı, Bankanın gereksinimlerini ve yurt içi piyasalarda oluşan yabancı para efektif talebini karşılamak amacı ile Banka kasalarında efektif olarak tutulur.

Altın rezervlerinin bir kısmı ülkemiz sınırları içinde muhafaza edilirken, kalan miktarı yurt dışında diğer ülke merkez bankalarında muhafaza edilir. Bu altın rezervi, doğrudan yatırım işlemlerinde kullanmak amacı ile merkez bankaları nezdinde açılmış olan altın saklama hesaplarında tutulur.

Merkez Bankasının altın rezervi nasıl değerlendiriliyor?

Uluslararası standarda sahip olan Merkez Bankası altın rezervleri, rezerv yönetim politikası ve uluslararası bankacılık teamüllerine bağlı kalınarak doğrudan alım/satım, vadeli ve vadesiz altın deposu, altın swapları, stand-by imkanları ve location swap işlemleri yapılarak değerlendirilir. Altın rezervlerinin yönetimi ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşılabilir.

Emisyon ve Banknotlar
Emisyon hacminin artması merkez bankasının "karşılıksız para bastığı" anlamına mı gelir? Emisyon hacmini temel olarak ne belirler?

Merkez bankalarının en temel görevlerinden biri para basmak ve bastığı parayı dolaşıma sürmektir. Ekonominin nakit para ihtiyacının karşılanması ile eskimiş ve yıpranmış banknotların yenileriyle değiştirilerek tedavülde daha temiz bir banknot kompozisyonu bulundurulması için merkez bankasınca banknot basılmaktadır. Ancak, para basılması ile piyasaya para sürülmesi aynı anlama gelmemekte ve genel olarak para basımı paranın üretimiyle; piyasaya para sürülmesi ise dolaşımda bulunan banknot miktarını ifade eden emisyon hacmini etkileyen bankacılık işlemleriyle ilgili kavramlardır. Emisyon hacmi, temel olarak, bireylerin ve bankaların nakit talebine göre belirlenir. Emisyon hacminin artması, merkez bankasının “para bastığı” ya da daha teknik ifadeyle genişletici para politikası uyguladığı anlamına gelmez.

Modern merkez bankacılığı uygulamalarında merkez bankaları, para politikasını emisyon hacmini belirleyerek oluşturmaz. Yani, emisyon hacmi merkez bankasının bir politika aracı değildir. Para politikası, paranın miktarının değil, elde edilebilirliğinin, yani parayı elde etme maliyetinin belirlenmesi ile oluşturulur. Merkez bankası, belirlediği kısa vadeli faiz oranı üzerinden talep eden bankalara borç para verir. Emisyon talebi arttığında, yani insanlar daha fazla para tutmak istediğinde bankalar, merkez bankasının belirlediği faiz oranı üzerinden ve merkez bankasına teminat getirerek merkez bankasından borçlanırlar. O halde emisyon hacmini belirleyen temel unsur, ekonomideki birimlerin nakite olan talebidir. Kredi kartları, çek, internet bankacılığı gibi alternatif ödeme araçlarında görülen gelişmelere rağmen, özellikle küçük tutarlı ödemelerde nakit kullanmak kolaylık sağlar ve pratiktir. Bu yüzden hala nakde olan talep  yüksektir. Bu talep günden güne, aydan aya değişebilir. Emisyon hacmini en çok etkileyen beş ana unsur vardır:

  • Mevsim Etkisi: Tatil için çoğunlukla tercih edilen dönemler Şubat ayı ve yaz aylarıdır. Bu dönemlerde insanların nakit para talebi artar, bu da emisyon hacmini artırır.
  • Haftanın Günleri: Bireyler hafta sonu tatili öncesi yanlarında nakit bulundurmak isterler. Bankalar da müşterilerine nakit sağlamak ve hafta sonu oluşabilecek nakit taleplerine karşı tedbirli olmak için nakit bulundururlar. Bu nedenle, Cuma günleri emisyon hacminde belirgin bir artış görülür.
  • Maaş Ödemeleri: Her ayın başında ve ortasında yani maaş ödemelerinin yapıldığı günlerde emisyon hacmi artar.
  • Dini Bayramlar: Bireyler bayramda yapacakları harcamalar için nakit tutmak isterler. Bu da dini bayramlar öncesinde emisyon hacminde artışa yol açar. Hatta, kurban bayramlarında görülen artış, hem bayramın daha uzun olması, hem de alışverişlerdeki yoğun nakit para kullanımı sebebiyle daha belirgindir.
  • Büyüme ve Enflasyon Oranları: Büyüme ve enflasyon oranları da emisyon hacmini etkiler. Ekonomi büyürken insanlar zenginleşir ve daha fazla para harcamak isterler. Enflasyon arttığında insanlar sahip olmak istedikleri şeylere ulaşmak için daha fazla paraya ihtiyaç duyarlar. Bu da nakit talebini ve emisyon hacmini artırır.

 

Banknotların gerçek olup olmadığı nasıl anlaşılır? Türk lirası banknotların güvenlik özellikleri nelerdir?

Banknotlarımızda bulunan güvenlik özelliklerini kontrol ederek, banknotların gerçek olup olmadığını kolayca anlamak mümkündür. Dolaşımdaki banknotların güvenlik özellikleriyle ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayın.

Banknotun sahte olduğunun tespit edilmesi halinde ne yapılmalı?

Sahte bir banknot ele geçirildiğinde derhal Emniyet birimlerine bildirilmelidir. Suçu bildirmemek de bir suç unsuru olduğundan, daha çok kişinin mağdur olmasının önlenebilmesi amacıyla bu bildirimlerin yapılması önemlidir. Ayrıca, söz konusu bildirimin bir vatandaşlık görevi olduğunu unutmamak gerekir. 

Para basımının maliyeti nedir ve bu maliyet hangi kriterlere göre, nasıl değişir?

2018 yılında üretimi tamamlanan banknotların ortalama birim maliyeti yaklaşık 0,19 TL (19 Kr) olarak gerçekleşmiştir. Banknot maliyetlerini etkileyen unsurlar girdi maliyetleri, üretim miktarı ve basım özellikleridir.

Banknotların kupür kompozisyonu neye göre belirlenir?

Banknotların kupür kompozisyonları oluşturulurken, geçmiş yıllardaki uygulamalar, perakende sektörünün fiyatlandırma politikası, madeni para kullanım alışkanlığı, yuvarlama etkisi ve diğer ülkelerdeki sistemler gibi hususlar dikkate alınmaktadır.

