TC
MERKEZ BANKASI
VAZİYETİ VE ANLAMI
TC
MERKEZ BANKASI
SUNUŞ
I . GİRİŞ
II. T.C.MERKEZ BANKASI RESMİ GAZETE VAZİYETİ
-Vaziyetin Önemi
-Vaziyetin Kalemleri ve 31/12/1996 Vaziyeti
III. VAZİYET KALEMLERİNlN HAREKETİ VE KALEMLERİ ETKİLEYEN
İŞLEMLER
IV. VAZİYETTEN HAREKETLE OLUŞTURULAN TABLOLAR
-Tabloları Oluşturan Toplulaştırılmış Kalemler
-TCMB'nin Toplulaştırılmış Kalemler Üzerindeki
Etkisi
-31/12/1996 Tarihi İtibarı İle
Parasal Büyüklükler (Varlıklar/Yükümlülükler)
Merkez Bankası Parası
Analitik Bilanço
Analitik Bilanço ile TCMB Vaziyeti Arasındaki
İlişkiler Tabloları
V. BAZI KALEMLERlN EVRİMİ VE RASYOLARDAKİ GELİŞMELER
(OCAK 1993 - HAZİRAN 1997)
-Analitik Bilanço Yüzde Dağılım Tablosu
-Rasyolar Tablosu
-Grafıkler
VI. VAZİYET VE PARA ARZI
KAYNAKÇA
EKLER
A-Vaziyet'ten
hareketle Analitik Bilanço
B-Vaziyet'ten
hareketle Parasal Büyüklükler (Varlıklar/Yükümlülükler) Tablosu
C-Vaziyet'ten
hareketle Merkez Bankası Parası Kaynakları ve Kullanımları
SUNUŞ
Bu çalışma, T.C. Merkez
Bankası vaziyetinin (bilanço) iyi anlaşılmasının, ekonomiyi izlemek isteyenlere
çok yararlı olacağı düşünülerek 1993 yılında başlatılmış, muhtelif seminer,
ders gibi toplantılarda sunulmuş ve 1997 yılında elinizdeki halini almıştır.
Bu çalışmada emeği geçen T.C. Merkez Bankası değerli
çalışanlarından Nesrin Göğen, İlhan Koçaker,
Levent Özyürek ve Mehmet Değerliyurt'a
teşekkür ederim.
Hiç şüphesiz çalışmada olabilecek hataların sorumlusu
benim.
N. Süreyya
SERDENGEÇTİ
Ankara, Temmuz 1997
1999 yılında ikinci basımı yapılmasına karar verilen çalışmada,
zaman serisi olarak ifade edilen tablo ve grafikler güncelleştirilmiş, Bilanço
ve kalemlerinin anlaşılmasına yönelik olarak hazırlanan Vaziyet ve Vaziyetten
üretilen tablolar ise niteliklerinde önemli bir değişme olmadığı için
çalışmanın ilk halinde yer aldığı şekilde bırakılmıştır.
I. GİRİŞ
Bu çalışmada Resmi Gazete'de
yayımlanan ve böylece kamuoyuna açıklanan TC Merkez Bankası (TCMB) vaziyetinin
(Vaziyet) ekonominin izlenmesindeki önemi ve kendisini oluşturan kalemler tek
tek ele alınarak açıklanmakta, daha sonra söz konusu kalemlerin hareketi ve
onları etkileyen işlemlere değinilmektedir. Çalışmanın daha sonraki
kısımlarında, Vaziyetten hareketle
oluşturulan Parasal Büyüklükler (Varlıklar/Yükümlülükler), Merkez
Bankası Parası'nın Kullanımları/Kaynakları Tabloları ve
Analitik Bilanço kısaca anlatılmakta ve bunları oluşturan toplulaştırılmış
kalemler ile bu kalemler üzerindeki TCMB etkisinden söz edilmektedir. Son
olarak, özellikle Analitik Bilanço' yu oluşturan muhtelif kalemlerin ve sözkonusu
kalemlerden bazılarının birbirine oranlarının son bir yıl içindeki gelişmesi
tablo olarak, son dört yıl ise çalışmanın ekinde grafıklerle ortaya
konmaktadır.
Çalışmanın ekinde Parasal
Büyüklükler (Varlıklar / Yükümlülükler), Merkez Bankası Parasının Kullanımları/Kaynakları
Tabloları ve Analitik Bilanço, Vaziyet bazında açıklanarak verilmektedir.
II. TC MERKEZ BANKASI RESMİ GAZETE VAZİYETİ
TCMB Vaziyetinin
açıklanmasının ekonominin yönetimindeki özellikle de para politikası
açısından önemi konusunda daha önce de
muhtelif çalışmalar yapılmıştır; bu
çalışmalar makale ya
da seminer tebliği biçiminde
kamuoyuna sunulmuştur. Elinizdeki çalışma için, Kaynaklar Tablosunda da
görüleceği üzere, büyük ölçüde sözkonusu çalışmalardan yararlanılmış, ancak
Vaziyet kalemleri ile Vaziyet' ten hareketle oluşturulan diğer tablolar,
bildiğim kadarı ile, ilk defa bu ölçüde açıklanmıştır. Burada amaç elinizdeki
çalışmanın bir referans olarak kullanılabilmesini sağlamaktır.
- Vaziyetin Önemi
Bir ekonomide temel olarak
üç hedef vardır: Büyüme ve istihdam, ödemeler dengesi, fiyat istikrarı. Para ve
maliye politikaları da bu hedeflere ulaşmak için kullanılan temel araçlardır.
Para politikalarını uygulamakla yükümlü olan merkez bankaları bu
işlevlerini, banka ve banka dışı kesimlere
olan yükümlülüklerini
değiştirmek yolu ile gerçekleştirmeye çalışırlar. "Merkez bankalarının
bilançolarının pasif kalemlerinin toplamı bu yükümlülükleri gösterir. Ve,
sonuçta merkez bankaları vaziyetleri uygulanan para politikaları ile mali
sistemin karşılıklı etkileşimi sonucunda biçimlenirler" (5).
Para politikası, ekonominin
likiditesini, ekonominin ihtiyaçları doğrultusunda sağlama sorunuyla ilgilidir.
Merkez bankaları ekonomininin likiditesini sisteme olan yükümlülüklerini değiştirerek,
ayarlamaya çalışırlar. Bunu yaparken iç
kredilerin miktarını değiştirme ve döviz alım-satımı yapma yoluna giderler.
Neticede, merkez bankaları aktiviteleri ile kendi bilançolarını etkilerler (5).
Para politikasının etkin olarak yürütülebilmesi için ilk önce merkez bankasının
kendi vaziyet büyüklüğünü ve yapısını denetleyebilmesi gerekmektedir. Aynı
şekilde, etkin bir parasal denetim içinde, merkez bankalarının ellerinde,
serbestçe kullanabilecekleri araçlar olmalıdır. Bunlar faiz ve likidite araçlarıdır.
"Faiz araçlarını şu
şekilde ele alabiliriz: merkez bankası, öncelikle kendi aktiflerine uyguladığı
faizleri serbestçe kendisi belirleyebilmelidir ve diğer yandan da açık piyasa
işlemleri ile kısa vadeli faizleri yönlendirebilmelidir" (5).
"Likidite araçlarına
gelince, merkez bankaları Vaziyet aktiflerini serbestçe kontrol edebilmeli ve
bunların vade yapısı, kısa sürede tasfıye edilmelerine olanak tanıyacak kadar
kısa vadeli olmalıdır" (5).
Bu yönleri ile merkez bankaları vaziyetleri ekonomideki karar alma birimlerinin
davranışlarının oluşumunda önemli bir etken olmaktadır. Merkez bankaları
vaziyetlerinin arz ettiği bu önem itibarı ile TCMB bünyesinde son yıllarda
sürdürülen çalışmalar neticesinde:
-Vaziyet hesapları, üzerinde
çözümleme yapılmaya imkan verecek şekilde tanımlanmış (borç ve alacakların
sektör bazında ayrılması gibi) ve bütüncülleştirilmesi sağlanmış,
-Vaziyet şeffaflaştırılmış,
içinde ne olduğunun anlaşılması zor olan bazı kalemler (Aktifdeki Diğer, kalemi
gibi) açıklığa kavuşturulmuş ve asgari ölçülere indirilmiş.
-Ve sonuçta Vaziyet adı
altında her hafta Cuma ya da Cumartesi günü Resmi Gazete' de yayımlanmaya
başlanmıştır.
- Vaziyet Kalemleri ve 31/12/1996
Vaziyeti
Aşağıda TCMB Vaziyetini
oluşturan kalemlerin ayrıntılı tanımları yapılmakta ve 31 Aralık 1996 Vaziyeti
Resmi Gazetede yayımlanan biçimi ile sunulmaktadır.
AKTİF
I. ALTIN MEVCUDU : TCMB Altın Mevcudu.
A- Uluslararası Standartta Olan : Tamamı TCMB'ye
ait olup bir kısmı kasalarında, bir
kısmı yurtdışındaki muhabirler nezdinde muhafaza edilmektedir. (Bankamıza
bankalar tarafindan munzam karşılık olarak altın yatırılması duıumunda
yatırılan altınlar yine bu hesapta gösterilmektedir.)
