EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU
(1-30
KASIM 2000)
1.Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler:
Eurostat tarafından 2000 yılının ikinci çeyreğine ilişkin
olarak yapılan açıklamada Euro Bölgesi reel GSYİH büyümesinin yüzde 0.9 olduğu
belirtilmiştir. Bir yıl öncesinin aynı dönemine oranla, reel GSYİH, 2000
yılının ikinci çeyreğinde yüzde 3.7, ilk yarısında ise ortalama yüzde 3.6
artmıştır. Bu durum ise, Euro Bölgesinde reel GSYİH büyümesinin 2000 yılında
yüzde 3’ün üzerinde gerçekleşmesi olasılığının güçlü olduğunu göstermektedir.
2000 yılının ikinci çeyreğinde, GSYİH’nin bileşenlerinin
büyümeye olan katkıları yeniden gözden geçirilerek biraz değiştirilmiştir. Buna
göre, envanterlerdeki değişikliklerin reel GSYİH büyümesine katkısı yüzde 0.2
düşürülmüş, net ticaretin katkısı ise yüzde 0.2 yükseltilmiştir. Özel
tüketimdeki güçlü büyüme yüzde 0.9 düzeyinde gerçekleşerek 2000 yılının ikinci
çeyreğinde GSYİH büyümesinin güçlü olmasına katkıda bulunmuştur. 1998 yılının
başından beri, özel tüketimdeki büyüme, GSYİH büyümesinin arkasındaki başlıca
etmenlerden biri olmuştur. Yatırım, 2000 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 0.5
artmış, kamu harcamaları ise ilk çeyrekten itibaren sabit kalmıştır.
Envanterlerdeki değişiklikler, yılın ikinci çeyreğinde büyümeye yüzde 0.3 katkıda
bulunmuştur. Ticarete ilişkin olarak, güçlü iç talep, 2000 yılının ikinci
yarısında ithalatta yüzde 3.3’lük bir artışa yol açmıştır. Ancak, ithalattaki
güçlü büyüme, ihracattaki güçlü artışla dengelenmiştir. İhracat artışı 2000
yılının ilk yarısında yüzde 2.6 olarak gerçekleşmiştir. Net ticaretin reel
GSYİH büyümesine katkısı, 2000 yılının ikinci çeyreğinde sıfır olarak tahmin
edilmektedir.
Sanayi sektörü, reel GSYİH büyümesinin güçlü oluşunda
2000 yılının ilk yarısında etkin bir rol oynamıştır. Haziran-Ağustos 2000
arasındaki üç aylık dönemde, inşaat haricindeki sanayi üretimi, Mayıs-Temmuz
2000 döneminde yüzde 1.1 artış göstermiştir. 2000 yılının ilk yarısında
gerçekleşen hızlı büyümenin ardından, sanayi üretimindeki yıllık büyüme hızı
Ağustos 2000’de yüzde 6.2 gibi yüksek bir düzeyde gerçekleşmiştir.
İmalat üretimi Haziran-Ağustos 2000 döneminde, bir önceki
üç aylık döneme oranla yüzde 1 artmıştır. Son aylarda görüldüğü gibi, en yüksek
büyüme oranları sermaye malları ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinde, üç
aylık hareketli ortalama olarak sırasıyla yüzde 1.7 ve yüzde 1.6 düzeyinde
gerçekleşmiştir. Her iki sektörde de, Ağustos 2000’de çıktı düzeyi, 1999 yılı
Ağustos ayına oranla yüzde 10’dan daha yüksek gerçekleşmiştir. Dayanıklı
olmayan tüketim mallarının üretimi Haziran-Ağustos 2000 döneminde, bir önceki
üç aylık döneme oranla yüzde 1.4 artmıştır. Söz konusu dönemde ara malları
sektöründe ise çıktı sabit kalmıştır. 2000’in üçüncü çeyreğinde sanayi
sektörüne ilişkin büyüme hızı yüksek bir düzeyde kalmakla birlikte,
dengelendiği düşünülmektedir.
