EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU
MART
2001
I. Genel Ekonomik
Göstergelere İlişkin Gelişmeler:
2000 yılının dördüncü çeyreğinde Euro Bölgesi ve AB-15’in
GSYİH artışı bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.7 olmuştur. Aynı yılın üçüncü çeyreğinde
Euro Bölgesi GSYİH artışı yüzde 0.5 iken AB-15’de yüzde 0.6 olarak
gerçekleşmiştir. 1999 yılının dördüncü çeyreğine göre Euro Bölgesi GSYİH artışı
yüzde 3 olurken AB-15’in GSYİH artışı yüzde 2.9 olmuştur. Euro Bölgesinde
büyüme artışı iç talepteki artış ile ilişkilidir. İstihdamda gerçekleşen artış
da özel tüketimin artmasını sağlamaktadır.
Bir önceki çeyrek ile karşılaştırıldığında dördüncü
çeyrekte Euro Bölgesinde ihracat artışı yüzde 3.3, AB-15’de ise yüzde 3.1
olmuştur. Aynı dönemde, Euro Bölgesinin ithalatı ise yüzde 3.2 oranında
artarken, AB-15’de yüzde 2.8 artış olmuştur. Euronun ABD doları karşısındaki
değer kaybı mal ve hizmet ihracatında artış sağlamıştır. 1999 yılında 814.5
milyar euro olan mal ihracatı, 2000 yılında 974.4 milyar euroya, hizmet
gelirleri ise 241.5 milyar eurodan 265.4 milyar euroya yükselmiştir.
Yatırımlardaki artış ise bir önceki çeyreğe göre
yavaşlamıştır. Dördüncü çeyrekte Euro Bölgesi yatırımları yüzde 0.4 artarken
AB-15’de yüzde 0.5 artmıştır. Üçüncü çeyrekte her iki bölgenin yatırım artışı
yüzde 1.1’dir.
Öte yandan ABD ekonomisi 2000 yılının dördüncü çeyreğinde
yüzde 0.3 büyümüştür. Bir önceki çeyrekteki büyüme ise yüzde 0.5’dir. Dördüncü
çeyrekte hane halkı tüketim harcamalarında ve yatırımlarda bir önceki çeyreğe
göre azalış vardır. İthalat ve ihracat da üçüncü çeyreğe göre azalmıştır. ABD
ekonomisinin 2000 yılı dördüncü çeyreğindeki büyümesi bir önceki yılın aynı
dönemine göre yüzde 3.4 olmuştur.
Euro Bölgesinde hükümetler, yapısal reformlarla
enflasyonist olmayan büyümeyi artırmaya çalışmaktadırlar. Özellikle istihdamda
ve üretim piyasalarında esnekliği sağlayarak büyümeyi sürdürme çabası
göstermektedirler. Bazı AB hükümetleri de Büyüme ve İstikrar Paktı amacına
yönelik olarak mali konsolidasyonu sağlama gayretlerine devam etmektedirler.
Bölgede kapasite kullanım oranının yüksek olması, süregiden istihdam artışı ve
işsizliğin azalması, özel yatırımlar ve tüketimlerdeki artışı desteklemektedir.
Euro Bölgesinde, ekonomik göstergeler büyümenin sürdürülebilir olduğuna dair
işaretler verse de, Bölgenin dünya çapındaki ekonomik yavaşlamadan
etkilenmemesi mümkün gözükmemektedir. Almanya’da güven endekslerinin düşük
çıkması ve Euro Bölgesi sanayi üretiminin düşmesi Avrupanın ekonomik büyümesi
konusunda endişeler yaratmaktadır. Almanya’da Ifo güven endeksi, Ocak ayında
97.5 iken Şubat ayında 94.9’a gerilemiştir. Söz konusu endeksteki gerileme,
Euro Bölgesinin en büyük ekonomisinin yavaşladığını göstermesi açısından
önemlidir. Eurostat’ın verilerine göre, Ocak ayında sanayi üretimi de yüzde 1.9
düşüş göstermiştir. Sanayi üretiminin yavaşlaması, global ekonominin
yavaşlaması ile birlikte Euro Bölgesi ekonomisinin de yavaşlayacağının bir
göstergesidir.
AB Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, Ocak ayında
103.1 olan Euro Bölgesi tüketici güven endeksi, Şubat ayında 102.7’ye
düşmüştür. Bölgenin en hızlı büyüyen ülkesi İrlanda hariç, tüm euro ülkelerinde
güven endeksinde düşüş vardır. Söz konusu endeks, Euro Bölgesi ihracatı için
dünya talebinin düştüğünü göstermesi açısından önem taşımaktadır. 28 Mart 2001
tarihinde açıklanan ABD güven endeksi ise beklenmedik şekilde yüksek çıkmıştır.
