29
Mart 2002
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI
BASIN DUYURUSU
Zorunlu
karşılık, disponibilite ve blokaj düzenlemeleri, uluslararası uygulamalar da
dikkate alınarak para politikamız açısından gözden geçirilmiş ve 1211 sayılı
Bankamız Yasası’nda 4651 sayılı yasa ile yapılan değişikliklere dayanılarak,
aşağıda ayrıntıları açıklanan biçimde yeniden düzenlenmiştir. Zorunlu
karşılıklar ile umumi disponibilite hakkında bugün Resmi Gazete’de yayımlanan
tebliğler 10.5.2002 tarihli cetvellerden başlamak üzere yayımı tarihinde
yürürlüğe girecektir.
I.
Amaç
1. Yeni düzenlemenin temel amacı, fiyat
istikrarı hedefinden taviz vermeksizin ve Merkez Bankası’nın parasal
büyüklükler üzerindeki kontrol gücünü zaafa uğratmaksızın, bankalararası Türk
Lirası ve döviz piyasalarının derinleşmesine ve etkinleşmesine ve mali sektörün
gelişmiş ekonomiler düzeyinde sağlıklı bir yapıya kavuşması sürecine katkıda
bulunmaktır. Bu temel anlayış çerçevesinde mali kurumların mali aracılık
maliyetlerinin düşürülmesi ve likidite yönetimlerinde daha esnek bir yapıya
kavuşturulmaları hedeflenmiştir.
Ayrıca, yeni düzenleme daha yeknesak ve sade bir zorunlu karşılık ve
disponibilite uygulamasına olanak vermektedir.
2. Yabancı para
cinsinden zorunlu karşılıklara da faiz ödenmeye başlanması ile, bankaların
zorunlu karşılıklarının tamamı nemalandırma kapsamına alınmakta ve bu yolla
mali kurumların kaynak maliyetlerinin düşürülmesine katkıda bulunulmaktadır.
Türk Lirası ve yabancı para cinsinden karşılıklara ödenecek nemaların belirlenmesinde
yurtiçi ve yurtdışı piyasa faiz oranlarılarındaki gelişmeler dikkate alınacak,
ancak, zorunlu karşılıklar bankalar açısından risksiz varlık niteliği
taşıdığından nemalandırma oranları sözkonusu piyasa faiz oranlarının altında
olacaktır.
3. Türk Lirası
ve yabancı para cinsinden yükümlülüklerin tabi olacağı yasal yükümlülük
oranlarında Türk Lirası lehine olan mevcut oran farklılığı korunmuştur.
4. Eski
uygulamada Türk Lirası mevduat ile Türk Lirası ve yabancı para diğer pasiflere ilişkin serbest tevdiat
hesaplarında tutulan disponibl değerlerin haftalık ortalama olarak tutulmasına
izin verilmekte iken, yeni uygulamada ortalamaya esas alınan kapsam
genişletilmektedir. Ayrıca daha önce bir hafta olan zorunlu karşılık tesis
süresi iki haftaya çıkarılmıştır.
5. Gerek ortalama olarak tutulacak
zorunlu karşılıkların kapsamının genişletilmesi, gerekse tesis süresinin
uzatılması, bankaların likidite yönetimlerini etkinleştirmelerine katkıda
bulunacaktır. Böylece, maaş ödemelerinden kaynaklanan emisyon artışları ile
vergi ödemeleri ya da ihale-itfa farkları nedeniyle ortaya çıkabilecek kısa
dönemli Türk Lirası likidite değişikliklerinin faiz oranları üzerinde baskı
yaratması olasılığı azalacaktır. Benzer şekilde, bankalar, döviz likidite
yönetimlerinde de esnekliğe kavuştuklarından, kısa dönemli döviz ihtiyaçlarını,
kendi döviz varlıklarını kullanmak süretiyle karşılayabileceklerdir.
6. Merkez
Bankası, 2002 yılı başında açıkladığı plan çerçevesinde Türk Lirası ve döviz
piyasalarındaki aracılık işlevini aşamalı olarak sona erdirmektedir. Bu
süreçte, zorunlu karşılıkların tesis süresinin ve ortalama olarak tesis
edilecek kısmının artırılması, bankalararası Türk Lirası ve döviz piyasalarının
derinlik kazanması açısından önemli bulunmaktadır. Zorunlu karşılıklara ilişkin
bu düzenlemeler, kısa dönemli faiz oranlarının piyasalarda daha sağlıklı
oluşmasını sağlamak amacıyla, Bankamızın likidite yönetimine ilişkin 2002 yılı
başında ilan ettiği düzenlemeler ile
oluşturulan çerçevenin de bir parçasıdır.
II-Zorunlu Karşılıklar Hakkındaki Tebliğ’in Ayrıntıları
7. Banka ve özel
finans kurumlarının zorunlu karşılığa tabi Türk Lirası ve yabancı para
yükümlülüklerinin belirlenmesinde, yürürlükteki umumi disponibilite
uygulamasında olduğu gibi, bu kuruluşların tabi oldukları muhasebe
standartlarına ve kayıt düzenine göre oluşturulan yurt içi toplam
pasiflerinden, indirilecek kalemlerin düşülmesi sonucunda bulunacak tutarlar
ile yurt dışı şubeleri adına kabul ettikleri mevduat ile cari ve katılma
hesapları tutarı esas alınacaktır.
