|
Ankara, 31 Temmuz 2001 Sn.
Horst Köhler Sayın Bay Kohler: 1. İddialı ekonomik reform programımızı kararlılıkla uygulamaya devam etmekteyiz. Mayıs ve Haziran ayları sonu için ilgili sayısal performans kriterleri karşılanmış olup, gerek bankacılık gerekse diğer yapısal alanlarda önemli ilerlemeler sağlanmıştır (Ek A ve B). Bu kapsamda, stand-by düzenlemesinin 9. gözden geçirilmesinin tamamlanmasını talep ediyoruz. Aynı zamanda, revize edilmiş yıllık enflasyon tahminlerimizle tutarlı olarak, 2001 yılının kalan kısmı için konsolide bütçe faiz dışı kümülatif harcamalarına ilişkin üst sınırların da revize edilmesini talep ediyoruz. Ayrıca, parasal tabana ilişkin endikatif üst sınırların ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Net İç Varlıklarına ilişkin performans kriterinin, güncellenmiş makroekonomik çerçevemiz doğrultusunda yılın kalan kısmı için değiştirilmesini talep ediyoruz. Diğer tüm performans kriterleri ve endikatif hedefler ise muhafaza edilmektedir. 2. Yılın ilk yarısında yaşanan zorlukların ardından, ekonomi, güçlendirilmiş programa olumlu tepki vermeye başlamıştır. GSMH, 2001 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda % 4.2 oranında küçülmüş olup, ikinci çeyrekte daha da küçülmüş olması beklenmektedir. Ayrıca, reel faiz oranlarının ısrarlı bir şekilde çok yüksek seviyelerde seyretmesi ve iç talebin küçülmesi bankaların ve şirketlerin bilançolarına yük getirmiş ve başta büyük bir istihdam kaynağı olan küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere özel sektör girişimcileri üzerinde baskı oluşturmuştur. Diğer taraftan, kısmen, artan ihracat ve turizmde yaşanan patlamanın etkisiyle, ekonomide canlanma sinyalleri alınmaya başlanmıştır: kapasite kullanımı Nisan ayından Haziran ayına kadar yüzde üçün üzerinde üzerinde yükselmiş olup, Merkez Bankası’nın iktisadi eğilim anketleri, katılımcıların artan güvenini yansıtmaktadır. Ayrıca, Türk Lirası’nda Şubat ayında görülen yüksek düzeydeki değer kaybının yarattığı enflasyonist etkilerin büyük bir kısmı şu ana kadar gerçekleşmiş görünmekte olup, enflasyonda Mayıs ayında başlayan yavaşlama, TÜFE artışının %3 seviyesinde gerçekleşmesi ile Haziran ayında da aynı seyri sürdürmüştür. Son olarak, yaşanan yavaşlama ve Türk Lirası’ndaki değer kaybı dış cari hesapta göze çarpan bir düzelmeye yol açmıştır. 3.
İleriye baktığımızda, devam eden uluslararası finansal destek ile
birlikte, programda daha fazla ilerleme kaydedilmesi, güvenin tekrar
tesis edilmesini, faizlerin düşürülmesini ve ekonomik toparlanmanın
kolaylaşmasını sağlayacaktır. 26 Haziran 2001 tarihli mektupla güncellenen,
3 Mayıs 2001 tarihli mektubumuz halen 2001-2002 döneminde uygulayacağımız
politikaları anlatan ana doküman olup, bu mektup ile, çeşitli alanlarda
tekrar güncelleştirilmektedir. IMF’den (1999-2002 yılları için yaklaşık
19 milyar ABD Doları taahhüt edilmiştir) ve Dünya Bankası’ndan (2001-03
yılları için 6.2 milyar ABD Doları taahhüt edilmiştir) sağlanan büyük
çaplı mali destek yeterli resmi finansman kaynağı konusunda güvence
sağlamaktadır. Özel sektörün katılımına ilişkin olarak ise, yabancı
ticari bankalarla 12-13 Haziran 2001 tarihlerinde yapılan toplantıları
müteakiben katılımcılara mektuplar yollanmış ve bankalardan, Türkiye’ye
açtıkları kredilerin, program uygulandıkça 11 Aralık 2000 tarihindeki
seviyesine yükseltilmesini teminen, Haziran ayı ortasındaki kredi
seviyelerini korumaları yönünde taahhüt istenmiştir. Şimdiden bazı
yanıtlar alınmış olup, kredi seviyelerini muhafaza etmekte güçlük
çeken bankalar ile temaslarımız sürmektedir. Bu mektupta ifade edilen
politika ve tedbirlerin programın amaçlarının gerçekleştirilmesi için
yeterli olacağına inanıyoruz, ancak gerekli olduğu takdirde, programın
yolunda ilerlemesini sağlamak amacıyla Fon’la düzenli istişare edilerek
ilave tedbirler almaya hazır bulunmaktayız. İletişim Politikası 4.