Avrupa Komisyonu İş ve Tüketici Araştırmaları uyarınca,
tüketici güveni Eylül 2000’de keskin bir şekilde düşmüştür. Bu azalma petrol
fiyatlarındaki artışa ve Eylül başında Euro Bölgesinde bunun sonucunda meydana
gelen bozulmaya bağlanmaktadır. Araştırmanın genel sonuçları, esasen
gelecekteki genel ekonomik duruma ilişkin tüketici duyarlılığının yeniden
gözden geçirilerek belirgin bir şekilde aşağıya çekilmesinden etkilenmiştir.
Bununla birlikte, Eylül 2000’de kaydedilen tüketici güveni düzeyi evvelki
ortalamaların bir hayli üzerinde kalmıştır.
Son olarak, geçtiğimiz aylarda gözlenen güçlü ekonomik
faaliyetlerin ve işgücü piyasasındaki gelişmelerin 2000 yılının ikinci
yarısındaki tüketim harcamalarını desteklemesi beklenmektedir.
Haziran-Ağustos 2000 arası üç aylık dönemde perakende
satışlar bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 2.3 yükselmiştir. Bu, 2000
yılının ikinci çeyreğinde gözlenen büyüme hızından biraz düşük olmakla beraber
1998 ve 1999 yıllarında görülen ortalama büyüme hızları ile aynı doğrultudadır.
Genel olarak, en son veriler 1999 yılının ikinci
yarısında ve 2000 yılının ilk yarısında büyümenin yüksek seyrettiğine işaret
etmektedir.
Euro Bölgesi işsizlik oranı Ağustos 2000’de de, Temmuz
ayında olduğu gibi yüzde 9 olarak gerçekleşmiştir. Temmuz ve Ağustos 2000’deki
işsizlik oranları, Haziran 1992’den beri kaydedilen en düşük oranlardır. Yıl
bazında, işsizlik Ağustos 2000’de 1.1 milyon kişi azalmıştır. Bu, geçen 10
yılın en büyük yıllık işsizlik azalmalarından biridir. 25 yaş üzerindekilere
ilişkin işsizlik oranı Ağustos 2000’de yüzde 7.9 olarak kalmış, 25 yaş
altındakilere ilişkin işsizlik oranı ise Temmuz 2000’de saptandığı yüzde
17.4’den, Ağustos 2000’de yüzde 17.5’e çıkmıştır.
2000 yılının ikinci çeyreğinde meydana gelen önemli
azalma ile aynı doğrultuda olarak istihdam artışı güçlü olmaya devam etmiştir.
Euro Bölgesinde toplam istihdamın 2000 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 0.6
arttığı tahmin edilmektedir. Yıl bazında, ikinci çeyrekte istihdam yüzde 2.1
artmıştır. Bu oran, 1999 yılında kaydedilen ortalama büyüme oranından önemli
ölçüde yüksektir. Ayrıca, bir önceki çeyrekte kaydedilen yıllık büyüme
oranından da çok yüksektir. İstihdamdaki söz konusu artışlar yıllık bazda
olsun, üç aylık bazda olsun 1990’ların başından itibaren kaydedilmiş olanlardan
yüksektir ve büyük ölçüde ekonomik faaliyetlerdeki genişlemeyi yansıtmaktadır.
2000 yılının ikinci çeyreğinde, ekonominin bütün
sektörleri, istihdam artışına katkıda bulunmuşlardır. Sanayideki istihdam
inşaat haricinde ikinci çeyrekte üç aylık yüzde 0.1’lik bir büyüme artışı
göstermiştir. Bu durum, bir önceki çeyrekte gözlenen gelişmeyi doğrulamaktadır.
Bu gelişme büyük ölçüde imalat sektöründeki istihdamdan kaynaklanmaktadır.
