
|
İÇİNDEKİLER Giriş
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1.
İNSANİ KALKINMA |
|
|
|
|
|
||
|
1.1Türkiye'de
İnsani Kalkınma |
|
|
|
|
|||
|
Güney
Doğu Anadolu Projesi Sürdürülebilir İnsan
Kalkınma
Programı |
|||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2.
İNSANİ YOKSULLUK VE GELİR YOKSULLUĞU |
|
|
|
|
|
||
|
2.1 GELİR YOKSULLUĞU |
|
|
|||||
|
2.1.1 Dünyada Gelir Yoksulluğu |
|
|
|
|
|||
|
2.1.2 Gelişmiş Ülkelerde Gelir Yoksulluğu |
|
|
|
||||
|
2.1.3 Türkiye’de Yoksulluk ve Gelir Dağılımındaki
Adaletsizlik
2.2
DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE İNSANİ YOKSULLUK |
|
|
|
|
|||
|
|
|
||||||
|
Sonuç
Kaynakça
EKLER |
|
|
|
|
|
|
|
Kısaltmalar
ABD:
Amerika Birleşik Devletleri.
DİE:
Devlet İstatistik Enstitüsü.
DPT:
Devlet Planlama Teşkilatı.
GAP:
Güneydoğu Anadolu Projesi.
GSYİH:
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla.
İGE:
İnsani Gelişme Endeksi.
İGR:
İnsani Gelişme Raporu.
İYE:
İnsani Yoksulluk Endeksi.
SGP:
Satınalma Gücü
Paritesi.
TESEV:
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı.
UNDP:
United Nations Devolopment Programme.
Giriş
1990
yılından bu yana yayınlanan İnsani Gelişme Raporları ile insani kalkınma
ve yoksulluk konularında yapılan inceleme ve çalışmalar, hem uluslar arası
hem de ulusal düzeyde herkesi onurlu, günlük yaşamın tüm fırsat ve
olanaklarına eşit ulaşımını sağlamayı
böylece yaşam standardını yükseltmeyi amaçlayan, insan haklarına
saygılı, sosyal, ekonomik, ve siyasal alanlarda kadın-erkek, herkesin eşit
haklara sahip olduğu barışın, temel ortak bölen haline geldiği ideal bir
dünyayı yaratmayı hedeflemektedir.
Uluslararası
bir karşılaştırma boyutuna dayanarak hazırlanan söz konusu çalışma, Türkiye’nin
dünya ile entegrasyon süreçleri ile yakından ilgili olup, Türkiye’de ki
ve dünyadaki hayat standartlarının karşılaştırılması açısından önemli
ipuçları vermektedir. Bu doğrultuda ilk olarak UNDP tarafından geliştirilen
insani kalkınma kriterleri tanımlanarak, dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte
olan ülkelerin insani gelişme düzeyleri
incelenmiş, Türkiye’nin bu ülkeler arasındaki yeri Türkiye-dünya
sarmalında belirlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra dünyada bütün ülkeler
için giderek önemli bir sorun haline gelen yoksulluk kavramı gelir yoksulluğu
ve insani yoksulluk çerçevelerinde ele alınmıştır.
Globalleşen
dünyada tüm ülkelerin birbirlerine entegrasyonun sağlandığı yeni bir düzen
kurulmuş durumdadır ve yaşadığımız bu kocaman, ama artık insanlığa
dar gelen mavi kürede ülkeler ve insanlar arasındaki, olanaklara erişim
farklılıkları giderek açılmaktadır. Sierra Leone’de bir çocuk günlerce
hiçbir şey yemeden yaşam mücadelesi veriyorken ve okul kavramından
habersizken, Norveç’te bir çocuk hayatın sağladığı bütün olanaklarından
faydalanabilmektedir. Bu farklılıklara dikkat çekmeye çalıştığımız
incelememizde, insanlık nereye gidiyor sorusuna yanıt aramaya çalıştık.
Çünkü bu dünya bizim ve yaşanılan gerçeklere duyarsız kalmak olanaksız!
1. İNSANİ KALKINMA
Birleşmiş
Milletler bünyesinde oluşturulan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı
UNDP adını taşıyan ünite tarafından 1990 yılından bu yana insani geliştirme
raporu adını taşıyan bir yıllık araştırma yayınlanmaktadır. Bu
raporda ülkeler arası sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerini karşılaştırmak
için İnsani Gelişme Endeksi (Human Development Index) adı verilen bir
endeks geliştirilmiştir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı yayınlandığı
raporda ülkeler arasındaki gelişme düzeyinin sadece kişi başına milli
gelir artışıyla (ekonomik büyüme) ölçülmesinin doğru olmadığını
ifade etmektedir. Bir ülkedeki milli gelir artışının yüksek olması, o
ülkenin gelişmiş ülke olarak kabul edilmesi için yeterli değildir.
Ekonomik büyüme kavramının dışında sosyo-ekonomik gelişme kavramı
ülkeler arasındaki refah ve yaşam standardını açıklamak için
daha uygundur. İnsani Gelişme Endeksi, uzun bir yaşam sürmek, bilgi sahibi
olmak ve onurlu bir yaşam standardına sahip olmak gibi en basit insani özelliklerdeki
kazanımları yansıtır. Bu gerçeklerden hareketle hazırlanan gelişme
raporunda sosyo-ekonomik gelişme düzeyi başlıca üç kriterden yola çıkarak
tespit edilmektedir. Bu kriterler:
a)
Refah Standardı: Kişi başına düşen milli gelirin yerel geçim
maliyetlerine uyarlanmasıyla hesaplanmaktadır.Buna (SGP) satın alma gücü
paritesi de denir.
b)
Eğitim Standardı: İnsani Gelişme Endeksinin hesaplanmasında kullanılan
ikinci kriter ülkenin eğitim düzeyidir. Endekste eğitim kriterinin
hesaplanmasında iki farklı faktörden yararlanılmaktadır.
-
Yetişkinler arasındaki okuma yazma oranı
-
Ortalama eğitim düzeyi (Okullaşma Endeksi)
c)
Sağlık Standardı: Bir ülkedeki ortalama yaşam süresi beklentisi esas alınarak
sağlık standardı İnsani Gelişme Endeksine dahil edilmektedir.
Kaynak: UNDP, Human Development Report,
2001.
Bu kriterler doğrultusunda, UNDP’nin 2001 yılında yayınladığı
İnsani Gelişme Raporuna göre 174 ülkeyi kapsayan endekste ilk sırada
Norveç yer almaktadır. İkinci sırada Kanada, üçüncü sırada İsveç, dördüncü
sırada ABD ve beşinci sırada İzlanda bulunmaktadır. Bu ülkeleri de Batının
gelişmiş ülkeleri izlemektedir.