Ekonomi politikalarımızı ve program kapsamındaki ilerlemeleri anlatmaya
yönelik olarak büyük gayret sarfedilmektedir. Son aylarda bu konuda
ekonomi politikalarının ve program kapsamındaki gelişmelerin daha
aktif biçimde açıklanmasını sağlamak amacıyla, Ekonomiden Sorumlu
Devlet Bakanı ve diğer üst düzey yetkililerin Türkiye’de yaptığı girişimler,
yabancı yatırımcılarla yurtdışında yapılan toplantılar ve resmi kuruluşların
internet sayfalarında programı anlatmak üzere yayımlanan açıklamalar
ve dökümanlar ile Hazine’nin basınla ilişkiler biriminin daha aktif
kılınması da dahil olmak üzere, bazı önemli adımlar atılmıştır. Ayrıca,
niyet mektuplarını yayımlamaya devam etmekte olup, IMF uzman raporlarının
da yayımlanmasına karar vermiş bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde, mutat
yerel basın açıklamaları yapmaya; ekonomi politikalarını daha iyi
açıklayabilmek için gayret sarf etmeye; ve ana uluslararası finans
merkezlerinde ve Türkiye’de tanıtım amaçlı ek toplantılar yapmaya
devam edeceğiz. Dahası, uluslararası yatırımcılarla halihazırdaki
aktif temaslarımızın üzerine inşaa etmek üzere, belli başlı diğer
bazı gelişmekte olan ülkelerde yapıldığı gibi daha resmi bir yatırımcı
konseyi oluşturma konusunu irdelemekteyiz. Sözkonusu konsey, yatırımcı
güvenini daha da artırmaya yardımcı olarak, sermaye akımlarındaki
dalgalanmaları azaltacak ve piyasa beklentilerindeki değişiklikleri
izleme kabiliyetimizi güçlendirecektir. Makroekonomik Çerçeve 5.
Son veriler ışığında 2001 yılı için makroekonomik projeksiyonlarımızı
revize etmiş bulunuyoruz. İlk çeyrekte üretimdeki düşüş beklenenden
fazla olmasına rağmen, ekonomik faaliyetlere ilişkin öncü göstergeler
ve ihracata ilişkin gelişmeler üçüncü çeyrekten itibaren üretimde
bir toparlanma olacağını göstermektedir. Bugüne kadar ekonomik aktivitede
görülen yavaşlamayı dikkate alarak, orijinal program tahminlerine
göre 2001 yılının tümü için % 3 olarak gerçekleşmesi beklenen reel
GSMH’daki küçülmeyi, %5½ olarak öngörmekteyiz. Türk Lirası’nın ilk
etaptaki değer kaybı sebebiyle enflasyonda yılın ikinci çeyreğinde
görülen artış orijinal tahminlerin çok az üzerinde gerçekleşmiş olmasına
rağmen son dönemde enflasyonda yaşanan düşüş, 2001 yılının sonuna
kadar aylık %2’lik enflasyon hedefimizin gerçekleştirilebilir olduğunu
göstermektedir. Şu anda, tüm yıl için, TÜFE artışının (Aralık-Aralık)
orijinal olarak tahmin edilen %52.5 oranına kıyasla %58 düzeyinde
olmasını bekliyoruz. Önümüzdeki oniki ayda (Haziran-Haziran) TÜFE
artış oranının yaklaşık %30-35 aralığına gerilemesini bekliyoruz.
