Önceki Sayfa

T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ   

İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ  

İKTİSAT BÖLÜMÜ

 

GÜL SAĞIR- A. YEŞİM YÜKSEL

 

 

İKTİSAT IV

 

İZMİR, 2002

                                           

 

 

 

 

                                            

İÇİNDEKİLER

 

Giriş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1. İNSANİ KALKINMA

 

 

 

 

 

 

1.1Türkiye'de İnsani Kalkınma

 

 

 

 

 

Güney Doğu Anadolu Projesi Sürdürülebilir İnsan           

Kalkınma Programı

 

 

 

 

 

 

 

 

2. İNSANİ YOKSULLUK VE GELİR YOKSULLUĞU

 

 

 

 

 

 

  2.1 GELİR YOKSULLUĞU

 

 

 

   2.1.1 Dünyada Gelir Yoksulluğu

 

 

 

 

 

   2.1.2 Gelişmiş Ülkelerde Gelir Yoksulluğu

 

 

 

 

    2.1.3 Türkiye’de Yoksulluk ve Gelir Dağılımındaki Adaletsizlik

 

 2.2 DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE İNSANİ YOKSULLUK

 

 

 

 

 

 

 

        Sonuç

  

        Kaynakça

 

         EKLER

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kısaltmalar

  

ABD:       Amerika Birleşik Devletleri.

 DİE:         Devlet İstatistik Enstitüsü.

 DPT:       Devlet Planlama Teşkilatı.

 GAP:       Güneydoğu Anadolu Projesi.

 GSYİH:    Gayri Safi Yurt İçi Hasıla.

 İGE:         İnsani Gelişme Endeksi.

 İGR:         İnsani Gelişme Raporu.

 İYE:        İnsani Yoksulluk Endeksi.

 SGP:     Satınalma Gücü Paritesi.

 TESEV:   Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı.

 UNDP:     United Nations Devolopment Programme.

 

 

 

 

Giriş

 

1990 yılından bu yana yayınlanan İnsani Gelişme Raporları ile insani kalkınma ve yoksulluk konularında yapılan inceleme ve çalışmalar, hem uluslar arası hem de ulusal düzeyde herkesi onurlu, günlük yaşamın tüm fırsat ve olanaklarına eşit ulaşımını sağlamayı  böylece yaşam standardını yükseltmeyi amaçlayan, insan haklarına saygılı, sosyal, ekonomik, ve siyasal alanlarda kadın-erkek, herkesin eşit haklara sahip olduğu barışın, temel ortak bölen haline geldiği ideal bir dünyayı yaratmayı hedeflemektedir.

Uluslararası bir karşılaştırma boyutuna dayanarak hazırlanan söz konusu çalışma, Türkiye’nin dünya ile entegrasyon süreçleri ile yakından ilgili olup, Türkiye’de ki ve dünyadaki hayat standartlarının karşılaştırılması açısından önemli ipuçları vermektedir. Bu doğrultuda ilk olarak UNDP tarafından geliştirilen insani kalkınma kriterleri tanımlanarak, dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin  insani gelişme düzeyleri incelenmiş, Türkiye’nin bu ülkeler arasındaki yeri Türkiye-dünya sarmalında belirlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra dünyada bütün ülkeler için giderek önemli bir sorun haline gelen yoksulluk kavramı gelir yoksulluğu ve insani yoksulluk çerçevelerinde ele alınmıştır.

Globalleşen dünyada tüm ülkelerin birbirlerine entegrasyonun sağlandığı yeni bir düzen kurulmuş durumdadır ve yaşadığımız bu kocaman, ama artık insanlığa dar gelen mavi kürede ülkeler ve insanlar arasındaki, olanaklara erişim farklılıkları giderek açılmaktadır. Sierra Leone’de bir çocuk günlerce hiçbir şey yemeden yaşam mücadelesi veriyorken ve okul kavramından habersizken, Norveç’te bir çocuk hayatın sağladığı bütün olanaklarından faydalanabilmektedir. Bu farklılıklara dikkat çekmeye çalıştığımız incelememizde, insanlık nereye gidiyor sorusuna yanıt aramaya çalıştık. Çünkü bu dünya bizim ve yaşanılan gerçeklere duyarsız kalmak olanaksız!

 

 

 

 

İNSANİ KALKINMA: TÜRKİYE’NİN DÜNYADAKİ YERİ

 

            1. İNSANİ KALKINMA

 

Birleşmiş Milletler bünyesinde oluşturulan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP adını taşıyan ünite tarafından 1990 yılından bu yana insani geliştirme raporu adını taşıyan bir yıllık araştırma yayınlanmaktadır. Bu raporda ülkeler arası sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerini karşılaştırmak için İnsani Gelişme Endeksi (Human Development Index) adı verilen bir endeks geliştirilmiştir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı yayınlandığı raporda ülkeler arasındaki gelişme düzeyinin sadece kişi başına milli gelir artışıyla (ekonomik büyüme) ölçülmesinin doğru olmadığını ifade etmektedir. Bir ülkedeki milli gelir artışının yüksek olması, o ülkenin gelişmiş ülke olarak kabul edilmesi için yeterli değildir. Ekonomik büyüme kavramının dışında sosyo-ekonomik gelişme kavramı  ülkeler arasındaki refah ve yaşam standardını açıklamak için daha uygundur. İnsani Gelişme Endeksi, uzun bir yaşam sürmek, bilgi sahibi olmak ve onurlu bir yaşam standardına sahip olmak gibi en basit insani özelliklerdeki kazanımları yansıtır. Bu gerçeklerden hareketle hazırlanan gelişme raporunda sosyo-ekonomik gelişme düzeyi başlıca üç kriterden yola çıkarak tespit edilmektedir. Bu kriterler:

 

a) Refah Standardı: Kişi başına düşen milli gelirin yerel geçim maliyetlerine uyarlanmasıyla hesaplanmaktadır.Buna (SGP) satın alma gücü paritesi de denir.

b) Eğitim Standardı: İnsani Gelişme Endeksinin hesaplanmasında kullanılan ikinci kriter ülkenin eğitim düzeyidir. Endekste eğitim kriterinin hesaplanmasında iki farklı faktörden yararlanılmaktadır.

- Yetişkinler arasındaki okuma yazma oranı

- Ortalama eğitim düzeyi (Okullaşma Endeksi)

c) Sağlık Standardı: Bir ülkedeki ortalama yaşam süresi beklentisi esas alınarak sağlık standardı İnsani Gelişme Endeksine dahil edilmektedir.