B- Uluslararası Standartta Olmayan : Bir kısmı
Hazine'ye ait olup tamamı yurt içinde muhafaza edilmektedir. Hazine'ye ait olan
kısım Vaziyet'in pasifınde Hazine'nin Alacakları içinde gösterilmektedir.
II.
DÖVİZ BORÇLULARI: Konvertibl ve konvertibl olmayan dövizler
karşılığında hariçteki muhabirlerimiz
nezdinde açılan yabancı
para hesapları ile şubelerimiz kasalarında bulunan yabancı
para efektifleri içermektedir.
A- Konvertibl :
a) Efektif deposu
- Şubemiz kasalarındaki konvertibl yabancı para efektif
mevcutlarını
içermektedir.
b) Muhabir hesaplar
- Faize tabi cari hesapları,
- İhbar müddetlerine veya vadelerine göre
çözülebilen faize tabi depo hesapları,
-Yurtdışındaki işçilerin TCMB nezdinde açtırdıkları,
Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları ile sigorta prim hesaplarının takip
edildiği "işçi hesapları",
-Portföy yönetimi biçiminde yapılan yatırımların takibi
amacıyla açılan portföy hesapları (Dresdner),
- Döviz Efektif
Piyasaları ve Bankalararası Para Piyasası işlemleri için bankalarca TCMB'ye
yabancı para olarak yatırılan teminatlar karşılığında açılan hesaplar,
- Bazı ülkeler ile yapılan ikili bankacılık anlaşmaları
gereğince açılan Anlaşma Hesapları,
- Hazine'ce uluslararası
kuruluşlardan temin edilen
kredilerin izlendiği hesapları,
içermektedir.
B- Konvertibl Olmayan
a) Efektif Deposu : Şube kasalarındaki konvertibl olmayan
yabancı para efektif mevcutlarını içermektedir.
b) Muhabir hesaplar : Özel ikili anlaşmalar
gereğince konvertibl olmayan dövizler üzerinden açılan hesaplardır (Muhtelif
ülkeler ile takas usulü yapılan ticaret). TCMB, ticaret ve ödeme anlaşmaları
gereğince muhabir bankalara kredi verebilir. (TCMB kanunu 53. madde,
c fıkrası). Bu
fıkra gereğince konvertibl
kabul edilmeyenlerin değerinde oluşacak değişikliklerden meydana gelen
kar ve zarar Hazine'ye aittir.
III-
MADENİ PARA : Kasalarımızdaki madeni para mevcudunu gösterir.
IV-
DAHİLDEKİ MUHABİRLER :
- Dahili Muhabirlik anlaşması gereğince TL olarak
TC Ziraat Bankası nezdinde açılan muhabirlik hesapları (Merkez Bankası şubeleri
olmadığı yerde TC Ziraat Bankası TCMB'nin görevini üstlenmektedir) ile,
-Yurtiçindeki bankalar nezdinde yabancı para
cinsinden açılan depo hesapları.
V-
MENKUL DEĞERLER CÜZDANI :
A- Devlet İç Borçlanma Senetleri
a) Kuponlu
b) Kuponsuz
-
1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu 52'inci
maddesi gereğince bankanın, para arzını ve ekonominin likiditesini düzenlemek
amacıyla Açık Piyasa İşlemleri yapmak için kendi nam ve hesabına satın aldığı
Devlet İç Borçlanma' Senetleri, kamu idare ve müesseseleri tahvilleri, ödenmiş
sermayesi en az TL. 500 milyon
olan anonim şirketlerin borsada kayıtlı tahvilleri,
ve Sermaye Piyasası Kurulunca ihraç izni verilen borç
senetleri, banka mevduat sertifikaları, vadelerine en çok 120 gün kalmış gelir ortaklığı
senetleri ve kar-zarar ortaklığı belgeleri,
- Kredi borcuna karşılık TMO'dan
alınan kıymetler,
- Repo işlemleri ile Açık Piyasa
portföyüne alınan kıymetleri
içermektedir.
B- Diğer
- Bankalar, Türk Ticaret
Kanunu'nun 466 ve 467. maddeleri ve Bankalar Kanunu' nun 32.
maddesi 1. fıkrası...."Bankalar, Türk
Ticaret Kanunu'nun ve anasözleşmelerinin ayrılmasını zorunlu
kıldığı yedek akçelerden başka yıllık safı karlarının % 5'ini ödenmiş
sermayeleri tutarına ulaşıncaya kadar "Muhtemel zararlar
karşılığı" olarak ayırmak
zorundadırlar."...
gereğince ayırdıkları kanuni
yedek akçelerine tekabül eden meblağı, kanuni karşılık olarak TCMB
nezdinde Hazine adına açılacak
"kanuni yedek akçeler
karşılığı devlet tahvili
hesabı" na yatırmak zorundadırlar. Sözkonusu hesap
doğal olarak pasifde yer almakla beraber, TCMB'nin kendi hesabına yatırdığı
miktar aktifde gözükür. Bu miktar ödenmiş sermayesi (TL 25 milyar) seviyesine
ulaşmış bulunmaktadır.
Vergi Usul Yasası'nın 279.
maddesi gereği kıymetler alış bedelleri üzerinden değerlendirilmektedir.
VI- İÇ KREDİLER : 1211 sayılı TCMB Kanunu'nun ilgili maddeleri
gereğince ; kamu ve bankacılık sektörüne verilen kredileri içerir.
A- Kamu Sektörü: Hazine, Kamu
İktisadi Teşekkülleri ve İktisadi Devlet Teşekkülleri'ne açılan krediler.
a) Hazine:
i. Hazine'ye Kısa Vadeli
Avans : Cari yıl genel bütçe ödenekleri toplamının, bir önceki mali yıl genel
bütçe ödenekleri toplamını aşan tutarının % 6'sını geçmemek üzere Hazine'ye
kullandırılan avans miktarını, (Bu oran 1998 yılı ve müteakip yıllar için % 3
dür.)
ii. Diğer (Net): Hazinenin çeşitli
işlemlerinden doğan borç ve alacaklarının netleştirilmiş tutarını,
göstermektedir.
b) Kamu İktisadi Kuruluşlarına
Açılan Krediler
i. Ticari
Kamu İktisadi Kuruluşlanndan
Çaykur'a verilen kredileri göstermektedir.
c) İktisadi Devlet Teşekkülleri
i. Hazine Kefaletini Haiz Bono :
T.C. Merkez Bankası Kanunu'nun 45. ve 51. maddeleri gereğince,İktisadi Devlet
Teşekkülleri ile iktisadi alanda faaliyet gösteren Katma Bütçeli İdarelerin
hammadde ve mahsul alımı ile ilgili, mevsimlik ihtiyaçları için ticari senet
karşılığında verilen avanstır. Şu anda yalnızca TMO'ya kullandırılmaktadır .
ii. Ticari : Ticari senetler
karşılığı Şeker Fabrikalarına verilen avanslardır.
iii. Diğer : Kamu kurum ve
kuruluşlarının çeşitli döviz işlemlerinden doğan ve TL'ye dönüştürülmüş olan
anapara ve faiz borçlarını göstermektedir.
B-Bankacılık Sektörü :
TCMB'ce reeskonta veya avansa kabul edilen senetler karşılığında, bankacılık
sektörüne açılan krediler, 1990 yılından önce ticari, sınai, tarım senetleri ve
tahvil rehni karşılığında açılan avans kredisi; 1990 yılından sonra reeskont
kredisi olarak kullandırılmaktadır.
a) Ticari : Ticari senet
karşılığı verilen reeskont kredisi.
i. İhracat : Eximbank'a kullandırılan özel ihracat
reeskont kredileri ile doğrudan
ihracatçılara verilen kredidir.
Halen ihracatçılara doğrudan
kredi kullandırılmamaktadır.
ii.. Diğer : Reeskont'a
kabul edilen senetler karşılığında bankalara verilen kredilerdir.
b) Tarım : TCMB Kanunu'nun
45. maddesi gereğince TC Ziraat Bankası'nca ibraz edilen senetler karşılığında,
i. Tarım Kredi Kooperatifleri
senetleri karşılığında TCMB'nca verilen krediler
ve,
ii. Tarım Satış Kooperatifleri
Birlikleri senetleri karşılığında verilen krediler
ile,
iii. Diğer : TCMB kanunu 45.
ve 46. maddeleri gereğince kısa, orta ve uzun vadeli tarımsal senetler
karşılığında verilen avanslar ve diğer reeskont kredilerini içermektedir.
c)
Sınai : TCMB Kanunu 46. maddesi gereğince, vadesine en çok 8 yıl kalmış olan
orta ve uzun vadeli senetler karşılığı verilen avanslar ve reeskont
kredileridir.
d) Tahvil Üzerine Avans
: TCMB Kanunu 48. maddesi
gereğince, TCMB'nin, "devlet
tahvilleri ile borsada
kayıtlı diğer sağlam
tahvillerin rehni
karşılığında" bankalara
verdiği avansları göstermektedir. Bankaların kendi ihraç ettikleri tahviller karşılığında avans
verilmemektedir.
e) Diğer : TCMB Kanunu 53.
maddesi gereğince , altın ve döviz karşılığında verilen avansları içermektedir.