Şubat ayında 109.2 olan ABD güven endeksi 2000 yılı Eylül ayından bu yana en
yüksek düzeyine ulaşarak Mart ayında 117 olmuştur. ABD güven endeksindeki
yükseliş, ekonomik yavaşlamaya karşın dünyanın en büyük ekonomisinin görünümü
hakkında halen iyimser olunduğunun bir göstergesidir.
Öte yandan ECB Başkanı Duisenberg, ABD ekonomisindeki
durgunluğun tahmin edilenden daha ciddi boyutlara ulaşabileceğini ve bunun da
tüm dünya ile birlikte Euro Bölgesini de etkileyebileceğini belirtmiştir. Bütün
bu veriler, 2001 yılında borçlanma bedellerini düşürmeyen tek merkez bankası
olan ECB’nin faiz indirimine gideceği beklentilerini Mart ayı sonlarına doğru
iyice güçlendirmişse de Şubat ayı enflasyon oranının bir önceki aya göre yüksek
çıkması, ECB’nin faiz oranlarını indirmeme kararında etkili olmuştur.
II. Fiyat İstikrarına
İlişkin Gelişmeler:
Ocak ayında Euro Bölgesinde yıllık HICP yüzde 2.4 iken
Şubat ayında yüzde 2.6’ya yükselmiştir. AB-15’in yıllık enflasyon oranı ise
Ocak ayında yüzde 2.2 iken Şubat ayında yüzde 2.3 olmuştur. Euro Bölgesinde
Şubat ayı itibariyle en yüksek yıllık enflasyon oranına sahip ülkeler Hollanda
ve Portekiz (her ikisinde de yüzde 4.9) olup, en düşük enflasyon oranına sahip
ülkeler ise Fransa (yüzde 1.4) ve Avusturya (yüzde 1.8)’dır. Euro Bölgesinde
çekirdek enflasyon oranı ise Ocak ayında yüzde 1.9 iken Şubatta yüzde 2’ye
yükselmiştir. Euro Bölgesi Şubat ayı enflasyon oranı piyasa beklentisi olan
yüzde 2.5’in üzerine çıktığı gibi ECB’nin fiyat istikrarı hedefi olan yüzde
2’nin de oldukça üzerindedir. Bölgede enflasyon 9 aydır ECB’nin hedefinin
üzerinde seyretmektedir. Enflasyondaki yükseliş büyük oranda enerji
fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmıştır. Ocak ayında petrolün varil fiyatındaki
artışın yüzde 12’ye yükselmesiyle enerji maliyetleri artmış ve bu da tüm
fiyatlara yansımıştır.
III. Para Politikasına
İlişkin Gelişmeler
1, 15 ve 29 Mart 2001 tarihli ECB Yönetim Kurulu toplantılarında faiz oranları değiştirilmeyerek aynı bırakılmıştır. Buna göre temel finansman işlemleri faiz oranı yüzde 4.75, kredi işlemleri faiz oranı yüzde 5.75 ve mevduat faiz oranı yüzde 3.75 düzeyinde kalmıştır. Mart ayı boyunca yapılan toplantılardan faiz oranlarına ilişkin bir indirim kararının çıkacağı beklentilerine karşılık, özellikle Şubat ayı enflasyonunun yükselmesiyle, böyle bir kararın alınmayışı ECB'nin fiyat istikrarı hedefinden taviz vermediğini bir kez daha göstermiştir. Ancak, Euro Bölgesinin bazı ekonomik göstergelerindeki zayıflama işaretlerine ve dünyada yaşanan ekonomik durgunluğa ECB'nin daha fazla tepkisiz kalamayarak faizleri düşüreceği beklentisi giderek güçlenmektedir.
M3 yıllık artış oranı Ocak 2001’deki seviyesini koruyarak
Şubat 2001 itibariyle de yüzde 4.7 olmuştur. Kasım 2000-Ocak 2001 3 aylık
döneminde yüzde 4.9 olan M3 artış oranı, Aralık 2000-Şubat 2001 döneminde yüzde
4.8 olmuştur. Ocak 2001'de yüzde 1.3 olan M1 yıllık artış oranı da Şubat
2001'de yüzde 1.8 olmuştur. Şubat ayında M3'teki artış 36 milyar euro olurken,
M1' i oluşturan kalemlerdeki artış ise 31 milyar euro olmuştur. Gecelik mevduat
dışındaki kısa vadeli mevduat hacminde artış 13 milyar euro iken diğer
enstrümanlarda 8 milyar euro azalış olmuştur.
