Sayı:53 18...
Eylül 2003
MERKEZ BANKASI FAİZ ORANLARININ DÜŞÜRÜLMESİNE İLİŞKİN
BASIN DUYURUSU
1. Yasası gereği Merkez Bankası’nın temel amacı
fiyat istikrarını sağlamaktır. Merkez Bankası, bu amacı doğrultusunda, temel
politika aracı olan kısa vadeli faiz oranı hakkındaki kararlarını, ileride
beklediği enflasyon gelişmelerinin enflasyon hedefine ne ölçüde uygun olduğuna
bakarak almaktadır.
2. Çeşitli duyurularımızda defalarca
belirtildiği gibi enflasyonu belirleyen bir dizi değişken vardır. Türkiye’deki
enflasyonist süreci inceleyen akademisyenlerin ortak kanısı, enflasyonun
izleyeceği yolu belirleyen temel değişkenlerin döviz kurunun artış oranı,
enflasyonun ileride alacağı değerlere ilişkin bekleyişler, bu bekleyişler
çerçevesinde imzalanan uzun dönemli kontratlarda yer alan fiyatlar –sözgelimi
ücret artışları- ve mevcut üretim düzeyinin potansiyel üretim düzeyinden ne
yönde ve ne ölçüde farklılaştığına bağlı olarak belirlenen talep baskısı
olduğudur.
3. Enflasyonu belirleyen bu değişkenlerdeki
hareketlerin temel belirleyicisinin ise uygulanan iktisat politikaları olduğu
açıktır. Bu çerçevede, özellikle maliye politikası, Türkiye’ye özgü koşullar
nedeniyle ön plana çıkmaktadır. Şüphesiz bunun temel nedeni, kamu kesimi
borcunun, uygulanan program çerçevesinde önemli ölçüde azalma eğilimine
girmesine karşın, hala yüksek düzeylerde olmasıdır. Mali disiplin, kamu
borcunun milli gelire oranının sürekli biçimde düşürülmesi için olmazsa olmaz
koşuldur. Bu düşüş eğilimi, borcun sürdürülebilirliği hakkında ekonomik
birimlere güven verecek; böylelikle döviz kurunun istikrar kazanması, enflasyon
bekleyişlerinin olumlu yönde gelişmesi ve reel faizlerin düşmesi sağlanmış
olacaktır. Enflasyonda kalıcı bir düşüş eğilimi sağlayacak bu ortam, aynı
zamanda, giderek artacak güvenin özel kesim tüketim ve yatırım harcamalarını
uyaracak olması nedeniyle, sürdürülebilir bir büyüme eğiliminin sağlanmasının
da ön koşuludur.
II.
GÖRÜNÜM
4. 2003 yılının ilk sekiz ayı geride bırakıldığında, hem enflasyondaki
mevcut eğilim hem de bu eğilimi belirleyen değişkenlerdeki hareketler
enflasyonun ileride izleyeceği yol açısından olumlu sinyaller vermektedir.
Enflasyon, dikkat çekici bir düşüş trendine girmiştir. Döviz kurlarında son
aylarda gözlenen istikrar ve enflasyon bekleyişlerindeki sürekli düşüş, gelecek
dönem enflasyonu açısından umut vericidir. Üretim düzeyi, potansiyel
üretim düzeyine yaklaşmaktadır; ancak
bu olgunun yıl sonu enflasyon hedefine ulaşılması açısından önemli bir risk
oluşturmadığı düşünülmektedir.
5. Bu olumlu görünümün sürmesi, yukarıda da vurgulandığı
gibi mali disipline bağlıdır. Enflasyon gelişmelerini değerlendirdiğimiz son
duyurumuzda da belirttiğimiz gibi, mali
disiplinin kalıcı bir biçimde sürdürüleceği yolunda atılacak her adım ve bu
yönde gelecek her yeni bilgi, enflasyonun kalıcı olması riskini giderek en aza
indirecek faktörlerdir. İçinde bulunduğumuz ay içinde bu açıdan olumlu
gelişmeler yaşanmıştır.