VII- AÇIK PİYASA İŞLEMLERİ : TCMB'nin Açık Piyasa, Bankalararası Para Piyasası ve
Swap işlemlerinden olan alacaklarını göstermektedir.
A- Röpor Borçluları
a) Nakit : TCMB'nin geri
alım-satım vaadiyle yaptığı işlemler (swap ve repo işlemleri) nedeniyle ortaya
çıkan alacakları göstermektedir. TCMB bu işlemleri yabancı para ve menkul değer
üzerinden yapabilmektedir.
i. Döviz : TCMB'nin yabancı
para üzerinden yaptığı swap anlaşmalarından kaynaklanan yabancı para veya TL
alacaklarını göstermektedir.
ii. Menkul Değer : TCMB'nin menkul değer üzerinden yaptığı repo anlaşmalarından kaynaklanan TL
alacaklarını göstermektedir.
b) Menkul : TCMB'nin menkul
değer üzerinden yaptığı "reverse repo" işlemi karşısında oluşan
menkul kıymet alacağını göstermektedir.
B- Diğer : TCMB'nin
Bankalararası Para Piyasası işlemleri sonucu bankalara açtığı kredileri
göstermektedir.
VIII- DIŞ KREDİLER : TCMB'nin muhtelif ülkeler merkez bankaları ile
imzalamış olduğu bankacılık anlaşmaları gereği kullandırdığı krediler bu
hesapta gösterilmektedir.
IX- İŞTİRAKLER : 1211 sayılı TCMB Kanunu' nun 3. maddesi gereğince,
TCMB'nin Bank for International Settlements, Basle'deki 5 milyon altın frank
karşılığı İsviçre Franklık hissesi ile
SWIFT'teki 935 bin Belçika Franklık hissesini göstermektedir. (1998 yılı
itibarı ile 385 bin Belçika Frankı hissemiz bulunmaktadır)
X- GAYRİMENKULLER VE DEMİRBAŞLAR : TCMB'nin sahip olduğu bina, arsa ve demirbaşların
maliyet bedelleri ile her yıl yapılan yeniden değerleme toplamından, birikmiş
amortismanlar düşüldükten sonraki net değerini göstermektedir.
XI- TAKİPTEKİ ALACAKLAR : İflasları 20.11.1985 ve 12.03.1986 tarihinde
kesinleşen İşçi Kredi Bankası ve Türkiye Bağcılar
Bankası'nın çeşitli hesaplarda görülen
borçları ve bu borçların, faaliyetlerinin durdurulduğu tarihe kadar tahakkuk
ettirilen faizleri ve bu faizler için TCMB'ce ödenen BSMV ile diğer kanuni
takibe alınan alacakları göstermektedir.
İşçi Kredi Bankası ve
T.Bağcılar Bankası'nın borçlarının takip edildiği bu hesap için pasif kısmında
şüpheli alacaklılarda karşılık ayrılmaktadır.
XII-İTFAYA TABİ HESAPLAR VE AKTİFLEŞTİRİLEN ALACAKLAR :
A-
3836 Sayılı Tahkim Kanunu
Uyarınca Aktifleştirilen Alacaklar :
3836 sayılı Bazı
Kamu Kurum ve
Kuruluşlarının Borçlarının
Tahkimi hakkında Kanun gereğince tahkim edilen TCMB alacağını gösteren
kalemdir.
B- 1211 Sayılı Kanun'un 61.
Maddesi Gereğince Değerlendirme Farkı:
Türk Lirasının yabancı paralar karşısındaki değerinin değişmesine
paralel olarak TCMB'nin dış varlık ve yükümlülüklerinin yeniden
değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan kur farkları gösterilmektedir.
a) Madde Kapsamına Alınanlar
: TCMB Kanunu'nun 61. maddesine göre bu hesaba alınan kur farklarının kullanma
veya itfa biçimi, T.C. Başbakanlık ile TCMB arasında belirlenir. Uygulamada,
her yıl sonunda Hazine ile TCMB arasında protokol yapılmakta ve o yıl içinde
meydana gelen kur farkları 61. madde kapsamına alınmaktadır. 61. madde
kapsamına alınan kur farkları daha sonraki yıllarda itfa olunacak kamu kesimi
borcu haline dönüşmektedir.
b) Madde Kapsamına
Alınmayanlar: TCMB Kanunu 61. maddesi
gereğince yıl içinde hareket gösteren bu hesap yıl sonunda Madde Kapsamına
Alınanlar hesabına devredilerek; Hazine ile yapılan protokollere istinaden itfa
edilmektedir.
XIII- MUVAKKAT BORÇLULAR : Kamu ve
Bankacılık sektörünü ilgilendirmeyen
TCMB'nin çeşitli işlemler ve ilişkilerinden borçlu duruma gelen kişi ve
kuruluşların borçlarının izlendiği TL ve yabancı para cinsinden tutulan
hesapları içermektedir.
XIV- DİĞER AKTİFLER : Aktifte başka bir hesaba geçmesi gerektiği halde,
herhangi bir nedenle ait olduğu hesaba alınamayan veya ilgili hesaba, ya devre
içinde ya da devre başında aktarılması gereken, genellikle TCMB'nin iç
işlemleri ile ilgili geçici nitelikteki işlemlerin takip edildiği TL ve yabancı
para cinsinden tutulan hesapları içermektedir.
PASİF
I- TEDAVÜLDEKİ BANKNOTLAR : TCMB Kanunu'nun 36. maddesi gereğince, tedavüle
çıkarılan banknot miktarını göstermektedir. Emisyon olarak da
adlandırılmaktadır.
II- HAZİNE'NİN ALACAKLARI :
A. Altın : TCMB kasalarında Hazine
adına muhafaza edilen uluslararası standartta olmayan altınları
göstermektedir.
B. Diğer : Bu kalemde :
- Hazine adına tahvil satış
hasılatı,
- Tahvil alışları için Hazine'ce
tesis edilen provizyon,
-TCMB'nin Hazine'ye ödeyeceği
vergiler,
-Diğer Hazine alacakları
gösterilmektedir.
III- DÖVİZ ALACAKLILARI : TCMB'nin borcunu gösteren bu kalem
A- Konvertibl
B- Konvertibl Olmayan
yabancı para karşılığında
izlenmektedir.
IV-
MEVDUAT :
- Kamu sektörü, bankacılık sektörü
ve diğer kuruluşlar adına TCMB nezdinde açılan serbest tevdiat hesapları,
- Bankaların Döviz Efektif
Piyasaları ve Bankalararası Para Piyasası işlemleri için yatırmaları gereken
teminat hesaplarını,
- Çeşitli kanun ve kararnameler
gereğince yatınlması zorunlu olan paralar karşılığı açılan hesapları,
TL ve yabancı para cinsinden
göstermekte olup, sektörlere göre dağılımı şu
şekildedir:
A- Kamu Sektörü
a) Hazine Genel ve Katma Bütçeli
İdareler;
b) Kamu İktisadi Kuruluşları,
c) İktisadi Devlet Teşekkülleri,
d) Diğer: Bu diğer kalem içinde,
belediyeler, özel idareler bulunmaktadır
B- Bankacılık Sektöıü
a) Yurt içindeki bankalar (serbest
tevdiat hesapları),
b) Yurt dışındaki bankalar,
c) Mevduat karşılıkları : 1211
Sayılı TCMB Kanunu'nun 40. maddesine göre bankalann TCMB nezdinde topladıkları
TL ve döviz mevduatının belli bir oranını tuttukları hesaplar toplamını
göstermektedir.
d) Diğer(valörlü işlemler)
C- Muhtelif
a) Kredi Mektuplu Döviz
Tevdiat Hesabı : Yurt dışında işçi olarak çalışan Türk vatandaşlarının
tasarruflarını Türkiye'de değerlendirmelerini sağlamak için açılan özel
hesaplardır.
b) Diğer: Bankamız mensupları,
elçilik, vakıf, dernek gibi kişi ve kurumların
hesapları
D- Uluslararası Kuruluşlar: IMF ve
MIGA'nın hesapları
E- Fonlar
a) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
b) Diğer : Çeşitli kararnameler ile
açılan fon hesaplarını,
içermektedir.
V- AÇIK PİYASA İŞLEMLERİ : TCMB'nin Açık Piyasa ve Bankalararası Para Piyasası ve
Swap işlemlerinden olan borçlarını göstermektedir.
A- Röpor Alacaklıları
a) Nakit : TCMB'nin geri
alım-satım vaadiyle yaptığı işlemler (swap, reverse repo işlemleri) nedeniyle
ortaya çıkan borçlannı göstetmektedir.
i. Döviz : TCMB'nin yabancı
para üzerinden yaptığı swap anlaşmalarından kaynaklanan yabancı para ve TL
borçlarını göstermektedir.
ii. Menkul Değer : TCMB'nin
menkul değer üzerinden yaptığı reverse repo anlaşmalarından kaynaklanan TL
borçlarını göstermektedir.
b) Menkul : TCMB'nin menkul
değer üzerinden yaptığı repo işlemi karşısında menkul kıymet borcunu
göstermektedir.