Çeşitli ülke uygulamalarına ve yapılan araştırmalara bakıldığında, dolaşımda altı veya yedi adedin üzerinde kupür bulundurulması durumunda bazı kupürlerin kullanım dışı kalabileceği, az sayıdaki kupür adedinin ise nakit işlemlerinde zoruluklar yaratabileceği görülmektedir.

 

YTL banknot ve madeni paraların değişimi mümkün mü?

Yeni Türk Lirası banknotlar 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren 10 yıllık (31 Aralık 2019 mesai bitimine kadar) zamanaşımı süresince değiştirilebilecek olup, madeni paralar için 1 yıl olan zamanaşımı süresi 31 Aralık 2010 tarihi itibarıyla dolmuştur.

Banknotlarımızın resim ve görüntülerinin çoğaltılması ile ilgili bir kural var mı?

Banknotların resim ve görüntülerinin çoğaltılması ve yayınlanması konusunda detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir.

Banknotların resim ve görüntülerinin kullanılmasında bir sınırlama var mı?

5083 sayılı Kanun'un 4. maddesine istinaden, "Banknotların Resim ve Görüntülerinin Çoğaltılması ve Yayınlanması ile İlgili Duyuru" TCMB tarafından 24 Şubat 2004 ve 13 Ekim 2004 tarihli ve sırasıyla 25383 ve 25612 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanmış olup ilan olunan bu şartlara uymayan kişiler hakkında fiil daha ağır bir suça yol açmadığı takdirde ağır para cezası uygulanır.

 

Madeni paralarla ilgili bilgilere nasıl ulaşılabilir?

Madeni paraların üretimi ve satışı T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden madeni paralarla ilgili ayrıntılı bilgilere adı geçen Genel Müdürlüğün İnternet sitesinden  (www.darphane.gov.tr) ulaşılabilir.

Eskimiş ve yıpranmış banknotlar nerede ve nasıl değiştirilebilir?

Yazıları okunmayacak şekilde kirlenmiş, yıkanmış, boyanmış, yanmış, yırtılmış veya çeşitli sebeplerle eskiyip yıpranmış, değeri belirlenebilen tam banknotlar ile yüzeyindeki eksiklik %50'den az olan banknotlar, yazılı değeri üzerinden başa baş olarak; tek parçadan ibaret olmak kaydıyla yüzeyindeki eksiklik %50 olan banknotlar yazılı değerinin yarısı üzerinden yenileriyle değiştirilebilir.

Yüzeyinin yarısından fazlası eksik olan banknotlar ise değiştirilmez.

Eskimiş, yıpranmış veya kısmen fiziki parça kaybına uğramış banknotların, doğrudan Merkez Bankası Şubeleri, Ziraat Bankası veya diğer banka ve özel finans kurumlarının şubeleri aracılığıyla değiştirilmesi mümkündür.

Yıpranmış, eskimiş, yırtık, yanık, eksik yabancı para efektifleri nasıl değiştirilir?

Yanık, eskimiş, yanmış ve benzeri nitelikteki efektiflerin değişimi belirli bir ücret karşılığında ticari bankalar veya döviz büfeleri aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

Sermaye ve Hissedarlık Yapısı
Merkez Bankasının sermaye ve hissedarlık yapısı nasıldır, hissedarları kimlerdir?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş.’nin sermayesi 25.000 Türk lirası olup 250.000 adet hisseye ayrılmıştır. Bugün itibarıyla Merkez Bankasının bir hissesinin nominal değeri 10 kuruştur.

Merkez Bankası Kanunu ile, Merkez Bankası hisse senetleri (A), (B), (C) ve (D) olmak üzere dört sınıfa ayrılmış olup, 

(A) sınıfı hisse senetleri münhasıran Hazineye,
(B) sınıfı hisse senetleri Türkiye’de faaliyette bulunan milli bankalara,
(C) sınıfı hisse senetleri 15.000 hisseyi geçmemek üzere, milli bankalar dışında kalan diğer bankalarla imtiyazlı şirketlere,
(D) sınıfı hisse senetleri ise Türk ticaret müesseselerine ve Türk vatandaşlığını haiz tüzel ve gerçek kişilere aittir.

2018 yıl sonu itibarıyla, Merkez Bankası sermayesinin yüzde 55,12’si (A) sınıfı, yüzde 25,74’ü (B) sınıfı, yüzde 0,02’si (C) sınıfı, yüzde 19,12’si ise (D) sınıfı hisselerden oluşmaktadır.

Merkez Bankası anonim şirket olarak kurulmuş ve örgütlenmiş olmakla birlikte, kâr etmek gibi bir amacı bulunmamaktadır. Merkez Bankasının sermayesi de diğer anonim şirketlerinkinden farklı biçimde sadece sembolik bir nitelik ve anlam taşımaktadır. Sermaye büyüklüğü, hisse miktarları ve kâr payı ödemeleri sadece simgesel değerlerle sınırlı kalmaktadır.

 

Merkez Bankasının bir adet hisse senedinin nominal (itibari) değeri ne kadar?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş.’nin sermayesi 25.000 Türk lirası olup 250.000 adet hisseye ayrılmıştır. Bugün itibarıyla Merkez Bankasının bir hissesinin nominal değeri 10 kuruştur.

Merkez Bankası kâr payını nasıl dağıtır?

Merkez Bankası kârının dağıtımına ilişkin esaslar Merkez Bankası Kanunu'nun 60'ıncı maddesi ile düzenlenmiştir. Buna göre Bankanın yıllık safi kârı, aşağıdaki şekilde dağıtılır:

  • Hisse senetlerinin nominal değerleri üzerinden, %6 oranında ilk kâr hissesi olarak hissedarlara;
  • Yukarıdaki yüzde tutarının düşülmesinden sonra kalan miktarın en çok %5'i, iki aylık maaş tutarını geçmemek üzere Banka mensuplarına ve %10'u ihtiyat akçesine;
  • Hisse senetlerinin nominal değerleri üzerinden Genel Kurul kararıyla en çok %6 nispetinde ikinci kâr hissesi olarak hissedarlara.

Bu dağıtımdan sonra kalan bakiye Hazineye verilir.

Son yıl kârından ayrılan ihtiyat akçesi hariç, birikmiş ihtiyat akçeleri her yıl kâra katılarak dağıtılabilir.

Merkez Bankasının elde ettiği kârın nasıl dağıtıldığına ilişkin detaylı bilgi, her yıl Nisan ayında yayımlanan Yıllık Rapor’da yer almaktadır.

Merkez Bankası Hisse Senetleri üzerinde yer alan kâr payı kuponları nasıl tahsil edilir?

Nominal değeri 10 kuruş olan bir adet Merkez Bankası hisse senedine ödenecek kâr payı (brüt) 1,2 kuruştur. Zaman aşımına uğramamış kâr payı kuponları Merkez Bankası veya Ziraat Bankası şubelerinden tahsil edilebilir.