Avrupa Komisyonu İş ve Tüketici Araştırmaları tahminlerine göre, inşaat
sektöründeki istihdam büyümesinin, ikinci çeyrekte nispeten yüksek bir hızda
devam etmesi beklenmektedir. İstihdamdaki gelişmeler hizmet sektöründeki
istihdamın yılın ikinci çeyreğinde keskin bir şekilde arttığını göstermektedir.
Bu, Avrupa Komisyonu İş ve Tüketici Araştırmalarında yer alan ve perakende
sektörü için Ağustos 2000’e kadar olan döneme ilişkin beklentilerle aynı
doğrultudadır.
II.Fiyat İstikrarına İlişkin Gelişmeler:
Ekim 2000’de Euro Bölgesi Uyumlaştırılmış Tüketici
Fiyatları Endeksi (HICP), Eylül ayında yüzde 2.8 düzeyinde gerçekleştikten
sonra, biraz düşerek yüzde 2.7 olarak kaydedilmiştir. Mevsimsel bazda gıda ve
enerji hariç tutulduğunda aynı döneme ilişkin olarak çekirdek enflasyondaki yıllık
artış ise yüzde 1.6 düzeyinde gerçekleşmiştir ki söz konusu rakam bir önceki ay
yüzde 1.4 olarak saptanmıştır. HICP rakamında azalma kaydedilirken çekirdek
enflasyonda yükselme meydana gelmesi ekonomistlerce beklenmedik ve olağan dışı
bir durum olarak nitelenmiş ve sıkı bir şekilde izlenmesi gerektiği ifade
edilmiştir.
Bölgede elektrik fiyatları da kısmen petrol fiyatlarının
yükselmesinden dolayı artmıştır. Diğer taraftan, geçen 18 ay içerisinde genel
olarak düşen gıda fiyatları da yükselişe geçmiştir.
III.Para Politikasına İlişkin Gelişmeler:
ECB, 2, 16 ve 30 Kasım 2000 tarihli Yönetim Komitesi
toplantılarında faiz oranlarını değiştirmeyerek, sabit bıraktığını
açıklamıştır. Buna göre, refinansman işlemlerine ilişkin faiz oranı yüzde 4.75,
kredi işlemlerine ilişkin faiz oranı yüzde 5.75 ve mevduat faiz oranı yüzde
3.75 düzeylerinde bırakılmıştır.
Eylül 2000’de M3’teki yıllık artış hızı biraz azalmış ve
Ağustos 2000’de kaydedildiği yüzde 5.6 düzeyinden yüzde 5.4 düzeyine inmiştir
(Eylül 2000’e ilişkin M3 rakamı daha önce yüzde 5.5 olarak açıklandığı halde
yeniden gözden geçirilerek yüzde 5.4 olarak saptanmıştır).
M3’ün yıllık büyüme hızının üç aylık ortalaması,
Temmuz-Eylül 2000 döneminde değişmeyerek, Haziran-Ağustos 2000 döneminin üç
aylık ortalaması olan yüzde 5.4 düzeyinde kalmıştır. M3’ün Eylül 2000’deki
büyüme hızındaki küçük azalma, mevsim bazında ayarlanmış olarak yüzde 2’lik
aylık artışı yansıtmaktadır.
Daha uzun bir dönem ele alındığında M3 büyümesinde son
iki dönemde bariz bir yavaşlama gerçekleşmiştir. M3’ün mevsim bazında
ayarlanmış altı aylık büyüme hızı Nisan-Eylül 2000 döneminde yüzde 3.6’ya
düşmüştür. M3’ün altı aylık büyüme hızı, Mart-Ağustos 2000 döneminde yüzde 4.9,
Şubat-Haziran 2000 döneminde ise yüzde 5.3 olarak gerçekleşmiştir. M3’ün büyüme
hızındaki zayıflama esasen M1’deki en likit bileşenlerin hızındaki yavaşlamayı
göstermektedir. Bu, Euro Bölgesinde 1999 sonbaharından beri kısa dönem faiz
oranlarında devam etmekte olan artışı yansıtmaktadır.