8. Türk Lirası
yükümlülükler için yüzde 6 ve yabancı para yükümlülükler için yüzde 11 olan
yürürlükteki zorunlu karşılık, disponibilite ve blokaj uygulamalarının nakit
kısımlarına ilişkin yasal karşılık oranları aynen korunacaktır.
9. Özel finans
kurumlarının, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na tabi olduğu ve Bankamız Kanunu’nun
bahse konu hükmü göz önüne alınarak, bankalarla aralarında uygulama
birlikteliğinin sağlanması ve benzer sorumluluklara benzer ve eşdeğer
yükümlülükler getirilmesi amacıyla, özel finans kurumlarının blokaj uygulaması,
zorunlu karşılık uygulaması ile birleştirilmektedir. Böylece, özel finans
kurumlarının cari ve katılma hesaplarının yanı sıra, diğer pasif yükümlülükleri
de zorunlu karşılığa tabi tutulacaktır. Ancak, bu kurumların yeni tebliğin
yayımı tarihinden önce borçlu sıfatıyla sağladıkları kaynaklar, daha önce yasal
yükümlülüklerden muaf olarak temin edildikleri göz önüne alınarak, vadeleri
sonuna kadar zorunlu karşılık yükümlülüğünden muaf tutulacaktır.
10. Bankaların
yükümlülüklerinin vade yapısının kısalığı göz önüne alınarak, raporlama için
gerekli süre verilmesi amacıyla, zorunlu karşılıklarda hesaplanma dönemi ile
tesis ve bildirim süreleri ikişer hafta olarak belirlenmiştir.
11. Bankaların
likidite yönetimlerini kolaylaştırmak ve bu yolla kısa vadeli faiz oranlarının
ve döviz kurunun daha istikrarlı bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamak
amacıyla, bu güne kadar sadece disponibilite uygulaması gereğince haftalık
ortalama üzerinden tesis edilen nakit karşılıkların kapsamının genişletilerek,
Türk Lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranlarının üçer puanlık
kısımlarının ortalama olarak tesis edilmesine izin verilmektedir.
12. Yükümlülüklerinin
önemli bir kısmının kamusal görevlerden kaynaklanması nedeniyle daha önce
zorunlu karşılık kapsamında olmayan bankalar, haksız rekabet yaratılmaması amacıyla zorunlu karşılık
uygulaması kapsamına alınmışlardır. Ancak, üstlendikleri görevlerden
kaynaklanan yükümlülükleri, “yükümlülüklerden indirilecek kalemler” içinde
gösterilerek, zorunlu karşılık uygulaması dışında bırakılmıştır.
“Yükümlülüklerden indirilecek kalemler” kapsamında olmamakla birliklte, yeni
tebliğin yayımı tarihinden önce yasal yükümlülüklerden muaf olarak tahvil
ihracı ya da kredi yoluyla sağlanan
kaynaklar, vadeleri sonuna kadar zorunlu karşılık yükümlülüğünden muaf
tutulmuşlardır.
13. Eski tebliğ
gereğince 8 Ağustos 2001 tarihinden itibaren sadece Türk Lirası mevduat için
tesis edilen Türk Lirası zorunlu karşılıklara ödenmekte olan faizlere ek
olarak, mevduat dışı diğer Türk Lirası yükümlülükler ile yabancı para
yükümlülükler için tesis edilen zorunlu karşılıklara da 24.5.2002 tarihinden
itibaren faiz ödenecektir.
14. Zorunlu
karşılık yükümlülüklerinin zamanında ve tam olarak yerine getirilmemesi
halinde, eksik tesis edilen yabancı para zorunlu karşılıklara da Türk Lirası
yükümlülüklerin eksik yerine getirilmesi halinde uygulanacak olan cezai faiz
oranı uygulanacaktır.
III-Umumi Disponibilite Hakkındaki Tebliğ’in Ayrıntıları
15. Kasa ve efektif deposu disponibl değerler arasından
çıkarılmıştır. Disponibilite oranı, Türk Lirası yükümlülükler için yüzde 4,
yabancı para yükümlülükler için ise yüzde 1 olarak belirlenmiştir. Disponibl
değer olarak, bankaların Merkez Bankası nezdinde adlarına açılan hesaplarda
bılundurdukları mülkiyeti kendilerine ait Devlet İç Borçlanma Senetleri kabul
edilecektir.
16. Umumi
disponibiliteye tabi yükümlülüklerin belirlenmesinde zorunlu karşılık
yükümlülükleri esas alınacaktır.
17. Bir ay olan
yükümlülüklerin hesaplanma dönemi ile disponibil değer bulundurma süresi iki
haftaya düşürülmüştür.
18. Yükümlülüklerinin
önemli bir kısmının kamusal görevlerden kaynaklanması nedeniyle daha önce 96/1
sayılı Umumi Disponibilite kapsamında olmayan bankalar, haksız rekabet yaratılmaması amacıyla zorunlu karşılık
uygulaması kapsamına alınmışlardır. Ancak, üstlendikleri görevlerlerden
kaynaklanan yükümlülükleri, “yükümlülüklerden indirilecek kalemler” içinde
gösterilerek, disponibilite uygulaması dışında bırakılmıştır. “Yükümlülüklerden
indirilecek kalemler” kapsamında olmamakla birliklte, yeni tebliğin yayımı
tarihinden önce yasal yükümlülüklerden muaf olarak tahvil ihracı ya da kredi
yoluyla sağlanan kaynaklar, vadeleri
sonuna kadar diponibilite yükümlülüğünden muaf tutulmuştur.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.