Sayı: 2002-86
11 Kasım 2002
BASIN DUYURUSU
EKİM AYI ENFLASYONU VE GÖRÜNÜM
1. Ekim ayında fiyat artışları piyasa beklentileri paralelinde
gerçekleşmiş ve tüketici fiyatları yüzde 3,3, toptan eşya fiyatları ise yüzde 3,1
oranında artmıştır. Böylece, Ocak-Ekim döneminde TÜFE artışı yüzde 24,0, TEFE
artışı da yüzde 25,5 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon oranları düşüş
eğilimini sürdürmüş ve artış oranları TÜFE’de yüzde 33,4’e, TEFE’de ise yüzde
36,1’e gerilemiştir.
2.
Son üç ayda döviz kurunun göreli istikrar kazanması ve iç talebin
sınırlayıcı etkisinin devam etmesi Ekim ayında da enflasyon gelişmelerini
olumlu etkilemeye devam etmiştir.
3.
Gıda ve giyim fiyatlarında mevsimsel etkilerden kaynaklanan yüksek artış
oranları, Ekim ayında tüketici fiyat artışının altında yatan temel unsurlar
olmuştur. Toptan eşya fiyatları ise, tarım fiyatlarındaki son beş yılın en
yüksek Ekim ayı artışı olan yüzde 8,1’lik artıştan olumsuz etkilenmiştir.
Ancak, imalat sanayi ve enerji fiyat artış oranlarının 1983 yılından itibaren gerçekleşen en düşük
Ekim ayı oranları olması TEFE artışını sınırlamıştır. Ekim ayında gıda dışı
TÜFE yüzde 2,9 oranında, tarım dışı TEFE ise yüzde 1,8 oranında
artmıştır.
Tablo
1: Genel TÜFE, TEFE ve Alt Kalemler
|
|
Yıllık % Değişim |
Aylık % Değişim |
|||
|
|
2001 |
2002 |
2002 |
||
|
|
Ekim |
Ekim |
Ağustos |
Eylül |
Ekim |
TÜFE
|
66,5 |
33,4 |
2,2 |
3,5 |
3,3 |
|
Mallar |
77,0 |
34,0 |
1,2 |
4,0 |
4,2 |
|
Hizmetler |
49,2 |
32,5 |
4,1 |
2,6 |
1,5 |
|
Gıda Dışı |
67,1 |
33,7 |
2,7 |
3,0 |
2,9 |
TEFE
|
81,4 |
36,1 |
2,1 |
3,1 |
3,1 |
|
Kamu |
100,4 |
33,8 |
2,7 |
3,3 |
1,7 |
|
Özel |
74,5 |
37,1 |
1,9 |
3,0 |
3,7 |
|
Kamu İmalat |
98,8 |
35,2 |
2,5 |
3,4 |
1,6 |
|
Özel İmalat |
88,7 |
31,1 |
2,3 |
2,5 |
1,8 |
|
Tarım Dışı |
92,9 |
32,3 |
2,5 |
2,9 |
1,8 |
|
Tarım ve Enerji Dışı |
91,6 |
32,5 |
2,5 |
2,9 |
1,9 |
4. Mevsimsellikten arındırılmış TÜFE
ve TEFE’nin üç aylık hareketli ortalamalarının yıllıklandırılması yoluyla
hesaplanan yıllık enflasyon Eylül ayında olduğu gibi Ekim ayında da
gerilemeye devam etmiş ve TEFE’de yüzde 31,4, TÜFE’de ise yüzde 28,4 olarak
gerçekleşmiştir. Bu şekilde hesaplanan yıllık enflasyon, tarım dışı TEFE’de
yüzde 32,7’ye, gıda dışı TÜFE’de de yüzde 27,0’ye gerilemiştir.