B- Diğer : TCMB'nin
Bankalararası Para Piyasası işlemleri sonucu bankalara olan borçlarını göstermektedir.
VI-
DIŞ KREDİLER :
- Kredi anlaşmaları uyarınca ve
ticari senet ihracı yolu ile yurt dışı kaynaklardan sağlanan krediler,
- TCMB borcu haline getirilmiş
döviz borçlarını gösterir
A-Kısa Vadeli (dövize çevrilebilir
mevduat, ticari senet ihracı vs.)
B-Orta ve Uzun Vadeli (dövize
çevrilebilir mevduat, garantisiz dış borçlar vs.
VII-
İTHALAT AKREDİTİF BEDELLERİ, TEMİNAT VE
DEPOZİTOLAR: İthalat yönetmelikleri
gereğince, TCMB'na yatırılan mal bedelleri ve teminatlar ile TCMB'nca satışı
yapılmış akreditif işlemlerinin TL karşılıklarını içerir.
VIII-ÖDENECEK SENET VE HAVALELER : TCMB'nca TL ve yabancı para üzerinden ödenecek olan
havale bedellerini içermektedir.
IX- SERMAYE :
1211 sayılı TCMB Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca her biri 100 bin Türk Lira
itibari kıymette 250 bin hisseye ayrılmış ve tamamı ödenmiş olan TCMB
sermayesini göstermektedir. Hisse senetleri A, B, C, D tertibi senetlerden
oluşmaktadır.
A Sınıfı Hisse Senetleri :
Her biri 100 hisseliktir. Bu sınıf hisse senetleri münhasıran Hazine'ye ait
olup, sermaye'nin yüzde 51'inden aşağıda olamayacağı hükmü TCMB Kanunu'nda
yeralmaktadır.
B sınıfı Hisse Senetleri :
Türkiyede faaliyette bulunan milli bankalara aittir.
C Sınıfı Hisse Senetleri :
En çok 15 bin adet olmak üzere, milli bankalar dışında kalan
diğer bankalar ile
imtiyazlı şirketlere (Osmanlı
Bankası) ait bulunmaktadır.
D Sınıfı Hisse Senetleri :
Türk ticaret müesseselerine ve Türk vatandaşlığına haiz gerçek ve tüzel
kişilere aittir.
X- İHTİYAT AKÇESİ : 1211 sayılı TCMB Kanunu'nun 59.
ve 60. maddeleri ile 3182 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 32. maddesi
gereğince ayrılmış bulunan ihtiyat akçeleri ile 2791 ve 3094 sayılı Kanunlar
gereği oluşturulan yeniden değerleme fonlarından oluşmaktadır.
A- Adi ve Fevkalade : Adi
ihtiyat 1211 sayılı TCMB Kanunu 60. maddesi gereği safi karlardan ayrılan %
20'lerden oluşmaktadır. Fevkalade ihtiyat aynı kanun gereği her yılın safi
karından % 6'sına isabet eden hissedarlar birinci temettüünün çıkarılmasından
sonra kalan miktarın % 10'u oranında ayrılan paralardan oluşmaktadır.
B- Hususi : TCMB Kanunu'nun
59. maddesi gereği, zaman aşımına uğrayan banknotlarla eski ve bozuk
banknotların TCMB'nca değiştirilmesi sırasında itibari değerleri ile TCMB'nca
ödenen değerleri arasındaki farkın toplamından BSMV düşüldükten sonra kalan
tutardır.
C- İlerde Vukuu Muhtemel
Zarar Karşılıkları : Bankalar Kanunu 32. madde gereğince bankalar yıllık safi
karlarının %5'ini ödenmiş sermayeleri tutarına ulaşıncaya kadar "Muhtemel
Zararlar Karşılığı" olarak ayırarak bu hesapta tutmak zorundadırlar. TCMB
1990 yılı sonunda ödenmiş sermayesi tutarına ulaştığından 1991 yılından bu yana
karşılık ayrılmamaktadır.
D- Değer Artış Fonu :
2791 ve 3094 sayılı kanunlar gereği
Bilançonun Aktifinde kayıtlı gayrimenkuller (arsa hariç) ile demirbaşların
yeniden değerlemeye tabi tutulması nedeni ile meydana gelen değer artış
tutarını göstermektedir.
XI-
KARŞILIKLAR : 1211 sayılı
TCMB Kanunu'nun 59.
maddesi gereğince yıllık gayrisafi kardan, ertesi yıllarda bankanın işlemleri
dolayısıyla meydana gelebilecek riskleri karşılamak üzere, Banka Meclisi'nce
uygun görülecek tutarlarda ayrılan karşılıklar ve yurtiçi işlemleri için
ayrılan dahili sigorta fonlarını içermektedir.
XII-
İTFAYA TABİ HESAPLAR :
A- 1211 Sayılı TCMB Kanunu 61.
madde Gereğince Değerlendirme Farkı
a) Madde Kapsamına Alınanlar
1996 yılı sonu itibariyle
bakiye göstermemektedir.
b) Madde Kapsamına Alınmayanlar
Daha önceki yıllarda
TCMB'nin aktif ve pasifındeki altın, döviz ve efektiflerin yeniden değerlendirilmesinden
meydana gelen aleyhte kur farkı, 1996
yılında döviz mevcutlarındaki artışlar ile
bu dövizlerin kurlarındaki artışın, yükümlülükleri oluşturan dövizlerin kurlarındaki
artıştan fazla olması sonucu TCMB lehine dönüşmüş ve 11 Mart 1996 tarihindeki
Banka Meclisi Kararı gereğince 15 Mart 1996 tarihinden itibaren TCMB
Bilançosunun pasifınde izlenmeye başlanmıştır. Hazine ile yapılan protokol
çerçevesinde tasfiye edilmiştir.
XIII-MUVAKKAT
ALACAKLILAR: Kamu ve bankacılık
sektörü dışında, TCMB'nin
çeşitli işlem ve ilişkilerinden
alacaklı duruma gelen kişi ve kuruluşların alacaklarının izlendiği
ve tasfiyelerinin yapıldığı TL ve yabancı para cinsinden tutulan hesaplar.
XIV- DİĞER PASİFLER : Pasifte başka bir hesaba geçmesi gerektiği halde
herhangi bir nedenle ait olduğu hesaba alınamayan veya ilgili hesaba ya devre
içinde ya da devre başında aktarılması gereken, genellikle TCMB iç işlemleri
ile ilgili geçici nitelikte işlemlerin takip edildiği TL ile yabancı para
cinsinden tutulan hesapları içermektedir.
III. VAZİYET KALEMLERİNİN HAREKETİ VE KALEMLERİ ETKİLEYEN İŞLEMLER
Tanımlar bu şekilde
yapıldıktan sonra Vaziyeti oluşturan kalemlerin ne tür işlemler sonucu nasıl
etkilendiklerini görmek, Vaziyet'de meydana gelen değişmeleri anlamak açısından
oldukça önem taşımaktadır.
-Altın ve Kambiyo İşlemleri
Döviz Karşılığı Altın Alım
ve Satımları: Döviz ve efektif karşılığı altın alımlarında, Altın Mevcudunda
artış, Döviz Borçluları kaleminde azalış, satımlarda ise bunun tersi olmaktadır.
Bu işlemin daha sonra açıklanan dış varlıklar ya da net dış varlıklar üzerinde
herhangi bir net etkisi yoktur. Çünkü, altında azalma-dövizde artış, altında
artma-dövizde azalış yarattığından; altın ve dövizlerde dış varlıklarımız
içinde yer aldıklarından herhangi bir artış veya eksiliş söz konusu
olmamaktadır.
Türk Lirası Karşılığı Altın
Alım ve Satımları: Türk Lirası karşılığı altın alımlarında; Altın Mevcudunda
artış, nakden ödemelerde Tedavüldeki Banknotlar, hesaben ödemelerde ise Mevduat
hesaplarında artış, satımlarda ise
bunun tersi gerçekleşmektedir.
Türk Lirası Karşılığı Döviz
ve Efektif Alımları: Döviz ve efektif alımlarında; Döviz Borçluları kaleminde
yer alan Efektif Deposu veya Muhabir Hesapları artış gösterirken, pasifte
nakden ödemelerde Tedavüldeki Banknotlar, hesaben ödemelerde ise Mevduat
hesapları artış gösterir.
Türk Lirası Karşılığı Döviz
ve Efektif Satımları: Döviz ve efektif satımlarında; Döviz Borçluları kaleminde
yer alan Efektif Deposu ve Muhabir Hesapları azalırken; pasifte nakden
yapılan tahsilatlarda, Tedavüldeki
Banknotlar, hesaben yapılan tahsilatlarda ise, Mevduat hesapları
azalış göstermektedir.
Döviz ve Efektif
Karşılığında Döviz Tevdiat Hesapları Açılması: Bu işlem nedeniyle, aktifte
Döviz Borçluları kaleminde yer alan Efektif Deposu veya Muhabir Hesapları,
pasifde ise yabancı para üzerinden tutulan Mevduat hesapları aynı miktarda
artış göstermektedir.
