EURO
BÖLGESİ İZLEME RAPORU
(1
AĞUSTOS-31 AĞUSTOS 2000)
1.Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler:
Euro Bölgesi ekonomisi büyümeye devam etmektedir.
Eurostat tahminlerini revize etmiş ve daha önce 2000 yılının ilk çeyreği için
yüzde 0.7 olarak açıklamış olduğu Euro Bölgesi reel GSYİH büyümesinin yüzde 0.9
olarak düzeltildiğini bildirmiştir. Bu durum, 2000 yılının ilk çeyreğine
ilişkin özel tüketim büyüme oranının yeniden gözden geçirilerek daha önce yüzde
sıfır olarak açıklanmış olduğu halde yüzde 0.7’ye yükseltilmesiyle
bağlantılıdır. 1999 yılının ikinci yarısında ancak yüzde 0.9’un üzerinde
gerçekleşen üç aylık GSYİH büyümesinin ardından yukarıda sözü edilen revizyona
tabi tutulmuş GSYİH tahmini Euro Bölgesinde çıktı büyümesinin güçlü bir şekilde
devam etmekte olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, reel GSYİH’nin bir yıl
öncesinin aynı dönemine oranla yüzde 3.4 büyümüş olduğu tahmin edilmektedir. Bu
rakam 1999 yılının son çeyreğinde yüzde 3.1 olmuştur. Söz konusu gelişme 2000
yılı için Euro Bölgesi ekonomik büyümesinin yüzde 3’ün üzerinde olacağı
yolundaki tahminleri desteklemektedir. Bu artışta net ihracat artışının olumlu
katkısı olmuştur.
Euro Bölgesi sanayi üretimi Mayıs 2000’de artmaya devam
etmiştir. İnşaat haricinde, Mart-Mayıs döneminde Aralık 1999-Şubat 2000
dönemine oranla yüzde 2.3 olarak gerçekleşmiş olan sanayi üretimi büyümesi,
Mayıs 2000’de yıllık yüzde 7.7 olarak gerçekleşmiştir. İmalattaki yıllık büyüme
Mayıs 2000’de yüzde 8.4’e çıkmıştır.
Tüketim malları üretimi Mart-Mayıs döneminde yüzde 2.1
düzeyine çıkmıştır. Bu gelişme dayanıklı olmayan tüketim malları sanayiinde
çıktının arttığını göstermektedir. Mart-Mayıs döneminde dayanıklı tüketim
malları sanayiindeki büyüme ise ılımlı olmuştur.
Haziran 2000’de sanayi sektörüne duyulan güven artmış ve
1985 yılından bu yana kaydedilen en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Tüketici güveni
ise Haziran 2000’de bir ölçüde azalmıştır. Hem inşaat sektörüne duyulan güven,
hem de perakende ticaret güveni Haziran 2000’de artmıştır. Bölgedeki perakende
satışlar Mayıs 2000’de Nisan 2000’e oranla yüzde 0.2 artmıştır.
Haziran 2000’de Euro Bölgesinde işsizlik oranı yüzde
0.1’lik bir düşme kaydederek yüzde 9.1’e düşmüştür. İşsizlik oranındaki
azalmanın süreklilik kazanması, ekonomik faaliyetlerdeki genişlemenin devamlılık
arz etmesiyle aynı doğrultudadır.
Haziran 2000’de 25 yaş altındakilere ilişkin işsizlik
oranı yüzde 17.2 düzeyinde gerçekleşmiştir. 25 yaş üzerindekilere ilişkin
işsizlik oranı ise yüzde 8 olarak gerçekleşmiştir.
Euro Bölgesinde istihdam artışının sanayi ve
hizmetlerdeki istihdam beklentileriyle aynı doğrultuda olarak 2000 yılının
ikinci yarısında da belirgin olacağı düşünülmektedir.
II.Fiyat İstikrarına İlişkin Gelişmeler:
Haziran 2000’de Euro Bölgesi Uyumlaştırılmış Tüketici
Fiyatları Endeksi (HICP), yüzde 0.5 artarak yüzde 2.4 düzeyine çıkmıştır.
