Sayı: 2010 -
58
15
Ekim 2010
DÖVİZ
VE EFEKTİF PİYASALARI İLE AÇIK PİYASA İŞLEMLERİ
UYGULAMALARINA İLİŞKİN BASIN
DUYURUSU
1. Bilindiği üzere, Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin ülkemiz finansal istikrarını olumsuz
etkilemesini önlemek amacıyla Ekim 2008 döneminden itibaren döviz ve Türk
Lirası likiditesine yönelik çeşitli önlemler almıştır. Söz konusu önlemler
finansal istikrarın sağlanmasına önemli ölçüde destek sağlamıştır.
2. Uluslararası piyasalardaki normalleşme
sürecinin başlaması ile birlikte, 14 Nisan 2010 tarihli “Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Çıkış Stratejisine İlişkin Basın
Duyurusu” ile kriz sırasında
alınan önlemlerden çıkış stratejisi kamuoyuna açıklanmıştır. Bu duyuruda, döviz
likiditesine ilişkin sağlanan imkanların küresel piyasalardaki normalleşme
belirginleştikçe kriz öncesi seviyelere getirilmesinin planlandığını
belirtmiştir. Bu çerçevede, son dönemde uluslararası likidite koşullarında
gözlenen iyileşme ve bankacılık sisteminin döviz likiditesindeki artış dikkate
alınarak, 15 Ekim 2010 tarihinden itibaren Merkez Bankası’nın Döviz ve Efektif
Piyasaları Döviz Depo Piyasası’ndaki aracılık işlemlerine son verilmiştir.
Merkez Bankası’nın söz konusu piyasadaki aracılık işlevi sona ermekle birlikte,
bankalar kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez
Bankası’ndan döviz depo alabileceklerdir. Ancak, söz konusu işlemlerin vadesi,
Ekim 2008 dönemi öncesinde olduğu gibi tekrar bir hafta olacaktır.
3. Diğer taraftan,
kriz sürecinde tüm dünyada fon akışlarının zayıflaması ülkemize yönelik sermaye
girişlerini yavaşlatarak likidite açığının artmasına neden olmuş ve likidite
açığının kalıcı olması ile birlikte, 19 Haziran 2009 tarihinden itibaren Merkez
Bankası’nın temel fonlama aracı olan bir hafta vadeli repo ihalelerine ilave
olarak üç ay vadeli repo ihaleleri de kullanılmaya başlanmıştır. 14 Nisan 2010
tarihinde açıklanan çıkış stratejisine ilişkin basın duyurusunun 17 nci
paragrafında ise “Piyasadaki likidite açığı yüksek düzeylerde devam ettiği
sürece likidite açığının düzeyine bağlı olarak tutarı zaman zaman değişse de üç
ay vadeli repo ihaleleri düzenli bir fonlama aracı olmaya devam edecektir”
denilmiştir. Mevcut likidite yönetimi genel çerçevesinin etkin olarak
uygulanabilmesi için bir hafta vadeli repo ihaleleri ile fonlanan likidite
açığının yaklaşık 4 - 5 milyar Türk Lirası (TL)’nın altına düşmemesi
gerekmektedir. 14 Ekim 2010 tarihi itibariyle repo ihaleleri ile yapılan
fonlama tutarı 13 milyar TL olup, bu tutarın 9 milyar TL’si bir hafta vadeli
repo ihaleleri ile fonlanan tutardan oluşmaktadır. Önümüzdeki dönemde, gerek
Merkez Bankası’nın döviz alımlarının devam etmesi, gerekse Hazine
Müsteşarlığı’nın Merkez Bankası nezdindeki hesap bakiyesini azaltması
nedeniyle, likidite açığının zaman zaman azalacağı tahmin edilmektedir. Bu
nedenle, üç ay vadeli repo ihalelerine ihtiyacın azaldığı dikkate alınarak söz
konusu ihalelere son verilmiştir.
4. Merkez
Bankası, piyasa yapıcılığı sistemini desteklemek amacıyla, 3 Eylül 2002
tarihinden itibaren piyasa yapıcısı bankalara gecelik ve bir hafta vadelerde
önceden ilan ettiği faiz oranları ile repo işlemi imkanı tanımaktadır. Mevcut
koşullarda çıkış stratejisi çerçevesinde aşamalı teknik faiz ayarlaması
sürecinin tamamlanması ile birlikte temel fonlama aracının politika faiz
oranından gerçekleştirilen bir hafta vadeli repo ihaleleri olması, buna karşın
kısa vadeli diğer borç verme ve borçlanma imkanlarının gecelik vadeli olması
nedeniyle, benzer nitelikteki likidite yönetimi araçları arasındaki vade
uyumunu sağlamak amacıyla, 15 Ekim 2010 tarihinden itibaren açık piyasa
işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara tanınan repo imkanının sadece
gecelik vadede kullandırılmasına karar verilmiştir.
Kamuoyunun
bilgisine sunulur.