İnsani gelişme endeks sıralamasında en altta Sierra Leone yer
almaktadır. Bu ülkeyi Nijer, Burundi, Burkina Faso, Etopya, Mozambik gibi ülkeler
izlemektedir.
|
Sıra |
Ülke
Adı |
Yaşam
Beklentisi (1999) |
Yetişkinlerde
Okuma Yazma 1999 (%) |
Okullaşma
Oranı 1999 (%) |
Reel
Kişi Başına GSYİH 1999 ($) |
|
162 |
Sierra
Leone |
38.3 |
32.0 |
27 |
448 |
|
161 |
Niger |
44,8 |
15,3 |
16 |
753 |
|
160 |
Burundi |
40,6 |
46,9 |
19 |
578 |
|
159 |
B.Faso |
46,1 |
23 |
23 |
965 |
|
158 |
Etiyopya |
44,1 |
37,4 |
27 |
628 |
|
157 |
Mozambik |
39,8 |
43,2 |
23 |
861 |
|
156 |
Guinea-Bissau |
44,5 |
37,7 |
37 |
678 |
|
155 |
Chad |
45,5 |
41 |
31 |
850 |
|
154 |
Afrika |
44,3 |
45,4 |
24 |
1166 |
|
153 |
Mali |
51,2 |
39,8 |
28 |
753 |
|
82 |
TÜRKİYE |
69,5 |
84,6 |
62 |
6380 |
Kaynak:
UNDP, Human Development Report, 2001
İnsani
gelişme yönünden dünyada 174 ülke arasından ilk sırada yer alan Norveç’te
bir insanın yaşam süresi insani gelişme sıralamasında en alt sırada yer
alan Sierra Leone’den yaklaşık iki kat daha fazladır.
|
Sıra |
Ülke
Adı |
Yaşam
Beklentisi (1999) |
Yetişkinlerde
Okuma Yazma 1999 (%) |
Okullaşma
Oranı 1999 (%) |
Reel
Kişi Başına GSYİH 1999 ($) |
|
1 |
Norveç
|
78,4 |
99 |
97 |
28.433 |
|
2 |
Avusturalya |
78,8 |
99 |
116 |
24.574 |
|
3 |
Kanada
|
78,7 |
99 |
97 |
26.251 |
|
4 |
İsveç
|
79,6 |
99 |
101 |
22.636 |
|
5 |
Belçika |
78,2 |
99 |
109 |
25.443 |
|
6 |
Amerika |
76,8 |
99 |
95 |
31.872 |
|
7 |
İzlanda |
79,1 |
99 |
89 |
27.835 |
|
8 |
Hollanda |
78 |
99 |
102 |
24.215 |
|
9 |
Japonya
|
80,8 |
99 |
82 |
24.898 |
|
10 |
Finlandiya |
77,4 |
99 |
103 |
23.096 |
|
82 |
Türkiye |
69,5 |
84,6 |
62 |
6.380 |
Kaynak:
UNDP, Human Development Report, 2001
Bilgi çağında yaşadığımız 21.yy’da dünyada hala okuma-yazma
oranı çok düşük olan ülkeler vardır. Örneğin dünyada insani gelişme
endeksi en yüksek ülke olan Norveç’te okuma yazma oranı % 97 olarak
hesaplanmıştır. Buna karşın Sierra Leone de yetişkinler arasında okuma
yazma bilenlerin oranı % 32.0 lık veriyle Norveç’te okuma yazma
bilenlerin üçte birinden daha azdır. Okullaşma oranı açısından da iki
ülke arasındaki fark dikkat çekicidir. Sierra Leone de okullaşma oranı %
30 iken Norveç’te ise bu oran % 98 civarındadır.
Refah
standardı açısından kıyaslandığında ise durum çok daha şaşırtıcıdır.
Norveç’te reel GSYİH 28.433 dolar iken bu tutar dünyanın en yoksul ülkesi
olan Sierra Leone’ de sadece 448 dolar dır.
Kişi
başına düşen gelir yönünden yapılan “gelişmekte olan” ve “gelişmiş
ülke” sınıflandırması açısından değerlendirildiğinde ise şu sonuçlara
ulaşılır.
·
Araştırmalar
sonucunda tüm dünyada ortalama yaşam beklentisi 66.7 yıl olarak tahmin
edilmektedir. 174 ülke ortalamasına göre dünyada okuma-yazma oranı 78.0,
okullaşma oranı % 65; ortalama kişi başına reel GSYİH 6.980 dolar dır.
·
Sanayileşmiş
ülkelerde ortalama yaşam beklentisi 78 yıl, okuma yazma oranı % 99; okullaşma
oranı % 94; reel kişi başına düşen GSYİH ise 26.050 dolar olarak
hesaplanmıştır
·
Gelişmekte
olan ülkelerde ise ortalama yaşam beklentisi 64.5 yıl olarak tahmin
edilmektedir. Okuma yazma oranı % 72.9; okullaşma oranı ise % 61 olarak
hesaplanmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde kişi başına düşen GSYİH
ise yaklaşık 3.530 dolar civarındadır.
Tablo-III
Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde İnsani Gelişme Düzeyinin Karşılaştırılması
|
Kategori |
Yaşam
Beklentisi (1999) |
Yetişkinlerde
Okuma Yazma 1999
(%) |
Okullaşma
Oranı 1999 (%) |
Reel
Kişi Başına GSYİH 1999 ($) |
|
Tüm
Gelişmekte Olan Ülkeler |
64.5 |
72.9 |
61 |
3.530 |
|
Sanayileşmiş
Ülkeler |
78.0 |
99,0 |
94 |
26.050 |
|
Dünya |
66.7 |
78,0 |
65 |
6.980 |
Kaynak:
UNDP, Human Development Report, 2001
1.1
Türkiye’de İnsani Kalkınma
Türkiye’nin
Ulusal İnsani Gelişme Endeksi değeri 1965 yılında 1.00 üzerinden 0,438
olmuştur. Günümüzde aynı değer Türkiye’yi toplam 174 dünya ülkesi
arasında 152.sıraya ve düşük insani gelişme sınıfına yerleştirmektedir.
Ancak 1972 yılında Türkiye’nin İnsani Gelişme Endeks değeri 0,500
olarak tespit edilen orta insani gelişme sınırını aşmış ve 1998 yılına
gelindiğinde Ulusal İnsani Gelişme Endeks değeri yüksek gelişme
kategorisi olarak kabul gören 0,732 değerine ulaşmıştır. Bu artış Türkiye’yi
2000 yılında toplam 174 ülke arasında 85. sıraya yerleştirmiştir. UNDP
tarafından 2001 yılında yayınlanan ve 1999 yılı verilerini esas alan İnsani
Kalkınma Raporunda ise Türkiye 82. sırayla orta düzeyde insani gelişme
kategorisinde yer almaktadır. Türkiye
insani gelişme yönünden Arjantin, Kolombiya, Tayland, Malezya Brezilya, Lübnan,
Libya, Bulgaristan gibi ülkelerin daha gerisinde yer alırken komşumuz
Yunanistan 23. sırayla İnsani gelişme yönünden Türkiye’nin çok
ilerisindedir. ¨
Türkiye’nin
1965-1997 arasındaki İnsani Gelişme Trendi Şekil II’de gösterilmiştir.ª
Türkiye’nin
insani gelişme kriterleri yönünden 2001 yılındaki durumu ise şu şekildedir:
·
Ortalama
yaşam beklentisi 69,5 yıl
·
Okuma
yazma oranı % 84,6
·
Okullaşma
oranı % 62
·
Reel GSYİH
6.380 dolar dır.
