Sayı:
2002-73
3
Eylül 2002
BASIN
DUYURUSU
A. MERKEZ BANKASI’NIN PİYASA YAPICILIĞI SİSTEMİNE
YAKLAŞIMI
1. Bilindiği üzere, piyasa yapıcılığı
sistemi, kamu borç yönetiminin etkinleştirilmesi ve kamu borçlanmasında
istikrar sağlanması, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) ikincil piyasasının
derinleştirilmesi ve finansal sistemin
geliştirilmesi amaçlarıyla, Mayıs 2000’de Hazine Müsteşarlığı tarafından
uygulanmaya başlanmış, ancak bu sistem, Kasım 2000’de ortaya çıkan krizle
birlikte fiilen, Mayıs 2001’de de bankalarla imzalanan piyasa yapıcılığı
sözleşmelerinin süresinin bitmesi ile birlikte hukuken, sona ermiştir. Hazine Müsteşarlığı, piyasa yapıcılığı
sistemini tekrar aktif hale getirmek için 2001 yılında çalışmalara başlamış ve
son dönemdeki çalışmalarla yeni sistemin ilkeleri belirlenmiştir. Böylece,
piyasa yapıcılığı sistemi 2 Eylül 2002 tarihinde tekrar yürürlüğe girmiştir.
2. Özellikle
son birbuçuk yıllık süreçte gerçekleştirilen yapısal reformlar çerçevesinde
önemli kurumsal düzenlemeler yapılmıştır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu’nun sürdürdüğü bankacılık
reformu, borçlanma disiplini açısından çok önemli olan Kamu Borçlanma
Yasası’nın çıkartılması ve Merkez Bankası Yasası’nda bağımsızlığın net bir şekilde
teminat altına alınması, yapısal düzenlemelerin en önemlileri arasında yer
almaktadır. Özellikle, Hazine’ye kısa vadeli avans imkanının kaldırılması,
Merkez Bankası’nın birincil piyasadan Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarının
ihraç ettiği borçlanma araçlarını satın almasının yasaklanması, Merkez Bankası
politikalarının şeffaflığını artırmış, gerçekleştirdiği işlemlerin amaçlarını
kamuoyuna daha net bir şekilde anlatma imkanı vermiştir.
3. Nitekim,
son birbuçuk yıllık süreçte Merkez Bankası politikaları, Yasası’nda belirtilen
fiyat istikrarı temel amacı çerçevesinde sürdürülmektedir. Hemen her basın
duyurusunda belirtildiği üzere, bundan sonraki dönemde de Merkez Bankası’nın
temel hedefi fiyat istikrarı olacak, fiyat istikrarı temel amacı ile çelişen
her türlü işlemden özenle kaçınılacaktır. Fiyat istikrarına ilişkin
politikaların etkin bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli destekleyici amaç
finansal istikrar olup, ön şartlardan birisi de döviz, tahvil-bono ve para
piyasalarının sağlıklı ve etkin çalışmasıdır.
4. Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun gerçekleştirdiği düzenlemeler ve yeniden
sermayelendirme programı sonrası Türk Bankacılık sistemi daha sağlıklı bir
yapıya kavuşma sürecine girmiştir. Bu çerçevede, Merkez Bankası finansal
piyasaların derinleşmesi ve gelişmesi, ayrıca bankaların risk değerlendirme
yeteneklerinin yükseltilmesi amaçlarıyla, para ve döviz piyasalarındaki
aracılık faaliyetlerinden çekilmektedir.
5. Merkez
Bankası dışında etkin çalışan para ve döviz piyasalarının oluşmasının
desteklenmesi, finansal piyasalardaki istikrar açısından gerekli, fiyat
istikrarı amacı ile uyumlu görülmektedir. Nitekim, Merkez Bankası, temel hedef
olan fiyat istikrarı ile uyumlu olarak, finansal piyasalardaki istikrarı
artıracak ve finansal piyasaların gelişmesine katkı sağlayacak düzenlemelere
büyük önem vermekte, gerekli katkıları yapmaktadır:
· Vadeli
döviz işlemleri piyasalarının oluşması için yapılan çalışmaları,
· Döviz
satımları ve vadeli işlemler üzerinden alınan vergilerin kaldırılmasının
desteklenmesini,
· TRLIBOR
düzenlemeleri çalışmalarına katılınması ve desteklenmesini,
· 4
haftalık TL depo ihalelerini,
· Gerektiğinde
kullanılmak üzere gün içi repo ihale imkanını,
· Geç
likidite penceresi uygulamasını,
· Likidite
ihtiyacının ortaya çıkması halinde, yeniden sermayelendirme sürecindeki
bankalara repo işlemleri yoluyla likidite imkanının sağlanmasını,
Merkez Bankası’nın finansal piyasaların
gelişmesine ve istikrarına yönelik katkıları olarak saymak mümkündür.
6. Para politikasının etkinliğinin
artması için finansal piyasaların derinleşmesine ihtiyaç vardır ve piyasa
yapıcılığı sisteminin finansal piyasaların derinleşmesine katkıda bulunacağı
beklenmektedir. Bu çerçevede, 1 Ağustos 2002 tarihinde Türkiye Bankalar
Birliği’nce başlatılan TRLIBOR
uygulaması da, ekonomide ihtiyaç duyulan referans faiz oranlarının oluşmasını
sağlamaya başlamıştır. Referans faiz oranlarının oluşması, piyasalardaki
şeffaflığın artmasına, para piyasalarında sağlıklı bir verim eğrisinin
oluşmasına, finansal araçların daha kolay fiyatlandırılması suretiyle vadeli
işlemlerin gelişmesine olanak sağlayacak olması nedenleriyle önemli bir gelişme
olarak görülmektedir. Piyasa yapıcısı bankaların, TRLIBOR uygulamasında da
aktif olacağı ve uygulamanın etkinlikle
devamında önemli rol oynayacağı düşünülmektedir.