6. Bu gelişmelerin birincisi, gelirler
politikasının hem 2003 hem de 2004 enflasyon hedefleri ile uyumlu biçimde
uygulanacağına dair en üst düzey yetkililerce yapılan açıklamalardır. Fiyatlar
üzerine üretim maliyetlerinin yapacağı baskıların azaltılması, enflasyon
bekleyişlerinin olumlu yöndeki seyrinin devamı ve enflasyonist süreçte önemi
giderek azalan ataletin iyice zayıflatılması açısından gelirler politikasının
hedef alınan enflasyona göre ayarlanmasının önemi açıktır. Ayrıca, bu
açıklamalarda, “herkesi memnun edecek uygulamaların bütçe disiplinini bozarak
ileride herkesin aleyhine olacak sonuçlar vereceği”nin altının çizilmesi, mali
disiplin açısından da sevindiricidir.
7. İkincisi, Ağustos ayı faiz dışı
bütçe fazlasının yüksek bir düzeyde gerçekleşmiş olmasıdır. Kamu iktisadi
kuruluşlarının döviz kurundaki istikrarlı gidişten genellikle olumlu yönde
etkilendikleri de bilinen bir gerçektir. Böylelikle, 2003 sonu kamu kesimi faiz
dışı fazlası hedefine ulaşılması açısından önemli bir mesafe alınmış
olunmaktadır. Burada bir noktanın vurgulanmasında yarar vardır: Bütçe gerçekleşmeleri
aydan aya büyük oynamalar gösterebilmektedir. Ayrıca, bütçe disiplinini
sağlamaya yönelik önlemlerin bazılarının etkileri gecikmeli olarak
gerçekleşebilmektedir. Mevcut gelişmelerin yıl sonu hedefleri açısından ne
anlama geldiğinin iyi bir biçimde herkesce anlaşılması, sağlanan güven
ortamının kalıcılığına büyük katkıda bulunacaktır. Bu konularda kamuoyunun daha
ayrıntılı olarak bilgilendirilmesi
gereksinimi olduğu açıktır. Böylelikle, örneğin Temmuz ayı faiz dışı
bütçe fazlası rakamı çerçevesinde yapılan tartışmaların piyasalarda doğurduğu
ve yeterli bilgi olması halinde hiç bir şekilde gözlemlenmeyecek dalgalanmalar da önlenmiş olacaktır.
8. Gelecek dönem enflasyonu açısından
bir diğer olumlu gelişme de ham petrol fiyatlarında son haftalarda gerçekleşen
göreceli düşüştür. Öte yandan, döviz arz fazlasının devam ettiği de
gözlenmektedir. Diğer bir deyişle, mevcut ekonomi politikasının kesintisiz
sürdürülmesi koşuluyla, Türk lirasının diğer para birimleri karşısında
kazandığı istikrarın bozulması ve enflasyondaki düşüşü frenleyici yönde etki
yapması düşük bir olasılık olarak görünmektedir.
9. Son olarak kamuoyunun dikkatini
çekmek istediğimiz nokta, aylık enflasyon rakamlarında gözlenen mevsimlik
dalgalanmalardır. Özellikle tüketici enflasyonu, mevsimsel nedenlerle sonbahar
aylarında, yaz aylarında gerçekleşen değerlere göre daha yüksek düzeylerde
gerçekleşmektedir. Bu nedenle, önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon
rakamları değerlendirilirken bu noktanın göz önüne alınmasında yarar vardır.
III. MERKEZ BANKASI FAİZ ORANLARI
10. Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında,
Bankamız bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler
Borsası Repo–Ters Repo Pazarı’nda uygulamakta olduğumuz kısa vadeli faiz
oranlarının 18 Eylül 2003 tarihinden itibaren aşağıdaki gibi, düşürülmesine
karar verilmiştir:
a)
Gecelik Faiz Oranları:
Borçlanma faiz oranımız yüzde 32’den yüzde 29’a düşürülürken, borç verme faiz
oranımız yüzde 38’den yüzde 35’e düşürülmüştür.
b)
Diğer Vadeler: 1
haftalık borçlanma faiz oranımız yüzde 32’den yüzde 29’a düşürülmüştür.
c)
Geç Likidite Penceresi Faiz
Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde,
Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16:00 – 16:30 arası gecelik vadede
uygulanan Bankamız borç verme faiz oranı yüzde 43’ten yüzde 40’a düşürülürken,
yüzde 5 olan borçlanma faiz oranımız değiştirilmemiştir.
Ayrıca, açık piyasa işlemleri
çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir
haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanının faiz oranları yüzde 34’ten yüzde
31’e düşürülmüştür
Kamuoyunun
bilgisine sunulur.