M3’ün ana bileşenlerine ilişkin olarak tedavüldeki
paranın yıllık büyüme oranı Eylül 2000’de yüzde 3.5 olarak sabit kalmıştır.
Ekim 2000’de ise M3’ün yıllık büyüme hızı biraz düşerek
yüzde 5.3 olarak gerçekleşmiştir. Bu azalış esasen Eylül 2000’de yüzde 6.3 olan
M1’in Ekim 2000’de yüzde 5.8 düzeyine inmesinden kaynaklanmaktadır. M3’ün
yıllık büyüme hızının Ağustos-Ekim 2000 dönemini kapsayan üç aylık ortalaması
yüzde 5.5 olarak gerçekleşmiştir.
IV.Döviz Kuruna İlişkin Gelişmeler:
Ekim 2000 başlarında döviz piyasalarının nispeten durgun
oldukları gözlenmiştir. Daha sonra, Orta Doğu’daki politik baskıların
şiddetlenmesiyle aynı doğrultuda olarak euro yeniden değer kaybetmeye
başlamıştır. Euro kurundaki düşme eğiliminin potansiyel etkileri dünya
ekonomisi için endişe konusu olmaya devam etmiştir.
ABD doları karşısında euro Ekim ayının ilk yarısında
0.86-0.89 aralığında işlem görmüştür. ABD’de 2000 yılının üçüncü çeyreği için
beklentilerden daha zayıf büyüme verilerinin açıklanmasının ardından euro biraz
değer kazandıktan sonra, Ekim ayının ikinci yarısında, özellikle Orta Doğu’daki
yüksek gerilim esnasında, USD karşısında düşüşe geçmiş ve 26 Ekim 2000
tarihinde 0.82 üzerinden işlem görmüştür. 31 Ekim 2000 tarihinde ise, 1 USD
0.84 euro üzerinden işlem görmüştür. Bu değer, ayın başına oranla yaklaşık
yüzde 4.5, yılın başına göre ise yaklaşık yüzde 16.5 düşüktür.
Japon yeni karşısında, euro Ekim ayının ilk yarısında
istikrarlı kalarak JPY 95 civarında seyretmiştir. Ayın ikinci yarısında, euro
yen karşısında da değer kaybetmiştir. Yenin böylece daha fazla değer kazanması,
Japonya’da aşamalı bir ekonomik iyileşme sürecine girildiği dönemde meydana
gelmiştir. Bununla birlikte, yeni verilerin açıklanmasıyla tüketimin zayıf
kaldığı gerçeği kesinlik kazanmıştır. Diğer taraftan, Japonya’da iflaslarda da
belirgin bir artış olmuştur. 31 Ekim 2000 tarihinde euro JPY 91.9 üzerinden
işlem görmüştür ki bu, ay başına göre yüzde 3.5, yıl başına göre ise yüzde 10.5
düşüktür.
Ekim 2000’in ilk yarısında euro İngiliz sterlini
karşısında da istikrarlı kalmıştır. Bank of England Para Politikası Komitesi, 5
Ekim 2000 tarihli toplantısında, Bankanın repo oranını yüzde 6’da sabit
bırakmayı kararlaştırmıştır. Ekim 2000 ortasına doğru, sterlin değer
kazanmıştır. Bunun başlıca nedenlerinden biri, İngiltere’nin net bir petrol ihracatçısı
olması dolayısıyla, petrol fiyatlarının sürekli olarak yükselmekte olmasıdır.
31 Ekim 2000 tarihinde, euro, GBP 0.58 üzerinden işlem görmüştür ki bu, yıl
başına oranla yüzde 7 düşüktür.