IV. Döviz Kuruna İlişkin
Gelişmeler:
Euro, Şubat ayı enflasyon verisinin yüksek çıkması,
ABD’de güven endeksi verisinin yükselmesine karşılık Euro Bölgesinde düşük
çıkması ve ECB’nin faiz oranlarını değiştirmeme kararlarından Mart ayı boyunca
olumsuz yönde etkilenmiştir. Son olarak 29 Mart 2001 tarihinde de ECB'nin faiz
oranlarını değiştirmemesiyle, euro aynı gün ABD piyasalarında, dolar karşısında
0.8770 cente kadar gerilemiştir, bu da son üç ayın en düşük paritesidir. Hemen
ardından ECB'nin müdahalede bulunacağı beklentileri ile parite 0.8791 cente
yükselmiş ve günü 0.88 centin üzerinde kapatmıştır. Euro, Mart ayı boyunca
0.9270-0.8820 aralığında işlem görmüştür.
V. Ödemeler Dengesine
İlişkin Gelişmeler:
Euro Bölgesinin cari işlemler açığı, Ocak 2000’de 10.4
milyar euro iken Ocak 2001’de 8.5 milyar euroya düşmüştür. Bu durum bir önceki
yılın Ocak ayında cari transferlerde 1.1 milyar açığa karşın bu yılın Ocak
ayında 2.5 milyar euro fazla oluşmasından kaynaklanmıştır. Öte yandan mal
ticareti açığı da Ocak 2000’de 2.4 milyar euro iken Ocak 2001’de 1.9 milyar
euroya gerilemiştir. Mal ticareti
açığındaki düşüş, ihracatın değerindeki artışın (yaklaşık yüzde 25) ithalatın
değerindeki artıştan (yaklaşık yüzde 23) daha fazla olmasından kaynaklanmıştır.
Net doğrudan yatırımlar ile portföy yatırımlarındaki
çıkış Ocak 2000’den bu yana en yüksek düzeyine ulaşarak Ocak 2001 itibariyle 50
milyar euroya yükselmiştir. Bu durum Aralık 2000’de portföy yatırımlarında 45.5
milyar euro net çıkışa karşın 22.1 milyar euro net giriş olması ve 2000 yılında
toplam net çıkışın 111.7 milyar euro olması ile ilişkilidir. Diğer yandan Ocak
2001’de net doğrudan yatırım çıkışı 4.5 milyar euro ile sınırlıdır. Ocak
2001’de net portföy yatırım çıkışının ana nedeni, Aralık 2000’deki 17.2 milyar
euro tutarındaki net girişin Ocak ayında 25.6 milyar euro tutarında net çıkışa
dönüşmesidir. Buna ek olarak, portföy hisse senetlerinde 19.9 milyar euro net
çıkış olmuştur. Yabancı yatırımcılar, ellerinde tuttukları Euro Bölgesi
borçlanma enstrümanları ve hisse senetlerini 11.2 milyar euro kadar
azaltmışlardır.
İthalat
ve ihracatta tüm ana mal gruplarında güçlü artış vardır. Petrol fiyatlarındaki
artış, 2000 yılında enerji ithalatının değerinin ikiye katlanmasına neden
olmuştur. 1999 yılına göre 2000 yılında enerji açığı 54.7 milyar euro
artmıştır.
AB-15'in
ana ticaret ortaklarıyla olan ticaretinde de önemli artış vardır. İhracatta en
önemli artışlar Türkiye (yüzde 44), Rusya (yüzde 34) ve Çin (yüzde 31),
ithalatta en önemli artışlar ise Rusya (yüzde 73), Norveç (yüzde 54) ve Çin
(yüzde 40) ile yapılan ticarette gözlenmiştir.
ABD
ile olan ticarette ise Euro Bölgesi fazla vermeyi sürdürmektedir. 1999 yılında
söz konusu fazla 22.5 milyar euro iken 2000 yılında 36.4 milyar euroya
yükselmiştir.