Hatırlanacağı üzere, HICP, Nisan ve Mayıs 2000’de yüzde 1.9 düzeyinde
gerçekleşmiştir. Söz konusu artışın başlıca nedeni enerji fiyatlarının
artmasıdır. Diğer taraftan, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artış da nispeten
etkili olmuştur. Esasen hizmet fiyatlarındaki yıllık artış hızındaki küçük bir
ivmenin yansıması olarak mevsimsel bazda gıda ve enerji haricinde HICP’in
yıllık artış hızı Haziran 2000’de yüzde 0.1 artarak yüzde 1.3 düzeyine
çıkmıştır.
Mayıs 2000’de varil başına ortalama 30.4 euro olan petrol
fiyatları Haziran 2000’de 31.5 euroya çıkmıştır. Sonuç olarak, 2000 yılının
ikinci yarısına ilişkin olarak, HICP’teki gelişmeler, özellikle petrol
fiyatlarının göstereceği seyre bağlı olacaktır.
Petrol fiyatlarında yakın geçmişte meydana gelen
artışlara ilişkin dolaylı etkilerin ve euronun değer kaybetmeye devam etmesinin
enerji haricindeki mal ve hizmetlerde fiyat artışlarına yol açması
beklenmektedir.
III.Para Politikasına İlişkin Gelişmeler:
ECB, 3 Ağustos 2000 tarihli Yönetim Komitesi
toplantısında faiz oranlarını değiştirmeyerek, sabit bıraktığını açıklamıştır.
Buna göre, refinansman işlemlerine ilişkin faiz oranı yüzde 4.25, kredi
işlemlerine ilişkin faiz oranı yüzde 5.25 ve mevduat faiz oranı yüzde 3.25
düzeylerinde bırakılmıştır. Ancak, 31 Ağustos 2000 tarihli Yönetim Komitesi
toplantısında ise faiz oranlarını yüzde 0.25 artırdığını bildirmiştir. Bu
karara göre ise, faiz oranları yukarıdaki sıra uyarınca yüzde 4.50, yüzde 5.50
ve yüzde 3.50 olarak yükseltilmiştir. ECB, Euro Bölgesindeki ekonomik büyüme
koşullarının çok olumlu olduğunu vurgulayarak söz konusu müspet durumun
sürdürülebilmesi için orta vadede fiyat istikrarının korunması gerekliliğinin
bu kararın alınmasındaki başlıca etken olduğunu bildirmiştir. Daha ayrıntılı
olarak açıklamak gerekirse; mevcut koşulların büyük ölçüde petrol fiyatları ve
döviz kuru gelişmelerinden etkileniyor olması ve bu durumun kısa vadede para
politikası ile düzene konmasının mümkün olamaması, diğer taraftan geniş para
arzı (M3) büyümesinin yüzde 4.50 olarak saptanan referans değerin üzerinde
seyretmesi nedeniyle, ECB, fiyat artışlarını önlemek ve dolayısıyla Bölgenin
ekonomik büyümesini sürdürülebilir kılmak için faiz oranlarını artırmıştır.
Haziran 2000’de M3 geniş para arzının yıllık büyüme
oranı, Mayıs ayında bulunduğu yüzde 5.9 seviyesinden yüzde 5.4 düzeyine
düşmüştür. Temmuz 2000’de ise, söz konusu büyüme oranı yüzde 5.3 düzeyine
inmiştir. M3’ün Nisan-Haziran 2000 dönemine ilişkin üç aylık ortalaması, Mart-Mayıs
2000 dönemine ilişkin üç aylık hareketli ortalama olan yüzde 6.4 düzeyinden
yüzde 6.0 düzeyine düşmüş ve bu suretle söz konusu dönem süresince yüzde 4.50
olarak saptanan referans değerin yüzde 1.50 üzerinde kalmıştır. Bunun da
ötesinde, Mayıs-Temmuz 2000 dönemine ilişkin üç aylık hareketli ortalama,
Nisan-Haziran 2000 dönemine ilişkin üç aylık ortalama olan yüzde 6.0
seviyesinden yüzde 5.50 düzeyine düşmüştür.