-Kredi İşlemleri
Hazine'ye, kamu
kurum ve kuruluşlarına ve bankalara kredi kullandırıldığında: aktifde İç Krediler
içinde yer alan kamu ve bankacılık sektörü kredileri artarken, pasifde nakden ödemelerde Tedavüldeki
Banknotlar, hesaben ödemelerde ise
Mevduat hesapları artış göstermektedir.
-Röpor İşlemleri
Röpor işlemleri niteliği
itibarı ile bir swap işlemidir. Bu
işlemle, döviz verildiğinde aktifte Döviz Borçluları kalemi içinde yer alan
Muhabir Hesapları; pasifde nakden tahsilatlarda Tedavüldeki Banknotlar, hesaben tahsilatlarda ise Mevduat Hesapları azalış göstermektedir. Bu
hareketlerin izlendiği Açık Piyasa İşlemleri başlığı altında ise, aktifde Röpor
Borçluları nakit-döviz, pasifte; Röpor Alacaklıları nakit-döviz hesapları artış
göstermektedir.
Geri Satım
Vaadiyle Devlet İç
Borçlanma Senetleri Alımları
(Repo): TCMB'nin bankalara fon sağlaması demek olan bu işlem nedeniyle
aktifde Menkul Değerler Cüzdanı,
pasifde nakden ödemelerde Tedavüldeki Banknotlar, hesaben ödemelerde ise Mevduat hesapları
artış gösterir. Ayrıca, aktifde açık piyasa işlemlerinin izlendiği kısımda
Röpor Borçluları, nakit-menkul değer; pasifde Röpor Alacaklıları, menkul
hesapları artış göstermektedir.
Geri Alım Vaadiyle Devlet İç
Borçlanma Senetleri Satımları: Bu işlem
nedeniyle aktifde Menkul Değerler Cüzdanı, pasifte nakden tahsilatlarda
Tedavüldeki Banknotlar, hesaben tahsilatlarda ise Mevduat hesapları azalış
gösterir. Ayrıca, aktifde açık piyasa işlemlerinin izlendiği kısımda aktifde
röpor borçluları menkul, pasifte röpor alacaklıları nakit-menkul değer
hesapları artış göstermektedir.
Doğrudan DIBS alımlarında
(kesin alış) aktifde Menkul Değerler Cüzdanı, pasifde nakden ödemelerde
Tedavüldeki Banknotlar, hesaben ödemelerde ise Mevduat hesapları artış
gösterir. Doğrudan DIBS satışlarında (kesin satış) ise Menkul Değerler
Cüzdanında azalış, nakden
tahsilatlarda Tedavüldeki Banknotlar,
hesaben tahsilatlarda ise
Mevduat hesapları azalış
gösterir. Değerleme hesabına
mahsuben Hazinenin menkul kıymet vermesi durumunda ise yine Menkul
Değerler Cüzdanı artış, aktifdeki İtfaya Tabi Hesaplar ve Aktifleştirilmiş
Alacaklar hesabı azalış gösterir.
Bankalararası Para
Piyasasında TCMB hesabına mevduat kabul edildiğinde (gecelik kredi
alındığında); pasifte Açık Piyasa İşlemleri diğer kalemi artış gösterirken,
nakden tahsilatlarda Tedavüldeki Banknotlar, hesaben tahsilatlarda ise Mevduat
hesabı azalış göstermektedir.
Bankalararası Para
Piyasasında TCMB hesabından mevduat
verildiğinde (gecelik kredi verildiğinde); bu işlem nedeniyle aktifte
Açık Piyasa İşlemleri diğer kalemi, pasifde nakden ödemelerde Tedavüldeki
Banknotlar, hesaben ödemelerde ise Mevduat hesapları artış gösterir.
IV. VAZİYETTEN HAREKETLE OLUŞTURULAN TABLOLAR
TCMB Vaziyetini
oluşturan kalemlerin neler
olduğundan ve ne
tür işlemlerden hangi yönde
etkilendiklerinden genel olarak
bahsedildikten sonra Vaziyetten çıkarılan
toplulaştırılmış
büyüklüklerden söz etmek
gerekir. TCMB Vaziyetinden belli
başlı üç tablo
üretilmektedir: Parasal Büyüklükler (Varlıklar/Yükümlülükler)
Tablosu (Tablo
2), Merkez Bankası Parası Tablosu (Tablo 3)
ve Analitik Bilanço (Tablo 4).
Vaziyet kalemlerinin daha kolay takip edilmesini amaçlayan bu tablolardan,
Parasal Büyüklükler Tablosu; TCMB'nin para politikası uygulamasında hedeflediği
büyüklükleri göstermekte, Tabloda bazı kalemler Vaziyetten farklı olarak
netleştirilmiş olarak gösterilmektedir. Analitik Bilanço ise toplam kalemler
olarak düzenlenmekte ve Bilançonun finansman şekli ile bu finansman ile
yaratılan varlıkları göstermektedir. Analitik Bilançonun sağladığı bir diğer
kolaylık da bu tablodan diğer
tablolara (Parasal Büyüklükler Tablosu,
Merkez Bankası Parası
Tablosu) kolaylıkla geçilebilmesidir. Merkez Bankası Parası
(TL cinsinden ekonomideki tüm
birimlere TCMB'nin yükümlülüğü) Tablosu ise Merkez Bankası Parasının
kaynaklarının ve kullanımlarının takibinde kullanılmaktadır.
-Tabloları Oluşturan
Toplulaştırılmış Kalemler
Tabloları oluşturan
büyüklükler birbirlerinden elde edildiği için
tanımlar yapılırken Parasal Büyüklükler Tablosu esas alınmış,
gerektiğinde diğer tablolardaki büyüklüklerde bu başlık altında sunulmuştur.
Parasal Büyüklükler
Tablosunun iki temel bileşeni vardır. Bunlardan birisi Net Dış Varlıklar,
diğeri ise Toplam İç Kredilerdir.
Net Dış Varlıklar: Altın,
net rezerv, kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı, IMF'e olan
borcumuz, orta vadeli krediler ve
diğer dış varlıklar/yükümlülüklerden
oluşmaktadır. Net Dış Varlıklardaki değişme büyük ölçüde
zorunlu devirlerden oluşmaktadır. Bu
TCMB' nin belirlediği bir oran karşılığı oluyorsa da büyük ölçüde ekonominin
döviz kazancı ile ilgilidir. Dolayısıyla, TCMB'nin dış varlık birikimi doğrudan
ülkenin döviz kazancının bir sonucudur(2;5). Mayıs 1998 tarihinde itibaren
zorunlu devir uygulamasına ara verilmiş, bu tarihden sonra bu kalemdeki
değişiklik daha çok TCMB’nin yurtiçi döviz piyasalarında gerçekleştirdiği
işlemler (alım-satım) sonucu olmuştur.
Toplam İç
Krediler: Kamu sektörüne
(Hazine, Toprak Mahsülleri Ofısi(TMO), İktisadi
Devlet Teşekkülleri(İDT)) ve
bankacılık sektörüne açılan kredilerden oluşmaktadır. Kamu
kesimine açılan kredilerden TMO ve İDT'ye açılan kredilerin amacı, temelde
belli bir iktisadi faliyetin finansmanı iken, Hazine' ye açılan kredilerin
amacı, devlet gelirleri ile giderleri arasında ortaya çıkabilen zaman ve mekan
farklılıklarından doğan finansman açığını karşılamaktır (3).
Toplam İç Krediler Parasal
Büyüklükler Tablosu'nda alt başlıklar halinde kullanılan ve kullanılabilir
imkan olarak da görülebilmektedir. Kullanılabilir rakamlar Vaziyette
görülmemektedir.
Kamu sektörüne verilen nakit
krediler, yani Değerleme Hesabı haricindeki krediler, büyük ölçüde kamunun
fınansman ihtiyacı sonucu
belirlenmiştir. Toplulaştırılmış tabloda Hazine borçları hesabı içinde
görülen Değerleme Hesabı ne Hazine'nin ne de
TCMB'nin doğrudan kontrolü
altında olmayan bir
kalem niteliğindedir. Değerleme Hesabı TCMB'nin üstlendiği kur riski
yüzünden karşılaştığı kar/zarardır. Bu
hesabın kamu sektörüne kredi başlığı
altında değerlendirilmesi TCMB'nin kamu adına döviz borçlanması
durumunda kalmasından dolayıdır. Ve
Değerleme Hesabının Hazine aleyhine büyümesi aynı bilanço büyüklüğü içinde
TCMB'nin nakit işlemler yapmasını
kısıtlamaktadır. Bankacılık sektörüne açılan krediler üzerinde TCMB'nin
göreli olarak bir kontrolü olduğu söylenebilir. Diğer bir deyimle, TCMB
Değerleme Hesabı izin verdiği ölçüde ve öncelikle kamuya kredi verdikten sonra,
bankalara kredi vermektedir. Ancak, TCMB, kalkınmanın fınansmanında uzun yıllar
üstlendiği aktif görev nedeniyle, özel sektöre orta ve uzun vadeli kredi de
vermiştir. Kamu sektöıü yanında özel sektöre verilen kredilerin de uzun vadeli
olması TCMB'nin etkin bir para
politikası uygulaması açısından hareket kabiliyetini sınırlamıştır. Ancak, 1989
yılı sonunda'alınan bir karar ile, TCMB' nin bu yolla orta ve uzun vadeli kredi
açması uygulamasına son verilerek, bu araç salt para politikasının
yürütülebilmesi için kısa vadeli kredi açılmasıyla sınırlandırılmıştır (5;3).