Türkiye’nin
insani gelişme performansı bölgeler bazında ele alındığında endeks
puanı 0.40 olan Ege ve Marmara Bölgesi İnsani Gelişme düzeyinin en yüksek
olduğu bölgeler olurken İnsani gelişme düzeyinin en düşük olduğu bölgeler
0.585 endeks puanı ile Doğu ve Güney Doğu Anadolu’dur. ¨
Tablo-IV
Türkiye’nin Bölgelere Göre İnsani Gelişme Endeks Trendleri
|
BÖLGE |
1975 |
1997 |
DEĞİŞİM |
|
Marmara |
0,627 |
0,801 |
0,174 |
|
Ege |
0,573 |
0,757 |
0,184 |
|
İç
Anadolu |
0,549 |
0,736 |
0,187 |
|
Akdeniz |
0,528 |
0,713 |
0,185 |
|
Karadeniz |
0,504 |
0,694 |
0,190 |
|
Güneydoğu
Anadolu |
0,447 |
0,612 |
0,165 |
|
Doğu
Anadolu |
0,446 |
0,612 |
0,166 |
|
|
|
|
|
|
Türkiye |
0,530 |
0,720 |
0,190 |
Kaynak:
UNDP, 2001. İnsani Gelişme
Raporu 2001, Ankara.
İnsani
gelişme düzeyinin en yüksek olduğu iller
sırasıyla İstanbul, Bursa, İzmir olurken, orta düzeyde insani gelişme
grubunda ise en başta Ankara yer almakta ve bu ili Muğla, Eskişehir ve
Bilecik izlemektedir. İnsani gelişme düzeyi en düşük olan Şırnak'ta
ortalama yaşam süresi 58.3 yıl; okur-yazarlık oranı % 44.5; toplam okullaşma
oranı % 28.7 dir. Kişi başına milli gelir ise sadece 2.354 dolardır. Oysa
bu değerler Ankara, İzmir, İstanbul gibi illerimizde nispi olarak daha yüksektir.
Örneğin Ankara’da ortalama yaşam beklentisi 67,6 yıl iken yetişkinlerde
okur-yazar oranı % 92.4 toplam okullaşma oranı % 90.5, kişi başına milli
gelir ise 7.580,5 dolardır. [1]
Bu
kriterlerin yanısıra insani gelişme düzeyi cinsiyet yönünden de değerlendirilebilir.
Türkiye’de insani gelişme düzeyi cinsiyet bazında ele alındığında
kadınlarda ortalama yaşam süresi erkeklere göre daha fazla iken; okuma
yazma oranı ve okula kayıt oranı erkek nüfusta daha yüksektir. Gelir yönünden
de erkekler kadınlara göre daha iyi konumdadırlar. Türkiye geneli açısından
kadın ve erkek nüfusun karşılaştırıldığında DİE’nün 1997 yılı
verilerine göre şu sonuçlar elde edilmiştir.[2]
·
Erkeklerde
ortalama yaşam süresi 66.4 yıl; kadınlarda ise 71.0 yıldır.
·
Erkeklerde
okuma yazma oranı % 91.7; kadınlarda 76.7 dir. Doğu ve Güney Doğu
Anadolu’da okuma yazma bilen kadın oranı ise sadece % 58.3 tür.
·
Erkeklerde
okula kayıt oranı Türkiye genelinde % 66.7 iken aynı oran kadınlarda %
52.6’dır. Yine Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde okula kayıtlı
kadın oranı sadece % 38.8 dir.
1.1.1
Güney Doğu Anadolu Projesi Sürdürülebilir İnsani Kalkınma Programı
1989’da
kurulan GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı kuruluşundan itibaren
bir dizi entegre bölgesel kalkınma stratejileri oluşturmuştur. Daha çok
az gelişmiş bölgenin insanlarını hedefleyen
Sürdürülebilir İnsani Kalkınma Programının yönetiminde GAP Bölge Kalkınma
İdaresi Başkanlığı 1995 yılından itibaren UNDP ile ortak çalışma
yapmaktadır. GAP bölgesine dağılmış pek çok projeye ek olarak, program
Güney Doğu Anadolu için güncel
bir bölgesel gelişme stratejisi oluşturulmasını desteklemektedir. Bu
strateji; korunmaya muhtaç gruplara odaklanmakta ve bu bölgedeki insani gelişme
endeks değerlerini, insanların yaşam standartlarını ulusal seviyeyi yükseltmeyi
hedefleyen bir dizi kamu ve özel sektör yatırımları önermektedir.
UNDP
ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı istihdam yaratacak yatırımları
harekete geçirmek için Adıyaman, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır ve
Mardin’de “Girişimci Destek Merkezlerini” çalıştırmaktadır.
Bunlara ilaveten; yerel gelişmenin planlaması ve projeleri uygulamaya koyma
konusundaki katılımcı yaklaşımlar da önerilirken bu yaklaşımlar,
Mardin gibi şehirlerdeki maddi olmayan değerleri ve kültürel özellikleri
de harekete geçirmeyi de amaçlamaktadır.
GAP
Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın çalışmaları ve UNDP ile sürdürülebilir
insani kalkınma yaklaşımlarını arttırma alanındaki yardımlaşması, Türkiye’nin
bölgesel gelişme stratejilerini AB üyesi ülkeler ile paralel hale getirme
konusunda önemli bir adım olarak kabul edilmektedir.[3]
2.
İNSANİ YOKSULLUK VE GELİR YOKSULLUĞU
2.1
GELİR YOKSULLUĞU
Bu
güne değin yoksulluk konusunda yapılan araştırmalarda hep kişilerin yaşamlarını
sürdürmeleri için gerekli bir gelir imkanına sahip olup olamadıkları
konusu araştırılmıştır. Ancak yoksulluk, parasal bir gelire sahip olmanın
ötesinde bireylerin insanca yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli
asgari sosyal imkanlara sahip olup olmadıkları yönünden de
araştırılmalıdır. Örneğin, dünyanın birçok bölgesinde
yeterli gelire sahip olmakla birlikte insani yaşam için gerekli şartlara ve
imkanlara sahip olmayan bireyler bulunmaktadır. Buradan hareketle Birleşmiş
Milletler Kalkınma Programı (UNDP) adlı kuruluş ilk kez 1997 yılında yayınladığı
İnsani Gelişme Raporu içerisinde
yoksulluğun bu farklı boyutlarını ele almış ve ölçmeye çalışmıştır.
