Bunun çözümlenmesi amacı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kendi bünyesinde 2000 Yılı Komitesi oluşturmuş ve çalışmalar 1997 yılı ortalarından itibaren hız kazanarak gerek kurum içi ve gerekse kurum dışı olmak üzere iki ana başlık altında sürdürülmeye başlanmıştır. Biz Merkez Bankası olarak 15 Nisan 1999 tarihi itibariyle 2000 yılına hazır olmayı hedeflemekteyiz.
Ancak sorun büyüklüğü ve çok kapsamlı olması nedeniyle bir kurumun tek başına konuyu çözümlemesinin fazlaca bir anlamı bulunmamaktadır. Zincirleme etkileri nedeniyle ilintili tüm kurum ve kuruluşların da kendi çalışmalarını tamamlamaları ve sorunu çözmüş olmaları bir şart olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle ülkemiz bankacılık ve finans sektörünün 2000 yılı sorunu karşısında bilinçlendirilmesi, çalışmaların takip edilmesi, bilgi alış verişinin sağlanması ve ulusal/uluslararası ödeme sistemlerinde olası aksamalara karşı önlem geliştirilmesi amacıyla çeşitli toplantılar düzenlenmiştir. Bu kapsamda ülkemiz bankacılık ve finans sektörünün yanı sıra, özellikle yerli bankaların yurt dışı faaliyetlerinde ve yabancı bankaların yurt içi işlemlerinde 2000 yılı sorunun izlenmesi ve giderilmesine katkı sağlamayı görev bildik. Çalışmalarımızı bu yönde de hızlandırdık.
Konu ile yakın ilişkili Dünya Bankası, Türkiye’de 2000 yılı sorunu ile ilgili yapılan çalışmaları izledi ve 27 Ocak 1999 tarihinde yayınladığı son raporunda ülkemizi 2000 yılı sorunu karşısında bilinç düzeyi yüksek ülkeler arasında gösterdi. Bu da çalışmalarımızın doğruluğunun bir kanıtı oldu. Ancak Merkez Bankası olarak biz, özellikle bankacılık ve finans sektöründe çıkabilecek sorunlara karşı duyarlılığımızı devam ettirmekteyiz. Merkez Bankasınca yönetilmekte olan piyasalar ile EFT ve takas sistemlerinde yapılmakta olan işlemlerin 2000 yılı sorunundan etkilenmemesine çok önem vermekteyiz. Bir iş programı çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
Ancak bankalar ve özel finans kurumları ile sistemlerini 2000 yılı sorununa karşı uyumlu hale getirmeyen ve 2000 yılına geçişle birlikte çıkabilecek beklenmedik sorunlara karşı herhangi bir planı bulunmayan kuruluşların, bankamız sistemleri ve mali sistem için risk yaratmasını önlemek amacıyla, bir karar verdik. O da 2000 yılı sorununu çözemeyen veya arkasında soru işareti bırakan kurum ve kuruluşların Merkez Bankasınca yönetilmekte olan piyasalara ve sistemlere girmelerine izin vermeyeceğiz. Daha zamanımız var. Ümit ederim ki böyle bir durum ile karşılaşmayız. Bütün ilgili kurum ve kuruluşlar 2000 yılı sorununu çözerler ve uyumu sağlarlar. Biz kendilerine her türlü yardımı yapıyoruz.