Bankacılık kesimine açılan
krediler ise ticari krediler ve sinai krediler ile tarım krediler-ini
içermektedir. TCMB, reeskonta kabul ettiği senetler karşılığında Bankacılık
sistemine kredi açmaktadır.
Net İç Varlıklar: Toplam İç
Krediler ile Diğer kalemleri netleştirilerek Net İç Varlıklara ulaşılmaktadır.
Parasal Büyüklükler Tablosu'
nun pasifinde yer alan temel bileşenler ise;
Rezerv Para: Emisyon,
bankalar zorunlu karşılıklan, bankalar mevduatı, (serbest mevduat,
kullanılabilir kredi imkanı), fon hesapları ve banka dışı kesimin mevduatından
oluşmaktadır.
Parasal Taban: Rezerv
paraya, TCMB'nin açık piyasa işlemlerinden doğan yükümlülüklerinin eklenmesiyle
bulunmaktadır.
Merkez Bankası
Parası: Parasal Tabana,
Hazine ve İktisadi
Devlet Teşekküllerinin TCMB nezdinde açtıkları (serbest mevduat,
kullanılabilir kredi imkanı) TL mevduat hesaplarının eklenmesiyle
ulaşılmaktadır. Bu büyüklük, TCMB'nin TL cinsinden ekonomideki tüm diğer
birimlere olan yükümlülüklerini vermektedir. Merkez Bankası Parası ile ilgili
olarak vurgulanması gereken iki nokta söz konusudur: Bunlardan ilki, TCMB' nin
dövize ilişkin işlemlerinden sadece döviz alım ve satımının Merkez Bankası
Parası'nı etkilemesidir. Diğeri ise, Merkez Bankası Parasını oluşturan
kalemlerin mali sisteme giriş biçimi ve mekanizmaları itibariyle farklılık
göstermelerine rağmen, likidite yaratma
etkilerinin denk olmasıdır. Bu nedenle,
para politikası uygulamalarının likidite üzerindeki etkisinin sağlıklı bir
biçimde incelenebilmesi için izlenmesi gereken büyüklük Merkez Bankası
Parası'dır. Türkiye' de bu amaçla yaygın bir biçimde kullanılan Emisyon,
TCMB'nin likidite yaratma yeteneğinin sadece bir kısmını yansıtmakta, bu
nedenle likiditedeki değişmeyi doğru aksettirmemektedir (6;2;3).
Türk Lirası
Yükümlülüklerimiz: Merkez Bankası Parasına, döviz olarak takip olunan mevduat
(Hazine, İktisadi Devlet Teşekkülleri, Fonlar, Banka Dışı Kesim) ilavesiyle
bulunmaktadır.
Toplam İç
Yükümlülükler: TL yükümlülüklerine, Bankaların Döviz
Mevduatları'nın (Zorunlu Karşılıklar, Serbest İmkanlar, TL Mevduatı Karşılığı
Alınan Döviz Mevduatı) eklenmesi ile bulunur.
TCMB' nin Toplulaştırılmış Kalemler Üzerindeki Etkisi
Merkez Bankası Vaziyeti'nden
hareketle oluşturulan tablolarda yer alan büyüklüklerin tanımı yapıldıktan
sonra TCMB'nin kendi Vaziyeti üzerinde ne şekilde hareket edebileceğine bakmak
gerekir.
(Tablo 5)
TCMB Vaziyetinin pasifinde
yer alan kalemler aktifin fınansman şeklini gösterir. Aktifinin kalitesi ise
parasının değerini belirler. "TCMB'nin aktifındeki en faydalı kalem,
Türkiye gibi parası uluslararası piyasalarda rezerv olarak kullanılmayan diğer
merkez bankalarının aktifinde olduğu gibi, döviz, yani diğer merkez bankalannın
yükümlülükleridir. Çünkü, para politikalarını uygulamak açısından bu aktiflerin
alım satımı, özellikle para çekilmek isteniyorsa, rahatsızlık yaratmaz.
Aktifdeki ikinci önemli kalem ticari bankalara açılan kredilerdir. Para
politikası gereği bu krediler bazı tepkiler gelse de kısılabilir. Bu krediler
içinde de özel bankalara açılan kredileri kısmak kamu bankalarına açılan
kredileri kısmaktan daha kolaydır. Ve aktifdeki kontrolü en zor kalem ise
doğrudan devlete açılan kredilerdir. Para politikası gereği olarak bu kalemi
kısmak son derece zordur"(4).
Para politikası
uygulamak amacıyla TCMB
aktiflerini yani iç
varlık büyümesini ve kompozisyonunu kontrol altına almayı amaçlamakta,
ancak bu, yukarıda bahsedilen
nedenlerden dolayı gerçekleşmeyince, fınansmanının
kontrolüne yönelmektedir: TCMB'nin iki tür fınansman kaynağı vardır:
döviz finansmanı ve Türk Lirası kaynakları (5).
Döviz Finansmanı: TCMB'nin
hem dahilde hem hariçte yerleşiklere döviz borcu vardır. Harice döviz borçları
büyük ölçüde Dresdner Bankası hesabı ile devlet ve kamu için gerçekleştirilen
borçlanmadan oluşmaktadır. TCMB' nin diğer döviz borçları yurt içinde yerleşiklere olan borçlarıdır. Bunlar kamunun ve
bankaların döviz mevduatıdır ve TCMB bu
mevduatı döviz olarak ödemek zorundadır (5).
Türk Lirası Kaynakları:
Aktif fınansmanında diğer kalem Merkez Bankasının TL yükümlülükleridir (Merkez
Bankası Parası). Daha öncede
belirtildiği üzere, Merkez Bankası Parası, TCMB'nin döviz borçlanması veya
döviz borcu vermesi ile etkilenmemektedir. Sadece döviz alım-satımı Merkez
Bankası Parası'nı etkilemektedir. Diğer bir ifadeyle, Merkez Bankası Parası, ya
döviz alım-satımından ya da Türk Lirası işlemlerinden oluşmaktadır. Emisyon ise
fınansmanda önemli bir kaynaktır ama, tek kaynak değildir.
TCMB'deki Bankacılık Kesimi
Mevduatı önemli bir finansman kaynağıdır. TCMB
bu tür TL yükümlülüklerinin yapısını
değiştirerek para politikası uygulamaktadır. Bu amaçla;
"Türk lirası fınansman yapısını değiştirerek, bankaların kredi
açabilmeleri için ellerinde bulundurdukları kaynakların büyüklüklerini veya
maliyetini veya ikisini birden etkilemeye çalışmaktadır" (5).
TCMB, para politikasını
Vaziyeti aracılığı ile uygulamaya çalışırken çeşitli araçlar kullanmaktadır. İlk olarak, TCMB
bankaların ellerindeki kaynakların kullanımını ve maliyetini
etkileyebilmektedir. Bunu da zorunlu karşılık ve disponibilite oranlarını ya
da tanımlarını değiştirerek
yapmaktadır (5,4). TCMB,
Vaziyeti'ni büyütmek istediği zaman munzam karşılıkları artırır; bu,
bankalann kredi olarak verebilecekleri kaynakları sınırlar ve artırdığı ölçüde
de TCMB'nin piyasa içindeki payı artar (mono-banka olma yoluna gider). Zorunlu
karşılık düşürüldüğü ölçüde de bankaların kredi imkanlarında artış olur ve TCMB
iki kademeli bankacılık yoluna gider. Bugün, zaten pek çok Batı Avrupa
ülkesinde zorunlu karşılık oranı ya çok düşüktür ya da sıfirdır. Benzer şekilde
TCMB disponibilite oranlarını değiştirerek de piyasaları etkileyebilmektedir.
Disponibilite esas itibarı ile likidite demektir. Kavram olarak; merkez
bankalarının bankalara disponibilite zorunluluğu
getirmesi, bu çerçevede tutulan
varlıkların TCMB tarafindan, TCMB yükümlülüğüne çevrilmesinin garanti
edilmesidir. Yani, merkez bankası bazı enstrümanları disponibl değer olarak
kabul ettiğinde, zımnen o enstrümanları "son ödeme mercii" olarak
satın alma garantisi vermektedir"(4). Bu enstrüman Türkiye' de, bankaların
sağlığından ziyade, Hazine'yi borçlandırma mantığı altında gelişmiştir(4,5).
Sonuçta TCMB bu enstrümanlar aracılığı ile bankaların kaynaklarının miktarını
değiştirerek piyasada kredi olarak verilebilir büyüklükleri etkileyebilmektedir.
