2000-32
29 Eylül 2000
BASIN DUYURUSU:
2000-2001 DÖNEMİ PARA VE KUR POLİTİKASI
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
29 Eylül 2000
Bu basın duyurusu ile, öncelikle 2000 yılının başından itibaren büyük bir özveri ve koordinasyonla uygulanmaya çalışılan “enflasyonu düşürme programının” para ve kur politikaları çerçevesinde bir değerlendirilmesinin yapılması ve 2001 yılında uygulanacak politikalar ile ilgili olarak da genel bir bilgi verilmesi amaçlanmıştır.
Para ve kur politikasının 2000
yılı süresince program çerçevesinde tavizsiz bir biçimde uygulamasını
sürdürdük. 9 Aralık 1999’da belirttiğim gibi, 2000 Ocak- 2001 Haziran döneminin
ilk 9 ayında, kur sepetinin nominal
değişimini üçer aylık dönemler itibariyle 12 aylık dönemi kapsayacak şekilde
açıklamaya devam ettik. Bu çerçevede, 2001 yılının ilk yarısında geçerli olmak
üzere, 2001 yılının ilk üç ayında aylık sepet değişiminin bir önceki döneme
göre azalarak yüzde 0,9 ve ikinci üç aylık döneminde ise yüzde 0,85 olacağını
kamuoyuna bildirdik.
Yine, 2000 yılı süresince
para politikasının operasyonel kuralını ise, bilançomuzdaki “Net İç Varlıklar”
büyüklüğünü her üç ayda bir değişen ve önceki üç aylık dönemin sonundaki para
tabanı stok büyüklüğünün +/-yüzde 5’nin belirlediği koridor içerisinde günlük
olarak tutmak oluşturmuştur. Koridorun orta değeri ise –1200 trilyon Türk
lirası’nda sabitlenmiştir. Dolayısıyla para politikasının faiz oranlarını
etkileme esnekliği sözkonusu koridorun genişliği ile sınırlanmıştır. “Net
Uluslararası Rezervler” ise hedef taban değerlerinin önemli ölçüde üzerinde
kalmıştır. Merkez Bankası önceden taahhüt ettiği gibi, sermaye giriş ve
çıkışlarını sterilize etmemiştir.
Sözkonusu operasyonel
işleyiş, Merkez Bankası’nın açık piyasa işlemleri ile yaptığı temel fonlama
politikasını doğrudan belirlemiştir. Operasyonel işleyiş dışında, para
politikasının kısa dönem piyasa faiz oranlarına olan iletkenliğini, bankaların
kendi döviz nakit akımları çerçevesinde yaptıkları Türk lirası-döviz işlemleri
ve para talebindeki gelişmeler belirlemiştir.
Programın ikinci 18 aylık
dönemini kapsayan, Temmuz 2001 – Aralık 2002 döneminde ise, kur rejiminde,
merkezi kur sepeti etrafında simetrik ve kademeli olarak genişleyen band
uygulamasına geçileceği 9 Aralık 1999 tarihinde sizlere açıklanmıştı. Söz
konusu aralığın toplam genişliği aşamalı olarak artırılarak, 1 Temmuz 2001’den
31 Aralık 2001’e kadar kademeli olarak yüzde 7,5’e, 30 Haziran 2002’ye kadar
yüzde 15’e ve 31 Aralık 2002’ye kadar yüzde 22,5’e yükseltilecektir. Merkezi
kur sepeti ve uç değerler yine 12 aylık kur perspektifi sağlamak amacıyla, şu
anki kur rejimindeki modele uygun olarak açıklanmaya devam edilecektir. Bu
bağlamda, 2001 yılının üçüncü ve dördüncü üç aylık döneminde merkezi kur
sepetinin aylık artış oranı yüzde 0.85 olarak belirlenmiştir. Altı aylık süre
içerisindeki, kur sepeti bandının üst ve alt değerleri, merkezi kur sepetinin
günlük değerleri ile birlikte ektedir. Kur sepetinin kompozisyonunda bir
değişiklik yapılmamıştır.
