Sayı: 2002-91
Merkez Bankası’nca değişik tarihlerde yapılan
duyurularda, uygulanmakta olan dalgalı kur rejiminde, döviz kurunun piyasalarda
arz ve talep koşulları tarafından belirlendiği, ancak döviz kurundaki
oynaklığın her zaman yakından takip edilmekte olduğu ve kurlarda her iki yönde
oluşabilecek aşırı oynaklık durumunda piyasalara doğrudan müdahale
edilebileceği kamuoyuna açıklanmıştır.
Nitekim, en son 11 Temmuz 2002 tarihinde, döviz
kurlarında gözlemlenen aşırı dalgalanmayı önlemeye yönelik olarak, Merkez
Bankası’nca döviz piyasasına doğrudan müdahale edilmiştir.
Son günlerde ise, finansal piyasalarda olumlu
bekleyişlerin etkisinin yanısıra, yaklaşmakta olan Bayram tatili öncesinde
ortaya çıkan Türk lirası likidite ihtiyacının döviz satışları yoluyla
karşılanmaya çalışılması, başarılı geçen Hazine ihalesinin yarattığı ilave Türk
lirası likidite talebi ve döviz piyasasında yaşanan talep eksikliği nedeniyle
döviz kurlarında aşırı bir hareketlilik yaşanmaktadır. Bu nedenle, döviz
kurlarında gözlemlenen dalgalanmayı önlemeye yönelik olarak, bugün döviz
piyasasına doğrudan müdahale edilmiştir. Söz konusu müdahalenin, döviz
kurlarının mevcut seviyesinden duyulan bir rahatsızlık nedeniyle değil, döviz
kurlarının aşırı dalgalanması sonucunda yapıldığının özellikle bilinmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan, Merkez Bankası’nca 29 Kasım 2002
tarihinde yapılan Basın Duyurusu’nda belirtildiği üzere, son dönemde döviz alım
ihalelerine tekrar başlanmasına ilişkin olarak yazılı ve görsel basında çeşitli
yorumlar yer almaktadır. Ancak, söz konusu duyurumuzda da belirtildiği üzere,
Merkez Bankası ödemeler dengesi ve ters para ikamesi sürecinde yaşanan
gelişmeler sonucu döviz arz fazlasının artması ile birlikte döviz alım
ihalelerine başlayabilecektir. Ayrıca, daha önce de kamuoyuna açıklandığı
üzere, içinde bulunduğumuz Aralık ayı mevsimsel olarak, özellikle ödemeler
dengesi açısından döviz arz fazlasının oluşmadığı bir dönemdir. Buna rağmen,
ters para ikamesi sürecine ilişkin gelişmeler Merkez Bankası ve bankacılık
sistemimizce yakından takip edilmekte ve sürekli olarak değerlendirilmekte
olup, programlı döviz alım ihalelerine önümüzdeki dönemde tekrar
başlanabilecektir.
Son olarak belirtmek gerekir ki, Merkez Bankası’nca zaman
zaman döviz pozisyonlarına ilişkin uyarılar yapılmaktadır. Bilindiği üzere,
özellikle dalgalı kur rejiminde, döviz pozisyonlarından kaynaklanacak
risklerin, diğer kur rejimlerine göre çok daha fazla olduğu açıktır. Bu
nedenle, bankalar gibi finansal kuruluşlar ile ekonomideki diğer karar
alıcıların, döviz kuru riski alma konusunda son derece ihtiyatlı davranmaları
gerekmektedir. Bu doğrultuda, Merkez Bankası’nın, geçmişte yaşanan tecrübelerin
ışığında, döviz açık ya da fazla pozisyonu taşımanın getirdiği risklere dikkat
çekmeye devam edeceği kuşkusuzdur. Finansal sistemde kur riskinin etkin
yönetilmesi ve etkin yönetimin izlenmesini sağlayacak mekanizmaların
oluşturulması, Merkez Bankası’nca hazırlıkları devam eden enflasyon hedeflemesi
rejimi altında özel bir öneme sahiptir. Bu açıdan, Merkez Bankası uzun süredir
döviz piyasalarını derinlemesine irdelenmekte olup, bu uygulama önümüzdeki
dönemde de devam edecektir.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.