1. 31 Ekim 2003 tarihli Niyet
Mektubu ile Mart ayı sonu Para Tabanı ve Net Uluslararası Rezervler için
performans, Net İç Varlıklar için ise gösterge niteliğinde hedefler
konulmuştur. Mart ayı sonu itibariyle Net İç Varlıklar ve Net Uluslararası
Rezervlere ilişkin hedefler tutturulmuş, ancak Para Tabanı gerçekleşmeleri
hedeflenen düzeyin üzerinde kalmıştır.
2. Niyet Mektubunda performans kriteri niteliğinde
olan Mart ayı Para Tabanı üst sınırı son 5 iş günü ortalamasına göre
belirlenmektedir. Mart ayı son 5 iş günü
Para Tabanı ortalaması 16.948 trilyon Türk lirası seviyesinde gerçekleşerek,
16.100 trilyon Türk liralık sınırın üstünde kalmıştır. Bu
gelişme, Merkez Bankası tarafından daha önce de defalarca vurgulandığı gibi,
uygulanmakta olan temel para politikası stratejisi çerçevesinde beklenen bir
gelişme olmuştur.
3. Kamuoyunca da
yakından takip edildiği üzere, Merkez Bankası para politikası, gelecekte
enflasyonun izleyeceği seyrin hedeflenen enflasyon rakamları ile tutarlılığı
paralelinde şekillenmekte, her ne kadar para tabanına ilişkin hedefler konulsa
da parasal büyüklüklere ait gelişmeler sadece gelecek enflasyona dair içerdiği
sinyaller açısından değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, Merkez Bankası’nın
temel para politikası aracı parasal
büyüklükler değil, kontrolünde bulunan kısa vadeli faiz oranlarıdır. Bu süreç
içerisinde, bugün ve gelecekte oluşacak faiz hadleri enflasyon hedefi ile
tutarlı olarak şekillenmekte, parasal büyüklüklerde enflasyon hedefi ile
çelişmeyecek oynaklıklar tolere edilebilmektedir.
4.
Bu noktada son dönemdeki Para Tabanındaki genişlemenin kaynaklarının ve bu
gelişmelerin içerdiği sinyallerin iyi anlaşılmasında fayda bulunmaktadır. 2003
yılının ikinci çeyreğinden itibaren, gerek ekonomideki belirsizliklerin önemli
ölçüde ortadan kalkması, gerekse uygulanan programın istikrarlı bir şekilde
devam ettirilmesi sonucu ekonomide güven ortamı yeniden tesis edilmeye
başlanmıştır. Özellikle hızla düşmeye başlayan enflasyon ve faizler ile döviz kurlarındaki göreli
istikrar, para talebindeki genişlemenin temel belirleyicileri olmuştur:
i)
Enflasyon ve faizlerdeki hızlı düşüş, döviz kurlarındaki
istikrar ve olumlu gelişmelerin devam edeceği beklentisi ekonomik birimlerin
Türk lirası taşıma ve kullanma alışkanlığını artırmıştır. Nitekim, 2003 yılında
para tabanının alt kalemlerinden emisyon hacmi artışı, son beş işgünü
ortalamalarına göre yüzde 39,6 ile büyüme ve enflasyon oranlarının toplamından
çok daha yüksek olmuştur. Emisyon hacmindeki artış 2004 yılının ilk üç aylık
döneminde de devam etmiş ve Mart ayının son beş işgünü itibariyle Aralık
2003’ün aynı dönemine göre yüzde 10,2 oranında artmıştır.
ii)
Geleceğe olan
güvenin artması ve uygulanan ekonomik program sonucu genişlemeye ve
derinleşmeye başlayan mali sektörde yeni kaynaklar daha çok Türk lirası yatırım
araçlarına yönelmeye başlamış, banka mevduatları da bu süreçten payını
almıştır. Diğer yandan, T. İmar Bankası T.A.Ş mevduatlarının ödenmeye
başlanması zorunlu karşılığa tabi mevduat tutarı bazını artırmıştır. Bu
gelişmelere paralel olarak, 2003 yılında para tabanının bankalar mevduatı
kısmındaki artış, son beş işgünü ortalamalarına göre yüzde 29,4 olarak
gerçekleşirken, bankalar mevduatı Mart ayı son beş işgünü itibariyle Aralık
2003’ün aynı dönemine göre yüzde 30,4 oranında artmıştır
5.
Ortaya konulan bu tablo, para tabanındaki artışın tüketim talebindeki keskin
canlanmadan ziyade, daha çok para talebindeki davranışsal bir kaymadan
kaynaklanmış olabileceğine işaret etmektedir. Bir diğer deyişle, istikrarlı ve
kredibilitesi yüksek bir ekonomik programın uygulandığı bir ekonomide para
tabanı hedeflerinin aşılması bütün bu olumlu gelişmelerin kaçınılmaz bir sonucu
olarak değerlendirilebilir. Nitekim, 7. Gözden Geçirme çalışmaları sırasında
para tabanındaki gelişmeler Uluslararası Para Fonu yetkilileri ile de detaylı
olarak değerlendirilmiş ve yılın kalan dönemindeki parasal hedeflerin revize
edilmesi konusunda mutabık kalınmıştır.
