Sayı: 42
BASIN DUYURUSU
Gazi Erçel
Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası
22 Aralık 2000
2001 yılında uygulanacak para ve kur politikasının
çerçevesi, uygulama prensipleri ve rakamsal boyutları konularında bazı açıklamalar yapmak istiyorum.
İçinde bulunduğumuz yılda, kur sepetinin nominal
değişimini gelecek 12 aylık dönemi kapsayacak şekilde düzenli bir biçimde
açıklanmıştı. En son 29 Eylül 2000 tarihinde, yine bir basın duyurusu ile,
Temmuz-Aralık 2001 döneminde uygulanacak kur politikasına ilişkin genel
ilkeler, kur sepeti bandının üst ve alt değerleri, merkezi kur sepetinin günlük
değerleri ile birlikte piyasaların dikkatine sunulmuştu. Bu bağlamda, 2001 yılı
ikinci altı aylık döneminde merkezi kur sepetinin aylık artış oranı yüzde 0.85
olarak açıklanmıştır. Böylece, merkezi kur sepeti gözönüne alındığında, Türk
lirasının, döviz sepeti karşısındaki değer kaybı 2001 yılında yüzde 10.85
olmaktadır. Önceden de taahhüt edildiği gibi, kur bandının toplam genişliği
aşamalı olarak artırılacak, 1 Temmuz 2001’den 31 Aralık 2001’e kadar kademeli
olarak yüzde 7,5’e, 30 Haziran 2002’ye kadar yüzde 15’e ve 31 Aralık 2002’ye
kadar yüzde 22,5’e yükseltilecektir. Kur sepeti programın başında da ilan
edildiği gibi 1 ABD doları ve 0.77 Euro’dan oluşacaktır.
Kur bandı içerisinde, döviz kurları bankalararası
döviz piyasasında serbestçe belirlenecek ve Merkez Bankası, kur sepetinin,
bandın sınırları dışına çıkmasına izin vermeyecektir. Dolayısıyla, kademeli
olarak genişleyen kur rejimi süresince, bandın alt ve üst sınırlarında
uluslararası rezervler dengeleyici değişken rolünü sürdürecektir. Ancak, kur
bandı içerisinde, Merkez Bankası Hazine’nin mali ajanı sıfatı ile ve Hazine
adına döviz alım ve satım işlemleri yapabilecektir.
Kasım ayının son haftasına kadar, para
politikasının temel operasyonel kuralını, bilançomuzdaki net iç varlıklar
büyüklüğünü her üç ayda bir değişen ve önceki üç aylık dönemin sonundaki para
tabanı stok büyüklüğünün +/-yüzde 5’nin belirlediği koridor içerisinde günlük
olarak tutmak oluşturmuştu. Ancak, Kasım ayının ikinci yarısında başlayan süreç
sırasında, mali piyasalarda yaşanan kriz ve bunu takip eden döviz talebi
artışı, Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin hızla azalmasına neden olmuştur.
Aynı dönemde Merkez Bankası gerektiği şekilde süratle hareket etmiş ve krizin
bankacılık sistemi üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi gözönüne alarak,
Uluslararası Para Fonu ile de görüşerek, net iç varlıklar koridor limitlerinin
dışına çıkarak gerekli likiditeyi sisteme vermiştir. Bu gelişmeler
çerçevesinde, yıl sonu net iç varlıklar tavan değeri de revize edilmiştir.
Yıl sonu net iç varlıklar performans kriteri,
bayram ve yılbaşı tatili dönemi öncesi oluşacak para tabanı talebindeki
dalgalanmalar gözönüne alınarak, 11 Aralık 2000 ve 11 Ocak 2001 tarihlerindeki
“net iç varlıklar” düzeylerinin ortalamasının alınması suretiyle
hesaplanacaktır. Tablo 1’den izlenebileceği üzere, 2000 yıl sonu performans
kriteri 1 650 trilyon Türk lirası olarak belirlenmiştir. Piyasalardaki
dalgalanmalar sırasında artan net iç varlıklar büyüklüğünün, net dış
varlıkların artışına paralel olarak, kademeli bir şekilde azalacağını
öngörmekteyiz. Bu çerçevede, 30 Haziran 2001 tarihine kadar belirlenen net iç
varlıklar tavan değerleri azalan bir eğilimde belirlenmiştir. Buna bağlı
olarak, yılın ilk çeyreğine ilişkin performans kriteri, aylık olarak
gözlemlenecektir. Geçtiğimiz dönemde, para politikasını şekillendiren temel
mekanizmayı belirleyen net iç varlıklar koridoru ise, yeni dönemde geçerli
olmayacaktır.