ECB, 22 Eylül 2000 tarihinde ABD, Japonya, Kanada ve
İngiltere Merkez Bankaları ile birlikte gerçekleştirdiği müdahalenin ardından,
Kasım ayının 3. ve 6. günleri, yalnız başına hareket ederek, euroya müdahale
etmiştir. 3 Kasım 2000 tarihli müdahalenin ardından değer kazanan euro, günün
geri kalan bölümünde bu durumu sürdürememiş ve değer kaybetmiştir. 6 Kasım 2000
tarihli müdahalede de ECB yalnız olarak hareket ettiği için, euro, arzu
edildiği kadar değer kazanamamıştır. Müdahale esnasında, euro dolar karşısında
yaklaşık 0.86 düzeyinin biraz üzerinde seyretmekteyken, müdahalenin hemen
ardından, 0.87 üzerinden işlem görmüştür. Ancak, bir saat gibi çok kısa bir
süre sonra, euro, 0.87’nin aşağısına düşmüş ve daha sonra aynı gün içerisinde
müdahale edildiği düzeyin dahi aşağısına düşerek 0.86 üzerinden işlem
görmüştür.
Kasım ayının sonlarına doğru ise ABD ekonomisindeki
yavaşlamanın kesinlik kazanması üzerine euro dolar karşısında değer kazanmaya
başlamış ve ayın son günü 0.87 üzerinden işlem görmüştür. Euronun değerindeki
bu artış yüksek oranlı olmasa da, gelecek için iyimserlik yaratmıştır.
V.Ödemeler Dengesine İlişkin Gelişmeler:
Eylül 2000’de Euro Bölgesi cari işlemler açığı 1.5 milyar
euro olarak kaydedilmiştir. Eylül 1999’da ise Euro Bölgesi cari işlemleri 3.3
milyar euro tutarında bir açık vermiştir.
Bu yılın ilk üç çeyreğinde 20.4 milyar euro tutarında bir
açık veren Euro Bölgesi cari işlemleri bir önceki yılın aynı döneminde 0.7
milyar euro tutarında açık vermiştir. Bu durumun esas nedeni mal ticareti
fazlasındaki 21 milyar euro tutarındaki bir azalmadır. Bu, ithalatın değer
olarak arttığını göstermektedir.
Eylül 2000’de, Bölge dışına 34.3 milyar euro tutarında
net yatırım yapılmıştır. Bu durum, Euro Bölgesi vatandaşlarının Bölge dışına
47.2 milyar euro, Bölgeye ise 13 milyar euro tutarında doğrudan yatırım
yaptıklarını göstermektedir.
Eylül 2000’de Bölgeye 3.9 milyar euro tutarında net
portföy yatırımı gerçekleştirilmiştir. “Diğer yatırım” adı altında da Bölgeye
20.6 milyar euro tutarında net yatırım yapılmıştır.
2000 yılının ilk dokuz ayında Euro Bölgesi dışına 89.1
milyar euro tutarında net doğrudan yatırım ve portföy yatırımı yapılmıştır. Bu
rakam, 1999 yılının ilk dokuz ayında 11.3 milyar euro olarak gerçekleşmiştir.
1999 yılının ilk üç çeyreğinde tahvil çıkışları olurken 2000 yılının ilk üç
çeyreğinde Bölgeye tahvil girişleri gerçekleşmiştir.
Eylül 2000’de ihracat 85.3 milyar euro, ithalat ise 80.9
milyar euro olarak gerçekleşmiştir.
V1.Borsalar ve Tahvil Piyasalarındaki Gelişmeler:
Euro Bölgesi tahvil piyasalarında, uzun vadeli faiz
oranları Ekim 2000’de büyük ölçüde istikrarlı olmaya devam etmiştir. 10 yıl
vadeli devlet tahvilleri 31 Ekim 2000 tarihinde yüzde 5.4 olarak
gerçekleşmiştir. Bu, Eylül 2000 sonunda kaydedilen düzeyin aynıdır. Aynı
dönemde ABD’de ise tahvil getirileri değer kaybetmiştir. ABD ile Euro Bölgesi
arasındaki 10 yıl vadeli tahvil getirileri aralığı 6 bp daralarak 31 Ekim 2000
tarihinde 38 bp olarak gerçekleşmiştir.