TCMB bankaların rezervlerini bir taraftan da para piyasası işlemleri ile
etkileyebilmektedir. Bu işlemler ile hem banka rezervlerinin kontrolü
sağlanabilmekte hem de piyasadaki kısa vadeli faiz oranlarını etkileme imkanı
doğmaktadır. "Para politikasının yönlendirilmesinde, açık piyasa
işlemlerinin başlaması, ağırlığı giderek, bankaların kullanımları üzerine
konulan kısıtlarla oynamaktan, piyasa mekanizması kuralları içinde farklı
alternatif kullanımların getirilerinin değiştirilmesi yoluyla bankaların tercihlerinin
etkilenmesi cihetine yöneltmiştir" (5).
Son para politikası aracı
olarak da reeskont uygulamasından söz etmek gerekir. Bankacılık kesiminin kısa
vadeli nakit ihtiyacını karşılamak üzere senet (Türk Parası üzerinden
düzenlenmiş poliçe ve bonolar; hazine kefaletine haiz veya son cirantası banka
olan senetlerden; vadesine, ticari senetlerde en çok 120 gün, sanayi, madeni,
tarım senetleri ve esnaf ve sanatkarların kredi ihtiyaçlarını karşılamak üzere
Kanunla görevlendirilen bankaların sundukları senetlerden vadesine en çok 9 ay
kalanlar) karşılığı fon
sağlama biçimindeki reeskont
uygulamasında faizlerin
değiştirilmesi yolu ile para politikasına yardımcı olunabilmektedir.
V. BAZI
KALEMLERİN EVRİMİ VE
RASYOLARDAKİ GELİŞMELER (OCAK 1993 - EYLÜL 1999)
Çalışmanın bu son bölümünde
Vaziyet'ten hareketle oluşturulan tablolarda, özellikle Analitik Bilanço'da,
daha evvel açıklanan bazı kalemlerin 1993 yılından bu güne kadar gerçekleşen
evrimine ve söz konusu kalemlerden hareketle hesaplanan bazı rasyoların yine
aynı dönemdeki gelişimine değinilecektir.
Aktif ve Pasif toplamlarının
birbirine eşit olması, Aktifde ve Pasifde yeralan tüm kalemlerin toplam
içindeki yüzde payının bulunmasını sağlamakta ve bu yüzdelerin belli bir zaman
dilimi içindeki evrimi Aktif ve Pasif kompozisyonlarındaki değişmeyi
göstermektedir (Tablo 6).
Yine bazı yüzdelerin birbirine oranlarının evrimi, sözkonusu değişmeyi daha
çarpıcı bir biçimde ortaya koyabilmektedir (Tablo 7).
Tablo 6 ve Tablo 7 deki Vaziyet kalemlerinin Vaziyet toplamına oranlarındaki
küçük farklılıklar Analitik Bilançoda görülen Aktifler toplamına bazı kalemlerde
netleştirme yapılarak ulaşılması, dolayısıyla Analitik Bilanço toplamının
Vaziyet toplamından daha küçük bir değer alması sonucudur.
Sözkonusu büyüklükler ve
rasyolardan bazılan ile ilgili olarak 1993 yılından günümüze kadar olan
grafıklere bakıldığında :
- Toplam Vaziyet içinde Dış
Varlıklarımızın (Grafik
1) ve Toplam Dış Yükümlülüklerimizin payında bir artma eğilimi
gözlemlenmektedir (Grafik
2). 1994 Mart ayı sonunda Dış Varlıklarımız en düşük seviyeye inerken, daha
da düşmesinin, Dış Yükümlülükleri artırarak engellendiği görülmekte, 1994
krizinden itibaren ise Dış Varlıklar artma trendine girerken, Dış Yükümlülükler
istikrarlı bir seyir izlemektedir.
İç Döviz Yükümlülüklerinin
incelenen dönem içindeki seyri ise daha oynak olup, büyük ölçüde Hazine'nin
sağladığı yurttdışı kredilere
göre değişmektedir (Grafik
3).
- Kur Riski Oranı'na (Kur
Riski Oranı = Dış Varlıklar / Toplam Döviz Yükümlülükleri) bakıldığında ise
Temmuz 1993 ayından itibaren oldukça belli bir azalma eğilimi mevcuttur (Grafik
4). Sözkonusu azalma, Mart 1994 sonunda dip noktaya varmakta, daha sonra
ise 1995 yılı sonuna kadar az çok istikrarlı bir seyir izlemektedir.Sonrasinda
ise artan dış varlıklara paralel olarak sürekli bir yükselme eğilimi
göstermiştir.
- Dış Varlıklar / Toplam
Döviz Finansmanı' na bakıldığında (Toplam Döviz Finansmanı = Toplam Döviz
Yükümlülükleri + Döviz İşlemleri'nden oluşmakta, Döviz İşlemleri ise Merkez
Bankası Parasından, Nakit İç Kredilerin çıkarılması sonucu bulunmaktadır. Bu
işlem sonucunda TCMB' nin dövizle ilgili işlemleri yani Değerleme + Döviz
alım-satımları (net) tutarı ortaya çıkmaktadır) belli bir eğilim gözlemek
zorlaşmaktadır. Bunun başlıca nedeni, Değerleme Hesabında, Hazine' nin bu
hesaptan kaynaklanan borcunu Devlet İç Borçlanma Senedi olarak ödemesi yüzünden
zaman zaman meydana gelen azalışlardır (Grafik
5). 1995 yılından sonra dış varlıklardaki artışa bağlı olarak tedrici bir
yükselme eğilimi mevcuttur.
- Döviz İşlemleri / Merkez
Bankası Parası oranına bakıldığında ise (Döviz İşlemleri= Merkez Bankası Parası
- Nakit İç Krediler) hem Hazine'nin zaman zaman Değerleme Hesabından
kaynaklanan borcunu ödemesi hem de TCMB'nin zaman zaman döviz satarak piyasadan
TL çekmeye çalışması sonucunda Merkez
Bankası Parası içinde Döviz işlemlerinin payı oynamalar göstermektedir (Grafik
6).
- İç Varlıklarımızın Aktif
İçindeki payı incelenen dönem içinde 1994 krizine doğru artış eğilimi
göstermektedir. Esasen 1994 krizinin en önemli nedenlerinden biri T.C. Merkez
Bankası'nın İç Kredilerindeki artıştır. Kriz sonrasında, IMF ile program
yapılması ve Hazine borçlanmasının yeniden başlaması ile sözkonusu pay azalma
sürecine girmiş ve bugün için bu oran, değerleme hesabının da etkisi ile
negatif değerlere ulaşmıştır. Bu oranda
dönem dönem gözlenen artış/azalış eğilimlerinin çok iyi gözlenmesi gerekir (Grafik
7).
- Dış Varlık /İç Varlık
oranında (Grafik
8) 1994 krizini takiben artış eğilimi süreklidir.
- Emisyonun kendi evrimi ile
ilgili olarak rasyoların gelişimine bakıldığında: Emisyon'un Toplam Pasifler
içindeki payının, ekonomide gözlemlenen yüksek büyüme ile birlikte, Ekim 1993
sonuna kadar arttığı, sözkonusu tarihten itibaren bir azalma eğilimine girdiği
ve Mart 1994 sonunda düştüğü görülmektedir. Ulusal paradan kaçışı gösteren bu
eğilim, Nisan 1994'ten itibaren tersine dönmekle beraber, iki nedenle bazı
dönemlerde yeniden azalmaktadır: (1)
Para politikasının sıkılaşması, (2) Para politikasının
fazla gevşemesi (belli bir gecikme ile) (Grafik
9); Emisyon'un muhtelif diğer kalemlere oranına bakıldığında ise Emisyon /
Merkez Bankası Parası oranının (Grafik
10), bazı dönemlerde her iki kalemde de artış, bazı dönemlerde ise her iki
kalemde de azalma olması nedeni ile belli bir eğilim göstermediği
görülmektedir. Ancak bazı dönemlerde ise ekonomide likidite ihtiyacının
artışı/azalışı bu oranın incelenmesinden anlaşılabilir. 1998 krizi döneminde bu
oran önemli ölçüde artış göstermiştir. Emisyon / İç Varlıklar oranı ise Ağustos
1993 ayından itibaren kesin bir azalma eğilimi içinde olup Mart 1994 sonunda en
düşük seviyeye inmekte, daha sonra yükselme trendine girmektedir. Ancak bazı
dönemlerdeki hızlı yükseliş eğilimi de ilgi çekicidir (Grafik
11 ).