UNDP aynı yılda “İnsani Yoksulluk” ( Human Poverty) adı verilen
yeni bir kavram geliştirmiş ve sosyal imkanlar yoksulluğunun ölçülmesinde
kullanılan kriterlerden farklı birtakım yeni kriterlerle insani yoksulluk
ölçülmeye çalışılmıştır.
2.1.1
Dünyada Gelir Yoksulluğu
UNDP
tarafından her yıl hazırlanan insani gelişme raporlarına göre dünyada
yoksulluk süratle artmaktadır ve eğer önlemler alınmazsa dünyanın hızla
zenginler ve yoksullar olarak iki ayrı gruba ayrılacağı belirtilmektedir.
UNDP 2001 raporunun sonuçlarına göre: [4]
·
Gelişmiş
ülkeler dünyada 23 trilyon dolar dolayında olan GSYİH’nın 18 trilyon
dolarına yakın bir bölümüne sahip bulunmaktadırlar. Gelişmekte olan ülkelerin
dünyadaki milli gelir pastasındaki payı ise sadece 5 trilyon dolar civarındadır.
·
Dünyada
fakir insanların % 10’luk kısmı, % 10’luk zengin kesimin gelirinin
sadece % 1.6 sını elde etmektedir.
·
Gelişmekte
olan ülkelerde nüfusun üçte birinin insani yoksulluk içinde yaşadığı
bilinmekte, gelişmiş ülkelerde ise 100 milyondan fazla insanın yoksul
durumda olduğu belirtilmektedir. Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda kişi başına
gelir 20.000 doların üzerinde olurken Norveç, Kanada, ABD, Japonya,
Danimarka, Hong Kong gibi ülkelerde kişi başına reel milli gelir yoksul ülkelerdekinin
tam 20 katı düzeyindedir.
·
Dünyada
yoksul insanların % 57’sinin elde ettiği gelir zenginlerin elde ettiği
gelirin % 1’ine eşit durumdadır.
·
Dünyada
halen 1000 doların altında kişi başına milli gelire sahip ülkeler mevcut
olurken Zaire, Afganistan, Nijer, Etiyopya, Uganda, Madagaskar gibi ülkeler dünyanın
en yoksul ülkeleri arasında yerlerini almaktadırlar.
·
Dünya
insanlarının % 25’i tüm dünya gelirlerinin % 75’lik dilimini elde
etmektedir.
·
Dünyada
gelir yoksulluğu yönünden en başta yer alan ülkeler sırasıyla; Sierra
Leone, Niger, Burundi, Burkina Faso, Etiyopya, Mozambik, Gine Bissau gibi ülkelerdir.
Dünya
bölgeler bazında ele alındığında ise Güney Asya nüfusunun % 43’ü ve
Afrika kıtasının % 39’u günlük bir doların altında bir gelirle yaşamlarını
sürdürmekte, tüm gelişmekte olan ülkeler nüfusunun ise % 32’sinin
belirlenen 1 dolarlık yoksulluk sınırının içinde yaşamlarını idare
ettikleri tahmin edilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde toplam yoksul nüfus
1.3 milyar iken bunun 55 milyonu Güney Asya’da 446 milyonu ise Doğu Asya,
Güney Doğu Asya ve Pasifik ülkelerinde yaşamaktadır. Bu veriler çerçevesinde
dünyada yoksulların büyük çoğunluğunun Asya Pasifik bölgesinde yaşadıklarını
söylemek mümkündür.[5]
2.1.2
Gelişmiş Ülkelerde Gelir Yoksulluğu
Yoksulluk
kavramı sadece gelişmekte olan ülkelerin değil aynı zamanda gelişmiş ülkelerinde
önemli problemleri arasında yer almaktadır ve gelişmiş ülkelerde de kişilerin
milli gelirden aldıkları pay adaletsiz bir biçimde dağılmaktadır. Birkaç
çarpıcı örnek vermek gerekirse gelişmiş ülkelerde nüfusun en düşük
% 40’lık kesiminin milli gelirden aldığı pay, yaklaşık % 15 ile % 20
arasındadır değişirken Kanada’da söz
konusu oran % 17,5, ABD’de %15.7, Japonya’da % 21.9, Hollanda’da ise %
21.3 olarak hesaplanmaktadır..
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke karşılaştırması yapıldığında
kişisel gelir dağılımının gelişmiş ülkelerde de bozuk olduğunu görmek
mümkündür. Her iki kategorideki ülkelerde nüfusun en alt % 40’lık
kesiminin milli gelirden aldığı payın en fazla % 20’ler düzeyinde olduğu
dikkate alınırsa gelir dağılımında adaletsizliğin önemli bir sorun
olduğu belirtilebilir.[6]
Dünyada zengin ve yoksul arasındaki gelir farklılıklarının en
fazla olduğu ülkelerin başında Honduras, Bolivya, Nikaragua, Brezilya,
Kolombiya gibi ülkeler gelmektedir. Diğer ülkelerin sıralamasını ise
Tablo V’den görmek mümkündür.
|
Ülke
Adı |
En
Yüksek %20’lik Kesimin Milli Gelirden Aldığı Payın En Düşük
%20’ lik Kesiminin Payına % Olarak Oranı |
|
Honduras |
38.1 |
|
Bolivya |
32.0 |
|
Paraguay |
31.8 |
|
Gine-Bissau |
28.0 |
|
Nikaragua |
27.9 |
|
Brezilya |
24.4 |
|
Güney
Afrika |
22.6 |
|
Lesotho |
21.5 |
|
Sierra-Leone |
20.7 |
|
Kolombiya |
20.3 |
|
Şili |
18.2 |
|
Guatemala |
15.8 |
|
Panama |
14.8 |
|
Meksika |
14.3 |
TÜRKİYE
|
8.2 |
| Veriler
1993-1996 yılları arasında yapılan gelir dağılımı araştırma sonuçlarına
dayalıdır. |
Kaynak:
UNDP, Human Development Report.2001, s.182, 183 ve 184’ den yararlanılarak
hazırlanmıştır.
Dünyada zengin
ile yoksul arasındaki gelir farklılıklarının en az olduğu ülkeler ise
Tablo VI’da verilmiştir. Bu ülkelerin başında ise Slovakya, Avusturya,
Japonya, Finlandiya gibi ülkeler vardır.