ABD’de 10 yıl vadeli devlet tahvili getirileri Eylül
başından itibaren sürekli artış gösterdikten sonra Ekim başında tekrar düşme
eğilimine girmişlerdir. 31 Ekim 2000 tarihinde, 10 yıl vadeli ABD hazine bonosu
getirisi yaklaşık yüzde 5.8 olarak gerçekleşmiştir ki bu, Eylül 2000 sonunda
gözlenen düzeyin 7 bp aşağısındadır. Getirideki bu azalmanın gerisindeki itici
güçlerin başında piyasa katılımcılarının ABD borsası ile başlıca diğer
borsalardaki daha yüksek dalgalanmalar ve fiyatlardaki düşmelerin ardından,
devlet tahvili piyasasını sığınılacak bir liman olarak görmeleri gelmektedir.
Diğer bir neden ise ABD’de ekonomik yavaşlama olacağı şeklindeki beklentinin
güçlenmesidir.
Japonya’da uzun vadeli tahvil getirileri Ekim 2000’de
istikrarlı olmuştur. Eylül sonu ile Ekim sonu arasında, 10 yıl vadeli devlet
tahvili getirileri çok dar bir aralıkta dalgalanmış ve 31 Ekim 2000 tarihinde
yaklaşık yüzde 1.8 düzeyinde kaydedilmiştir.
Euro Bölgesinde, 10 yıl vadeli devlet tahvili getirileri
Ekim 2000’de dar limitler içerisinde dalgalanmaya devam etmiştir. Bu genel
istikrara rağmen, Euro Bölgesinde devlet tahvili getirileri bazı karşı etkilere
maruz kalmıştır. Bir taraftan, 10 yıl vadeli Euro Bölgesi devlet tahvili
getirileri ABD hazine bonosu getirilerindeki azalmadan etkilenmiştir. Diğer
taraftan, 10 yıl vadeli Euro Bölgesi tahvil getirilerinde başlıca iki nedene
dayanan artış yönünde baskılar meydana gelmiştir: Birinci neden, euronun ABD
doları karşısındaki değer kaybıdır, ikincisi ise Euro Bölgesi enflasyonunun
2000 yazı için evvelce tahmin edilenden bir ölçüde yüksek olduğunu gösteren
verilerin açıklanmasının piyasa beklentileri üzerindeki olası etkileridir.
Hisse senedi fiyatları Ekim 2000’de başlıca borsalarda
dalgalanmalar göstermiştir. Böylece, Eylül ayında keskinleşen dalgalanmalar
süreklilik kazanmıştır. Dow Jones EURO STOXX endeksiyle ölçülen Euro Bölgesi
hisse senedi fiyatları Eylül sonu ve 31 Ekim arasında yüzde 2 artmıştır.
ABD’de, Standard and Poor’s 500 endeksiyle ölçülen hisse senedi fiyatları aynı
dönemde yüzde 1’e yakın değer kaybetmiştir. Yine aynı dönemde Nikkei 225
endeksiyle ölçülen Japon hisse senedi fiyatları yaklaşık yüzde 7 değer
kaybetmiştir.