6. Bir kez daha altını çizmek gerekirse, Merkez
Bankasının nihai hedefi fiyat istikrarı olup, bütün ekonomik değişkenler
enflasyona dair içerdiği bilgiler açısından değerlendirilmektedir. Bu
doğrultuda, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, enflasyon hedefini tehdit
etmediği sürece, para talebindeki sağlıklı değişimlere eşlik edilebilecektir.
Yılın ilk iki ayındaki enflasyon eğilimindeki düşüş, belirgin bir iç talep
baskısının gözlemlenmemesi, kurlardaki göreli istikrar ve enflasyon
beklentilerinin hedefe yakınsamış olması, 2004 yılı enflasyon hedefine
ulaşılabileceği kanısını güçlendirmektedir. Diğer yandan, olumsuz mevsimsel
koşullar nedeniyle, Ocak ve Şubat aylarında tarımsal ürünlerde görülen yüksek
fiyat artışlarının yansımaları ve tütün ürünlerindeki vergi düzenlemeleri
nedeniyle Mart ayında gıda grubu fiyat artışının göreli olarak yüksek
olabileceği, ancak gıda dışı enflasyon rakamlarındaki düşük düzeylerin devam
edeceği tahmin edilmektedir.
Bütün bu gelişmeler ışığında yapılan analizlere göre, önümüzdeki dönemde büyük
bir dışsal şokun ortaya çıkmadığı temel senaryo altında, yıllık enflasyon Mayıs
ayına kadar tek haneli rakamlara yaklaşmakta ve Haziran ayından itibaren ise
enflasyon hedefini tehdit etmeyecek küçük dalgalanmalar göstererek yıl sonunu
hedefler dahilinde tamamlamaktadır.
7. Kuşkusuz, uygulanmakta olan para
politikası stratejisinin doğal bir uzantısı olarak, parasal büyüklüklerin uzun
dönemde içerdiği bilgilere de dikkat edilmekte ve bu alandaki gelişmeler yakından
takip edilmektedir. Mevcut gelişmelerde olumsuz bir durum algılanmamakla
beraber, gelecekte parasal büyüklüklerdeki hareketlerin enflasyon
hedefini tehdit edebilecek bir gelişmenin öncü göstergesi olarak algılanması
durumunda gerekli önlemler alınacaktır.
8. Diğer yandan, Mart ayı sonu Net Uluslararası Rezervler alt sınırı, (eksi)
- 2.000 milyon ABD doları olarak belirlenmiştir. 31 Mart 2004 tarihi
itibariyle, Net Uluslararası Rezervler ve alt kalemlerine ilişkin
gerçekleşmeler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
(Milyon ABD doları)
|
Merkez Bankası Net Uluslararası
Rezervleri (1) |
14.874 |
|
Hazinenin IMF’ye borcu
(2) |
14.125 |
|
Hazinenin 1 yıldan kısa vadeli döviz
cinsi borcu (3) |
0 |
Program
tanımı Net Uluslararası Rezervler (4=1-2-3)
|
748 |
Böylece, programda
tanımlanan Net Uluslararası Rezervler
748 milyon ABD doları olarak gerçekleşerek, performans kriteri
niteliğindeki (eksi) - 2.000 milyon ABD dolarlık alt sınırın üzerinde kalmıştır.
9. Para programında gösterge niteliğinde
belirlenen Mart ayı sonu Net İç Varlıklar üst sınırı ise 29.600 trilyon Türk
lirası olarak belirlenmiş olup, hesaplama son 5 iş günü ortalaması alınarak
yapılmaktadır.
Söz konusu
dönemde, Net İç Varlıklar ve alt kalemlerine ilişkin gerçekleşmeler aşağıdaki
tabloda gösterilmektedir.
(Trilyon TL)
|
Merkez Bankası Net İç
Varlıkları
(1) |
6.987 |
|
Hazinenin IMF’ye borcu
(2) |
20.334 |
|
Hazinenin 1 yıldan kısa vadeli döviz
cinsi borcu (3) |
0 |
Program
tanımı Net İç Varlıklar (4=1+2+3)
|
27.321 |
Böylece, söz
konusu dönemde Net İç Varlıklar ortalaması 27.321 trilyon Türk lirası olarak
gerçekleşerek, gösterge niteliğindeki 29.600 trilyon Türk liralık üst
sınırın altında kalmıştır.
Kamuoyunun
bilgisine sunulur.