Kademeli olarak genişleyen kur bandı uygulaması
ile birlikte, 2001 yılı ikinci yarısında, net iç varlıklar politikası daha
esnek olacak ve para politikası daha aktif olarak uygulanabilecektir. Düşen
enflasyon ortamında, para talebi tahmininin zorlaşması ve de önümüzdeki yılın
ilk yarısında yabancı sermaye girişlerinin ulaşacağı boyutun belirsizliği
nedeniyle, 2001 yılı ikinci yarısındaki net iç varlıklar tavan değerleri,
gösterge niteliğinde açıklanmıştır (Tablo 1).
Tablo 1. Net İç
Varlıklar Kalemi Performans Kriteri
|
|
Tavan Değeri (Trilyon
TL) |
|
|
30 Eylül 2000 |
-1.308 |
Gerçekleşme |
|
31 Aralık 2000 |
1.650 |
Performans Kriteri 1/ |
|
31 Ocak 2001 |
900 |
Performans Kriteri 2/ |
|
28 Şubat 2001 |
800 |
Performans Kriteri 2/ |
|
31 Mart 2001 |
650 |
Performans Kriteri 2/ |
|
30 Haziran 2001 |
200 |
Performans Kriteri 2/ |
|
30 Eylül 2001 |
480 |
Gösterge Hedef |
|
31 Aralık 2001 |
950 |
Gösterge
Hedef |
1) 11 Aralık 2000 ve 11 Ocak 2001 tarihleri arasındaki değerlerin
ortalaması kullanılarak
hesaplanacaktır.
2) Söz konusu tarihlerden önceki 5 işgününde gerçekleşen değerlerin
ortalaması kullanılarak
hesaplanacaktır.
Türk lirası mevduat munzam karşılık oranları, 12
Ocak 2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yüzde 6’dan yüzde 4’e
düşürülmüştür. Yılın kalan döneminde zorunlu karşılık oranlarında herhangi bir
düzenleme yapılmayacaktır. Bankacılık sistemini likidite açısından rahatlatacak
olan bu uygulamanın etkisi, net iç varlıklar tavan değerleri belirlenirken
gözönüne alınmıştır.
Mali piyasalarda yaşanan dalgalanmalar ile
birlikte, Merkez Bankası, 22 Kasım-5 Aralık döneminde toplam 6.8 milyar ABD
doları tutarında net döviz satışı gerçekleştirirken, 6 Aralık’tan itibaren 1.6
milyar ABD doları tutarında net döviz alım işlemi yapmıştır.
Yıl sonu net iç varlıklar tavan değerinin
revizyonuna paralel olarak, net uluslararası rezervler büyüklüğünün taban
değeri de revize edilmiştir. Buna göre, 21 Aralık 2000 ve 11 Ocak 2001
tarihlerindeki düzeylerinin ortalaması alınarak hesaplanacak olan, Aralık 2000
net uluslararası rezervler performans tabanı, 10.4 milyar ABD doları olarak
yeniden belirlenmiştir.
Net uluslararası rezervlerin taban değerleri yılın
ilk üç aylık döneminde diğer performans kriteri olacaktır. Ancak Tablo 2’den
izlenebileceği üzere, yine net iç varlıklar kriterinde olduğu gibi, 2001 yılı
Mart ayı sonuna ilişkin taban performans kriterinin yanısıra, Ocak ve Şubat
ayları için de taban değerler belirlenmiştir. Diğer taraftan, Haziran, Eylül ve
Aralık 2001 taban değerleri gösterge niteliğindedir. Ek olarak, net
uluslararası rezervler, 30 Kasım 2000 tarihindeki çapraz kurlar veri alınarak
belirlenen sabit program çapraz kurlarından hesaplanacaktır.