Merkez Bankası Hisse Senetleri kuponları zaman aşımına uğrar mı?

Tahsil edilmeyen kâr payları, ödemelerin başladığı tarihten itibaren 5 yıl sonra Hazine lehine zaman aşımına uğrar.

Kâr payı kuponlarının tamamı ödenmiş olan Merkez Bankası Hisse Senetleri yeni hisse senetleri ile değiştiriliyor mu?

Merkez Bankası hisse senetlerinin tamamı nama yazılı olup kâr payı ödemeleri hisse senetlerine ekli kuponların ibrazı ile gerçekleştirilir. Hisse senetleri üzerinde bulunan kuponların her biri bir yıla ait olduğundan ekli kuponların tükenmesi durumunda mevcut hisse senetlerinin yeni senetler ile değiştirilmesi gerekir.

Bu kapsamda, 1931 yılında 30 kuponlu basılarak hissedarlarımıza verilen Merkez Bankası hisse senetleri 1962 yılında 39 kuponlu, 2001 yılında 15 kuponlu hisse senetleri ile değiştirildi, 09.03.2016 tarihinden itibaren ise 16 kuponlu hisse senetleri ile değiştirilmeye başlandı. Gerçek kişi hissedarların, hisse senetlerinin asılları, geçerli kimlik belgesi, işlemlerin vekil aracılığıyla yapılması halinde noterden onaylı vekaletname aslı; tüzel kişi hissedarların ise hisse senetlerinin asılları, yetki belgesi (tüzel kişiliği temsile yetkili kişi ile yetki kapsamını belirtir belge aslı), imza sirküleri (yetkilendirenlerin imza örneklerini gösterir belge aslı veya onaylı örneği) ve yetkilendirilenlere ait geçerli kimlik belgeleri ile birlikte Merkez Bankası veya Ziraat Bankası şubelerine başvurmaları halinde hisse senetlerinin yenileme işlemi gerçekleştirilir.

 

Miras yolu ile intikal eden Merkez Bankası hisse senetlerinin varislere devri nasıl olur?

Hissedarın vefatı halinde, Merkez Bankası hisse senedinin varislere intikal işlemlerinin yapılabilmesi için varislerin veya yasal temsilcilerinin; hisse senetlerinin aslı, veraset ilamının/ilamlarının aslı veya onaylı örneği, hisse senetlerinin veraset ve intikal vergisi ile ilişiği bulunmadığına dair vergi dairesinden alınacak yazı, geçerli kimlik belgeleri ve işlemlerin vekil aracılığı ile yapılması halinde noterden onaylı vekaletname aslı ile birlikte Merkez Bankası veya Ziraat Bankası şubelerine başvurmaları gerekmektedir.

Ayrıca, Banka Esas Mukavelesinin 6'ncı maddesinde "Bankanın hisse senetleri nama yazılıdır. Hisse senetleri Bankaya karşı bölünmez. Bir hisse senedinin birden çok sahibi bulunduğu takdirde, Bankaya karşı olan haklarını ancak bir mümessil aracılığıyla kullanabilirler.

Müşterek mümessil tayin etmediği takdirde, Bankaca bunlardan birisine yapılacak tebliğ hepsi hakkında muteber olur." denildiğinden, tüm varislerce Banka yetkilileri huzurunda bir mümessil mektubu da düzenlenebilir. Veraset yoluyla intikal işlemleri ile ilgili diğer bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Merkez Bankası hisse senetleri nasıl satın alınabilir / satılabilir?

Banka Esas Mukavelesinin 12'inci maddesi uyarınca, Banka uygunluğunun alınması kaydıyla hisse senetlerinin satış yoluyla üçüncü şahıslara devredilmesi mümkündür. Söz konusu işlemin gerçekleştirilebilmesi için hisse senedini satan ile satın alan kişilerin veya yetkili vekillerinin Merkez Bankası veya Ziraat Bankası şubelerinden birine başvurması ve örneği Banka tarafından hazırlanan satış beyannamesini imzalamaları gerekir.

İşlemlerin sonuçlandırılabilmesini teminen gerçek kişi hissedarların veya yetkili vekillerinin, geçerli kimlik belgesi, hisse senedi aslı, işlemlerin vekil aracılığı ile yapılması halinde noterden onaylı vekâletname aslı; tüzel kişi hissedarların ise hisse senedi aslı, yetki belgesi (tüzel kişiliği temsile yetkili kişi ile yetki kapsamını belirtir belge aslı), yetkilendirilenlere ait geçerli kimlik belgesi ve imza sirkülerini (yetkilendirenlerin imza örneklerini gösterir belge aslı veya onaylı örneği) ibraz etmeleri gerekir.

Diğer taraftan, Merkez Bankası tarafından doğrudan hisse senedi satışı yapılmamaktadır.

Merkez Bankası hisse senetlerinin bulunamaması halinde yeni hisse senedi düzenlenebilmesi için yapılacak işlem nedir?

Merkez Bankası hisse senetlerinin bulunamaması durumunda, Merkez Bankası tarafından yeni hisse senedi düzenlenebilmesi için hissedarın, hissedarın vefatı halinde varislerinin mahkemeden hisse senedinin iptaline ilişkin karar aldırması ve karar aslının Bankaya ibraz edilmesi gerekir.

İptal kararı aslının yanı sıra gerçek kişi hissedarların veya yetkili vekillerinin, geçerli kimlik belgesi, işlemlerin vekil aracılığı ile yapılması halinde vekillerin noterden onaylı vekaletname aslı; tüzel kişi hissedarların ise yetki belgesi (tüzel kişiliği temsile yetkili kişi ile yetki kapsamını belirtir belge aslı), yetkilendirilenlere ait geçerli kimlik belgesi ve imza sirküleri (yetkilendirenlerin imza örneklerini gösterir belge aslı veya onaylı örneği) ile birlikte Merkez Bankası veya Ziraat Bankası şubelerine başvurmaları gerekir.

 

Kurumsal
Bankanın unvanı neden "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası"?

11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanun (Mülga) ile Merkez Bankası "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" unvanı altında özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve özel sermayenin de katıldığı bir anonim ortaklık olarak kuruldu. Bu düzenlemeyle Devletten ayrı ve bağımsız olduğu hususuna özel bir önem verildi. 

Bu amaç çerçevesinde, Bankanın Kuruluş Kanunu tasarısında adı "Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak öngörülmüşken, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonunda uluslararası ilişkiler de düşünülerek "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak değiştirilmesine karar verildi. Bankanın bağımsızlığını vurgulama amacı güdülerek "Türkiye Cumhuriyeti" ibaresine ve kısaltılmış şekli olan "T.C."ye özellikle yer verilmedi.