 

  Kaynak: UNDP, Human Development  Report, 2001.

 

            Bu kriterler doğrultusunda, UNDP’nin 2001 yılında yayınladığı İnsani Gelişme Raporuna göre 174 ülkeyi kapsayan endekste ilk sırada Norveç yer almaktadır. İkinci sırada Kanada, üçüncü sırada İsveç, dördüncü sırada ABD ve beşinci sırada İzlanda bulunmaktadır. Bu ülkeleri de Batının gelişmiş ülkeleri izlemektedir.

            İnsani gelişme endeks sıralamasında en altta Sierra Leone yer almaktadır. Bu ülkeyi Nijer, Burundi, Burkina Faso, Etopya, Mozambik gibi ülkeler izlemektedir.

                       

     

Tablo-I İnsani Gelişme Düzeyi En Düşük On Ülke ve Türkiye

Sıra

 

Ülke Adı

Yaşam Beklentisi (1999)

Yetişkinlerde Okuma Yazma 1999 (%)

Okullaşma Oranı 1999 (%)

Reel Kişi Başına GSYİH 1999 ($)

162

Sierra Leone

38.3

32.0

27

448

161

Niger

44,8

15,3

16

753

160

Burundi

40,6

46,9

19

578

159

B.Faso

46,1

23

23

965

158

Etiyopya

44,1

37,4

27

628

157

Mozambik

39,8

43,2

23

861

156

Guinea-Bissau

44,5

37,7

37

678

155

Chad

45,5

41

31

850

154

Afrika

44,3

45,4

24

1166

153

Mali

51,2

39,8

28

753

82

TÜRKİYE

69,5

84,6

62

6380

Kaynak: UNDP, Human Development Report, 2001

 

İnsani gelişme yönünden dünyada 174 ülke arasından ilk sırada yer alan Norveç’te bir insanın yaşam süresi insani gelişme sıralamasında en alt sırada yer alan Sierra Leone’den yaklaşık iki kat daha fazladır.

 

 

 


Tablo-II İnsani Gelişme Düzeyi En Yüksek On Ülke ve Türkiye  

 

Sıra

Ülke Adı

Yaşam Beklentisi (1999)

Yetişkinlerde Okuma Yazma 1999 (%)

Okullaşma Oranı 1999 (%)

 Reel Kişi Başına GSYİH 1999 ($)

1

Norveç

78,4

99

97

28.433

2

Avusturalya

78,8

99

116

24.574

3

Kanada

78,7

99

97

26.251

4

İsveç

79,6

99

101

22.636

5

Belçika

78,2

99

109

25.443

6

Amerika

76,8

99

95

31.872

7

İzlanda

79,1

99

89

27.835

8

Hollanda

78

99

102

24.215

9

Japonya

80,8

99

82

24.898

10

Finlandiya

77,4

99

103

23.096

82

Türkiye

69,5

84,6

62

6.380

Kaynak: UNDP, Human Development Report, 2001

 

            Bilgi çağında yaşadığımız 21.yy’da dünyada hala okuma-yazma oranı çok düşük olan ülkeler vardır. Örneğin dünyada insani gelişme endeksi en yüksek ülke olan Norveç’te okuma yazma oranı % 97 olarak hesaplanmıştır. Buna karşın Sierra Leone de yetişkinler arasında okuma yazma bilenlerin oranı % 32.0 lık veriyle Norveç’te okuma yazma bilenlerin üçte birinden daha azdır. Okullaşma oranı açısından da iki ülke arasındaki fark dikkat çekicidir. Sierra Leone de okullaşma oranı % 30 iken Norveç’te ise bu oran % 98 civarındadır.

Refah standardı açısından kıyaslandığında ise durum çok daha şaşırtıcıdır. Norveç’te reel GSYİH 28.433 dolar iken bu tutar dünyanın en yoksul ülkesi olan Sierra Leone’ de sadece 448 dolar dır.

Kişi başına düşen gelir yönünden yapılan “gelişmekte olan” ve “gelişmiş ülke” sınıflandırması açısından değerlendirildiğinde ise şu sonuçlara ulaşılır.

·        Araştırmalar sonucunda tüm dünyada ortalama yaşam beklentisi 66.7 yıl olarak tahmin edilmektedir. 174 ülke ortalamasına göre dünyada okuma-yazma oranı 78.0, okullaşma oranı % 65; ortalama kişi başına reel GSYİH 6.980 dolar dır.

·        Sanayileşmiş ülkelerde ortalama yaşam beklentisi 78 yıl, okuma yazma oranı % 99; okullaşma oranı % 94; reel kişi başına düşen GSYİH ise 26.050 dolar olarak hesaplanmıştır

·        Gelişmekte olan ülkelerde ise ortalama yaşam beklentisi 64.5 yıl olarak tahmin edilmektedir. Okuma yazma oranı % 72.9; okullaşma oranı ise % 61 olarak hesaplanmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde kişi başına düşen GSYİH ise yaklaşık 3.530 dolar civarındadır.

 


Tablo-III Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde İnsani Gelişme Düzeyinin Karşılaştırılması

 


Kategori

Yaşam Beklentisi (1999)

Yetişkinlerde Okuma   Yazma 1999 (%)

Okullaşma Oranı 1999 (%)

Reel Kişi Başına GSYİH 1999 ($)

 

Tüm Gelişmekte Olan Ülkeler

64.5

72.9

61

3.530

Sanayileşmiş Ülkeler

78.0

99,0

94

26.050

Dünya

66.7

78,0

65

6.980

Kaynak: UNDP, Human Development Report, 2001

 

 

 

1.1 Türkiye’de İnsani Kalkınma

 

Türkiye’nin Ulusal İnsani Gelişme Endeksi değeri 1965 yılında 1.00 üzerinden 0,438 olmuştur. Günümüzde aynı değer Türkiye’yi toplam 174 dünya ülkesi arasında 152.sıraya ve düşük insani gelişme sınıfına yerleştirmektedir. Ancak 1972 yılında Türkiye’nin İnsani Gelişme Endeks değeri 0,500 olarak tespit edilen orta insani gelişme sınırını aşmış ve 1998 yılına gelindiğinde Ulusal İnsani Gelişme Endeks değeri yüksek gelişme kategorisi olarak kabul gören 0,732 değerine ulaşmıştır. Bu artış Türkiye’yi 2000 yılında toplam 174 ülke arasında 85. sıraya yerleştirmiştir. UNDP tarafından 2001 yılında yayınlanan ve 1999 yılı verilerini esas alan İnsani Kalkınma Raporunda ise Türkiye 82. sırayla orta düzeyde insani gelişme kategorisinde yer almaktadır.  Türkiye insani gelişme yönünden Arjantin, Kolombiya, Tayland, Malezya Brezilya, Lübnan, Libya, Bulgaristan gibi ülkelerin daha gerisinde yer alırken komşumuz Yunanistan 23. sırayla İnsani gelişme yönünden Türkiye’nin çok ilerisindedir. ¨

 Türkiye’nin 1965-1997 arasındaki İnsani Gelişme Trendi Şekil II’de gösterilmiştir.ª

             Kaynak: UNDP,  2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara.