7. Finansal
piyasaların derinleşmesine sağlayacağı katkılar nedeniyle, Merkez Bankası,
fiyat istikrarı temel hedefi ile uyumlu olarak, piyasa yapıcılığı sistemini
desteklemeye ve piyasa yapıcısı bankalara açık piyasa işlemleri çerçevesinde
Türk lirası likidite imkanı sağlamaya karar vermiştir. Geçmiş para kurulu
benzeri para politikasının imkan vermediği, ancak enflasyon hedeflemesine
yönelen ve dalgalı kur rejimini veri alan para politikası ile tutarlı olan bu
destek çerçevesindeki düzenlemeler, mevcut açık piyasa işlemleri çerçevesinde
uygulanacak olup, Hazine Müsteşarlığı ile piyasa yapıcısı bankalar arasında
düzenlenen sözleşmelere Merkez Bankası’nın taraf olması söz konusu değildir.
B. MERKEZ BANKASI’NIN PİYASA YAPICISI
BANKALARA SAĞLAYACAĞI LİKİDİTE İMKANININ GENEL ÇERÇEVESİ
8. Merkez
Bankası’nın piyasa yapıcısı bankalara sağlayacağı likidite imkanının genel
çerçevesi aşağıdaki gibi olacaktır:
a) Piyasa
yapıcısı bankalara sağlanacak likidite imkanı, söz konusu bankaların 22 Temmuz
2002 tarihinden itibaren Hazine Müsteşarlığı’nın ihraçlarından
aldıkları/alacakları (ihale, ihale sonrası teklif, rekabetçi olmayan teklif,
halka arz, TAP ve değişim ihalelerinden alınan Türk lirası cinsi kıymetlerin
net tutarı esas olup, dövize endeksliler hariç tutulmaktadır) ve itfa edilmemiş DİBS’lerin ihraç değerlerinin
yüzde 10’u ile sınırlı olacaktır.
b) Piyasa yapıcısı bankalar, sağlanan yüzde 10’luk likidite imkanının tamamını kotasyon yöntemi ile
yapılacak repo işlemleri için kullanabilecekleri gibi, söz konusu likidite
imkanının en fazla yarısını, Hazine Müsteşarlığı’nca ölçüt kıymet kabul edilen
Türk lirası cinsi DİBS’leri Merkez Bankası’na satmak için de
kullanabileceklerdir.
c) Piyasa yapıcısı bankalarla gerçekleştirilecek repo işlemlerinde kotasyon
yöntemi kullanılacak olup, faiz oranları Merkez Bankası’nca saptanacaktır.
Önümüzdeki uzunca bir dönemde piyasadaki fazla likiditenin devam etmesi
beklenmektedir. Dolayısıyla, kısa vadeli para piyasası faiz oranlarının Merkez
Bankası borçlanma faiz oranları seviyesinde oluşması beklenmektedir. Merkez
Bankası, bu süreçte, piyasa yapıcısı bankalarla gerçekleştireceği repo
işlemleri faiz oranlarını, piyasa koşullarını dikkate alarak, Merkez Bankası
borçlanma faiz oranı üzerine ilave bir faiz oranı ekleyerek belirleyecek,
ancak, belirleyeceği faiz oranının Merkez Bankası Türk lirası borç alma/borç
verme kotasyonları ortalamasının üzerine çıkmamasına dikkat edecektir. Piyasa
yapıcısı bankalar, repo işlemlerini saat 10:00 - 16:00 arasında
gerçekleştirebileceklerdir.
d) Merkez Bankası piyasa yapıcısı bankalardan gerçekleştireceği ölçüt DİBS
alış işlemlerinde, faiz oranlarının piyasa koşullarını yansıtması amacıyla,
ihale yöntemini tercih edecektir. Uygulamada likidite ihtiyacı olan bankalar,
ölçüt DİBS satma isteklerini Merkez Bankası’na ileteceklerdir. Merkez Bankası,
diğer piyasa yapıcısı bankalarla görüşerek, uygun gördüğü DİBS ya da DİBS’ler
için tercihen doğrudan alım ihaleleri açacak, ancak, piyasa koşullarını dikkate
alarak, alım işlemlerini kotasyon yöntemi ile de gerçekleştirebilecektir. Bir
günde gerçekleştirilebilecek toplam DİBS alım miktarı piyasa yapıcısı bankalara
tanınan ve yüzde 10’luk toplam likidite imkanının yarısı olan toplam DİBS satış
imkanının en fazla yüzde 20’si kadar olabilecektir.
e) Böylece, Merkez Bankası’nca piyasa yapıcısı bankalara tanınacak likidite
imkanının, limitli olması ve işlemlerde kullanılacak yöntemler nedenleriyle,
sürekli bir fonlama aracı olmayacağı düşünülmekte olup, işlem faiz oranları
piyasa şartlarını yansıtacaktır.
f)
Piyasa yapıcısı bankalarla belirlenen limitler
çerçevesinde kotasyon yöntemi ile gerçekleştirilecek repo işlemlerinin
vadeleri, gecelik (O/N) ve bir hafta olarak belirlenmiştir. Söz konusu repo
işlemlerinin faiz oranları, 3 Eylül 2002 tarihinden itibaren, her iki vade için
de yüzde 49 olacaktır.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.