Sayı: 2003- 39
MERKEZ BANKASI FAİZ ORANLARININ DÜŞÜRÜLMESİNE İLİŞKİN BASIN DUYURUSU
I. GENEL
DEĞERLENDİRME
1. 4 Temmuz 2003 tarihli “Haziran Ayı Enflasyonu ve Görünüm” konulu
basın duyurumuzun “Görünüm” bölümünde;
(i) Haziran ayı enflasyonu ile birlikte,
enflasyonun olumlu bir eğilime girdiğinin belirginleştiği,
(ii) enflasyonu belirleyen temel faktörlerden döviz
kurunda, son aylarda yaşanan gelişmeler ve enflasyon bekleyişlerindeki olumlu
seyir ile bu değişkenlerin yakın gelecekte izlemeleri çok muhtemel eğilimin,
Merkez Bankası’nı gelecek dönem enflasyonu açısından olumlu düşünmeye sevk
ettiği,
(iii) yetkililerce, ücret artışlarına ilişkin yapılan
açıklamaların enflasyon hedefine uygunluk açısından olumlu olduğu, ancak, bütçe
hedeflerini aşacak ücret ve maaş artışlarının maliyetinin diğer harcamalardaki
kesintilerden ziyade, vergi ve kamu fiyatlarını artırarak karşılanmasının
enflasyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği,
(iv) yukarıdaki gelişmeler ve programın kesintisiz uygulanacağı
varsayımıyla, enflasyonun bundan sonra izleyeceği eğilim açısından olumsuzluk
taşıyan en önemli gelişmenin yurtiçi talepteki artış sinyali olduğu, ancak,
hala potansiyel üretim düzeyinin altında bulunulmasının, iç talep artışının
enflasyon üzerinde yaratacağı olumsuz baskıyı hafifleteceği,
(v) talep baskısından gelebilecek olumsuz etkinin,
döviz kurunda son aylarda yaşanan gelişmeler ve enflasyon bekleyişlerindeki
olumlu seyir ile bu değişkenlerin yakın gelecekte izlemeleri çok muhtemel
eğilim tarafından yeteri kadar telafi edileceğinin düşünüldüğü,
(vi) ancak, yine de iç talepteki artışın özel
sektörce kısa vadeli bir bakış açısı ile kar oranlarının artırılması açısından
bir fırsat olarak görülmemesi ve uzun vadeli çıkarlar dikkate alınarak sorumlu
davranılmasının gerektiği,
(vii) bu çerçevede, enflasyonun girmiş bulunduğu
azalış eğiliminden sapmasına yol açabilecek temel nedenin, programın dışına
çıkan uygulamalar olacağı, bu açıdan, mali disiplinden ödün verilmemesi ve
yapısal reformların zamanında ve kesintisiz sürdürülmesinin büyük önem arz
ettiği,
vurgulanmıştır. Bu
değerlendirmeler ışığında, önümüzdeki dönemde rehavete kapılmanın çok büyük bir
iktisadi hata olacağının bilinciyle mali disiplinden ve yapısal reform
sürecinden sapılmayacağı varsayımıyla, Nisan ayından itibaren enflasyonda
oluşmaya başlayan olumlu tablonun süreceği ve yüzde 20’lik yıl sonu tüketici
fiyatları enflasyonu hedefinin tutturulabileceğinin düşünüldüğü açıklanmıştır.
2. Temmuz ayı başından itibaren gerçekleşen gelişmeler, enflasyonu belirleyen temel faktörlerin
gelecek dönemde de olumlu seyretme olasılığını ve gelecek dönem enflasyonu
açısından Merkez Bankası’nın olumlu bakışını güçlendirmiştir. Bu gelişmelerin
başında, yapısal reform süreci ile bütçe disiplinine ilişkin önlemler
gelmektedir. Uluslararası Para Fonu ile sürdürülen Beşinci Gözden Geçirmenin
tamamlanabilmesi ve programın başarı ile sürdürülebilmesi için gerekli
reformların gerçekleştirilmesi konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Ayrıca, bütçe disiplininin, asıl olarak harcama kısıcı önlemlerle sürdürüleceği
anlaşılmaktadır. Bu gelişme, gelecek dönem enflasyonu açısından olumlu
bulunmaktadır.
3. Diğer yandan, yukarıda sayılan olumlu gelişmeler, piyasadaki
enflasyon bekleyişlerine de yansımış, Temmuz ayı birinci dönemine ait beklenti
anketi sonuçlarına göre enflasyon bekleyişlerinde önemli bir gerileme
görülmüştür. Merkez Bankası’nca enflasyon tahmininde kullanılan çeşitli
ekonometrik modeller, mevcut mali ve
yapısal politikaların sürdürüleceği varsayımıyla, gelecek dönem enflasyonuna
ilişkin oldukça olumlu ve yıl sonu enflasyon hedefi ile uyumlu sonuçlar
vermektedir. Bu sonuçlar, piyasa bekleyişlerindeki iyileşme ile de tutarlıdır.
II. MERKEZ
BANKASI FAİZ ORANLARI
4. Yukarıdaki değerlendirmeler
ışığında, Bankamız bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul
Kıymetler Borsası Repo-Ters Repo Pazarı’nda uygulamakta olduğumuz kısa vadeli
faiz oranlarının 16 Temmuz 2003 tarihinden itibaren aşağıdaki gibi
düşürülmesine karar verilmiştir:
a) Gecelik Faiz Oranları: Borçlanma faiz oranımız yüzde 38’den yüzde 35’e düşürülürken, borç verme
faiz oranımız yüzde 45’den yüzde 41’e düşürülmüştür.
b) Diğer Vadeler: 1 haftalık borçlanma faiz oranımız yüzde 38’den yüzde 35’e düşürülmüştür.
c) Geç Likidite Penceresi Faiz
Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde,
Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00 – 16.30 arası gecelik vadede
uyguladığımız borç verme faiz oranımız yüzde 50’den yüzde 46’ya düşürülürken,
yüzde 5 olan borçlanma faiz oranımız değiştirilmemiştir.
Ayrıca, açık piyasa
işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik
ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanının faiz oranları yüzde
41’den yüzde 37’ye düşürülmüştür.
Kamuoyunun bilgisine
sunulur.