Tablo 2. Net
Uluslararası Rezervler Performans Kriteri
|
|
Taban Değeri (Milyon ABD
Doları) |
|
|
30 Kasım 2000 |
11.096 |
Gerçekleşme |
|
31 Aralık 2000 |
10.400 |
Performans Kriteri 1/ |
|
31 Ocak 2001 |
10.700 |
Performans Kriteri |
|
28 Şubat 2001 |
10.900 |
Performans Kriteri |
|
31 Mart 2001 |
11.000 |
Performans Kriteri |
|
30 Haziran 2001 |
12.000 |
Performans Kriteri |
|
30 Eylül 2001 |
12.200 |
Gösterge taban değeri |
|
31 Aralık 2001 |
12.400 |
Gösterge taban değeri |
1) 21 Aralık 2000 ve 11 Ocak 2001 tarihleri arasındaki
değerlerin ortalaması
kullanılarak hesaplanacaktır
2001 yılının ikinci yarısında faiz politikasına
verilecek esneklik ile para politikasının daha aktif ve etkin olarak
uygulanması, enflasyonun düşürülmesine yönelik olarak uygulanan diğer
politikalarla birlikte, enflasyon hedefine ulaşılabilirliği sağlayacak
faktörler olacaktır.
Döviz kurlarının enflasyonu doğrudan ve dolaylı olarak etkilemesi eksenine
odaklanan para politikasının yerini, kademeli olarak, bir çok gelişmiş ve
gelişmekte olan ülkelerde başarı ile uygulanmakta olan ve resmi enflasyon
hedeflerinin nominal çapa olduğu, “Enflasyon Hedeflemesi” uygulaması alacaktır.
Bu doğrultuda, politikaya yönelik olarak Merkez Bankası bünyesinde analitik
ve istatistiksel çalışmalar da yürütülmektedir.
Fiyat istikrarını hedefleyen bir merkez
bankası’nın bu hedefe ulaşması için para politikasının etkin olarak
yürütebilmesi, etkin para politikası yürütmenin temel şartları olan Merkez
Bankası’nın elindeki para politikası araçlarının yeterli olması, bu araçları
kullanabilme özgürlüğünün sağlanması ve bilançosu üzerindeki kontrolünün kalıcı
olması ile yakından ilişkilidir. Dolayısıyla T.C Merkez Bankası Kanunu’nun,
Banka’nın amacını, politika araçlarını ve görevlerini net bir biçimde
kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi ile hem Merkez Bankası’nın operasyonel
bağımsızlığının hem de sorumluluk alanlarının altı çizilmiş olacaktır.
Türkiye’nin gelecekte, Avrupa Birliği’ne geçiş sürecinin önemli yapı
taşlarından biri de Merkez Bankası Kanunu’nun Maastricht Antlaşması’na uyumlu
hale getirilmesi gereğidir. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan yeni “Merkez Bankası Kanunu” hükümete en kısa sürede sunulacaktır.
Merkez Bankası şeffaflık ve
hesapverebilirlik politikası gereği, bilançosunu ve Para Programı
uygulamalarını yayınlamaya devam edecektir. Aynı şekilde politika
uygulamalarına ilişkin sinyalleri ve uygulama yöntemlerini içeren basın
duyuruları ile yine kamuoyu bilgilendirilmeye devam edilecektir. Diğer
taraftan, Merkez Bankası’nca hazırlanan “Enflasyon Raporu’nun” ilk iki sayısı
da yayınlanmış durumdadır.
Merkez Bankası olarak, enflasyonun tek
haneli rakamlara düşürülmesine yönelik uygulamaya konan programın başarıya
ulaşacağı inancındayım. Bireyler, sektörler ve kurumlar arasındaki eşgüdüm ve
işbirliğinin giderek artmasıyla birlikte, program hedeflerinin inanılırlığı ve
dolayısıyla ulaşılabilirliği çok daha güçlenecektir.