Grafik
1: Yıllık Yüzde Değişim ve Üç Aylık Hareketli Ortalamalar
|
TÜFE
ve Gıda Dışı TÜFE |
TEFE
ve Tarım Dışı TEFE |
|
|
|
(*) Üç Aylık Hareketli Ortalama
(Yıllıklandırılmış, Mevsimsel Düzeltme Yapılmış)
Kaynak: TCMB, DİE
5. Ekim ayında TÜFE’de meydana gelen
yüzde 3,3 oranındaki artış, büyük ölçüde gıda ve giyim fiyatlarının
mevsimsellik nedeniyle yükselmesinden
kaynaklanmıştır. Gıda ve giyim grupları dışarıda bırakıldığında ise TÜFE
artışı yüzde 1,7’ye gerilemektedir. Mevsimsellikten arındırılmış TÜFE artışı
Eylül ayından sonra, Ekim ayında da gerilemeyi sürdürmüş ve bir önceki aya göre
0,3 puan düşerek yüzde 1,7 olarak
gerçekleşmiştir. Bu gerilemede
özellikle konut ve ev eşyası sektörlerindeki fiyat artışlarının sınırlı kalması
etkili olmuştur. Her iki sektörde de son dokuz yılın en düşük Ekim ayı fiyat
artışları gerçekleşmiştir. Haziran ayından itibaren artış eğilimi gösteren
mevsimsellikten arındırılmış gıda, içki ve tütün fiyatları, Ekim ayında önemli
bir artış göstermemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış tüketici fiyatlarında en
yüksek oranlı artış giyim ve ayakkabı alt kaleminde gerçekleşmiştir.
6. Gıda ve giyim gruplarında
meydana gelen mevsimlik fiyat artışları, Ekim ayında mal grubu fiyatlarının
yüzde 4,2 oranında artmasına neden olmuştur. Kiralar yüzde 2,6 oranında artarak
Eylül ayına göre önemli ölçüde yavaşlamıştır. Kira dışındaki hizmet grubu
fiyat artışlarının çok düşük oranlarda
gerçekleşmesi sonucu hizmet grubu genelinde enflasyon yüzde 1,5 oranında
kalmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre mal ve hizmet gruplarında
fiyatlar yüzde 1,8 oranında yükselmiş ve fiyat artış hızında bir önceki aya
göre gerileme gözlenmiştir. Ekim ayı itibariyle yıllık fiyat artışı mal
grubunda yüzde 34’e, hizmet grubunda ise yüzde 32,5’e gerilemiştir.
Grafik 2: Mal Grubu ve Hizmet
Grubu Fiyatları
|
Yıllık
Yüzde Değişim |
Aylık
Yüzde Değişim (Mevsimsellikten
Arındırılmış)* |
|
|
|
Kaynak: TCMB, DİE.
*Mevsimsellikten
arındırma işleminde TRAMO/SEATS yöntemi kullanılmıştır.
7. Ekim ayında, gıda dışı
TÜFE giyim fiyatlarında meydana gelen yüzde 12,7’lik artışın etkisiyle yüzde
2,9 oranında yükselmiştir. Giyim fiyatlarındaki bu artış, Ekim ayında
mevsimsellikten arındırılmış gıda dışı TÜFE artışının bir önceki aya göre
hızlanmasına yol açmıştır. Ancak, yıllık bazda fiyat artış hızı düşmeye devam
etmiş, yıllık gıda dışı TÜFE artışı yüzde 33,7’ye gerilemiştir (Grafik 3).
Grafik 3: TÜFE ve Gıda Dışı TÜFE
|
Yıllık Yüzde Değişim |
Aylık Yüzde Değişim (Mevsimsellikten Arındırılmış)* |
|
|
|
Kaynak: TCMB, DİE.
*Mevsimsellikten arındırma işleminde TRAMO/SEATS yöntemi kullanılmıştır.
Toptan Eşya Fiyatlarındaki
Gelişmeler
8. Ekim ayında
mevsimselliğin TEFE enflasyonunda 1,2 puan artırıcı etkisi görülmektedir. Ayrıca,
Mayıs ayından sonra artış eğilimi gösteren mevsimsellikten arındırılmış toptan
eşya fiyatlarının Temmuz ayından sonra azalış eğilimine girdiği ve bu eğilimini
Ekim ayında da devam ettirdiği gözlenmektedir. Tarım fiyatlarındaki yüzde 8,1’lik artışın TEFE’yi
olumsuz etkilemesine karşın, imalat sanayi fiyat artışının yüzde 1,8 oranında
kalması TEFE enflasyonunu sınırlamıştır. Tarım fiyatlarında Nisan-Ağustos
döneminde gözlenen yüzde 10,7 oranındaki gerileme tersine dönmüş, tarım
fiyatları Eylül ve Ekim aylarında TEFE enflasyonuna sırasıyla 0,9 ve 1,8 puan
katkıda bulunmuştur.