Kanun koyucu tarafından Bankanın devlete ait bir kuruluş; bir kamu kuruluşu olduğu izlenimi vereceği endişesiyle bundan özenle kaçınıldı.

Halen yürürlükte bulunan 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 1. maddesinde de, Bankanın anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişiliği ile unvanı "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak aynı şekilde korundu.

 

Merkez Bankasının Kanunla belirlenen temel görev ve yetkileri nelerdir?
1211 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’na göre bankanın temel görevleri:

 

  • Açık piyasa işlemleri yapmak,
  • Hükûmetle birlikte Türk lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejimini belirlemek, Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için döviz ve efektiflerin vadesiz ve vadeli alım ve satımı ile dövizlerin Türk lirası ile değişimi ve diğer türev işlemlerini yapmak,
  • Bankaların ve Bankaca uygun görülecek diğer mali kurumların yükümlülüklerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek,
  • Reeskont ve avans işlemleri yapmak,
  • Ülke altın ve döviz rezervlerini yönetmek,
  • Türk lirasının hacim ve tedavülünü düzenlemek, ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemleri kurmak, kurulmuş ve kurulacak sistemlerin kesintisiz işlemesini ve gözetimini sağlamak ve gerekli düzenlemeleri yapmak, ödemeler için elektronik ortam da dâhil olmak üzere kullanılacak yöntemleri ve araçları belirlemek,
  • Finansal sistemde istikrarı sağlayıcı ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak,
  • Mali piyasaları izlemek
  • Bankalardaki mevduatın vade ve türleri ile özel finans kurumlarındaki katılma hesaplarının vadelerini belirlemektir.

 Bankanın temel yetkileri:

  • Türkiye’de banknot ihracı imtiyazı tek elden Bankaya aittir.
  • Banka, Hükümetle birlikte enflasyon hedefini tespit eder, buna uyumlu olarak para politikasını belirler. Banka, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumludur.
  • Banka, fiyat istikrarını sağlamak amacıyla bu Kanunda belirtilen para politikası araçlarını kullanmaya, uygun bulacağı diğer para politikası araçlarını da doğrudan belirlemeye ve uygulamaya yetkilidir.
  • Banka, olağanüstü hallerde ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda, belirleyeceği usul ve esaslara göre bu Fona avans vermeye yetkilidir.
  • Banka, nihai kredi mercii olarak bankalara kredi verme işlerini yürütür.
  • Banka, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ve mevduat kabulünde uygulayacakları faiz oranlarını, belirleyeceği usul ve esaslara göre bankalardan istemeye yetkilidir.
  • Banka, mali piyasaları izlemek amacıyla bankalar ve diğer mali kurumlardan ve bunları düzenlemek ve denetlemekle görevli kurum ve kuruluşlardan gerekli bilgileri istemeye ve istatistiki bilgi toplamaya yetkilidir.
Bankanın başlıca müşavirlik görevleri;

Banka, hükûmetin mali ve ekonomik müşaviri, mali ajanı ve haznedarıdır. 

Merkez Bankası Kanunu’nun 41. maddesine göre Banka, hükûmetin mali ve ekonomik danışma organıdır. Bu çerçevede, Banka, para ve kredi politikası konusunda hükûmetçe incelenmesi istenilecek hususlar hakkında görüş bildirir. Ayrıca, Devletin uluslararası mali ve ekonomik ilişkilerinde Bankaya, hükûmetin mali ajanlığı verilebilir. Mali ajanlık sıfatıyla Merkez Bankası, aşağıdaki işlemleri gerçekleştirebilir ve bu statüyle yapılan işlemlerden dolayı Merkez Bankasına üçüncü şahıslardan herhangi bir sorumluluk yüklenemez:
  • Her türlü devlet iç borçlanma senetlerinin mali servisi
  • Özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanan kararlara göre kambiyo denetlemesi
  • Özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanan kararlara göre dış ticaret rejimi tatbikatı 
Merkez Bankası, ayrıca, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının talebi üzerine Devletin yurt içinde ve yurt dışında tahsilat ve ödemelerini ve Hazine işlemlerini, görev ve yetkileri çerçevesinde yapmakla sorumludur.
Merkez Bankasının hukuki niteliği nedir?

Merkez Bankası, "1211 sayılı Kanunla anonim şirket olarak kurulmuş ve örgütlenmiş", "merkezi idare veya hizmet yerinden yönetim kuruluşu ve hatta bağımsız idari otorite olarak nitelendirilmemiş", "bağlı-ilgili ve ilişkili kuruluş tanımlarının dışında bırakılmış", "idari hiyerarşi ve vesayetin haricinde tutulmuş", "Bütçe Kanunlarının kapsamına dâhil edilmemiş" ve böylelikle bağımsızlık olarak ifade edilen bütünüyle kendine özgü bir hukuki statüye sahiptir.

Merkez Bankasının yönetim yapısı nasıldır?

Merkez Bankasının yönetim yapısı ile ilgili bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bağımsızlığı neyi ifade ediyor?

"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bağımsızdır" dendiğinde, Merkez Bankasının araç bağımsızlığına sahip olduğu anlaşılır. 

Merkez Bankası Kanunu’nun 4. maddesi Bankanın temel görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu açıkça belirtir. Aynı maddenin devamında "Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler" hükmü yer alır. Bir diğer deyişle Merkez Bankası, fiyat istikrarı amacına ulaşmak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan belirleme yetkisine sahiptir. 

Bu da Merkez Bankasının, birçok gelişmiş ülke merkez bankalarındaki uygulamalara paralel olarak, kanunen araç bağımsızlığına sahip olduğu anlamına gelir.

 

Merkez Bankası denetlenir mi? Nasıl?

Bir anonim şirket olan Merkez Bankasının denetimi, Banka içi ve dışı denetimler olarak ikiye ayrılmaktadır.

İç Denetim

Merkez Bankası Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca Genel Kurul, Banka Meclisi tarafından verilen Yıllık Rapor ile Denetleme Kurulu Raporu’nu, Bankanın bilançosunu, kâr ve zarar hesaplarını denetler ve karara bağlar. Genel Kurul, Bankanın yıllık faaliyetinin denetimini her yıl Banka Meclisini ve Denetleme Kurulunu ibra konusunda karar almak suretiyle gerçekleştirir. 

Denetleme Kurulu ise, Banka Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca, Bankanın bütün muamele ve hesaplarını denetler; yılsonunda hazırlayacağı raporu Genel Kurula sunar. Banka Kanunu'nun verdiği yetki çerçevesinde Denetleme Kurulu, mütalaalarını yazılı olarak Banka Meclisine bildirir ve bir kopyasını da Cumhurbaşkanına verir. 