Tablo
VI -
Zengin ile Yoksul Arasındaki Uçurumun En Az Olduğu Ülkeler
|
Ülke
Adı |
En
Yüksek %20’lik Kesimin Milli Gelirden Aldığı Payın En Düşük
%20’ lik Kesiminin Payına % Olarak Oranı |
|
Slovakya |
2.6 |
|
Avusturya |
3.2 |
|
Japonya |
3.4 |
|
Finlandiya |
3.6 |
|
Norveç |
3.7 |
|
İtalya |
4.2 |
|
Pakistan |
4.3 |
|
Endonezya |
4.6 |
|
Almanya |
4.7 |
|
Sri-Lanka |
5.3 |
|
İspanya |
5.4 |
|
Hindistan |
5.7 |
TÜRKİYE
|
8.2 |
| Veriler
1993-1996 yılları arasında yapılan gelir dağılımı araştırma sonuçlarına
dayalıdır. |
Kaynak:
UNDP, Human Development Report.2001, s.182, 183 ve 184’ den yararlanılarak
hazırlanmıştır.
2.1.3
Türkiye’de
Yoksulluk ve Gelir Dağılımındaki Adaletsizlik
Yoksulluğun
ortadan kaldırılması Türkiye’nin de kalkınma gündeminde önemli yer
tutmaktadır. Türk hükümeti ile ulusal sivil toplum kuruluşları, UNDP ve
diğer uluslar arası kuruluşlar ile bir dizi ortaklıklar inşa etmiş ve
ulusal yoksulluk ile savaş stratejilerini belirlemek amacı ile bir çok çalışma
yapmışlardır. Bu çalışmaların
sonucu olarak bir takım kalkınma girişimlerinde katılımcı yaklaşımlar
benimsenmiş ve yoksulluk ile mücadele alanında yeni adımlar atılmıştır.
Yoksullukla savaş Türkiye’de ve tüm dünyada yoksunluğa ve eşitsizliğe
karşı savaş olmak üzere iki farklı cepheden sürdürülmektedir. Türkiye,
son birkaç yıllık perspektif incelendiğinde yoksunluğa karşı savaşında
başarılı olmuş gibi görünürken, eşitsizliğe karşı olan mücadelesinde
aynı başarıyı gösterdiğini söylemek mümkün olmamaktadır ve özellikle
iller arasında oluşturulan insani gelişme endeksi incelendiğinde eşitsizliğin
giderek büyüdüğü dikkati çekmektedir.·
Ülkemizde eşitsizlik bölgeler, gelir grupları, bilgi, insani gelişme ve
cinsiyet bağlamında oluğu gibi yaş grupları ile kır-kent yerleşimi arasında
ve hatta hane halkı içinde bile gözlemlenebilmektedir. Bu tip bir eşitsizlik
şekillenmesi, ulusal kaynak kullanımında verimsizliğe yol açabilirken,
kontrolsüz şehirleşme, suç ve hatta toplumsal huzur sorunlarını da
derinleştirebilmektedir.[7]
Bu nedenle bir ülkede gelirin ne ölçüde adaletli dağıldığını araştırırken,
bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının da dikkate alınması
gerekmektedir. Bu bağlamda DİE’nin 1997 yılı hesaplamalarına göre, ülkemizde
bölgelerin milli gelirden aldıkları pay oranlarının dengeli olmadığı
sonucuna varılmıştır. Bu araştırmaya göre tek başına Marmara Bölgesi
toplam ülke milli gelirinden % 36.6 pay alırken, Marmara ve Ege Bölgelerinin
birlikte toplam milli gelirden almış oldukları pay % 52.7 olarak hesaplanmıştır.
Buna karşın Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nin milli gelirden aldığı pay
sadece % 5.3 iken Doğu Anadolu Bölgesi’nin aldığı pay ise % 3.9 olarak
bulunmuş ve bu veriler ülkemizdeki
doğu ve batı bölgelerindeki gelir uçurumunun boyutlarını ortaya koymuştur.
Aynı
araştırmadan yola çıkarak, iller bazında kıyas yağıldığında; kişi
başına düşen milli gelirin en fazla olduğu illerin Batı Anadolu ve
Akdeniz Bölgelerinde, en az olduğu
illerin ise Doğu Anadolu Bölgesi’nde toplandığı ve kişi başına düşen
GSYİH yönünden Kocaeli’nin, ilk sırada bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Kocaeli’ de kişi başına düşen GSYİH 1997 yılı itibariyle 16.991
dolar olarak hesaplanmış, buna karşın Ağrı tüm illerimiz içerisinde
1.603,9 dolar ile kişi başına geliri en düşük illerimiz içinde yer almıştır.
Ülkemizde
bölgeler arasındaki gelir farklılıklarını ve dengesizliklerini araştırırken,
yine bölgelerin kendi içerisinde geliri ne ölçüde adil dağıttıklarını
tespit etmek için bölgelerdeki kişisel gelir dağılımını incelemek
gerekmektedir. 1997 yılında bölgelerin bu manzaralarından farklı olarak
UNDP 2001 İnsani Gelişme Raporu verileri ışığında
kişisel gelir dağılımının göreceli olarak en kötü olduğu bölge
Marmara Bölgesi olurken en iyi olduğu bölge Güney Doğu ve Doğu Anadolu Bölgesi
olmuştur. Marmara Bölgesinde nüfusun en yoksul kesiminin gelirden aldığı
pay % 4.3, nüfusun en zengin % 20’ lik en zengin kesimin aldığı pay ise
% 61.1 olarak hesaplanmış, Marmara Bölgesinde en zengin % 20’lik kesimin
geliri en yoksul % 20’lik kesimin gelirinden 14.2 kat daha fazla olduğu
bulunmuştur.
2.2
DÜNYA’ DA
VE TÜRKİYE’DE İNSANİ YOKSULLUK
İnsani
yoksulluk ( Human Poverty ), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP)
tarafından geliştirilmiş yeni bir yoksulluk ölçütüdür.
Gelir
yoksulluğu, yaşamın devam ettirilmesi için gerekli gelir düzeyi ile ölçülürken
bu anlamda gelir yoksulluğu satın alma gücünden yoksun olma anlamına
gelmektedir. Gelir yoksulluğu hesaplamalarında genellikle bir ülkede
belirli miktarda yiyecek satın almak için gerekli gelir
“yoksulluk sınırı” olarak tanımlanırken, İnsani yoksulluk ise
bir kısım bireylerin insanca yaşam imkanlarına sahip olmamaları anlamına
gelmektedir ve üç kriterden yola çıkarak hesaplanmaktadır.
Yaşam
Süresi:
Uzun bir yaşamdan yoksun olma insani yoksulluğun ilk göstergesi olarak
kabul edilmekte, UNDP hesaplamalarına göre 40 yaşın altında yaşam süresi
“İnsani Yoksulluk” olarak ele alınmaktadır.
Eğitim:
Eğitim imkanlarından yoksun olma, insani yoksulluğun ikinci göstergesini
oluşturmakta ve hesaplamalarda yetişkinler arasındaki okuma yazma bilmeme
oranı insani yoksulluğun bir diğer kriterini oluşturmaktadır.