VI. Borsa ve Tahvil
Piyasalarına İlişkin Gelişmeler:
Euro Bölgesi uzun dönem devlet tahvili getirileri 2000
yılı sonbaharındaki düşüşünden sonra Aralık 2000-Şubat 2001 döneminde göreceli
istikrarlı olmuştur. 28 Şubatta ortalama Euro Bölgesi 10 yıl vadeli tahvil
getirileri yüzde 5’e inmiştir. ABD’de Şubat ayında uzun dönem getiriler düşmüş,
ABD ve Euro Bölgesi arasında 10 yıl vadeli devlet tahvili getirileri arasındaki
“spread” daralarak 25 bp’ ye kadar inmiş ve 28 Şubatta sıfırlanmıştır. Bu da
Ocak 1999’dan beri ulaşılan en düşük “spread”dir. 2000 yılı yaz aylarından beri
görülen “spread”deki azalma eğilimi, ABD ve Euro Bölgesi arasındaki reel büyüme
farkında beklenen azalmayı yansıtmaktadır. ABD’de uzun dönem tahvil verimleri
Şubat ayı boyunca yüzde 5 civarında işlem görmüştür. Bu durum tahvil
piyasalarında işlem yapanların ekonomik büyüme ve enflasyon ile kısa vadeli
faiz oranı değerlendirmelerinin değiştiğini yansıtmaktadır. ABD’de resmi faiz
oranlarının değişeceği beklentisi ile 10 yıl vadeli endekse bağlı devlet
tahvillerinin reel getirileri Şubat ayında düşüş göstermiştir. Japonya’da ise
uzun vadeli devlet tahvili getirileri, Eylül ayından beri girdiği düşme
eğilimini sürdürmüştür. 28 Şubat 2001 itibariyle 10 yıl vadeli tahvil getirisi
yüzde 1.4 olmuştur. Japon devlet tahvili getirilerinin azalması da Japonya’da
ekonomik canlılığın azalması sonucu giderek artan kötümser hava ile birlikte
hükümet yekililerinin de bu yöndeki beyanları ile ilişkilidir.
Euro Bölgesinde hisse senedi fiyatları 31 Ocak-28 Şubat
döneminde DowJones Euro Stoxx endeks cinsinden yüzde 9 civarında düşmüştür.
ABD’de ise bu dönemde yine aynı oranda düşüş vardır. Japonya’daki düşüş ise
yüzde 7’de kalmıştır. ABD’de 2001 yılının ilk aylarıyla birlikte ekonominin
yavaşlamasıyla yüksek teknoloji firmalarının hisse senetlerinde değer kaybı
olmuştur. Bu sektörlerdeki hisse senetleri 31 Ocak-28 Şubat 2001 döneminde
yüzde 28 (teknoloji) ve yüzde 10 (telekomünikasyon) değer kaybetmiştir.
VIII. Diğer Gelişmeler:
OPEC üyesi ülkelerin 2001 yılında ikinci kez petrol
üretim kotalarını kısma kararı almaları Ocak başında 22.77 dolar olan varil
başına petrol fiyatının 25 dolara yükselmesine neden olmuştur.
23-24 Mart 2001 tarihlerinde Stokholm’de düzenlenen AB
ekonomi ve istihdam zirvesinin amacı, 2000 yılında Lizbon’da yapılan zirvede,
dünyanın en rekabetçi ve bilgiye dayalı ekonomisi olmak ve daha fazla sosyal
uyum ve daha kaliteli iş olanaklarıyla sürdürülebilir ekonomik büyümeyi
sağlamak olarak belirlenmiştir. Zirvede tam istihdama ulaşmak, iş kalitesini
artırmak, işgücünün serbest dolaşımını sağlamak, eğitim ve yeteneklerin
geliştirilmesi, sosyal güvenlik sistemlerini geliştirmek gibi konularda görüş
alışverişinde bulunulmuştur. Zirvenin en büyük başarısı ise AB içinde tek bir
mali piyasanın oluşturulması yönünde karar alınması olmuştur.
Yunanistan’a 2000-2006 döneminde 26 milyar euro yapısal
yardım vereceğini açıklayan AB Komisyonu, Yunanistan’ın enformasyon
teknolojisinin gelişimi için 2.8 milyar euroluk programı kabul ederek ilk
aşamada 1.5 milyar euro yardımı onaylamıştır.
AB Genel İşler Konseyi, 26 Şubat 2001 tarihli
toplantısında Türkiye'nin Katılım Ortaklığı Belgesinin yasal dayanağını
oluşturacak ve Türkiye'ye katılım öncesi dönemde verilecek mali yardımların
koordinasyonunu sağlayacak "Çerçeve Yönetmelik" oy çokluğu ile kabul
edilmiştir. Türkiye'ye önümüzdeki beş yıllık dönem için yıllık 177 milyon euro
hibe şeklinde yardım yapılması kararlaştırılmıştır. Buna ek olarak, Avrupa
Yatırım Bankası kaynaklarından 450 milyon euro yardım yapılacak, ayrıca proje
bazında fon transferi yapılacaktır.
Öte yandan, Türkiye’nin AB’ye girebilmesi için yol
haritası niteliğini taşıyan Katılım Ortaklığı Belgesine yanıtı niteliğindeki
Ulusal Program, Bakanlar Kurulunda onaylanarak AB’ye iletilmiştir.
HAZIRLAYAN:
EMEL ALTINBIÇAK
AVRUPA BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLER
MÜDÜRLÜĞÜ