Mevsim bazında tashih edilmiş olarak, M3, Mayıs
2000’dekine oranla, Haziran 2000’de 15 milyar euro kadar azalmıştır. Diğer
taraftan, M3’ün mevsim bazında ayarlanmış altı aylık büyüme oranı, Mayıs ayında
kaydedilen yüzde 6.5 düzeyinden yüzde 5.3’e düşmüştür. Bununla birlikte,
ekonomistler, M3 büyüme hızında kaydedilen bu son düşüşlere rağmen, Haziran
ayında Euro Bölgesinde likidite fazlasının varlığına dikkat çekmektedirler.
Euro Bölgesinde özel sektöre verilen kredilerdeki büyüme
hızı düşmüştür. Euro Bölgesi mukimlerine verilen toplam kredinin yıllık artış
hızı Mayıs 2000’de yüzde 8 olarak gerçekleşmiş ve Haziran ayında yüzde 6.9
düzeyine inmiştir. Bu azalma özel sektöre verilen kredilerdeki azalışı
yansıtmaktadır. Ayrıca, kamu kesimine verilen kredinin yıllık değişim hızında
daha da ileri aşamada bir azalmayı göstermektedir. Özel sektöre verilen kredinin
yıllık artış hızı Haziran 2000’de belirgin bir şekilde azalmış ancak yine de
nispi olarak yüksek kalmıştır. Kredilerin büyüme hızında son zamanlarda görülen
ılmlılaşma borç verme oranlarında 1999 sonbaharından beri görülen artışla
bağlantılandırılabilir. Eylül 1999 sonu ve Haziran 2000 sonu arasında
işletmelere bir yıla kadar vadeli olarak verilen krediler için perakende
oranlar yüzde 1.2 artmıştır.
Kamu kesimine verilen kredinin yıllık değişim hızındaki
düşüşün daha ileri bir aşamaya ulaşması hem kredilerdeki büyümenin
zayıflamasını, hem de finans kuruluşlarındaki devlet tahvili bulundurma
geleneğinin yıllık azalma hızının güçlenmesini göstermektedir.
IV.Döviz Kuruna İlişkin Gelişmeler:
Mayıs 2000’de Haziran 2000 başında güçlendikten ve Temmuz
başında belirgin bir istikrar dönemi geçirdikten sonra, euro güçlü paralar
karşısında düşme eğilimine girmiş ve özellikle dolar karşısında düşmüştür.
Nominal efektif kur göz önüne alındığında euro Haziran 2000 sonundan 2 Ağustos
2000 gününe kadar Euro Bölgesinin başlıca 13 ticaret ortağının paraları
karşısında yüzde 2.5 civarında değer kaybetmiştir.
Haziran sonu ve Temmuz başında ABD doları karşısında
ortalama USD 0.95 civarında dalgalanma gösterdikten sonra, euro, Temmuz ayının
ikinci yarısında USD 0.93 düzeyine
düşmüştür. Bu durum, Euro Bölgesindeki ekonomik genişlemenin güç kazanmasını
doğrulayan belirtilerle ve Euro Bölgesi ile ABD arasındaki büyüme aralığının
önümüzdeki yıl daraltılabileceği, hatta yok edilebileceği yolundaki beklenti ve
tahminlerle tezat teşkil etmektedir. Özellikle Temmuz ayı sonunda 2000 yılının
ikinci çeyreği için ABD’nin reel GSYİH büyümesine ilişkin rakamların
tahminlerden iyi çıkması dolara destek sağlamıştır. 2 Ağustos günü euro USD
0.91 üzerinden işlem görmüştür. Temmuz 2000’de Japon yeni güçlü paralar
karşısında değer kaybetmiştir. The Bank of Japan, Temmuz ayı başında
Japonya’nın ekonomik durumunun düzelmekte olduğunu kaydettikten sonra, ayın
ortasında faiz oranlarını sıfırlama yolundaki politikasını terk etmemeye karar
vermiştir. 2 Ağustos 2000 tarihinde euro JPY 99.8 üzerinden işlem görmüştür.