Türkiye’nin insani gelişme kriterleri yönünden 2001 yılındaki durumu ise şu şekildedir:

·        Ortalama yaşam beklentisi 69,5 yıl

·        Okuma yazma oranı % 84,6

·        Okullaşma oranı % 62

·        Reel GSYİH 6.380 dolar dır.

Türkiye’nin insani gelişme performansı bölgeler bazında ele alındığında endeks puanı 0.40 olan Ege ve Marmara Bölgesi İnsani Gelişme düzeyinin en yüksek olduğu bölgeler olurken İnsani gelişme düzeyinin en düşük olduğu bölgeler 0.585 endeks puanı ile Doğu ve Güney Doğu Anadolu’dur. ¨

 

Tablo-IV Türkiye’nin Bölgelere Göre İnsani Gelişme Endeks Trendleri

 

BÖLGE

1975

1997

DEĞİŞİM

Marmara

0,627

0,801

0,174

Ege

0,573

0,757

0,184

İç Anadolu

0,549

0,736

0,187

Akdeniz

0,528

0,713

0,185

Karadeniz

0,504

0,694

0,190

Güneydoğu Anadolu

0,447

0,612

0,165

Doğu Anadolu

0,446

0,612

0,166

 

 

 

 

Türkiye

0,530

0,720

0,190

 

 

 

 

 

 

 

                 Kaynak: UNDP,  2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara.

             

   Kaynak: UNDP,  2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara.

 

İnsani gelişme düzeyinin en yüksek olduğu iller  sırasıyla İstanbul, Bursa, İzmir olurken, orta düzeyde insani gelişme grubunda ise en başta Ankara yer almakta ve bu ili Muğla, Eskişehir ve Bilecik izlemektedir. İnsani gelişme düzeyi en düşük olan Şırnak'ta ortalama yaşam süresi 58.3 yıl; okur-yazarlık oranı % 44.5; toplam okullaşma oranı % 28.7 dir. Kişi başına milli gelir ise sadece 2.354 dolardır. Oysa bu değerler Ankara, İzmir, İstanbul gibi illerimizde nispi olarak daha yüksektir. Örneğin Ankara’da ortalama yaşam beklentisi 67,6 yıl iken yetişkinlerde okur-yazar oranı % 92.4 toplam okullaşma oranı % 90.5, kişi başına milli gelir ise 7.580,5 dolardır. [1]

Bu kriterlerin yanısıra insani gelişme düzeyi cinsiyet yönünden de değerlendirilebilir. Türkiye’de insani gelişme düzeyi cinsiyet bazında ele alındığında kadınlarda ortalama yaşam süresi erkeklere göre daha fazla iken; okuma yazma oranı ve okula kayıt oranı erkek nüfusta daha yüksektir. Gelir yönünden de erkekler kadınlara göre daha iyi konumdadırlar. Türkiye geneli açısından kadın ve erkek nüfusun karşılaştırıldığında DİE’nün 1997 yılı verilerine göre şu sonuçlar elde edilmiştir.[2]      

·        Erkeklerde ortalama yaşam süresi 66.4 yıl; kadınlarda ise 71.0 yıldır.

·        Erkeklerde okuma yazma oranı % 91.7; kadınlarda 76.7 dir. Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da okuma yazma bilen kadın oranı ise sadece % 58.3 tür.

·        Erkeklerde okula kayıt oranı Türkiye genelinde % 66.7 iken aynı oran kadınlarda % 52.6’dır. Yine Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde okula kayıtlı kadın oranı sadece % 38.8 dir.

 

1.1.1 Güney Doğu Anadolu Projesi Sürdürülebilir İnsani Kalkınma Programı

 

1989’da kurulan GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı kuruluşundan itibaren bir dizi entegre bölgesel kalkınma stratejileri oluşturmuştur. Daha çok az gelişmiş bölgenin insanlarını  hedefleyen Sürdürülebilir İnsani Kalkınma Programının yönetiminde GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı 1995 yılından itibaren UNDP ile ortak çalışma yapmaktadır. GAP bölgesine dağılmış pek çok projeye ek olarak, program Güney  Doğu Anadolu için güncel bir bölgesel gelişme stratejisi oluşturulmasını desteklemektedir. Bu strateji; korunmaya muhtaç gruplara odaklanmakta ve bu bölgedeki insani gelişme endeks değerlerini, insanların yaşam standartlarını ulusal seviyeyi yükseltmeyi hedefleyen bir dizi kamu ve özel sektör yatırımları önermektedir.

UNDP ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı istihdam yaratacak yatırımları harekete geçirmek için Adıyaman, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır ve Mardin’de “Girişimci Destek Merkezlerini” çalıştırmaktadır. Bunlara ilaveten; yerel gelişmenin planlaması ve projeleri uygulamaya koyma konusundaki katılımcı yaklaşımlar da önerilirken bu yaklaşımlar, Mardin gibi şehirlerdeki maddi olmayan değerleri ve kültürel özellikleri de harekete geçirmeyi de amaçlamaktadır.

GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın çalışmaları ve UNDP ile sürdürülebilir insani kalkınma yaklaşımlarını arttırma alanındaki yardımlaşması, Türkiye’nin bölgesel gelişme stratejilerini AB üyesi ülkeler ile paralel hale getirme konusunda önemli bir adım olarak kabul edilmektedir.[3]  

 

2. İNSANİ YOKSULLUK VE GELİR YOKSULLUĞU

 

2.1 GELİR YOKSULLUĞU

 

Bu güne değin yoksulluk konusunda yapılan araştırmalarda hep kişilerin yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli bir gelir imkanına sahip olup olamadıkları konusu araştırılmıştır. Ancak yoksulluk, parasal bir gelire sahip olmanın ötesinde bireylerin insanca yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli asgari sosyal imkanlara sahip olup olmadıkları yönünden de  araştırılmalıdır. Örneğin, dünyanın birçok bölgesinde yeterli gelire sahip olmakla birlikte insani yaşam için gerekli şartlara ve imkanlara sahip olmayan bireyler bulunmaktadır. Buradan hareketle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) adlı kuruluş ilk kez 1997 yılında yayınladığı İnsani Gelişme Raporu  içerisinde yoksulluğun bu farklı boyutlarını ele almış ve ölçmeye çalışmıştır.  UNDP aynı yılda “İnsani Yoksulluk” ( Human Poverty) adı verilen yeni bir kavram geliştirmiş ve sosyal imkanlar yoksulluğunun ölçülmesinde kullanılan kriterlerden farklı birtakım yeni kriterlerle insani yoksulluk ölçülmeye çalışılmıştır.