Euro Bölgesinde, Dow Jones EURO STOXX endeksiyle ölçülen
hisse senedi fiyatları, Eylül sonu ve 31 Ekim 2000 arasında yüzde 2 değer
kazanarak 1999 yılı sonundaki düzeyin yüzde 1 üstüne çıkmıştır. Global borsalardaki
dalgalanmalar karşısında, Euro Bölgesi hisse senedi fiyatları Ekim 2000’de
birtakım karşı etkilere maruz kalmıştır. Ekim’in ilk yarısında, hisse
senetlerindeki değer kaybı yönündeki baskılar, büyük ölçüde Euro Bölgesinde ve
global düzeyde ekonomik faaliyetlerin genişleme hızının gelecekte nasıl olacağı
hususunun piyasa katılımcıları nezdinde belirsiz olmasından kaynaklanmış
görünmektedir. Ekim’in ikinci yarısında, Euro Bölgesi telekomünikasyon
sektörüne ilişkin hisse senetleri, piyasa katılımcılarının beklentilerini aşan
şirket kazançları verileri nedeniyle değer kazanarak dengeye ulaşmışlardır. Dow
Jones EURO STOXX 50 endeksi Eylül sonundaki yüzde 22 düzeyinden 31 Ekim 2000
tarihinde yıllık yüzde 24 seviyesine çıkmıştır.
VII.Diğer
Gelişmeler:
AB Maliye Bakanları, aday ülkelerin, euroyu tek taraflı
benimsemek yerine önce Maastricht kriterlerini karşılamaları gerektiğini ve
bunun da ötesinde, AB’ye üye olmalarının hemen ardından euroya katılmalarının
mümkün olamayacağını, bunun zaman alacağını vurgulamışlardır. Diğer taraftan,
aday ülkelerin paralarını tek taraflı olarak euroya bağlamalarının EMU’nun
ruhunu zedeleyeceği hususunda bir rapor hazırlandığı da açıklanmıştır.
Mart 2000’de Lizbon’da yapılan Zirvede görüşülen, AB
Ekonomik Politika Komitesinin yaşlanmakta olan nüfusun üye ülkelerin çoğunda
emeklilik harcamalarının GSYİH’nin yüzde 3 ila 5’i arasında bir artışa neden
olabileceğini vurguladığı geçici raporun tekrar gözden geçirileceği
bildirilmiştir. Diğer taraftan, AB Komisyonu ve Konseyi tarafından ortak olarak
hazırlanan bir rapor, yaşlanmanın sağlık harcamalarını yüzde 3 artıracağını
öngörmektedir. Bu nedenle, AB Maliye Bakanları, eğer kamu maliyeleri hızla
yaşlanmakta olan nüfuslarının neden olacağı sorunlarla başa çıkmak zorunda
kalırsa, emeklilik yaşının yükseltilmesi gerekeceği konusunda ikaz
edilmişlerdir.
Yatırım Bankası Paine Webber’in Baş Ekonomisti Alison
Cottrel, ECB’nin, daha açık davranması gerektiğini ve Yönetim Komitesi
toplantılarına ilişkin tutanakların yayımlanmasını, oylama raporlarının da
kamuoyuna açıklanmasını önermiştir. Diğer taraftan, AB Maliye Bakanlarının
yaptıkları toplantıların da daha spesifik konulara, özellikle yapısal
reformlara odaklanması gerektiğini bildirmiştir.
ECB Kasım ayı içerisinde, Aralık ayından itibaren Euro
Bölgesi ekonomisine ilişkin tahminleri yayımlamaya başlayacağını bildirmiştir.
ECB, tahmin kavramı için, “forecast” yerine “projection” terimini kullanmayı
tercih etmiştir.
Frankfurt kökenli bazı analistler, ECB tarafından
yayımlanan tahminlerin sabit faiz oranlarına ve sabit kurlara dayandırılacağını
ve petrol fiyatlarında meydana gelebilecek olası değişiklikleri de
içermeyeceğini, sonuç olarak ECB’nin tahminlerinin anlamsız ve hatta değersiz
olacağını belirtmişlerdir. Bununla birlikte, söz konusu projeksiyonlar, en
azından, ECB’nin fiyat istikrarını nasıl değerlendirdiği hususunda piyasalara
daha net bir görüş aktarmasına yardımcı olacaktır.
HAZIRLAYAN:
ZEYNEP ÜNGÜT
AVRUPA BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