28 Mart 2002 tarihli duyurumuz ile kamuoyunun bilgisine sunulduğu üzere, Merkez Bankası, orta ve uzun vadede daha güçlü bir rezerv pozisyonuna sahip olmanın uygulanan programa ilişkin piyasa güveninin artmasına katkı sağlayacağını dikkate alarak döviz alım ihaleleri yöntemi ile rezerv seviyesini artırmaya karar vermiş ve döviz alım ihalelerine 1 Nisan 2002 tarihi itibariyle başlamıştır.
Aynı duyuruda belirtildiği üzere,
döviz alım ihaleleri ile amaçlanan, piyasada belirlenen döviz kurları üzerinden
ve herhangi bir kur seviyesi hedeflenmeden, ekonomide oluşacak döviz arz
fazlasının döviz kurlarında ilave bir oynaklık yaratmayacak ve bankaların döviz
pozisyonlarını bozmayacak şekilde Merkez Bankası rezervlerinde birikiminin sağlanmasıdır.
Bu
amaç doğrultusunda, Mayıs 2002 içinde günlük 20 milyon ABD doları tutarında
döviz alım ihaleleri açılması uygulamasına devam edilecek ve ABD tatil günü
olan 27 Mayıs 2002 hariç, 22 iş günü döviz alım ihalesi düzenlenecektir. Ancak,
Nisan ayındaki uygulamadan farklı olarak, Mayıs ayı içinde bazı ihalelere
teklif gelmemesi ya da 20 milyon ABD dolarından daha az teklif gelmesi
nedeniyle Merkez Bankası’nca alımı yapılamayan kümülatif döviz tutarlarının
daha sonraki ihalelerde telafi edilecek şekilde alımını amaçlayan bir
düzenlemeye gidilmiştir.
Bu
çerçevede, 28 Mart 2002 tarihli Basın Duyurusu’nun Döviz Alım İhale Esasları
bölümünde, diğer unsurlar aynı kalmak koşulu ile, aşağıdaki değişiklikler
yapılmıştır:
§
Mayıs 2002 içinde, her işgünü 20 milyon ABD doları tutarında
döviz alım ihalesi düzenlenecektir.
§
Ancak, ay içinde ihalelere teklif gelmemesi ya da 20 milyon
ABD dolarından daha az teklif gelmesi nedeniyle satın alınamayan kümülatif
döviz tutarlarını telafi etmek amacıyla, takip eden ilk ihaleden başlamak üzere
günlük ihale tutarı 40 milyon ABD dolarına kadar artırılacaktır. Bir başka
deyişle, döviz alım ihaleleri ile alımı yapılamayan kümülatif döviz tutarı 20 milyon ABD
dolarından yüksek olsa dahi, 20 milyon ABD dolarlık günlük alım tutarlarına
telafi amacı ile ilave edilecek tutar 20 milyon ABD doları ile sınırlı tutulacaktır.
§
Telafi amaçlı kısmı da içerecek biçimde, döviz alım
ihalelerinde alımı yapılacak tutar ile ihalede teklif edilebilecek maksimum
fiyat, ihale öncesi Reuters sisteminin ‘CBTQ’ sayfasında duyurulacaktır.
§
İhalede bir bankanın teklif edebileceği en fazla tutar
telafi amacıyla alınacak tutarı da içerecektir.
Döviz
alım ihaleleri yöntemi ile alımı yapılan dövizler karşılığı piyasaya çıkan
ilave Türk Lirası likidite para piyasası enstrümanları ile sterilize
edilmektedir. Merkez Bankası’nın sterilizasyon işlemlerindeki etkinliğinin
artırılması amacıyla, Nisan ayından itibaren, Bankalararası Para Piyasası’nda
mevcut işlem çeşitlerine ek olarak, programlı, piyasa likiditesini önemli
şekilde etkilemeyecek biçimde sınırlı miktarda ve 4 hafta standart vadeli Türk
Lirası depo alım ihaleleri açılmaya başlanmıştır.
Bu çerçevede, döviz
alım ihalelerine devam edilecek olması ve piyasalardaki Türk Lirası likidite
seviyesi dikkate alınarak, Mayıs 2002 ayında Türk Lirası depo alım ihalelerinin
sürdürülmesine karar verilmiş ve
her ihalede alınacak en fazla tutar 100 trilyon Türk Lirası’ndan 250 trilyon
Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Merkez Bankası, Şubat 2001 krizini takiben, Kamu
bankaları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki bankaların
kısa vadeli likidite ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla söz konusu bankaları,
kotasyon yöntemiyle yapılan repo işlemleri ile fonlamaya başlamıştır. Kamu
bankaları ile TMSF bünyesindeki bankaların Merkez Bankası’ndan repo işlemleri
ile sağlayabilecekleri fonlama tutarının üst sınırı 7 katrilyon Türk Lirası
olarak belirlenmiş, ancak koordinasyon içinde yürütülen çalışmalar sonucunda
söz konusu bankaların fonlama ihtiyaçlarını piyasa faiz oranları seviyesinden
karşılayabilmeleri, Merkez Bankası kaynaklarından borçlanma ihtiyaçlarını
azaltmalarını sağlamıştır.
8 Şubat 2002
tarihinde, Hazine, Uluslararası Para Fonu kredilerini kullanarak TMSF
bünyesindeki bankalara ihraç etmiş olduğu DİBS’lerin bir kısmını erken itfa
etmiş, söz konusu bankalar da repo işlemleri karşılığı Merkez Bankası’na olan
toplam 3,7 katrilyon Türk Lirası tutarındaki borçlarını ödemişlerdir. Böylece,
8 Şubat 2002 tarihinden başlayarak Merkez Bankası, TMSF bünyesindeki bankalar
ile yaptığı repo işlemlerini sona erdirmiştir.
Şubat 2002’den başlayarak, Hazine’nin erken
itfalarının da katkısıyla, Kamu bankaları likidite durumlarının iyileşmesi
sonucu, Merkez Bankası ile olan repo işlemlerini aşamalı olarak azaltmışlar ve
17 Nisan 2002 tarihinde toplam 300 trilyon Türk Lirası düzeyine düşen repo
işlemlerinden kaynaklanan borçlarını ödemişlerdir.
Böylece, Şubat 2001 krizini takiben başlayan Kamu
bankaları ile TMSF bünyesindeki bankaların kısa vadeli likidite ihtiyaçlarının
doğrudan Merkez Bankası’nca karşılanması operasyonu sona ermiştir.
Merkez Bankası bundan böyle söz konusu bankalarla
yapacağı Türk Lirası işlemlerini genel likidite düzenlemeleri çerçevesinde
yürütecektir.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.