 

2.1.1 Dünyada Gelir Yoksulluğu

 

UNDP tarafından her yıl hazırlanan insani gelişme raporlarına göre dünyada yoksulluk süratle artmaktadır ve eğer önlemler alınmazsa dünyanın hızla zenginler ve yoksullar olarak iki ayrı gruba ayrılacağı belirtilmektedir. UNDP 2001 raporunun sonuçlarına göre: [4]

·        Gelişmiş ülkeler dünyada 23 trilyon dolar dolayında olan GSYİH’nın 18 trilyon dolarına yakın bir bölümüne sahip bulunmaktadırlar. Gelişmekte olan ülkelerin dünyadaki milli gelir pastasındaki payı ise sadece 5 trilyon dolar civarındadır.

·        Dünyada fakir insanların % 10’luk kısmı, % 10’luk zengin kesimin gelirinin sadece % 1.6 sını elde etmektedir.

·        Gelişmekte olan ülkelerde nüfusun üçte birinin insani yoksulluk içinde yaşadığı bilinmekte, gelişmiş ülkelerde ise 100 milyondan fazla insanın yoksul durumda olduğu belirtilmektedir. Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda kişi başına gelir 20.000 doların üzerinde olurken Norveç, Kanada, ABD, Japonya, Danimarka, Hong Kong gibi ülkelerde kişi başına reel milli gelir yoksul ülkelerdekinin tam 20 katı düzeyindedir.

·        Dünyada yoksul insanların % 57’sinin elde ettiği gelir zenginlerin elde ettiği gelirin % 1’ine eşit durumdadır.

·        Dünyada halen 1000 doların altında kişi başına milli gelire sahip ülkeler mevcut olurken Zaire, Afganistan, Nijer, Etiyopya, Uganda, Madagaskar gibi ülkeler dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yerlerini almaktadırlar.

·        Dünya insanlarının % 25’i tüm dünya gelirlerinin % 75’lik dilimini elde etmektedir.

·        Dünyada gelir yoksulluğu yönünden en başta yer alan ülkeler sırasıyla; Sierra Leone, Niger, Burundi, Burkina Faso, Etiyopya, Mozambik, Gine Bissau gibi ülkelerdir.

 

Dünya bölgeler bazında ele alındığında ise Güney Asya nüfusunun % 43’ü ve Afrika kıtasının % 39’u günlük bir doların altında bir gelirle yaşamlarını sürdürmekte, tüm gelişmekte olan ülkeler nüfusunun ise % 32’sinin belirlenen 1 dolarlık yoksulluk sınırının içinde yaşamlarını idare ettikleri tahmin edilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde toplam yoksul nüfus 1.3 milyar iken bunun 55 milyonu Güney Asya’da 446 milyonu ise Doğu Asya, Güney Doğu Asya ve Pasifik ülkelerinde yaşamaktadır. Bu veriler çerçevesinde dünyada yoksulların büyük çoğunluğunun Asya Pasifik bölgesinde yaşadıklarını söylemek mümkündür.[5]

 

2.1.2 Gelişmiş Ülkelerde Gelir Yoksulluğu

 

Yoksulluk kavramı sadece gelişmekte olan ülkelerin değil aynı zamanda gelişmiş ülkelerinde önemli problemleri arasında yer almaktadır ve gelişmiş ülkelerde de kişilerin milli gelirden aldıkları pay adaletsiz bir biçimde dağılmaktadır. Birkaç çarpıcı örnek vermek gerekirse gelişmiş ülkelerde nüfusun en düşük % 40’lık kesiminin milli gelirden aldığı pay, yaklaşık % 15 ile % 20 arasındadır değişirken Kanada’da  söz konusu oran % 17,5, ABD’de %15.7, Japonya’da % 21.9, Hollanda’da ise % 21.3 olarak hesaplanmaktadır..

            Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke karşılaştırması yapıldığında kişisel gelir dağılımının gelişmiş ülkelerde de bozuk olduğunu görmek mümkündür. Her iki kategorideki ülkelerde nüfusun en alt % 40’lık kesiminin milli gelirden aldığı payın en fazla % 20’ler düzeyinde olduğu dikkate alınırsa gelir dağılımında adaletsizliğin önemli bir sorun olduğu belirtilebilir.[6]

            Dünyada zengin ve yoksul arasındaki gelir farklılıklarının en fazla olduğu ülkelerin başında Honduras, Bolivya, Nikaragua, Brezilya, Kolombiya gibi ülkeler gelmektedir. Diğer ülkelerin sıralamasını ise Tablo V’den görmek mümkündür.

 

Tablo V Zengin ile Yoksul Arasındaki Uçurumun En Fazla Olduğu Ülkeler ve Türkiye

Ülke Adı

En Yüksek %20’lik Kesimin Milli Gelirden Aldığı Payın En Düşük %20’ lik Kesiminin Payına % Olarak Oranı

Honduras

38.1

Bolivya

32.0

Paraguay

31.8

Gine-Bissau

28.0

Nikaragua

27.9

Brezilya

24.4

Güney Afrika

22.6

Lesotho

21.5

Sierra-Leone

20.7

Kolombiya

20.3

Şili

18.2

Guatemala

15.8

Panama

14.8

Meksika

14.3

TÜRKİYE

8.2

Veriler 1993-1996 yılları arasında yapılan gelir dağılımı araştırma sonuçlarına dayalıdır.

Kaynak: UNDP, Human Development Report.2001, s.182, 183 ve 184’ den yararlanılarak hazırlanmıştır.

 

            Dünyada zengin ile yoksul arasındaki gelir farklılıklarının en az olduğu ülkeler ise Tablo VI’da verilmiştir. Bu ülkelerin başında ise Slovakya, Avusturya, Japonya, Finlandiya gibi ülkeler vardır.