Ekonomik
ve Sosyal İmkanlar:
Bireylerin ekonomik ve sosyal imkanlardan yoksun olması, insani yoksulluğun
bir diğer göstergesini teşkil etmekte ve
UNDP başlıca üç veriden yararlanarak ekonomik ve sosyal imkanlara
sahip olma düzeyini belirlemektedir. Bu veriler:
·
Sağlıklı
içme suyuna sahip olmayan nüfus yüzdesi.
·
Sağlık
imkanlarından yoksun olan nüfus yüzdesi.
·
Beş yaşın
altında olan ve yeterli beslenemeyen nüfus yüzdesi.
Aynı
şekilde UNDP yaşam süresi, eğitim, ekonomik ve sosyal imkanlar
kriterlerinin ortalamasını alarak “İnsani Yoksulluk Endeks Değeri” ni
hesaplamaktadır. ·
UNDP’
nin 2001 yılı İnsani Gelişme
Raporu verilerine göre dünyada gelişmekte olan 77 ülke arasında insani
yoksulluğun en yaygın olduğu ülkeler sırası ile
Nijer, Burkina Faso, Sierre Leone, Etiyopya, Mali, Burundi, Gine’dir.¨
olarak tespit edilmiştir.
Bu
ülkeler arasında Etiyopya’da insanların 40 yaşından önce ölüm oranının
nüfus içindeki payı % 43 ve aynı ülkede sağlıklı su imkanlarına erişemeyen
nüfusun % 76’lık bir orana sahip olduğu hesaplanmıştır. Ayrıca beş
yaş altında orta ve şiddetli düzeyde az beslenmiş çocukların oranı %
47 civarında olduğu bulunmuş; buna karşın yüksek insani kalkınma düzeyine
erişmiş ülkelerden biri olan Kore’de 40 yaş öncesi ölümlerin nüfus içindeki
oranı % 4, sağlıklı suya erişemeyen nüfusun payı % 8 olarak tespit
edilmiştir.
Rapordaki
verilere dayanarak Türkiye’deki aynı oranlar incelendiğinde sergilenen
durum çokta iç karartıcı değildir. Nüfusun % 9.6’sı 40 yaşından önce
hayatını yitirirken, sağlıklı suya erişemeyen kişilerin
toplam nüfustaki payı % 17 dir. Beş yaşın altında orta ve şiddetli
derecede az beslenen çocukların nüfus içindeki yüzdesi % 8 lik dilimi oluşturmaktadır.
Yüksek
insani gelişme trendini yakalamış olan illerimizden İzmir’de % 6.3 lük
nüfus 40 yaşından önce yaşamlarını yitirirken, sağlıklı su imkanlarına
erişimi olmayan kişi hemen hemen yoktur. Sağlıklı beslenemeyen çocukların
nüfus içindeki oranı ise % 6 civarındadır.
Düşük insani gelişme sınıflamasında yer alan Şırnak’ta ise
40 yaşından önce ölüm oranı % 22.8 iken, nüfusun % 19’u sağlıklı
beslenememekte ve nüfusun % 4.5’i ise sağlıklı suya erişememektedir.
Uluslararası
standartlar baz alındığında Türkiye’ deki mutlak yoksulluk düşük çıkmaktadır
çünkü uluslararası karşılaştırma imkanı veren günde 1 dolar çizgisini
kullandığında çok düşük bir oran bulunmaktadır. Oysa Türkiye’de nüfusun
sadece % 2.5’unun aylık tüketimleri bu değerin altındadır. Bununla
birlikte mutlak yoksulluğun aksine ekonomik olarak korunmaya muhtaçlık yaygın
olan diğer bir problemdir. Hane halklarının önemli bir yüzdesi (% 31) ve
nüfusun önemli bir kısmının (% 36) aylık tüketimleri ekonomik korunmaya
muhtaçlık çizgisinin altındadır. Parasal gelirlerin dağılımını kötüleştiren
faktörlerin başında ise iş gücü piyasası ve eğitim düzeyine göre
artan ücret farklılıkları gelmektedir.
Sonuç
Kalkınma
düzeyi ölçümlerinde gelir genellikle öncelendirilmekte ve temel kıstas
olarak ele alınmasına rağmen tek başına gelir kalkınmışlık düzeylerinin
belirlenmesinde yanıltıcı olabilmektedir. Dünyadaki bir çok örnek ulusal
gelirde gözlemlenen büyümenin, artan eşitsizlikler ve hatta mutlak
yoksulluk oranları ile paralellik taşıdığını gösterirken, ulusal
gelirde kaydedilen artışlar eşitsizlikleri de beraberinde getirmiş, eşitsizlik
olgusu çoğu zaman pazar ilişkileri, kurumsal yapılar ve nüfus hareketleri
de dahil birbiriyle ilintili bağlaşık faktörlerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Dünyada
hedeflenen grupların muhtaçlığının azaltılması ve toplumsal cinsiyet
ve bölgelerarası kalkınma farklılıklarının giderilmesi amacıyla bölgesel
kalkınmanın geliştirilmesi, çevre sorunları ile mücadele, ulusal ve
yerel iyi yönetim mekanizmalarının ve kadınları destekleyecek kurumsal
yapının güçlendirilmesi gibi konularda ulusal düzeyde bir dizi ortaklıklar
kurulmuş, ayrıca dünyada İnsani
Kalkınmışlık düzeyinin yükseltilmesi amacıyla bilgi ve iletişim
teknolojilerinin kullanımını geliştirmek yönünde birçok yeni adımlar
atılmıştır. Bu alandaki ilerlemeler özellikle Türkiye’nin sosyal kalkınmasını
hızlandırılması geliştirilmesi için ulusal kalkınma aktörlerinin
desteklenmesinde yerel ve ulusal ölçekte iyi yönetim mekanizmalarının güçlendirilmesinde
önemli bir araç olarak görülmektedir.
Ülkelerin
kalkınmışlık düzeylerinin artması için eğitim hayati rol oynarken. Dünyada
eğitim düzeyi ve okullaşma oranları az gelişmiş ülkeler açısından
hala önemli sorunların başında gelmektedir. Buradan hareketle çalışma
sonucunda eğitimin, Türkiye’nin daha yüksek kalkınmışlık düzeyine
ulaşmasını engelleyen en önemli insani kalkınma boyutu olduğu gerçeği
farkedilmiştir. Bu nedenle az gelişmiş ülkelerde ve Türkiye’de düzenli
eğitim olanaklarına erişim ile birlikte bireylerin sağlık ve refah düzeyleri
üzerinde de kayda değer olumlu
etkiler yaratılacaktır. Böylesi bir gelişme ise ulusal gelirin daha eşit
dağılımına destek olabilecektir. Bunun için devletin izleyeceği
politikalar yaşam standartlarını iyileştirecek ve yoksulluğu azaltacak
anahtar bir stratejinin öğeleri olan; büyüme ve fiyat istikrarına uygun
bir makro ekonomik ortam sağlamalı, bilgi ve teknolojik yatırımlara ağırlık
vermeli, tarım dışında istihdam yaratma karşıtı eğilimleri ortadan
kaldırmalı, tarım sektöründen kaynak akışını kolaylaştırmalı ve
sektördeki üretkenlik artışına zemin hazırlamalı, bu şekilde devlet
harcamalarını ekonomik olarak korunmaya muhtaç olanları hedefleyecek şekilde
yeniden yönlendirmelidir.