9. Kamu imalat sanayi
fiyatları, Şubat ayından bu yana gözlenen en düşük artış oranını göstermiştir.
Kamu fiyat artışlarındaki yavaşlama ve Türk lirasının son üç aydaki istikrarlı
seyri, özel imalat sanayi fiyat artışlarını da sınırlamış, özel imalat
sanayiinde fiyat artışı son yedi aydaki en düşük seviyesine gerilemiştir. Bu
gelişmelere bağlı olarak, Ağustos ayından itibaren gerileyen mevsimsellikten
arındırılmış TEFE artışı bu eğilimini Ekim ayında da sürdürerek yüzde 1,9
olarak gerçekleşmiştir. Tarım dışı TEFE’de ise mevsimsellikten arındırılmış
artış, Eylül ayında yüzde 2,9 iken, Ekim ayında yüzde 1,8’e gerilemiştir.
Grafik 4: TEFE ve Tarım Dışı TEFE
|
Yıllık Yüzde Değişim |
Aylık Yüzde Değişim (Mevsimsellikten Arındırılmış)* |
|
|
|
Kaynak: TCMB,
DİE.
*Mevsimsellikten arındırma işleminde TRAMO/SEATS yöntemi
kullanılmıştır.
10.
2002 yılında enflasyonla mücadelede sağlanan
başarı, diğer ekonomik verilerdeki olumlu gelişmeyle birlikte olmuştur. 2002
yılı başında Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) için öngörülen yüzde 3’lük artış
hızı başlangıçta piyasalarca ulaşılamaz olarak görülmüştür. Nitekim Ocak ayında, 2002 yılı GSMH büyüme
hızı bekleyişi yüzde 2,7 düzeyinde iken, Nisan ayında yüzde 2’ye gerilemiştir.
Ancak, yılın ilk yarısındaki büyüme hızı
yüzde 4,7’ye ulaşmıştır. Ekonomideki bu canlanma dikkate alınarak Ekim
ayında 2002 yılı büyüme hızı öngörüsü yüzde 4’e çıkartılmıştır. Ayrıca,
kapasite kullanım oranı, sanayi üretim endeksi ve genel gidişata ilişkin
bekleyişlerdeki iyileşme, büyüme hızının yıl sonunda yüzde 4’ün de üzerine
çıkacağına işaret etmektedir. Nitekim Kasım ayı Beklenti Anketi sonuçlarına
göre, piyasaların 2002 yılı büyüme hızı bekleyişi yüzde 4,3’e yükselmiştir.
11. Mayıs ayından itibaren yoğunlaşan siyasi belirsizlik
algılamasına rağmen gerek enflasyon, gerekse diğer ekonomik değişkenlerdeki
olumlu gelişmelerin temel nedeninin, programda öngörülen yapısal reformların
gerçekleştirilerek ekonominin kırılganlığının azaltılması ile sıkı maliye ve
para politikaları olduğu açıktır. Nitekim, piyasalardaki siyasi belirsizlik
algılamasına karşın, gerek 28 Haziran 2002 ve gerekse 5 Ağustos 2002 tarihli
basın duyurularımızda, iki nedenle Merkez Bankası’nın ileriye yönelik bakışının
olumlu olduğu açıkça belirtilmiştir. Birincisi, öngörülen yapısal reformların
büyük çoğunluğunun gerçekleştirilmesinin, ekonominin belirsizliklere ve dışsal
şoklara karşı kırılganlığını
azaltmasıydı. İkincisi ise, sürdürülebilirlik tartışmalarına son veren
ve bu nedenle piyasalarda istikrarı sağlamak yönünde önemli adımların
atılmasını sağlayan programın başarılı sonuçlarının dikkate alınarak kesintisiz
uygulanma olasılığının yüksek olmasıydı. Ancak, seçim sürecinde sınırlı da olsa
kamu maliyesinde bozulma gözlemlenmiş ve bazı yapısal düzenlemelerde gecikmeler
ortaya çıkmıştır.
12. 2002 yılında,
uygulanan maliye ve para politikaları ile ekonomik program çerçevesinde gerçekleştirilen
yapısal reformlar, fiyat istikrarının sağlanması sürecinde belirleyici olmuş,
enflasyonda hızlı bir düşüş sağlanmıştır.
