ZORUNLU KARŞILIKLARA
İLİŞKİN BASIN DUYURUSU
Bilindiği üzere, Ekim 2008’de derinleşmeye
başlayan küresel krizin piyasalarda yol açtığı sorunları azaltmak amacıyla Türk
parası ve döviz likiditesine yönelik olarak alınan diğer tedbirlere ek olarak,
zorunlu karşılık oranları, 5 Aralık 2008 ve 16 Ekim 2009 tarihlerinde yabancı
para yükümlülükler için 2 puan, Türk parası yükümlülükler için 1 puan
düşürülerek sırasıyla yüzde 9 ve yüzde 5 olarak
belirlenmişti.
Bankamızın, para politikası çıkış
stratejilerini kamuoyuna duyurduğu 14 Nisan 2010 tarihli basın duyurusunda döviz
likiditesine ilişkin sağlanan imkânların ölçülü ve kademeli olarak kriz öncesi
seviyelere getirilebileceği, likidite açığının belirgin şekilde azalması ve/veya
kredi koşullarının iyileşmesi halinde Türk parası ve yabancı para zorunlu
karşılık oranlarının ölçülü ve kademeli olarak artırılabileceği ve makroekonomik
ve finansal riskleri azaltıcı bir politika aracı olarak zorunlu karşılık
oranlarının daha aktif bir şekilde kullanılabileceği
belirtilmişti.
Bu çerçevede, yabancı para zorunlu karşılık
oranları, 30 Nisan 2010 ve 6 Ağustos 2010 tarihli yükümlülük dönemlerinden
geçerli olmak üzere 0,5’er puan artırılarak yüzde 10’a yükseltilmiş ve piyasanın
likiditesi yaklaşık 1,4 milyar ABD doları azaltılmıştı.
Bu defa, son dönemde kredilerde görülen
artışlar da dikkate alınarak, Türk parası zorunlu karşılık oranı 0,5 puan
artırılarak yüzde 5’ten yüzde 5,5’e ve yabancı para zorunlu karşılık oranı 1
puan artırılarak yüzde 10’dan yüzde 11’e yükseltilmiştir. Böylece piyasanın
likiditesi yabancı para zorunlu karşılık oranında yapılan artışla yaklaşık 1,5
milyar ABD doları, Türk parası zorunlu karşılık oranında yapılan artışla ise
yaklaşık 2,1 milyar Türk lirası azaltılmış olacaktır.
Ayrıca bilindiği gibi, 8 Ağustos 2001
tarihinden itibaren Türk parası zorunlu karşılıklara, 24 Mayıs 2002 tarihinden
itibaren yabancı para zorunlu karşılıklara faiz ödenmekteydi. Ancak 5 Aralık
2008 tarihinde yabancı para zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına son
verilmişti.
Bilindiği üzere para politikası çıkış
stratejisine ilişkin basın duyurusunun 19’uncu paragrafında “Merkez Bankası’nın
temel politika aracı kısa vadeli faiz oranlarıdır. Bununla birlikte, son yaşanan
krizden çıkarılan derslerden birisi de özellikle ekonominin aşırı ısındığı
dönemlerde, diğer para politikası araçlarının makroekonomik riskleri azaltıcı
yönde kullanılmasının gerekebileceğidir. Bu çerçevede, ileride yaşanabilecek
gelişmelere bağlı olarak, örneğin kredilerdeki genişleme hızının arzu edilen
düzeylerin üzerine çıkması halinde, makroekonomik riskleri azaltıcı bir politika
aracı olarak, zorunlu karşılık oranları daha aktif bir şekilde
kullanılabilecektir.” denilmektedir. Bu doğrultuda, gelecekte zorunlu karşılık
oranlarının makroekonomik ve finansal riskleri azaltıcı araçlardan biri olarak
daha aktif bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla Türk parası zorunlu
karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına da son verilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine
sunulur.