Merkez Bankası Teşkilat ve Görevleri Esas Yönetmeliğinin 64. İlA 67. maddeleri ile Bankanın işlemlerini denetim görev ve yetkisi verilen Denetim Genel Müdürlüğü; 1211 sayılı Kanun ve diğer mevzuatın tanıdığı yetkiler ve görevler çerçevesinde, Bankanın birimleri, şubeleri ve temsilcilikleri ile Banka dışı kurumlar ve kuruluşlar nezdinde denetim yapmak; inceleme ve araştırmalarda bulunmak; gerektiğinde soruşturma yapmak ve danışmanlık faaliyetinde bulunmak görev ve yetkisini haizdir.

Dış Denetim

Banka nezdinde gerçekleştirilen dış denetimin yasal dayanağı, Merkez Bankası Kanunu'nun 42. maddesidir. Buna göre Cumhurbaşkanı, Bankanın işlem ve hesaplarını denetlettirme yetkisine sahiptir. Banka Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca Başkan tarafından, Banka faaliyeti ile uygulanmış ve uygulanacak olan para politikası hakkında, her yıl Nisan ve Ekim aylarında Cumhurbaşkanına rapor sunulmaktadır. Banka, faaliyetine ilişkin olarak yılda iki defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirmektedir. Banka, para politikası hedefleri ve uygulamalarına ilişkin dönemsel raporlar hazırlar ve kamuoyuna duyurur. Raporların hangi dönemler itibarıyla hazırlanacağı, kapsamı ve açıklanma usulü Bankaca belirlenir. Banka, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde, nedenlerini ve alınması gereken önlemleri hükûmete yazılı olarak bildirir ve kamuoyuna açıklar. 

Ayrıca, Sayıştay Kanunu’na göre Bankanın temel görev ve yetkileri dışında kalan faaliyet ve işlemleri Sayıştay denetimine tabidir. 

Yine, Anayasal bir kuruluş olan ve Cumhurbaşkanlığına bağlı bulunan Devlet Denetleme Kurulu’nun yetki alanı Bankayı da kapsamaktadır.

 

Merkez Bankasının bilançosu ile bir ticari bankanın bilançosu arasındaki farklar ve benzerlikler nelerdir?
Merkez Bankası bilançosunu, ticari banka bilançolarından ayıran temel özellikler aşağıda belirtilmiştir. 

Merkez Bankası Kanunu’nun 4. maddesi ile Türkiye'de banknot ihraç etme yetkisi sadece Merkez Bankasına verilmiş olup tedavüle çıkartılan banknotlar Merkez Bankası Bilançosunun pasifinde yer alan "Tedavüldeki Banknotlar" kaleminde izlenir.

Kanun’un 41. maddesi ile Merkez Bankasına hükûmetin haznedarlığı görevi verilmiş olup Türkiye'nin 1947 yılından beri üyesi olduğu Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkiler açısından, mali ajan T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, muhafaza kurumu ise Merkez Bankası olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, Türkiye'nin IMF'ye üyeliğinden doğan mali ilişkiler (varlık ve yükümlülüklerimiz) sadece Merkez Bankası bilançosunda yer alır.

Kanun’un 61. maddesi gereğince, Türk lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin ve uluslararası piyasalarda altın fiyatlarının değişmesi nedeniyle Bankanın aktifindeki ve pasifindeki dövizlerin,  efektiflerin ve yabancı para cinsinden diğer varlık ve yükümlülükler ile altınların değerlemesi sonucu oluşan değerleme farkları ayrı bir hesap olan “Değerleme Hesabı”nda izlenmekte olup gerçekleşmemiş giderler bilançonun aktifinde, gerçekleşmemiş gelirler ise pasifinde gösterilir. Bu gelir ve giderlerin gerçekleşmesi halinde, gerçekleşen tutarlar kâr ve zarar hesaplarına aktarılır. Ticari bankalarda ise gerçekleşmemiş gelir ve giderler doğrudan kâr ve zarar hesaplarına aktarılır.

Merkez Bankası bilanço kalemleri ile ilgili ayrıntılı bilgiye Banka İnternet sitesinde ”Araştırma ve Yayınlar/Raporlar/Yıllık Rapor” menüsü altında yer alan Yıllık Raporlardan ve  “Araştırma ve Yayınlar/Kitaplar, Kitapçıklar ve Broşürler/2016/Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Bilançosu ve Analitik Bilanço – Örnek Uygulamalar ve Bilanço Yansımaları” menüsünden ulaşılabilir.

 
Hibe Edilen Malzemelere İlişkin Bilgiler

Bankamızda ihtiyaç fazlası olduğu için ihraç edilen ancak, kullanılabilir durumda olan demirbaş eşyalar;  resmi kuruluşlara, kamu yararına kurulmuş derneklere veya sosyal amaçlı kurumlara hibe edilmektedir.

Hibe talepleri,  Bankamız  İdare Merkezine veya şubelerine dilekçe ile müracaatta bulunmak suretiyle yapılabilmektedir. Söz konusu talepler, eğitim kurumlarına öncelik verilerek talep sırası ve ihtiyaç durumuna göre sonuçlandırılmaktadır.

 

Piyasalar
Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ihalelerinde Merkez Bankasının rolü nedir?

Merkez Bankası, Merkez Bankası Kanunu ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde Hazinenin mali ajanı sıfatıyla Hazine adına, DİBS ihalelerini fiilen gerçekleştirmekle yükümlüdür. 

İhale yolu ile ihraç edilecek senetlerin özellikleri ve ihraç koşulları Hazine tarafından belirlenerek kamuoyuna duyurulur, ihale teklifleri ise Merkez Bankası tarafından toplanır. Tekliflerin toplanmasını takiben Merkez Bankası teklif listelerini Hazineye iletir. Hazinenin nihai satış tutarını belirlemesinin ardından ihale sonuçları Merkez Bankası tarafından kamuoyuna duyurulur. 

İhale günü teminatların toplanması ve kazanamayanlara iadesi, ihraç günü ise ihale bedelinin alınması ve kıymetlerin katılımcılara teslim edilmesi işlemleri de Merkez Bankası tarafından yürütülür.

 

Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) faiz oranlarına nasıl ulaşılabilir?

DİBS'lerin işlem gördüğü piyasalar birincil ve ikincil piyasalar olmak üzere ikiye ayrılır. DİBS'ler birincil piyasada, Hazine adına Merkez Bankasınca yürütülen DİBS ihalelerinde ihraç edilir. Söz konusu ihraçlarda oluşan faiz oranlarına buradan ulaşabilirsiniz. 
DİBS'lerin işlem gördüğü organize ikincil piyasa ise, BİST nezdinde faaliyet göstermekte olan Tahvil ve Bono Piyasası olup, bu piyasada söz konusu kıymetlere ilişkin olarak gerçekleşen faiz oranlarına ise BİST’in www.borsaistanbul.com adresli İnternet sitesinden ulaşılabilir.