-Merkez Bankası
Parası'nın 1994 krizine
doğru iniş eğilimine
girdiği görülmektedir. Daha sonraları da konjonktürün nisbeten
kötüleştiği dönemlerde yine
azalış
eğilimi vardır (Grafık
12). Kendisini oluşturan kalemlerden Bankalar Serbest İmkanı (Serbest
Tevdiat)'nın Merkez Bankası Parası' na oranına bakıldığında ise sözkonusu
oranın 1995 yılında açık piyasa işlemlerinin yoğun biçimde kullanılması ile
birlikte düşme eğilimi
gösterdiği Kasım 1996 yüksek
seviyelere ulaştığı
görülmektedir Sonrasında ise ekonomik
gelişmelere göre dalgalı bir seyir izlemektedir. (Grafik
13); Açık Piyasa İşlemleri'nin Merkez Bankası Parası'na oranına
bakıldığında ise 1993 yaz aylannda ekonomideki para talebinin artması ile
birlikte düşüş gösterdiği, Eylül-Ekim 1993 aylarında faiz oranlarının baskı
altında tutulması nedeniyle düşük seviyesini koruduğu; Aralık 1993 ayında bir ölçüde
açık piyasa işlemi yapılabildiği için arttığı ancak Ocak 1994'ten itibaren T.C. Merkez Bankası'nın portföyünde DİBS olmaması
ve sistemin Türk lirası enstrümanlardarı kaçışı nedeniyle süratle azaldığı;
daha sonra ekonomideki küçülme ve Hazine'ye borçlanma imkanı sağlamak amacı ile
düşük seviyesinin korunduğu görülmektedir. Ağustos 1994'ten itibaren ise
ekonomide likidite fazlasının oluşması ve enflasyon beklentilerine ilişkin
belirsizlik, açık piyasa enstrümanının yeniden yoğun biçimde kullanılmasına yolaçmış,
1995 yılında ise yüksek büyümeye rağmen Rezerv Para kaleminde özellikle
sonbahar aylarına kadar yüksek artış olması yüzünden, açık piyasa işlemlerinin
ağırlığı artmıştır 1998 yılı sonlarına doğru yaşanan kriz nedeni ile Merkez
Bankasının yoğun bir biçimde açık piyasa işlemleri piyasayı fonlaması ile bu
oran incelenen dönem içerisindeki en düşük değerine ulaşmıştır. (Grafik
14).
Son olarak, T.C. Merkez
Bankası'nın yükümlülüklerini incelenen dönem içinde ele alırsak, yukarıda
anlatılanların bir özetini buluruz (Grafık
15).
Tablo 6 ve Tablo 7 de
gösterilen diğer kalemlerin ve diğer oranların evrimine değinmeye gerek
kalmadan, sadece değinilen kalem ve oranların evriminden bir çok sonuçlar
çıkarmak mümkündür.
Bu çalışmanın en başında
belirtildiği gibi, önemli olan gelişmeleri önceden görmemizi sağlayacak
bilgilere ulaşmak ve bunlan yorumlamaktır. Kanımca yukarıdaki örnekler
ekonominin parasal kesiminin izlenmesinde yardımcı olacak niteliktedir.
VI – VAZİYET VE PARA ARZI
Para arzı gibi parasal
büyüklüklerin nasıl türetildiğini anlamak için Varlıklar / Yükümlülükler
Tablosu’nu (tablo 2) basitleştirerek işe başlamak gerekir.
TCMB
|
|
|
AKTİF |
PASİF |
|
I - NET DIŞ VARLIKLARIMIZ |
I – REZERV PARA |
|
|
1 -
Emisyon |
|
|
2 –
Zorunlu Karşılıklar |
|
II - TOPLAM İÇ KREDİLER |
3 –
Bankalar Mevduatı |
|
|
4 – Fon
Hesapları |
|
|
5 –
Banka Dışı Kesimin Mevd. |
|
III-DİĞER KALEMLER |
II – PARASAL TABAN (I + 6) |
|
|
6 –
Açık Piyasa İşlemleri |
|
|
III – MERKEZ BANKASI
PARASI (II +7) |
|
|
7 –
Kamu Mevduatı |
|
|
IV –TL YÜKÜMLÜLÜKLERİMİZ (III + 8) |
|
|
8 – Döviz Olarak Takip Edilen
Mevduat |
|
|
V – TOPLAM İÇ
YÜKÜMLÜLÜKLER (IV + 9) |
Şimdi biraz daha
basitleştirme yaparak ;
-Pasifte yer alan
(8) Döviz Olarak Takip Edilen Mevduat ve (9) Bankaların Döviz Mevduatları’nı
aktifteki Net Dış Varlıklara, işaretlerini değiştirerek, dahil edersek,
-(4) Fon Hesapları, (5) Banka Dışı Kesimin
Mevduatı, (6) Açık Piyasa İşlemlerinden Borcumuz ve (7) Kamu Mevduatı’nı, yine
işaretlerini değiştirerek, aktifteki Toplam İç Kredilere dahil edersek,
-Aktifdeki Toplam İç
Krediler’e ayrıca hemen altında yer alan (III) Diğer Kalemler’i dahil edersek,
Varlıklar / Yükümlülükler
Tablosu aşağıdaki şekli alır:
TCMB
|
|||
|
AKTİF |
PASİF |
||
|
1 – Net
Dış Varlıklar |
NFAcb |
1 –
Emisyon |
CI |
|
2 – Toplam Net İç Krediler |
|
2 – Zorunlu Karşılıklar |
RR |
Krediler
|
NDCg+b
|
3 – Bankalar Mevduatı |
ER |
Kamu
|
NDCg
|
|
|
Bankalar
|
DCb
|
|
|
Bu basitleştirme sonucunda
pasif taraf tamamen parasal tabanı (MB) vermekte, doğal olarak Bilanço’nun her
iki tarafı birbirine eşit olduğuna göre, aktif tarafda yine parasal tabanı
vermektedir.
MB = CI + RR + ER = NFAcb +
NDCg + b
Pasif’e göre parasal taban
TCMB’nin (para organlarının) mevduat bankalarına ve banka harici kesime net
parasal yükümlülüğüdür.
BANKALAR
|
|||
|
AKTİF |
PASİF |
||
|
1- Net
Dış Varlıklar |
NFAb |
1 –
Mevduat |
D |
|
2 –
Kasa |
VC |
(Özel ve Tüzel Kişilerin |
|
3 – TCMB’deki
|
|
Bankalar Nezdindeki
|
|
Bankalar Mevduatı
|
ER
|
Mevduatı)
|
|
Zorunlu Karşılıklar
|
RR
|
|
|
4 – Net İç Krediler
|
NDCp
|
|
|
Görüldüğü gibi aktif
tarafındaki Kasa ve TCMB’deki Bankalar Mevduatı ve Zorunlu Karşılıklar
kalemleri Parasal Taban’ın bankacılık sistemi elindeki payını vermektedir.
KONSOLİDE BİLANÇO
|
|||
|
AKTİF |
PASİF |
||
|
1- Net
Dış Varlıklar |
NFA
|
1- Dolaşımdaki Para |
CC |
|
NFA = NFAcb + NFAb |
|
CC = CI + VC |
|
2 – Net İç Krediler
|
NDC
|
2 –
Mevduat |
D |
NDC = NDCg + NDCb + NDCp
|
|
|
|
Bu aşamada zorunlu
karşılıklar (RR) ve Bankalar Mevduatı (ER) hem aktif hemde pasifde yer
aldıklarından Konsolide Bilanço’da gösterilmemektedir. Kasa ise işareti
değiştirilerek pasif tarafına alınmış ve burada Emisyon’dan çıkarılarak
Dolaşımdaki Para elde edilmiştir. Konsolide Bilanço’dan haraketle para arzına
iki yoldan varılabilir:
Para Arzı M = NFA + NDC = CC
+ D
Böylece hem aktif hemde
pasif taraftan hareketle para arzı bulunmuş olmaktadır.
Yukarıda görülen para arzı
(M) içinde yer alan halkın bankalardaki mevduatı (D), vadesiz mevduat olarak
alınırsa M1 olarak tanımlanan para arzına ulaşılır:
M1 = Dolaşımdaki Para
+ Vadesiz Mevduat
Diğer Para Arzı Tanımlarına
ise aşağıdaki gibi ulaşılır:
M2 = M1 + Vadeli
Mevduat + Mevduat Sertifikası
M2Y = M2
+ Döviz Tevdiat Hesapları
M3A = M2
+ Resmi Mevduat
M3 = M3A + TCMB’deki
Diğer Mevduat
M3Y = M3
+ Döviz Tevdiat Hesapları
KAYNAKÇA
(1)- Altınkemer M., Bayazıtoğlu Y., Ersel H.,
İskenderoğlu L., Ovalıoğlu A., ( 1990) "Merkez Bankası Bilançosu, Parasal
Büyüklükler ve Aralarındaki İlişkiler" TC Merkez Bankası Yayını, Ankara
(2)- Ersel H., Öztürk E., (1992) "Para
Politikası Uygulamaları ve Para Miktarı", İşletme ve Finans Dergisi, Sayı
78, Eylül 1992, Ankara.
(3)- TC Merkez Bankası, (1990) Merkez Bankası Parası
Raporu, Ankara.
(4)- Saracoğlu R., (1991) "Merkez Bankası'nın
Finansal Sistemle İlişkileri ve Reformlar", Merkez Bankası Bilançolarının
İrdelenmesi, İstanbul Mülkiyeliler Vakfi, Ocak 1993, İstanbul
(5)- İskenderoğlu L., (1991) "Para Politikası
Açısından T.C. Merkez Bankası Bilançosu", Merkez Bankası Bilançolarının
İrdelenmesi, İstanbul Mülkiyeliler Vakfı, Ocak 1993, İstanbul
(6)- Ovalıoğlu A., (1991) "T.C. Merkez Bankası
Bilançosunun Analizi; Bilanço Kalemleri ve Bunları Etkileyen İşlemler",
Merkez Bankası Bilançolarının İrdelenmesi, İstanbul Mülkiyeliler Vakfi, Ocak
1993, İstanbul.
![]()