 

 

Tablo VI - Zengin ile Yoksul Arasındaki Uçurumun En Az Olduğu Ülkeler

 

Ülke Adı

En Yüksek %20’lik Kesimin Milli Gelirden Aldığı Payın En Düşük %20’ lik Kesiminin Payına % Olarak Oranı

Slovakya

2.6

Avusturya

3.2

Japonya

3.4

Finlandiya

3.6

Norveç

3.7

İtalya

4.2

Pakistan

4.3

Endonezya

4.6

Almanya

4.7

Sri-Lanka

5.3

İspanya

5.4

Hindistan

5.7

TÜRKİYE

8.2

Veriler 1993-1996 yılları arasında yapılan gelir dağılımı araştırma sonuçlarına dayalıdır.

Kaynak: UNDP, Human Development Report.2001, s.182, 183 ve 184’ den yararlanılarak hazırlanmıştır.

 

2.1.3 Türkiye’de Yoksulluk ve Gelir Dağılımındaki Adaletsizlik  

           

            Yoksulluğun ortadan kaldırılması Türkiye’nin de kalkınma gündeminde önemli yer tutmaktadır. Türk hükümeti ile ulusal sivil toplum kuruluşları, UNDP ve diğer uluslar arası kuruluşlar ile bir dizi ortaklıklar inşa etmiş ve ulusal yoksulluk ile savaş stratejilerini belirlemek amacı ile bir çok çalışma yapmışlardır.  Bu çalışmaların sonucu olarak bir takım kalkınma girişimlerinde katılımcı yaklaşımlar benimsenmiş ve yoksulluk ile mücadele alanında yeni adımlar atılmıştır.

            Yoksullukla savaş Türkiye’de ve tüm dünyada yoksunluğa ve eşitsizliğe karşı savaş olmak üzere iki farklı cepheden sürdürülmektedir. Türkiye, son birkaç yıllık perspektif incelendiğinde yoksunluğa karşı savaşında başarılı olmuş gibi görünürken, eşitsizliğe karşı olan mücadelesinde aynı başarıyı gösterdiğini söylemek mümkün olmamaktadır ve özellikle  iller arasında oluşturulan insani gelişme endeksi incelendiğinde eşitsizliğin giderek büyüdüğü dikkati çekmektedir.· Ülkemizde eşitsizlik bölgeler, gelir grupları, bilgi, insani gelişme ve cinsiyet bağlamında oluğu gibi yaş grupları ile kır-kent yerleşimi arasında ve hatta hane halkı içinde bile gözlemlenebilmektedir. Bu tip bir eşitsizlik şekillenmesi, ulusal kaynak kullanımında verimsizliğe yol açabilirken, kontrolsüz şehirleşme, suç ve hatta toplumsal huzur sorunlarını da derinleştirebilmektedir.[7] Bu nedenle bir ülkede gelirin ne ölçüde adaletli dağıldığını araştırırken, bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının da dikkate alınması gerekmektedir. Bu bağlamda DİE’nin 1997 yılı hesaplamalarına göre, ülkemizde bölgelerin milli gelirden aldıkları pay oranlarının dengeli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu araştırmaya göre tek başına Marmara Bölgesi toplam ülke milli gelirinden % 36.6 pay alırken, Marmara ve Ege Bölgelerinin birlikte toplam milli gelirden almış oldukları pay % 52.7 olarak hesaplanmıştır. Buna karşın Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nin milli gelirden aldığı pay sadece % 5.3 iken Doğu Anadolu Bölgesi’nin aldığı pay ise % 3.9 olarak bulunmuş ve bu  veriler ülkemizdeki doğu ve batı bölgelerindeki gelir uçurumunun boyutlarını ortaya koymuştur.

 

  Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü

 

Aynı araştırmadan yola çıkarak, iller bazında kıyas yağıldığında; kişi başına düşen milli gelirin en fazla olduğu illerin Batı Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde,  en az olduğu illerin ise Doğu Anadolu Bölgesi’nde toplandığı ve kişi başına düşen GSYİH yönünden Kocaeli’nin, ilk sırada bulunduğu sonucuna varılmıştır. Kocaeli’ de kişi başına düşen GSYİH 1997 yılı itibariyle 16.991 dolar olarak hesaplanmış, buna karşın Ağrı tüm illerimiz içerisinde 1.603,9 dolar ile kişi başına geliri en düşük illerimiz içinde yer almıştır.

Ülkemizde bölgeler arasındaki gelir farklılıklarını ve dengesizliklerini araştırırken, yine bölgelerin kendi içerisinde geliri ne ölçüde adil dağıttıklarını tespit etmek için bölgelerdeki kişisel gelir dağılımını incelemek gerekmektedir. 1997 yılında bölgelerin bu manzaralarından farklı olarak UNDP 2001 İnsani Gelişme Raporu verileri ışığında  kişisel gelir dağılımının göreceli olarak en kötü olduğu bölge Marmara Bölgesi olurken en iyi olduğu bölge Güney Doğu ve Doğu Anadolu Bölgesi olmuştur. Marmara Bölgesinde nüfusun en yoksul kesiminin gelirden aldığı pay % 4.3, nüfusun en zengin % 20’ lik en zengin kesimin aldığı pay ise % 61.1 olarak hesaplanmış, Marmara Bölgesinde en zengin % 20’lik kesimin geliri en yoksul % 20’lik kesimin gelirinden 14.2 kat daha fazla olduğu bulunmuştur.

 

2.2 DÜNYA’ DA VE TÜRKİYE’DE İNSANİ YOKSULLUK

 

            İnsani yoksulluk ( Human Poverty ), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından geliştirilmiş yeni bir yoksulluk ölçütüdür.

Gelir yoksulluğu, yaşamın devam ettirilmesi için gerekli gelir düzeyi ile ölçülürken bu anlamda gelir yoksulluğu satın alma gücünden yoksun olma anlamına gelmektedir. Gelir yoksulluğu hesaplamalarında genellikle bir ülkede belirli miktarda yiyecek satın almak için gerekli gelir  “yoksulluk sınırı” olarak tanımlanırken, İnsani yoksulluk ise bir kısım bireylerin insanca yaşam imkanlarına sahip olmamaları anlamına gelmektedir ve üç kriterden yola çıkarak hesaplanmaktadır.

Yaşam Süresi: Uzun bir yaşamdan yoksun olma insani yoksulluğun ilk göstergesi olarak kabul edilmekte, UNDP hesaplamalarına göre 40 yaşın altında yaşam süresi “İnsani Yoksulluk” olarak ele alınmaktadır.