Cari hesabın ise (orijinal olarak dengede olması beklenirken), turizmin
güçlü bir performans sergilemesi, ihracatın (özellikle otomotiv sektöründe)
artması ve ithalatın azalması sonucunda, tüm yıl için 5 milyar ABD
Dolarlık (GSMH’nın %3’ü) bir fazla vermesini bekliyoruz. Maliye Politikası ve Borç Yönetimi 6. Maliye politikası beklenen seyri izlemiştir. Mayıs ayı sonuna kadar konsolide kamu sektörü faiz dışı fazlası, 2001 yılı GSMH’nın %3.4’ü seviyesine ulaşarak, program hedefini GSMH’nın %1.7’si oranında aşmıştır. Sözkonusu olumlu performans, gelir vergisinin (özellikle faiz üzerinden alınan stopaj vergisinin) beklenenin üzerinde gerçekleşmesi; bütçe dışı fonların yatırımlarının gecikmesi; ve kamu iktisadi teşebbüslerinin, özellikle tarımsal alanda, tahminlerin altında harcama yapması nedeniyle gerçekleşmiştir. Konsolide bütçeye ilişkin olarak, faizdışı harcamalar Mayıs sonu için belirlenmiş olan üst limit içerisinde kalmış ve Haziran sonu için kümülatif faiz dışı denge, program tahminlerinin GSMH’nın %0.2’si kadar üstünde gerçekleşmiştir. Politika uygulamaları açısından ise, telefon hizmetlerine uygulanması önerilen KDV artışının iptalinin gelirlere olan etkisinin, yurtdışına çıkışlarda alınacak harçlar ve vadeli mevduat hesaplarından alınacak özel işlem vergisi ile telafi edilmesini bekliyoruz. 7. Tahmin edilenin üzerindeki gelir artışının devam etmesi beklentisi ve kamu iktisadi teşebbüslerinin beklenenden iyi bir mali görünüm sergilemeleri nedeniyle, GSMH’nın %5.5’i olarak belirlediğimiz 2001 yılı konsolide kamu sektörü faiz dışı fazlası hedefimize ulaşma yolunda ilerlemeye devam etmekteyiz. Daha yüksek enflasyonun, yılın ikinci yarısında GSMH’nın %0.2’si kadarlık bir ek gelir elde edilmesini sağlayarak, daha düşük büyümenin gelirler üzerindeki olumsuz etkisini fazlasıyla telafi etmesi beklenmektedir. Bu durum, yılın ilk yarısında beklenenin üstünde (GSMH’nın %0.2’si kadar) gerçekleşen gelirler ve Türk Telekom’da Haziran ayında beklenenin üzerinde gerçekleşen tarife artışı (yılın tamamında GSMH’nın %0.1’i kadar bir ek gelir) ile birleştirildiğinde makroekonomik çerçevede yapılan revizyon nedeniyle reel kamu harcamalarında görülen zayıflamayı telafi etmek için alan sağlamaktadır. Her türlü durumda, yılın ilerleyen bölümünde bazı sapmaların ortaya çıkması halinde, faiz dışı fazla hedefine ulaşılmasının sağlanması amacıyla ihtiyari faiz dışı harcamalar düşürülecek ve gerekli olduğu takdirde gelir önlemleri alınacaktır. 8. Faiz dışı harcamalarda yeni makroekonomik çerçeve ile tutarlı olan artışlar ve faiz dışı fazla hedefi, reel kamu harcamalarının ya orjinal seyrini korumasını, ya da krizin, krizden en fazla etkilenen kesim üzerindeki etkilerinin azaltılmasını hedeflemektedir. Faizdışı harcamalardaki bu artışın yaklaşık GSMH’nın % 0.4’ü kadarlık kısmı, konsolide bütçede yansıtılacak olup, bu artış emekli ve memur maaşlarının enflasyona endekslenmiş olmasından ve sosyal güvenlik kuruluşlarına sağlık harcamalarını reel olarak sabit tutabilmeleri amacıyla aktarılan ek kaynaklardan oluşmaktadır. Bu artışı yansıtan revize edilmiş konsolide bütçe faiz dışı harcama üst sınırlarına ilişkin performans kriterleri Ek C’de yer almaktadır. TL’nin tahmin edilenden daha fazla değer kaybetmesi nedeniyle su, elektrik, doğal gaz vb. maliyetler ile tarım sübvansiyonlarının maliyetinin (ABD Doları cinsinden ifade edilmeleri sebebiyle) artması muhtemel olmakla birlikte, bu ilave maliyetleri mevcut bütçe ödenekleri ile sınırlı tutabileceğimizi tahmin ediyoruz. Harcamalar, geniş tanımlı kamu kesiminde ise GSMH’nın %0.1’i kadar artacak olup, sözkonusu artış Dünya Bankası’ndan Sosyal Riskin Azaltılması Projesi’nin finansmanını desteklemek amacıyla sağlanması beklenen kredinin gerekli kıldığı harcamaları yansıtmaktadır. Sözkonusu kredi toplumun en fakir kesimi için eğitim, sağlık, ve diğer sosyal harcamaları artırmayı hedeflemektedir. Bu, son dönemde yaşanan ekonomik zorluklar dikkate alınarak, sosyal güvenlik ağını güçlendirmeye ve desteklemeye yönelik olarak devam etmekte olan çabalarımızı yansıtmaktadır. Diğer bütün harcama kalemleri için ise mevcut bütçe ödeneklerine bağlı kalınacaktır. 9.