Mayıs 2000’de ve Haziran 2000 başında İngiliz sterlinine karşı bir güçlenme
döneminden sonra, İngiltere ekonomisinin önceleri tahmin edildiğine nazaran
daha güçlü geliştiği en son veriler tarafından doğrulandığından, euro, İngiliz
sterlini karşısında Temmuz 2000’de bir ölçüde değer kaybetmiştir. İthalatta bir
artış gösteren İngiliz ticaret açığı rakamları da İngiltere’de iç talebin güçlü
olmayı sürdürdüğü şeklindeki görüşü desteklemektedir. Ayrıca, döviz piyasası
ise önümüzdeki dört yıl içerisinde kamu harcamalarının artırılacağı şeklindeki
duyuruya odaklanmıştır. 2 Ağustos günü euro, GBP 0.61 üzerinden işlem
görmüştür.
2 Ağustos 2000 tarihinde nominal efektif kur göz önüne
alındığında euro, 1999 yılının ilk çeyreğinde kaydedilen düzeyin yüzde 14.5 ve
bu yılın başında gerçekleşen düzeyin ise yüzde 4.7 aşağısında kalmıştır.
V.Ödemeler Dengesine İlişkin Gelişmeler:
Haziran 2000’de Euro Bölgesi cari işlemler açığı 0.1
milyar euro olarak kaydedilmiştir. Haziran 1999’da ise Euro Bölgesi cari
işlemleri 5.4 milyar euro tutarında bir fazla vermiştir. Bunun esas nedeni mal
ticareti fazlasındaki bir düşmedir. Bu, cari transfer açıklarındaki 1.1 milyar
euro tutarındaki bir artışla birleşmiştir.
2000 yılının ilk yarısında, Euro Bölgesi cari işlemleri
11.8 milyar euro tutarında bir açık vermiştir. Oysa 1999 yılının aynı döneminde
söz konusu kalem 14.9 milyar euro tutarında bir fazla vermiştir. Olumsuz
yöndeki bu gelişmenin esas nedeni, mal ticareti fazlasının azalması ve
hizmetlerdeki açığın artmasıdır. Bu arada gelirlerdeki ve cari transferlerdeki
açıklarda da küçük artışlar kaydedilmiştir.
Değer itibarıyla ihracat 2000 yılının ilk altı ayında
önemli ölçüde arttığı halde, ithalat değeri daha da hızlı büyümüştür. İthalat
artışı, petrol fiyatlarının yükselmesi ve euronun değer kaybetmesi ile
bağlantılı olarak ithalat fiyatlarının artmasından kaynaklanmaktadır. İthalat
artışının bir diğer nedeni ise, Euro Bölgesindeki talep artışıdır. İhracattaki
artışa gelince, fiyat rekabetindeki kazançlar ve güçlü dış talep ile bağlantılı
olarak ihracatın hacim açısından büyümesi ana itici güç olduğundan, birim
ihracat hacminin artmasının da etkisi olmuştur. Haziran 2000’de ihracat 82.5 milyar euro, ithalat ise
75.7 milyar euro olarak gerçekleşmiştir.
Haziran 1999’da 1.4 milyar euro olarak gerçekleşmiş olan
sermaye hareketleri dengesi net bakiyesi 0.4 milyar euroya düşmüştür. 2000
yılının ilk yarısında sermaye hareketleri dengesinde 5.4 milyar euro tutarında bir
fazla kaydedilmiştir. Bir önceki yılın aynı döneminde ise sermaye hareketleri
dengesine ilişkin olarak 6.2 milyar euro tutarında bir fazla kaydedilmiştir.
Haziran 2000’de Euro Bölgesine ilişkin menkul kıymetlerin
yabancı yatırımcılar tarafından kayda değer şekilde satın alınmasıyla dışarıdan
yapılan net portföy yatırımları 43.3 milyar euro olarak gerçekleştirilmiştir.