 

Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) bireysel yatırımcılar tarafından Merkez Bankasından alınabilir mi?

Bireysel yatırımcılar, sadece Hazine adına Merkez Bankasınca gerçekleştirilen DİBS ihaleleri kapsamında DİBS alabilirler. Teklif verme ve teminat yatırma işlemlerini Merkez Bankası şubelerinden gerçekleştirebilirler.

Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası'nın işlevi nedir?

Merkez Bankası bünyesinde faaliyet gösteren BPP, bankalar arasındaki rezerv hareketlerini teşvik etmek, bankacılık sisteminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamak ve kısa vadede nakit fazlası olup bunu değerlendirmek isteyen bankalar ile kısa vadeli nakit ihtiyacı bulunup bu ihtiyacını uzun dönemli varlıklarını elden çıkarmadan karşılamak isteyen bankaların birbirleriyle karşılaşmasını sağlamak amacıyla 2 Nisan 1986 tarihinde kurulmuştur. 

Merkez Bankası 2002 yılında söz konusu piyasadaki aracılık faaliyetlerine son vermiş olup, bu tarihten itibaren BPP’de yalnızca kendisinin taraf olduğu işlemleri gerçekleştirmektedir.  

 

Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasasında gerçekleşen faiz oranlarına nasıl ulaşılır?

Bankaların Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasasında gerçekleştirdikleri işlemlere ait en düşük, en yüksek ve ağırlıklı ortalama basit faiz oranları ile işlem verilerine ulaşmak Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS)" "Piyasa Verileri" / Bankalararası Para Piyasası İşlem Özetleri sayfasından ulaşılabilir. 

Bankacılık
Kredi ve kredi kartlarına ilişkin limit ve risk bilgileri, protestolu senet ve karşılıksız çekler ile negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına ilişkin bilgilere nereden ulaşılabilir?

Türkiye Bankalar Birliği nezdinde kurulan Risk Merkezi (TBB-RM) 28 Haziran 2013 tarihinde faaliyete geçtiğinden "kredi ve kredi kartlarına ilişkin limit ve risk bilgileri, protestolu senet ve karşılıksız çekler ile negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartı borçlularına" ilişkin kayıtlar hakkındaki bilgi talepleri bu tarihten itibaren Merkez Bankasınca karşılanmamaktadır.

Bu nedenle TBB-RM'nin İnternet sitesine (www.riskmerkezi.org) başvurulması gerekmektedir.

Bankalarca mevduat hesaplarına uygulanan hesap işletim ücretleri, havale işlem ücreti, masraf ve komisyonlar, çek tahsil ücretleri, ferdi kredi kartı yıllık üyelik ve kullanım ücretleri vb Merkez Bankası tarafından mı belirlenir?

Merkez Bankasının bu tür ücret, masraf ve komisyonların düzenlenmesi ve belirlenmesi konusunda bir görevi bulunmamakta olup bu tür anlaşmazlıklarla ilgili başvuruların, T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'ne ve/veya Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreterliği Müşteri Şikâyetleri Hakem Heyetine yapılması gerekmektedir.

Mevduat faiz oranlarına nasıl ulaşabilirim?

Bankaların azami mevduat faiz oranlarına Bankamızın İnternet sitesinde buradan ulaşılabilir. Kıdem tazminatlarının hesaplanmasında da söz konusu bağlantıdan ulaşılan azami TL mevduat faiz oranları kullanılmaktadır. 

Bankalarca, Merkez Bankasına bildirilen azami mevduat faiz oranları bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup şubelerinde veya İnternet aracılığı ile ilan ettikleri ve fiilen uyguladıkları faiz oranları ile farklılık gösterebilmektedir. Dolayısıyla, bankalar Merkez Bankasına bildirdikleri söz konusu azami faiz oranlarını geçmemek kaydıyla, farklı tutar ve vadedeki mevduat hesaplarına müşteri bazında farklı faiz oranları uygulayabilmektedirler.

Bankalarca Türk lirası, Amerikan doları ve euro cinsinden açılan vadeli hesaplara uygulanan faizlerin ağırlıklı ortalamaları ise Merkez Bankası İnternet sitesinde yer alan Veriler- Bankacılık Verileri altında "Ağırlıklı Ortalama Mevduat Faiz Oranları" adıyla yayımlanmaktadır. Faiz oranları sektörün ağırlıklı ortalama faiz oranları olup, ilgili ay sonuna kadar açılmış olan (stok) mevduat tutarlarının müşteri bazında her bir mevduata uygulanan faiz oranları ile ilişkilendirilmesi ve yıl bazına getirilmesiyle hesaplanmaktadır.

 

Yabancı para cinsinden (döviz) borçları ödemelerinin gecikmesi halinde uygulanacak faiz oranlarına nasıl ulaşabilirim?

3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi hükmü uyarınca, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizi olarak devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir. Söz konusu faiz verilerine Bankamızın İnternet sitesinde veriler/bankacılık verileri/azami mevduat faiz oranları adresinden ulaşılabilir.

Kredi faiz oranlarına nasıl ulaşabilirim?

Bankalarca TL üzerinden açılan tüketici kredisi alt kalemlerinden nakit, taşıt ve konut kredisi ile ticari kredi ağırlıklı ortalama faiz oranları, Merkez Bankası İnternet sitesi Elektronik Veri Dağıtım Sistemi'nde (EVDS) yer alan Para- Banka Verileri altında "Bankalarca TL Üzerinden Açılan Kredilere Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranları" adıyla yayımlanır.

Faiz oranları sektörün ağırlıklı ortalama faiz oranları olup ilgili hafta içinde banka bazında fiilen kullandırılan kredi tutarlarının kredi türleri itibarıyla müşteri bazında her bir krediye uygulanan faiz oranları ile ilişkilendirilmesi ve yıl bazına getirilmesiyle hesaplanır.

Kredi Kartı Kanunu çerçevesinde Merkez Bankasının görevi nedir?

1 Mart 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26. maddesi ile, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının Merkez Bankasınca belirlenmesi ve belirlenen oranların üç ayda bir açıklanması hükmü getirilmiştir. Merkez Bankasına verilen yetki ile bankaların kredi kartlarına uyguladıkları faiz oranlarının büyük farklılıklar göstermelerinin ve bazı bankaların sektör ortalamalarının oldukça üzerinde faiz uygulamalarının önüne geçilmesi ve makul düzeylerde faiz oluşumuna ortam hazırlanması amaçlanmıştır.