2001 yılı sonunda yüzde 68.5 olan TÜFE enflasyonu, Ekim ayında Ocak 1988 – Ekim 2002 dönemindeki en düşük
seviyesi olan yüzde 33,4’e gerilemiştir. Mevcut gelişmeler, TÜFE enflasyonunun
yıl sonunda yüzde 35’lik hedefin altında kalacağını göstermektedir.
13.
Beklenti Anketi sonuçlarına göre, piyasaların enflasyon bekleyişi de yıl
başından bu yana sürekli azalarak Kasım ayı ilk döneminde yüzde 32,3’e
gerilemiştir (Grafik:5). Yıl sonu
enflasyon bekleyişlerindeki iyileşmeye paralel olarak, gelecek 12 aya ilişkin
enflasyon bekleyişlerinde de sürekli bir gerileme eğilimi gözlenmiş ve Kasım
ayı ilk dönem sonuçlarına göre, gelecek 12 aya ilişkin enflasyon bekleyişi
yüzde 26,5’e gerilemiş bulunmaktadır.
14.
2002 yılında enflasyondaki düşüşte
görülen başarının devamı, son aylarda kamu maliyesinde oluşan bozulmanın ve yapısal
düzenlemelerdeki gecikmelerin telafisine yönelik önlemlerin biran önce
gerçekleştirilmesi ve 2003 yılında da yapısal reformların kesintisiz devamı ve
mali disiplinin sürdürülmesinden önemli ölçüde etkilenecektir. Yapısal
reformlardan ve bütçe disiplininden hiç bir şekilde ödün verilmemesi,
bekleyişlerde gözlemlenen iyileşmeyi daha da artıracak, bu da, enflasyonu
etkileyen temel değişkenlere olumlu yansıyacaktır. Kısa vadeli faiz oranlarının
sadece ve sadece fiyat istikrarı hedefi çerçevesinde belirlenmeye devam
edileceği dikkate alındığında, mevcut programın temel ilkelerine uyulması, hem
enflasyonla mücadeleyi kolaylaştıracak, hem de enflasyonla mücadelenin ekonomik
büyüme üzerinde yaratacağı baskıyı azaltacaktır.
15. Kısa dönemde, enflasyon gelişmelerini olumsuz
etkileyebilecek bazı risklerin altının çizilmesinde fayda görülmektedir.
Özellikle, gıda ve tarım fiyatlarının, hem önceki dönemde gözlenen gerileme
eğiliminin tersine dönmesi hem de Ramazan ayı ve takip eden bayramın etkileri
ile yüksek seyretmesi ihtimali bulunmaktadır. Buna ek olarak, Ekim ayında tarım
fiyatlarında Şubat ayından bu güne en yüksek artışın meydana gelmesi ve tarım
fiyatlarında gözlenen yükselmenin gıda fiyatlarına tam olarak yansımaması,
önümüzdeki aylarda gıda fiyatlarının hızlanmasına yol açabilecek bir gelişme
olarak görülmektedir. Enflasyondaki düşüşü olumsuz etkileyebilecek bir diğer
unsur ise, önümüzdeki dönemde kamu fiyat artışlarının göreli olarak hızlanması
olasılığıdır.
16. Bu arada, şimdiye
kadar olduğu gibi, gelecek dönemde de, kamu sektörünün olduğu kadar, özel
sektörün gelirler ve fiyatlama politikası da enflasyonla mücadelede önemli
olmaya devam edecektir. Dolayısıyla, özel sektörün gelirler ve fiyatlama
politikasını enflasyon hedefini dikkate alarak belirlemesi gerekmektedir.
Belirsizliklerin ortadan kalkması ve güven artışına bağlı olarak ortaya
çıkabilecek talep artışının, özel kesimce, kısa dönemli bir bakış açısı ile,
kar marjlarını artırma fırsatı olarak görülmemesinin, enflasyonla mücadelenin
maliyetini azaltmak açısından çok önemli bir faktör olduğu gerçeği hiç bir
zaman gözden kaçırılmamalıdır.
Grafik 5: TCMB
Beklenti Anketine Göre Enflasyon Beklentileri

Kaynak: TCMB.