Sayı:2003-61 15 Ekim 2003
MERKEZ BANKASI FAİZ ORANLARININ
DÜŞÜRÜLMESİNE İLİŞKİN BASIN DUYURUSU
1. Mali ve parasal
disiplin enflasyonla mücadelenin olmazsa olmaz koşullarıdır. Ekim ayı başında
yayımladığımız enflasyon duyurusunda da belirttiğimiz gibi, ekonomik birimlerin mali ve
parasal disiplin sağlayan mevcut programın kararlılıkla uygulanacağına dair
algılamalarının güçlenmesi sonucu ortaya çıkan güven ortamı, döviz kurlarında
istikrarı beraberinde getirmiştir. Böylelikle, gerek girdi maliyetleri, gerekse
bekleyişler kanalıyla enflasyon düşmeye devam etmiştir. Ayrıca, iç talepte
gözlenen canlanmanın henüz ekonominin üretim potansiyelini zorlayacak düzeyde
olmaması da yıllık enflasyondaki düşüşü desteklemektedir. Eylül ayında, yıllık tüketici fiyatları
enflasyonu yüzde 23’e, toptan eşya fiyatları enflasyonu da yüzde 19,1’e
gerilemiştir. Bu değerler, 2003 sonu enflasyon hedefinin ulaşılabilir olduğu
hakkındaki kanaatleri son derece kuvvetlendirmiştir.
2. Enflasyondaki olumlu
gelişmelerin, mali disiplin ve yapısal reform sürecinin kesintisiz devamına
bağlı olduğu açıktır. Bu çerçevede, enflasyon dinamikleri açısından belirleyici
olan kamu kesimi gelirler politikasının 2004 yılı enflasyon hedefi ile uyumlu
bir biçimde belirleneceğine ilişkin açıklamalar ile bütçe disiplininin yılın
kalan döneminde ve 2004 yılında da korunması için alınan önlemler, ekonomide
olumlu gelişmelerin devam edeceği yolundaki görüşlerimizi güçlendirmektedir.
3. Öte
yandan, iktisadi temellerdeki düzelmeye karşın, enflasyonda yeteri kadar düşüş
sağlanamaması, dışsal şokların yokluğunda, ancak ve ancak bekleyişlerdeki
olumsuzluklardan kaynaklanabilir. Bu durumda, enflasyon bekleyişlerinin hedef
alınan enflasyon ile uyumlu hale getirilmesi son derece büyük önem arz etmektedir. Ekim ayı birinci dönem Beklenti Anketi
sonuçlarına göre yıl sonu enflasyon bekleyişleri, yüzde 20’lik yıl sonu
hedefinin altına düşerek yüzde 19,8’e, gelecek 12 aylık enflasyon bekleyişleri
ise yüzde 16,5’e gerilemiştir. 2004 yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 12
olduğu dikkate alındığında, bekleyişlerin bu hedefe yaklaşmasının önemli bir
gelişme olduğu, ancak bu yaklaşmanın daha da hızlanması gerektiği açıktır.
Şüphesiz, bekleyişlerin hedefe yaklaşması tek başına yeterli değildir. Daha
önemlisi, enflasyonist bekleyişlerde görülen bu iyileşmenin özel kesimin
ileriye yönelik olarak yapacağı ücret, fiyat ve benzeri sözleşmelere de
yansımasıdır.
II. MERKEZ BANKASI FAİZ ORANLARI
4. Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında,
Bankamız bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler
Borsası Repo–Ters Repo Pazarı’nda uygulamakta olduğumuz kısa vadeli faiz
oranlarının 15 Ekim 2003 tarihinden itibaren aşağıdaki gibi, düşürülmesine
karar verilmiştir:
a)
Gecelik Faiz Oranları:
Borçlanma faiz oranımız yüzde 29’dan yüzde 26’ya
düşürülürken, borç verme faiz oranımız yüzde 35’ten yüzde 31’e
düşürülmüştür.
b)
Diğer Vadeler: 1
haftalık borçlanma faiz oranımız yüzde 29’dan yüzde 26’ya
düşürülmüştür.
c)
Geç Likidite Penceresi Faiz
Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde,
Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16:00 – 16:30 arası gecelik vadede
uygulanan Bankamız borç verme faiz oranı yüzde 40’tan
yüzde 36’ya düşürülürken, yüzde 5 olan borçlanma faiz
oranımız değiştirilmemiştir.
Ayrıca, açık piyasa işlemleri
çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir
haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanının faiz oranları yüzde 31’den yüzde
28’e düşürülmüştür
Kamuoyunun
bilgisine sunulur.