Bu nedenle Merkez Bankası, bankalarca kredi kartlarına uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarını 2 Nisan 2006 tarihinden itibaren üç aylık dönemler itibarıyla belirlemekte olup bankalar bu oranları geçmemek üzere kredi kartlarına uygulayacakları faiz oranlarını serbestçe belirlemektedir.

 

Bankalarca kredi kartı işlemlerinde uygulanacağı bildirilen en yüksek akdi faiz ve gecikme faiz oranlarına nasıl ulaşabilirim?

Bankalarca kredi kartı işlemlerinde uygulanacağı bildirilen en yüksek akdi faiz ve gecikme faiz oranları, Merkez Bankası İnternet sitesinde Veriler/Bankacılık Verileri bölümünde banka bazında yayımlanmaktadır.

İhracat Reeskont Kredisi Nedir, Nasıl Kullandırılmaktadır?

Merkez Bankasının, mal ve hizmet ihracatında bulunan firmalara uygun maliyetli finansman sağlamak amacıyla döviz cinsinden düzenlenen senet karşılığında Türk lirası olarak verdiği krediye reeskont kredisi denir. Firmalar, bu kredinin geri ödemesini döviz ile yapar.
240 gün vadesi olan bu kredi

  • Yüksek teknolojili sanayi ürünleri ihracatçısı,
  • Yeni pazarlara ihracat yapan,
  • Döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerde bulunan 

firmalarca kullanılabilir. Maliyetleri piyasa koşullarına göre daha az olan bu kredide sadece firma ve aracı banka imzalı senetler kabul edilir.

 

 

Kurum, Kuruluş ve Avrupa Birliği ile İlişkiler
Avrupa Birliği kurumları ile Merkez Bankasının ilişkileri nelerdir?

Türkiye’nin AB üyelik süreci çerçevesinde Merkez Bankasının başta Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası (AMB) olmak üzere AB kurumları ile yoğun ikili ilişkileri bulunmaktadır. Merkez Bankası ve AMB arasındaki ikili ilişkiler 2002 yılından bu yana devamlılık göstermektedir. Bu kapsamda, 2002 yılından bu yana düzenli olarak "Üst Düzey Politika Diyaloğu" toplantıları gerçekleştirilmektedir. Söz konusu toplantılar, iki merkez bankası arasında karşılıklı olarak ekonomik ve finansal gelişmelerin değerlendirildiği en üst düzey diyalog mekanizmasını oluşturmaktadır. Ayrıca, iİki merkez bankası arasında 2013 yılında imzalanan bir Mutabak Zaptı ile ikili ilişkileri daha ileri bir boyuta taşınmıştır. Söz konusu anlaşma kapsamında, her yıl merkez bankacılığı alanında bilgi ve deneyim paylaşımına yönelik çeşitli teknik iş birliği faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

Merkez Bankası, her sene düzenli bir şekilde Avrupa Komisyonunun kendi konuları ile ilgili toplantılarına katılmaktadır. Komisyon tarafından, biri baharda, diğeri sonbaharda olmak üzere senede iki defa Brüksel'de uzmanlar seviyesinde düzenlenen ve aday ülkelere ilişkin olarak her sene dönemsel yayımlanan rapor ve  istatistiklere temel oluşturmak üzere "Aday Ülkeler Ekonomik Tahmin" toplantılarına katılım sağlanmaktadır.

Merkez Bankası, AB içinde özerk bir yapıya sahip olan, fakat Komisyonla ortaklaşa çalışan Ekonomik ve Mali Komite (EFC) ile de ilişki içindedir. Bu kapsamda, EFC tarafından her sene Brüksel'de üç aşamalı toplantılar yapılmaktadır. Söz konusu toplantılarda, aday ülkelerin daha önce Katılım Öncesi Ekonomik Program (KEP) olarak adlandırılan ancak daha sonra Ekonomik Reform Programına (ERP) dönüştürülen ekonomik diyalog stratetejisi değerlendirilmekte ve ECOFIN Bakanlar Diyaloğu toplantısında kabul edilmek üzere hazırlanan sonuç bildirgesi şekillendirilmektedir. Söz konusu toplantıların birinci aşaması  EFC uzmanlar düzeyinde yapılan toplantıdır. Bu toplantıda aday ülkelerin Avrupa Komisyonuna her sene sundukları ERP değerlendirilmektedir. Katılım, AB ve aday ülkelerden teknik seviyede gerçekleşmektedir. İkinci aşama  Üst Düzey Toplantıdır. Bu toplantılar Üye ülkeler ile aday ülkeler arasındaki ekonomik politika diyaloğunu geliştirmeyi amaçlamakta ve Bakanlar Diyaloğu ECOFIN toplantıları öncesinde senede bir defa olmak üzere Brüksel’de gerçekleştirilmektedir. Toplantıda, ECOFIN toplantısında kabul edilecek taslak sonuç metnine nihai hali verilmektedir. Bu aşamada taslak metin üzerinde oldukça sınırlı düzeyde değişiklik yapılabilmektedir. Üçüncü aşama ise, aday ülkeler ve üye ülkelerin ekonomi/maliye bakanlarının katıldığı ECOFIN toplantılarıdır. Senede bir defa olmak üzere Brüksel’de gerçekleştirilmektedir. Önceki iki toplantıda nihai şekli verilen taslak metnin bakanlarca onaylandığı söz konusu toplantılara, 2004 yılından itibaren merkez bankası başkanları da katılmaktadır. Söz konusu toplantı, AB ve aday ülkeler arasında ekonomik diyalog anlamındaki en üst düzey platformdur. 

 

Guvernörler Kulübü nedir? Ne zaman ve ne amaçla kurulmuştur?

Guvernörler Kulübü, Orta Asya, Karadeniz ve Balkanlar'daki üye ülke merkez bankaları ile ikili ilişkileri geliştirmek, bankacılık ve mali alanlarda teknik iş birliği olanaklarını araştırmak, finans ve merkez bankacılığı konularında bilgi alış verişini, eğitim eş güdümünü ve iş birliğini gerçekleştirmek üzere kurulan bir oluşumdur. İlk kez 1997 yılında Bankamızın girişimleriyle gündeme gelen Guvernörler Kulübü fikri, 1 Mayıs 1998 tarihinde Türkiye dâhil 10 üye merkez bankası başkanlarının imzaladıkları protokol ile gerçekleşmiş ve resmi bir kimliğe bürünmüştür. Hâlihazırda Kulübün üyesi olan 25 ülke bulunmaktadır.

Merkez Bankasının Hazine ile temel ilişkisi nedir?