Kaynakça:
Aktan,
Coşkun Can. Türkiye Dünyanın Neresin de?, İzmir: Ege İş Adamları
Derneği Yayınları, 1998.
DİE,
1987, Hane halkı Gelir ve Tüketim Harcamaları Anket Sonuçları, Gelir Dağılımı,
Ankara: DİE Yayınları, No:1441,1990.
DİE,1999.Nüfusun
Sosyal ve Ekonomik Özellikleri (Yıllık Raporlar), Ankara.
DPT,
Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, (1965-1998), Ankara, 1998.
Economist,
“Let Them Eat More”, 2001, Issue 8230
Fraser,
Lynn R; Lancet, “Early Human Development in Pictures”, 2001,
Vol.358 Issue 9275.
Fukuda-Parr,
Sakiko; “Indicators of Human Development and Human Rights, Overlaps,
Differences and WhatAbaut Human Devolepment İndex”, the UN Economic
Commission for Europe, 2001.
Strauss,
Steven L.; “Politics and Reading at the National Instıtue of Chield
Health and Human Devolopment, Pediatrics”, Jan2002, Vol. 109
Issue 1, p143.
TESEV,
Regional Development and Rural Poverty, H.Akder, İstanbul:2000.
UNDP,
Human Development Report 1999, New York: Oxford University Press,1999
UNDP,
Human Development Report 2000, New York: Oxford University Press,2000
UNDP,
Human Development Report 2001, New York: Oxford University Press,2001
UNDP,
2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara: Dumat Matbaası,2001.
WORLD
Bank, Global Economic Prospects and the Developing Countries, 2000, Washington
DC
EKLER
|
Yıllar |
Doğumda
Yaşam beklentisi |
Erişkin
Okuryazarlık Oranı 6 Yaş ve Üzeri |
Birleşik
Okullaşma
Oranı(%) |
Kişi
Başına GSYİH SGP
($) |
Yaşam
Beklentisi Oranı |
Eğitim Endeksi |
GSYİH
Endeks |
İnsani
Gelişme Endeks Değeri |
|
1965 |
53.0 |
53.0 |
44.9 |
791 |
0.467 |
0.503 |
0.345 |
0.438 |
|
1966 |
53.7 |
53.8 |
47.2 |
919 |
0.478 |
0.516 |
0.370 |
0.455 |
|
1967 |
54.3 |
54.6 |
48.8 |
994 |
0.488 |
0.527 |
0.383 |
0.466 |
|
1968 |
54.9 |
55.4 |
50.1 |
1.075 |
0.498 |
0.536 |
0.396 |
0.477 |
|
1969 |
55.5 |
56.2 |
50.5 |
1.173 |
0.508 |
0.543 |
0.411 |
0.487 |
|
1970 |
56.1 |
57.0 |
50.6 |
927 |
0.518 |
0.549 |
0.372 |
0.480 |
|
1971 |
56.7 |
58.2 |
50.4 |
1.007 |
0.528 |
0.556 |
0.385 |
0.490 |
|
1972 |
57.3 |
59.4 |
50.8 |
1.104 |
0.538 |
0.565 |
0.401 |
0.501 |
|
1973 |
57.9 |
60.7 |
50.9 |
1.182 |
0.548 |
0.574 |
0.412 |
0.512 |
|
1974 |
58.5 |
62.0 |
50.5 |
1.334 |
0.558 |
0.582 |
0.432 |
0.524 |
|
1975 |
59.2 |
63.3 |
50.9 |
1.523 |
0.570 |
0.592 |
0.455 |
0.539 |
|
1976 |
59.9 |
64.3 |
51.3 |
1.753 |
0.582 |
0.600 |
0.478 |
0.553 |
|
1977 |
60.5 |
65.4 |
51.0 |
1.898 |
0.592 |
0.606 |
0.491 |
0.563 |
|
1978 |
61.2 |
66.5 |
51.0 |
2.030 |
0.603 |
0.613 |
0.502 |
0.573 |
|
1979 |
61.6 |
67.6 |
51.4 |
2.152 |
0.610 |
0.622 |
0.512 |
0.581 |
|
1980 |
61.9 |
68.7 |
51.1 |
2.252 |
0.615 |
0.628 |
0.520 |
0.588 |
|
1981 |
62.3 |
69.7 |
51.2 |
2.542 |
0.622 |
0.635 |
0.540 |
0.599 |
|
1982 |
62.6 |
70.8 |
52.6 |
2.724 |
0.627 |
0.647 |
0.552 |
0.609 |
|
1983 |
63.0 |
71.9 |
55.5 |
2.914 |
0.633 |
0.664 |
0.563 |
0.620 |
|
1984 |
63.5 |
73.0 |
55.9 |
3.174 |
0.642 |
0.673 |
0.577 |
0.631 |
|
1985 |
64.0 |
74.1 |
56.4 |
3.340 |
0.650 |
0.682 |
0.586 |
0.639 |
|
1986 |
64.5 |
74.9 |
56.8 |
3.582 |
0.658 |
0.689 |
0.597 |
0.648 |
|
1987 |
65.1 |
75.6 |
58.0 |
3.965 |
0.668 |
0.697 |
0.614 |
0.660 |
|
1988 |
65.6 |
76.4 |
58.0 |
4.114 |
0.677 |
0.703 |
0.620 |
0.667 |
|
1989 |
65.9 |
77.2 |
58.2 |
4.213 |
0.682 |
0.709 |
0.624 |
0.672 |
|
1990 |
66.3 |
78.0 |
58.4 |
4.691 |
0.688 |
0.715 |
0.642 |
0.682 |
|
1991 |
66.6 |
78.8 |
60.0 |
4.822 |
0.693 |
0.725 |
0.647 |
0.689 |
|
1992 |
67.3 |
79.6 |
61.0 |
5.105 |
0.698 |
0.734 |
0.656 |
0.696 |
|
1993 |
67.7 |
80.4 |
62.0 |
5.562 |
0.705 |
0.750 |
0.671 |
0.706 |
|
1994 |
68.1 |
81.2 |
62.5 |
5.280 |
0.712 |
0.755 |
0.662 |
0.708 |
|
1995 |
68.5 |
82.0 |
62.4 |
5.620 |
0.718 |
0.755 |
0.672 |
0.715 |
|
1996 |
68.9 |
82.3 |
62.0 |
5.999 |
0.725 |
0.758 |
0.683 |
0.721 |
|
1997 |
69.3 |
83.2 |
61.0 |
6.463 |
0.732 |
0.758 |
0.696 |
0.728 |
|
1998 |
69.7 |
84.0 |
61.0 |
6.486 |
0.738 |
0.763 |
0.696 |
0.733 |
Kaynak:
DİE ve DPT, Küresel Gelişme Raporları
|
Sıra
No |
Ülke
Adı |
|
Sıra
No |
Ülke
Adı |
|
1 |
Trinidad&Tobago |
|
39 |
Guetemala |
|
2 |
Şili |
|
40 |
Papua
Yenigine |
|
3 |
Uruguay |
|
41 |
Namibya |
|
4 |
Singapur |
