Sayı: 8

 

 

BASIN DUYURUSU

 

22.02.2001

 

 

Bilindiği gibi geçen yılın Kasım ayı içinde bir bankacılık krizi yaşanmış ve bu krizi takiben bankacılık sistemi ve yabancı yatırımcılar hızla dövize yönelmişlerdir.

 

Kasım ayında karşılaşılan sözkonusu krizi takiben Hükümet’in aldığı tedbirler, IMF tarafından sağlanan ek rezerv kolaylığı ve Bankamızın Net İç Varlıkları kontrol altına alma çabaları ile birlikte göreli bir istikrar sağlanmıştır.

 

Ancak, bütün bu tedbirlere karşın güven unsurunun tam olarak oluşmaması, piyasalarda sürekli olarak yeni bir kriz beklentisini gündemde tutmuştur.

 

Piyasaların gergin bir biçimde yeni ve olumlu gelişmeleri beklediği bu hassas dönem sonunda 19 Şubat 2001 günü ortaya çıkan siyasi gerginlik,  piyasa katılımcılarının programa güvenlerini kaybetmelerine ve panik halinde Bankamızdan döviz talep etmelerine neden olmuş, aynı gün ertesi gün valör ile yaklaşık USD 7.6 milyar satılmıştır.

 

20 Şubat 2001 günü mevcut para programı çerçevesinde Bankamız Net İç Varlıklar kontrolünü kararlı bir şekilde uygulamış, Türk Lirası likidite imkanlarını sınırlamış ve bu çerçevede yukarıdaki tutarın USD 6.1 milyarı geri alınmış ve sonuçta sadece USD 1.5 milyar, Türk Lirası karşılığını Bankamızda hazır bulundurabilen bankalara, program çerçevesindeki kur taahhüdümüzün bir gereği olarak satılmıştır.

 

Ancak, Türk Lirası likiditesinin kısılması kısa dönem faiz oranlarını çok yüksek seviyelere çıkartmış ve 21 Şubat 2001 günü para programını mevcut şekliyle sürdürme çabalarımıza rağmen kaybolan güvenin tesis edilemediği ve dolayısıyla Türk Lirası  ve döviz piyasalarında oluşan dengelerin sürdürülmesinin mümkün olmadığı görülmüş bulunmaktadır.

 

Bu durum çerçevesinde istikrar programının güçlendirilerek uygulanmaya devam edilebilmesi için döviz kurlarının dalgalanmaya bırakılması kararlaştırılmıştır.

 

Önümüzdeki süreçte de enflasyonla mücadeleye yönelik sıkı para politikası kararlılıkla yürütülecek, yeni ekonomik dengelerin sürdürülebilir seviyelerde oluşturulmasını teminen Bankamız piyasalarda aktif bir rol üstlenecektir.

 

Döviz kurunun dalgalanmaya bırakılması suretiyle devam edecek programın uygulanma sürecinde IMF tarafından ülkemize sağlanan krediler daha önceden programlandığı gibi verilecektir.

 

Devam edecek programın döviz kuru enflasyonla mücadelede çıpa olmaktan çıkartılmış olup, enflasyon oranını tek çıpa alan enflasyon hedeflemesi rejimine yönelinilecektir. Ayrıca, enflasyon hedeflemesi uygulaması bakımından hayati önemdeki yeni Merkez Bankası Kanunu taslağı üzerindeki çalışmalarımız sonuçlandırılmış olup süratle yasalaşması için Hükümete sunulacaktır.