Merkez Bankası, Hükümetin mali ve ekonomik istişare organıdır. Bu sıfatla Banka, para ve kredi politikası konusunda Hükümetçe incelenmesi istenilecek hususlar hakkında görüş beyan etmekte,  hükûmetin mali ajanı sıfatı ile Hazine adına Devlet İç Borçlanma Senetlerinin birincil piyasada ihracına aracılık etmekte, vadesi gelen senetlerin geri ödemelerini gerçekleştirmektedir. Ayrıca Merkez Bankası, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında devletin tüm tahsilat ve ödemelerini ve bütün Hazine işlemlerini, her türlü para nakil ve havale işlerini yapmak ya da yaptırmakla görevlidir. Bu işlemler Merkez Bankasınca belirlenen belirli bir ücret karşılığında gerçekleştirilmekte, Merkez Bankası nezdinde tutulan Hazineye ait tevdiata da faiz ödenmektedir. Merkez Bankası ayrıca Hükûmetin mali ve ekonomik müşavirliğini yapma görevi çerçevesinde, iç borç yönetimi başta olmak üzere mali ve ekonomik konularda Hazineye danışmanlık yapmaktadır.

Türkiye - Uluslararası Para Fonu (IMF) ilişkilerinde Merkez Bankasının rolü nedir?

IMF Ana sözleşmesi hükümleri uyarınca, her üye ülke Fon ile ilişkilerini T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası aracılığı ile sürdürmek zorundadır. Türkiye'nin IMF ile ilişkilerinde "mali ajan" görevini T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine getirmektedir. Merkez Bankası ise; IMF varlıklarının, nezdindeki I ve II no.lu hesaplar ile "Menkul Kıymet" hesaplarında yer almasının temininden (muhafaza kurumu) sorumludur. Merkez Bankası Başkanı IMF'nin en yetkili organı olan Guvernörler Kurulu'nda, Türkiye'yi Guvernör Vekili sıfatıyla temsil etmektedir. 

Türkiye-Dünya Bankası (IBRD) ilişkilerinde Merkez Bankasının rolü nedir?

Ana Sözleşmesi uyarınca, üye ülkeler Dünya Bankası (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası - IBRD) ile ilişkilerini T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı veya Merkez Bankası benzeri bir "mali ajan" aracılığıyla yürütmek zorundadır. Bu bağlamda, Türkiye'yi Dünya Bankası ile ilişkilerinde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı temsil etmektedir. Merkez Bankası da Dünya Bankası varlıklarının, nezdindeki hesaplar ile "Menkul Kıymet" hesaplarında yer almasından sorumludur (muhafaza kurumu). Dünya Bankasından T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığınca sağlanan kredi ve hibelerin, devir/tahsis edildiği kuruluşlar tarafından yapılan çekim ve kullanımlarının, büyük bir kısmı Hazine Müsteşarlığı adına Merkez Bankası nezdinde tesis edilen özel döviz hesaplarında izlenmektedir. Söz konusu kredilerin geri ödemeleri ise Merkez Bankası tarafından yapılmaktadır. Türkiye'nin Dünya Bankasının yan kuruluşları olan IDA (International Development Association), MIGA (Multilateral Investment Guarantee Agency) ve GEF'e (Global Environment Facility) olan taahhütleri ile ilgili nakit ödemeler, bonoların muhafazası ve bonolardan nakde çevirme işlemleri, Hükûmetin mali ajan ve haznedarı sıfatları ile Merkez Bankasınca gerçekleştirilmektedir.

TL Simgesi
TL simgesi neyi temsil eder?

Merkez Bankası tarafından kabul edilen ilkeler doğrultusunda, paramızın simgesi belirlenirken, Türk lirasının ve Türkiye ekonomisinin iki belirgin özelliği ön plana çıkartılmıştır. Bunlar "güven" ve "istikrar içinde yükselen değer"dir. Simgenin çıpaya benzemesi Türk lirasının kıymet saklama aracı olarak "güvenli bir liman" haline geldiğini vurgular. Paralel çizgilerin yukarı eğimli olması ise Türk lirasının ve Türkiye ekonomisinin "istikrar içinde yükselen değerini" simgeler.

TL simgesi nasıl kullanılır?

Türk lirasının kısaltması "TL", Türk lirasının simgesi ise "₺"dir. Türk lirasını ifade edebilmek amacıyla kullanıldığı yere göre, aynı anda kullanmamak koşuluyla ya simge ya da kısaltma kullanılabilir. Metinlerde ve resmi yazışmalarda açıkça yazılması (Türk lirası) veya kısaltmasının (TL) kullanılması tercih edilirken grafik, tablo vb. yerlerde simgenin kullanılması tavsiye edilir.

Uluslararası uygulamalara paralel olarak simge, rakamın (parasal tutarın) solunda ve boşluk bırakılmadan kullanılır.

Kıymetli evrakta ise simgenin bedelin solunda ve boşluk bırakılmadan kullanılması uygun olacaktır.

 

Ödeme Sistemleri
TCMB Ödeme Sistemlerinde ödemeler nasıl gerçekleşir?

Ödemeler, gönderici bankanın hesap bakiyesi yeterli olmak şartıyla, bekletilmeden alıcılarına iletilir. Başka bir deyişle, sistem aracılığıyla gerçekleştirilen ödemeler gönderici müşterinin bakiyesi yeterli ise TCMB Ödeme Sistemlerinde beklemez ve herhangi bir onaya tabi değildir. Bununla birlikle ödemelerin müşteri hesaplarına geçiş süreleri gönderici ve alıcı bankaların kendi iç iş akışlarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Yurt dışı ödemelerde Merkez Bankasının rolü nedir?

Merkez Bankası, SWIFT’in Türkiye’deki merkezi veya işleticisi olmayıp diğer bankalar gibi SWIFT sisteminin bir kullanıcısıdır. Bu nedenle, SWIFT aracılığı ile yapılan ödemelerde karşılaşılabilecek sorunlar için ilgililerin kendi bankaları ile irtibata geçmesi gerekir. 

Diğer
Merkez Bankası İnternet sitesinde yer alan yayınlara nasıl abone olabilirim?

Merkez Bankası İnternet sitesine "Üyelik" sayfası aracılığıyla abone olarak, Merkez Bankasının yayımlamış olduğu duyuru, yayın ve haberleri e-posta olarak alabilirsiniz.

Merkez Bankası tarafından üretilen istatistiklerin ne zaman ve hangi saatte yayımlanacağını nasıl öğrenebilirim?

Merkez Bankası tarafından üretilen istatistikler, her yılın ilk çalışma gününde İnternet sitesinde yer alan Veri Yayımlama Takvimi’ne göre yayımlanmaktadır.