Bölge dışına net doğrudan yatırımlar 2.5 milyar euro
tutarındadır. 2000 yılının ilk altı ayında, Bölge dışına yapılan toplam net
doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımları 33.6 milyar euro olmuştur. 1999
yılının ilk altı ayında Bölge dışına net doğrudan ve portföy yatırımı toplamı
ise 129.9 milyar euro olmuştur. Bu durumun başlıca nedeni hem net doğrudan
yatırımlarda, hem de borç enstrümanlarında Bölge dışında gerçekleştirilmek
yerine Bölgeye yapılma yönünde bir değişim yaşanmasıdır. Mukim olmayanlar
tarafından Euro Bölgesi borç senetlerine yapılan yatırımlar 2000 yılının ilk
altı ayında güç kazanmıştır.
V1.Borsalar ve Tahvil Piyasalarındaki Gelişmeler:
Başlıca borsalarda Haziran 2000’de başlayan durgunluk,
Temmuz ayında Euro Bölgesi borsalarında devam etmiştir. Piyasa koşullarındaki
bu durgunluk nedeniyle, Dow Jones EURO STOXX endeksi ile ölçülen Euro Bölgesi
hisse senedi fiyatları Haziran sonu ve 2 Ağustos 2000 tarihleri arasında, 1999
yılı sonundaki düzeyin yüzde 2 üzerinde sabit kalmıştır. ABD’de Standard and
Poor’s 500 endeksi Haziran sonu ve 2 Ağustos 2000 tarihleri arasında yüzde 1
civarında azalarak 1999 yılı sonundaki düzeyin yüzde 2 aşağısında bir düzeye
ulaşmıştır. Japonya’da Nikkei 225 endeksi Haziran sonu ve 2 Ağustos 2000
tarihleri arasında yüzde 7 civarında artmış ve 1999 yılı sonu düzeyinin yüzde
14 aşağısında kalmıştır. ABD’de Temmuz ayının ilk iki haftasında hisse senedi fiyatları
yükselmiş ve ardından düşmüştür. Japonya’da hisse senedi fiyatları Temmuz
ayında kayda değer şekilde düşmüştür. Haziran 2000’de gerçekleşen artışların
ardından durumun tersine dönmesi, Büyük bir Japoın şirketinin iflasının
ardından Japonya ekonomisinin iyileşmesinin risk altına girdiği yolunda beliren
inancı göstermektedir.
Euro Bölgesinde hisse senedi fiyatları Temmuz ayı
süresince yükselme kaydettikten sonra, ayın sonlarına doğru düşmüştür. Bir
taraftan Bölgedeki sürekli güçlü ekonomik büyüme beklentisi Temmuz ayının ilk
üç haftasında hisse senedi fiyatları üzerinde yükselme yönünde baskı yapmış,
diğer taraftan Temmuz sonu ve Ağustos başında Euro Bölgesi teknoloji sektöründe
hisse senedi fiyatları düşmüştür. Teknoloji sektöründeki dalgalanmanın süreklilik
arz etmesine rağmen, Temmuz ayında borsa dalgalanması düşmeye devam etmiştir.
Ayın sonuna doğru, Dow Jones EURO STOXX 50 endeksindeki dalgalanma yılda yüzde
20 düzeyinin altına düşmüştür. Bu düzey ise 1998 ortasından beri kaydedilen en
düşük seviyedir.
Haziran 2000’de Euro Bölgesi tahvil piyasalarındaki
gelişmelere benzer şekilde, Temmuz 2000’de de Euro Bölgesi uzun vadeli devlet
tahvillerinin getirileri nispeten dar bir çerçevede kalmıştır. Haziran ayının
sonunda meydana gelen düzeye oranla, Euro Bölgesinde 10 yıl vadeli tahvil
getirilerinin ortalama düzeyi 2 Ağustos 2000 tarihinde yüzde 5.37 civarında
bulunmuştur. ABD’de de tahvil piyasalarında Temmuz ayında nispi bir durgunluk
yaşanmıştır. Uzun vadeli ABD tahvil getirileri Temmuz ayında Euro
Bölgesindekine benzer şekilde azalırken 10 yıl vadeli ABD tahvil getirileri ile
Euro Bölgesi getirileri aralığı 2 Ağustos 2000 tarihinde 70 bp düzeyinde
kalmıştır.