Eğitim: Eğitim imkanlarından yoksun olma, insani yoksulluğun ikinci göstergesini oluşturmakta ve hesaplamalarda yetişkinler arasındaki okuma yazma bilmeme oranı insani yoksulluğun bir diğer kriterini oluşturmaktadır.

Ekonomik ve Sosyal İmkanlar: Bireylerin ekonomik ve sosyal imkanlardan yoksun olması, insani yoksulluğun bir diğer göstergesini teşkil etmekte ve  UNDP başlıca üç veriden yararlanarak ekonomik ve sosyal imkanlara sahip olma düzeyini belirlemektedir. Bu veriler:

·        Sağlıklı içme suyuna sahip olmayan nüfus yüzdesi.

·        Sağlık imkanlarından yoksun olan nüfus yüzdesi.

·        Beş yaşın altında olan ve yeterli beslenemeyen nüfus yüzdesi.

                       

Aynı şekilde UNDP yaşam süresi, eğitim, ekonomik ve sosyal imkanlar kriterlerinin ortalamasını alarak “İnsani Yoksulluk Endeks Değeri” ni hesaplamaktadır. ·

UNDP’ nin 2001 yılı  İnsani Gelişme Raporu verilerine göre dünyada gelişmekte olan 77 ülke arasında insani yoksulluğun en yaygın olduğu ülkeler sırası ile  Nijer, Burkina Faso, Sierre Leone, Etiyopya, Mali, Burundi, Gine’dir.¨ olarak tespit edilmiştir.

Bu ülkeler arasında Etiyopya’da insanların 40 yaşından önce ölüm oranının nüfus içindeki payı % 43 ve aynı ülkede sağlıklı su imkanlarına erişemeyen nüfusun % 76’lık bir orana sahip olduğu hesaplanmıştır. Ayrıca beş yaş altında orta ve şiddetli düzeyde az beslenmiş çocukların oranı % 47 civarında olduğu bulunmuş; buna karşın yüksek insani kalkınma düzeyine erişmiş ülkelerden biri olan Kore’de 40 yaş öncesi ölümlerin nüfus içindeki oranı % 4, sağlıklı suya erişemeyen nüfusun payı % 8 olarak tespit edilmiştir.

Rapordaki verilere dayanarak Türkiye’deki aynı oranlar incelendiğinde sergilenen durum çokta iç karartıcı değildir. Nüfusun % 9.6’sı 40 yaşından önce hayatını yitirirken, sağlıklı suya erişemeyen kişilerin  toplam nüfustaki payı % 17 dir. Beş yaşın altında orta ve şiddetli derecede az beslenen çocukların nüfus içindeki yüzdesi % 8 lik dilimi oluşturmaktadır.

Yüksek insani gelişme trendini yakalamış olan illerimizden İzmir’de % 6.3 lük nüfus 40 yaşından önce yaşamlarını yitirirken, sağlıklı su imkanlarına erişimi olmayan kişi hemen hemen yoktur. Sağlıklı beslenemeyen çocukların nüfus içindeki oranı ise % 6 civarındadır.  Düşük insani gelişme sınıflamasında yer alan Şırnak’ta ise 40 yaşından önce ölüm oranı % 22.8 iken, nüfusun % 19’u sağlıklı beslenememekte ve nüfusun % 4.5’i ise sağlıklı suya erişememektedir.  

Uluslararası standartlar baz alındığında Türkiye’ deki mutlak yoksulluk düşük çıkmaktadır çünkü uluslararası karşılaştırma imkanı veren günde 1 dolar çizgisini kullandığında çok düşük bir oran bulunmaktadır. Oysa Türkiye’de nüfusun sadece % 2.5’unun aylık tüketimleri bu değerin altındadır. Bununla birlikte mutlak yoksulluğun aksine ekonomik olarak korunmaya muhtaçlık yaygın olan diğer bir problemdir. Hane halklarının önemli bir yüzdesi (% 31) ve nüfusun önemli bir kısmının (% 36) aylık tüketimleri ekonomik korunmaya muhtaçlık çizgisinin altındadır. Parasal gelirlerin dağılımını kötüleştiren faktörlerin başında ise iş gücü piyasası ve eğitim düzeyine göre artan ücret farklılıkları gelmektedir.

     

 

Sonuç

 

Kalkınma düzeyi ölçümlerinde gelir genellikle öncelendirilmekte ve temel kıstas olarak ele alınmasına rağmen tek başına gelir kalkınmışlık düzeylerinin belirlenmesinde yanıltıcı olabilmektedir. Dünyadaki bir çok örnek ulusal gelirde gözlemlenen büyümenin, artan eşitsizlikler ve hatta mutlak yoksulluk oranları ile paralellik taşıdığını gösterirken, ulusal gelirde kaydedilen artışlar eşitsizlikleri de beraberinde getirmiş, eşitsizlik olgusu çoğu zaman pazar ilişkileri, kurumsal yapılar ve nüfus hareketleri de dahil birbiriyle ilintili bağlaşık faktörlerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

 Dünyada hedeflenen grupların muhtaçlığının azaltılması ve toplumsal cinsiyet ve bölgelerarası kalkınma farklılıklarının giderilmesi amacıyla bölgesel kalkınmanın geliştirilmesi, çevre sorunları ile mücadele, ulusal ve yerel iyi yönetim mekanizmalarının ve kadınları destekleyecek kurumsal yapının güçlendirilmesi gibi konularda ulusal düzeyde bir dizi ortaklıklar kurulmuş, ayrıca  dünyada İnsani Kalkınmışlık düzeyinin yükseltilmesi amacıyla bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımını geliştirmek yönünde birçok yeni adımlar atılmıştır. Bu alandaki ilerlemeler özellikle Türkiye’nin sosyal kalkınmasını hızlandırılması geliştirilmesi için ulusal kalkınma aktörlerinin desteklenmesinde yerel ve ulusal ölçekte iyi yönetim mekanizmalarının güçlendirilmesinde önemli bir araç olarak görülmektedir.