|
42 |
Irak |
|
5 |
Kosta
Rika |
|
43 |
Kamerun |
|
6 |
Ürdün |
|
44 |
Kongo |
|
7 |
Meksika |
|
45 |
Gana |
|
8 |
Kolombiya |
|
46 |
Mısır |
|
9 |
Panama |
|
47 |
Hindistan
|
|
10 |
Jamaika |
|
48 |
Zambiya |
|
11 |
Tayland |
|
49 |
Lao
Halk Cumh. |
|
12 |
Mauritius |
|
50 |
Tago |
|
13 |
Moğalistan |
|
51 |
Tanzanya |
|
14 |
Birleşik
Arap Emirlikleri |
|
52 |
Kamboçya |
|
15 |
Ekvator |
|
53 |
Fas |
|
16 |
Çin |
|
54 |
Nijerya |
|
17 |
Libya |
|
55 |
Merkezi
Afrika Cumh |
|
18 |
Dominikan
Cumhuriyeti |
|
56 |
Kongo
Dem. Cumh |
|
19 |
Filipinler |
|
57 |
Uganda |
|
20 |
Paraguay |
|
58 |
Sudan |
|
21 |
Endonezya |
|
59 |
Gine
Bissau |
|
22 |
Sri
Lanka |
|
60 |
Hayiti |
|
23 |
Suriye |
|
61 |
Bhutan |
|
24 |
Bolivya |
|
62 |
Moritanya |
|
25 |
Honduras |
|
63 |
Pakistan |
|
26 |
İran |
|
64 |
Cote
d'lvoire |
|
27 |
Peru |
|
65 |
Bangladeş |
|
28 |
Tunus |
|
66 |
Madagaskar |
|
29 |
Zimbabwe |
|
67 |
Malawi |
|
30 |
Lesotho |
|
68 |
Mozambik |
|
31 |
Vietnam |
|
69 |
Senegal |
|
32 |
Nikaragua |
|
70 |
Yemen |
|
33 |
Botswana |
|
71 |
Gine
|
|
34 |
Cezayir |
|
72 |
Burindi |
|
35 |
Kenya |
|
73 |
Mali |
|
36 |
Myanmar |
|
74 |
Etypya |
|
37 |
El
Salvador |
|
75 |
Sierre
Leone |
|
38 |
Umman |
|
76 |
Burkina
Faso |
|
|
|
|
77 |
Nijer |
Kaynak: UNDP, Human Development Report.2001.
Terimlerin
Tanımları:
Gayri
Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH):Ülkede
yerleşik ve yerleşik olmayan kişiler tarafından bir ekonomide nihai tüketim
için üretilen toplam mal ve hizmet çıktısıdır. Fiziksel sermayede aşınmayı
ya da doğal kaynaklarda meydana gelen aşınma ve tükenmeyi içermez. GSYİH
yerel ve dış kaynaklarla üretilebilir.
Kişi
Başına Düşen GSYİH (SGP ABD Doları): Bir
ülkenin satın alma gücü paritesine göre ABD Dolarına çevrilen kişi başına
düşen GSYİH’ sıdır.
Erişkinlerde
Okur Yazarlık Oranı: Günlük
hayatında basit, kısa ifadeleri okuyup yazabilen 15 yaş ve üzerindeki
insan yüzdesidir.
Erişkinlerde
Okuma Yazma Bilmeme Oranı: 100’
den erişkinlerde okur yazarlılık oranının çıkarılmasıyla elde edilen
değerdir.
İnsani
Gelişme Endeksi (İGE):
Üç göstergeye dayanan birleşik bir endekstir. Doğumda yaşam beklentisi
ile ölçülen yaşam beklentisi, erişkin okuryazarlık oranı (ağırlığı
üçte iki) ve birleşik ilk, orta ve yüksek okul kayıt oranları (ağırlığı
üçte bir) kombinasyonu ile ölçülen eğitim düzeyi ve kişi başına düşen
GSYİH ile ölçülen yaşam standartlarıdır. Endeks değeri 0 ile1 arasındadır.
İnsani
Yoksulluk Endeksi (İYE): İnsani
Yoksulluk Endeksi güvenli su kaynağına ulaşımı olmayan nüfus yüzdesi,
sağlık hizmetlerine ulaşamayan nüfus yüzdesi ve 5 yaş altında orta yada
ciddi düzeyde düşük ağırlıklı çocuk yüzdelerinin aritmetik ortalaması
ile hesaplanır.
Sıhhi
Şartlara Erişim: Yaşadıkları
yerde kanalizasyona bağlı bir tuvalet, yada herhangi bir sulu sisteme sahip
tuvalet, geleneksel yada modern bir çukur olan nüfus yüzdesidir.
5
yaş altı Yetersiz Beslenmiş Çocuklar:
Orta yada ileri derecede ağırlığı olan 5 yaşın altındaki nüfus yüzdesidir.
Medyan ağırlıktan iki standart sapma kadar az olan ağırlık olarak tanımlanmıştır.
![]()
¨ Sıralamalardaki değişiklikler ile ilgili veriler 2000 Küresel İGR’den alınmıştır.
ª Türkiye’nin 1965-1998 yılları arasındaki İnsani Gelişme Endeks Trendleri Ek-1’de gösterilmiştir.
¨ İnsani gelişme endeks değeri 0-1 arasında değişmektedir.
[1] UNDP, 2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara.
[2] DİE, 1999. Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Özellikleri (her yıl için yıllık rapor serileri), Ankara.
[3] UNDP, 2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara: Dumat Matbaası,2001, s:20.
[4] UNDP, Human Development Report, 2001, s. 124-151
[5] Coşkun Can Aktan, Türkiye Dünyanın Neresinde?, İzmir: Ege Genç İşadamları Derneği Yayınları, 1998, s.98.
[6] Aktan, s.102.
· İnsani Gelişme Endeksi hakkındaki temel bilgilere terimlerin tanımları bölümünde yer verilmiştir.
[7] TESEV,Regional Development and Rural Poverty, H.Akder, İstanbul:2000, s:87
· İnsani Yoksulluk Endeksi hakkındaki temel bilgilere terimlerin tanımları bölümünde yer verilmiştir
¨ Gelişmekte Olan Ülkelerde İnsani Yoksulluk İndeks Sıralaması Ek 2’de gösterilmiştir.