ABD tahvil piyasalarındaki ılımlı koşullar sayesinde
Temmuz ayında Euro Bölgesi tahvil piyasaları için nispeten istikrarlı bir
uluslararası ortam sağlanmıştır. 2
Ağustos 2000 tarihinde 10 yıl vadeli ABD tahvil getirileri yüzde 6.08 düzeyinde
kalmıştır. Japonya’da 10 yıl vadeli tahvil getirileri Haziran 2000 sonu ve 2 Ağustos 2000 tarihleri arsında 10 bp düşerek yüzde 1.67
seviyesinde kalmıştır. Bu düşüş büyük bir Japon firmasının iflasının ardından
piyasaya karşı güvenin zayıflaması ve Bank of Japan’ın faiz oranlarının sıfırlanması
doğrultusundaki politikasını değiştirmeme yönündeki kararından
kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda, genel ekonomik durum hakkındaki belirsizlikler
Japonya’da hisse senetlerinden tahvillere doğru bir kaçışa neden olmuş ve bu
durum da uzun vadeli tahvil getirilerindeki düşme eğilimini artırmıştır.
Temmuz 2000’de Euro Bölgesi uzun vadeli tahvil
getirilerinin düzeyinde önemli bir değişiklik olmaması tahvil piyasalarında bir
dizi karşı etki meydana getirmiştir. Temmuz’un ilk yarısında euro ülkeleri
enflasyon verileri piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğinden tahvil
getirileri bir ölçüde artmıştır. Ekonomik büyümenin devam etmekte oluşu da bu
durumu desteklemiştir. Euronun zayıflaması da uzun vadeli tahvil getirileri
üzerinde artış yönünde baskı yapmaktadır. Karşı etkiler Temmuz ayı süresince
bir ölçüde düşen petrol fiyatları, Haziran’da Euro Bölgesi M3 rakamındaki
yıllık artış hızının piyasa beklentilerinden düşük olması ve özel sektöre
verilen kredilerde azalma olmasından kaynaklanmaktadır.
VII.Diğer Gelişmeler:
AB’nin Doğu’ya doğru genişlemesi euronun kaydi para
olarak kullanılmaya başlanmasından bu yana en önemli gelişme olacaktır ve
Birliğin böylesine genişlemesinin ekonomik durum üzerinde çok derin etkiler
yapmasının beklenmesi doğaldır. Ancak Ekonomi Politikası Araştırmaları Merkezi
namına Avrupa Komisyonuna genişleme konusunda bir rapor hazırlayan bir grup
ekonomist, bu durumun AB ekonomisi üzerindeki etkisinin nispeten hafif
olacağını öne sürmektedir. Söz konusu rapora göre genişlemenin olumsuz etkileri
muhtemelen oldukça dar bir alanla kısıtlı olacak ve diğer taraftan, Batı
ülkelerinin toplam ekonomik kazançları da çok büyük olmayacaktır. Söz konusu
ekonomistler, aday ülkelerin toplam nüfusunun nispeten düşük olması ve toplam
ekonomilerinin de küçük olması olgusundan yola çıkarak bu sonuca varmışlardır.
Ekonomistler, Doğu Avrupa’dan mevcut AB üyelerinin işgücüne 2010 yılına kadar
700.000 işçinin dahil olacağını ancak AB nüfusunun azalmakta ve yaşlanmakta
olduğu göz önünde bulundurulduğunda bunun çalışan nüfusta beklenen açığı kapatmak
için yeterli olmayacağını öne sürmektedirler. Sonuç olarak, mevcut AB
üyelerinin genişlemeden ekonomik anlamda çekinmeleri için herhangi bir neden
yoktur.
HAZIRLAYAN:
ZEYNEP ÜNGÜT
AVRUPA BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