Ülkelerin kalkınmışlık düzeylerinin artması için eğitim hayati rol oynarken. Dünyada eğitim düzeyi ve okullaşma oranları az gelişmiş ülkeler açısından hala önemli sorunların başında gelmektedir. Buradan hareketle çalışma sonucunda eğitimin, Türkiye’nin daha yüksek kalkınmışlık düzeyine ulaşmasını engelleyen en önemli insani kalkınma boyutu olduğu gerçeği farkedilmiştir. Bu nedenle az gelişmiş ülkelerde ve Türkiye’de düzenli eğitim olanaklarına erişim ile birlikte bireylerin sağlık ve refah düzeyleri üzerinde de  kayda değer olumlu etkiler yaratılacaktır. Böylesi bir gelişme ise ulusal gelirin daha eşit dağılımına destek olabilecektir. Bunun için devletin izleyeceği politikalar yaşam standartlarını iyileştirecek ve yoksulluğu azaltacak anahtar bir stratejinin öğeleri olan; büyüme ve fiyat istikrarına uygun bir makro ekonomik ortam sağlamalı, bilgi ve teknolojik yatırımlara ağırlık vermeli, tarım dışında istihdam yaratma karşıtı eğilimleri ortadan kaldırmalı, tarım sektöründen kaynak akışını kolaylaştırmalı ve sektördeki üretkenlik artışına zemin hazırlamalı, bu şekilde devlet harcamalarını ekonomik olarak korunmaya muhtaç olanları hedefleyecek şekilde yeniden yönlendirmelidir.

 

 

 

Kaynakça:

 

Aktan, Coşkun Can. Türkiye Dünyanın Neresin de?, İzmir: Ege İş Adamları Derneği Yayınları, 1998.

 

DİE, 1987, Hane halkı Gelir ve Tüketim Harcamaları Anket Sonuçları, Gelir Dağılımı, Ankara: DİE Yayınları, No:1441,1990.

 

DİE,1999.Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Özellikleri (Yıllık Raporlar), Ankara.

 

DPT, Ekonomik ve Sosyal Göstergeler, (1965-1998), Ankara, 1998.

 

Economist, “Let Them Eat More”, 2001, Issue 8230

 

Fraser, Lynn R; Lancet, “Early Human Development in Pictures”, 2001, Vol.358 Issue 9275.

 

Fukuda-Parr, Sakiko; “Indicators of Human Development and Human Rights, Overlaps, Differences and WhatAbaut Human Devolepment İndex”, the UN Economic Commission for Europe, 2001.

 

Strauss, Steven L.; “Politics and Reading at the National Instıtue of Chield Health and Human Devolopment, Pediatrics”, Jan2002, Vol. 109 Issue 1, p143.

 

TESEV, Regional Development and Rural Poverty, H.Akder, İstanbul:2000.

 

UNDP, Human Development Report 1999, New York: Oxford University Press,1999

 

UNDP, Human Development Report 2000, New York: Oxford University Press,2000

 

UNDP, Human Development Report 2001, New York: Oxford University Press,2001

 

UNDP,  2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara: Dumat Matbaası,2001.

 

WORLD Bank, Global Economic Prospects and the Developing Countries, 2000, Washington DC

 

www.worldbank.com

 

www.undp.org

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EKLER

 

 

EK-I TÜRKİYE’NİN İNSANİ GELİŞME ENDEKS TRENDLERİ, 1965-1998

 

 

Yıllar

Doğumda Yaşam beklentisi

Erişkin Okuryazarlık Oranı 6 Yaş ve Üzeri

Birleşik

Okullaşma

Oranı(%)

Kişi Başına

GSYİH

SGP ($)

Yaşam

Beklentisi

Oranı

Eğitim

Endeksi

GSYİH

Endeks

İnsani Gelişme 

Endeks

Değeri

1965

53.0

53.0

44.9

791

0.467

0.503

0.345

0.438

1966

53.7

53.8

47.2

919

0.478

0.516

0.370

0.455

1967

54.3

54.6

48.8

994

0.488

0.527

0.383

0.466

1968

54.9

55.4

50.1

1.075

0.498

0.536

0.396

0.477

1969

55.5

56.2

50.5

1.173

0.508

0.543

0.411

0.487

1970

56.1

57.0

50.6

927

0.518

0.549

0.372

0.480

1971

56.7

58.2

50.4

1.007

0.528

0.556

0.385

0.490

1972

57.3

59.4

50.8

1.104

0.538

0.565

0.401

0.501

1973

57.9

60.7

50.9

1.182

0.548

0.574

0.412

0.512

1974

58.5

62.0

50.5

1.334

0.558

0.582

0.432

0.524

1975

59.2

63.3

50.9

1.523

0.570

0.592

0.455

0.539

1976

59.9

64.3

51.3

 1.753

0.582

0.600

0.478

0.553

1977

60.5

65.4

51.0

1.898

0.592

0.606

0.491

0.563

1978

61.2

66.5

51.0

2.030

0.603

0.613

0.502

0.573

1979

61.6

67.6

51.4

2.152

0.610

0.622

0.512

0.581

1980

61.9

68.7

51.1

2.252

0.615

0.628

0.520

0.588

1981

62.3

69.7

51.2

2.542

0.622

0.635

0.540

0.599

1982

62.6

70.8

52.6

2.724

0.627

0.647

0.552

0.609

1983

63.0

71.9

55.5

2.914

0.633

0.664

0.563

0.620

1984

63.5

73.0

55.9

3.174

0.642

0.673

0.577

0.631

1985

64.0

74.1

56.4

3.340

0.650

0.682

0.586

0.639

1986

64.5

74.9

56.8

3.582

0.658

0.689

0.597

0.648

1987

65.1

75.6

58.0

3.965

0.668

0.697

0.614

0.660

1988

65.6

76.4

58.0

4.114

0.677

0.703

0.620

0.667

1989

65.9

77.2

58.2

4.213

0.682

0.709

0.624

0.672

1990

66.3

78.0

58.4

4.691

0.688

0.715

0.642

0.682

1991

66.6

78.8

60.0

4.822

0.693

0.725

0.647

0.689

1992

67.3

79.6

61.0

5.105

0.698

0.734

0.656

0.696

1993

67.7

80.4

62.0

5.562

0.705

0.750

0.671

0.706

1994

68.1

81.2

62.5

5.280

0.712

0.755

0.662

0.708

1995

68.5

82.0

62.4

5.620

0.718

0.755

0.672

0.715

1996

68.9

82.3

62.0

5.999

0.725

0.758

0.683

0.721

1997

69.3

83.2

61.0

6.463

0.732

0.758

0.696

0.728

1998

69.7

84.0

61.0

6.486

0.738

0.763

0.696

0.733

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: DİE ve DPT, Küresel Gelişme Raporları

 

 

 

 

 

EK-II Gelişmekte Olan Ülkelerde İnsaniYoksulluk İndeks Sıralaması

 

Sıra No

Ülke Adı

 

Sıra No

Ülke Adı

1

Trinidad&Tobago

 

39

Guetemala

2

Şili

 

40

Papua Yenigine

3

Uruguay

 

41

Namibya

4

Singapur

 

42

Irak

5

Kosta Rika

 

43

Kamerun

6

Ürdün

 

44

Kongo

7

Meksika

 

45

Gana

8

Kolombiya

 

46

Mısır

9

Panama

 

47

Hindistan

10

Jamaika

 

48

Zambiya

11

Tayland

 

49

Lao Halk Cumh.