Uygulamada, Merkez Bankası’nın politikalarında radikal bir değişiklik
veya bir süpriz beklenilmemelidir. Politikalar önceden ilan edilen çizgide
olacak, değişim kademeli bir şekilde gerçekleşecektir. Merkez Bankası olarak
geçiş döneminde öncelikle enflasyonu belirleyen faktörler içerisinde, etkisi
azalmasına rağmen, döviz kurlarının göreli gücünü takip etmeye ve
değerlendirmeye devam edeceğiz.
Çeşitli ülke programları incelendiğinde, ideal koşullarda, enflasyon hedef ve bekleyişleri arasındaki farkın daralması ile birlikte, döviz kurlarının merkezi parite etrafında hareket edebileceğini görmekteyiz. Merkez Bankası’nın faiz politikasının, fiyat istikrarı doğrultusunda etkin ve tutarlı olarak uygulamasının, enflasyon hedef ve bekleyişleri arasındaki farkın daralmasını destekleyeceğini düşünmekteyiz. Sözkonusu geçiş dönemi, hepimiz için de bir eğitim ve uygulama süreci oluşturacaktır. Beklentimiz, salınım aralığı içerisinde, döviz kurunun değerinin bankalararası döviz piyasasında belirleneceği şeklindedir.
Aktif para
politikası gereği, bilançomuzdaki “Net İç Varlıklar” büyüklüğüne daha fazla
esneklik verilmesi düşünülmüştür. İlerleyen tarihlerde detayları açıklanacak
olan NİV büyüklüğünün tavan değerleri, yine üçer aylık dönemler itibariyle ilan
edilecektir. Kademeli olarak genişleyen kur rejimi süresince, piyasalarda oluşabilecek
geçici dalgalanmalar karşısında uluslararası rezervler dengeleyici değişken
rolünü sürdürecektir.
Dünya için de yeni olan bu kur
rejimine geçişte en büyük avantajımız sözkonusu çıkış stratejisini 1,5 yıl
önceden kamuoyuna açıklamış olmamızdır. Bu yalnızca ekonomik ajanların
bekleyişlerini yönlendirmemiş, aynı zamanda karar alıcılar tarafından değişik
koşullara uyum sağlayabilen alternatif politika çerçeveleri oluşturulmasını
sağlamıştır.
Para politikasına 2001 yılının
ikinci yarısından itibaren kademeli olarak verilecek olan esneklik, Merkez
Bankası’nın enflasyonu düşürme sürecine olan katkısını destekleyecektir. Türk
lirasının değer kaybının doğrudan enflasyonist bekleyişleri ve/veya enflasyonu
beslemesi olgusunun ise kademeli olarak esnetilecek kur rejimi ve faiz
politikasının enflasyon hedefine yönelik olarak kullanılması ile birlikte
yavaşlamasını öngörmekteyiz. Kur bandı uygulayan ve uygulamış ülkelerde görülen
en önemli olgu, belirli bir süre için kurları ilan ettikten ve band rejimine
geçtikten sonra, düşük enflasyon ortamında, kurların enflasyon bekleyişlerini
ve/veya enflasyonu besleme derecesinin kademeli olarak azalması ve iç talebin
enflasyonu etkileme gücünün önemli ölçüde artmasının gözlenmesidir. Diğer
taraftan reel faizler ve büyüme arasındaki ilişki daha belirgin hale
gelmektedir.
İnanıyorum ki, beklentileri
yönlendirmesi amacıyla piyasalara açıkladığımız kur politikamız, maliye, para,
gelirler ve yapısal politikalarla birlikte, üç yıllık süre sonunda,
hedeflediğimiz enflasyonun gerçekleşebilirliğini artıracak ve programın
güvenilirliğini daha da sağlamlaştıracaktır.
AYLIK KUR SEPETİ BANT DEĞERLERİ (Excel)