12

Mauritius

 

50

Tago

13

Moğalistan

 

51

Tanzanya

14

Birleşik Arap Emirlikleri

 

52

Kamboçya

15

Ekvator

 

53

Fas

16

Çin

 

54

Nijerya

17

Libya

 

55

Merkezi Afrika Cumh

18

Dominikan Cumhuriyeti

 

56

Kongo Dem. Cumh

19

Filipinler

 

57

Uganda

20

Paraguay

 

58

Sudan

21

Endonezya

 

59

Gine Bissau

22

Sri Lanka

 

60

Hayiti

23

Suriye

 

61

Bhutan

24

Bolivya

 

62

Moritanya

25

Honduras

 

63

Pakistan

26

İran

 

64

Cote d'lvoire

27

Peru

 

65

Bangladeş

28

Tunus

 

66

Madagaskar

29

Zimbabwe

 

67

Malawi

30

Lesotho

 

68

Mozambik

31

Vietnam

 

69

Senegal

32

Nikaragua

 

70

Yemen

33

Botswana

 

71

Gine

34

Cezayir

 

72

Burindi

35

Kenya

 

73

Mali

36

Myanmar

 

74

Etypya

37

El Salvador

 

75

Sierre Leone

38

Umman

 

76

Burkina Faso

 

 

 

77

Nijer

                       Kaynak: UNDP, Human Development Report.2001.

 

 

 

 

Terimlerin Tanımları:

 

Gayri Safi Yurtiçi  Hasıla (GSYİH):Ülkede yerleşik ve yerleşik olmayan kişiler tarafından bir ekonomide nihai tüketim için üretilen toplam mal ve hizmet çıktısıdır. Fiziksel sermayede aşınmayı ya da doğal kaynaklarda meydana gelen aşınma ve tükenmeyi içermez. GSYİH yerel ve dış kaynaklarla üretilebilir.

 

Kişi Başına Düşen GSYİH (SGP ABD Doları): Bir ülkenin satın alma gücü paritesine göre ABD Dolarına çevrilen kişi başına düşen GSYİH’ sıdır.

 

Erişkinlerde Okur Yazarlık Oranı: Günlük hayatında basit, kısa ifadeleri okuyup yazabilen 15 yaş ve üzerindeki insan yüzdesidir.

 

Erişkinlerde Okuma Yazma Bilmeme Oranı: 100’ den erişkinlerde okur yazarlılık oranının çıkarılmasıyla elde edilen değerdir.

 

Satınalma Gücü Paritesi (SGP) :SGP ayarında, bir doların GSYİH üzerinde satınalma gücü, bir ABD dolarının ABD’ deki GSYİH üzerindeki satınalma gücüyle aynıdır. SGP aynı zamanda ulusal para birimleri ve finansal durumlar ile gösterilebilir. SGP gerçek fiyat düzeylerinin ülkeler arasında standart bir karşılaştırmasına imkan tanır. Kur farklılıkları satınalma gücünü arttırabilir veya azaltabilir.

 

İnsani Gelişme Endeksi (İGE): Üç göstergeye dayanan birleşik bir endekstir. Doğumda yaşam beklentisi ile ölçülen yaşam beklentisi, erişkin okuryazarlık oranı (ağırlığı üçte iki) ve birleşik ilk, orta ve yüksek okul kayıt oranları (ağırlığı üçte bir) kombinasyonu ile ölçülen eğitim düzeyi ve kişi başına düşen GSYİH ile ölçülen yaşam standartlarıdır. Endeks değeri 0 ile1 arasındadır.

 

İnsani Yoksulluk Endeksi (İYE): İnsani Yoksulluk Endeksi güvenli su kaynağına ulaşımı olmayan nüfus yüzdesi, sağlık hizmetlerine ulaşamayan nüfus yüzdesi ve 5 yaş altında orta yada ciddi düzeyde düşük ağırlıklı çocuk yüzdelerinin aritmetik ortalaması ile hesaplanır.

 

Sıhhi Şartlara Erişim:  Yaşadıkları yerde kanalizasyona bağlı bir tuvalet, yada herhangi bir sulu sisteme sahip tuvalet, geleneksel yada modern bir çukur olan nüfus yüzdesidir.

 

5 yaş altı Yetersiz Beslenmiş Çocuklar: Orta yada ileri derecede ağırlığı olan 5 yaşın altındaki nüfus yüzdesidir. Medyan ağırlıktan iki standart sapma kadar az olan ağırlık olarak tanımlanmıştır.

 

 

 

Önceki Sayfa 

 


¨ Sıralamalardaki değişiklikler ile ilgili veriler 2000 Küresel İGR’den alınmıştır.

ª Türkiye’nin 1965-1998 yılları arasındaki İnsani Gelişme Endeks Trendleri Ek-1’de gösterilmiştir.

¨ İnsani gelişme endeks değeri 0-1 arasında değişmektedir.

[1] UNDP,  2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara.

[2] DİE, 1999. Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Özellikleri (her yıl için yıllık rapor serileri), Ankara.

[3] UNDP,  2001. İnsani Gelişme Raporu 2001, Ankara: Dumat Matbaası,2001, s:20.

[4] UNDP, Human Development Report, 2001, s. 124-151

[5] Coşkun Can Aktan, Türkiye Dünyanın Neresinde?, İzmir: Ege Genç İşadamları Derneği Yayınları, 1998, s.98.

[6] Aktan, s.102.

· İnsani Gelişme Endeksi hakkındaki temel bilgilere terimlerin tanımları bölümünde yer verilmiştir.

[7] TESEV,Regional Development and Rural Poverty, H.Akder,  İstanbul:2000, s:87

· İnsani Yoksulluk Endeksi hakkındaki temel bilgilere terimlerin tanımları bölümünde yer verilmiştir

¨ Gelişmekte Olan Ülkelerde İnsani Yoksulluk İndeks Sıralaması Ek 2’de gösterilmiştir.