Kamu maliyesinin bütününü kuvvetlendirmek ve genel bütçe yönetimini
iyileştirmek amacıyla daha ileri adımlar atılmaktadır. Konsolide kamu
sektörü faiz dışı fazlasını daha da artırarak GSMH’nın %6.5’i seviyesinde
gerçekleşmesini sağlamak amacıyla 2002 yılı kamu maliyesi stratejisi
hazırlanmaktadır. Bu, sıkı harcama kısıtları gerektirecek olup, bütçe
çağrısında kuruluşlardan, harcama taleplerini reel artış olmayacak
bir düzey ile sınırlamaları istenmiştir. Konsolide bütçe teklifinin
Ekim ayında sonuçlandırılması beklenmektedir. Harcamalar önümüzdeki
mali yılda kısılırken, yeni bir devlet ihale kanunu’nun uygulanması
suretiyle kamu harcamalarının etkinliğinde artış sağlanmasını ümit
etmekteyiz. Sözkonusu kanunun, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği ile
istişare edilmesi akabinde, 15 Ekim 2001 tarihine kadar Meclis’e sunulması
beklenmektedir (yapısal kriter). Bütçe içi kısıtlamaları ve nakit
akış planlarını daha da desteklemek amacıyla, harcama taahhütlerinin
düzenli olarak izlenilmesine başlanacaktır. Bilgisayarlaştırılmış
yeni muhasebe sistemi faaliyete geçene (2001 yılının sonunda) ve taahhütlerin
raporlanmasını da kapsayacak biçimde genişletilene kadar, izleme aracı
olarak 2001 yılının üçüncü çeyreğinin sonundan başlamak üzere, üçer
aylık anketler kullanılacaktır. Aynı zamanda, harcama planları nedeniyle
oluşan vergi yükünü hafifletmek amacıyla, vergi tabanını genişletmenin
yolları aranmaktadır. Bu çerçevede, geçen yıl IMF’den vergi politikası
ve idaresi konusunda teknik yardım almıştık. Şimdi de Türk vergi sistemini
2001 yılı sonuna kadar iyileştirmek için orta vadeli bir strateji
oluşturmak üzere Dünya Bankası ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Son
olarak, vergi kimlik numaralarının finansal işlemlerde kullanılması
konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmeye devam edilmekte olup, uygulamanın
1 Eylül 2001 tarihinde başlaması beklenmektedir ve vergi idareleri
için sıkı performans standartları hazırlanarak, vergi alacaklarının
tahsilatını sağlamaya yönelik çabalar yoğunlaştırılacaktır. 10. Kamu borcunun sorunsuzca çevrilmesinin sağlanması amacıyla, kamunun borçlanma ihtiyacını ve maliyetini düşürecek bir dizi adımlar atılmaktadır:
11.
Türkiye’nin kamu borç yükünün sürdürülebilir olduğuna dair güven,
programın başarılı olmasında önemli bir unsurdur. Türkiye’nin borç
yükü, 2001 yılına ilişkin daha muhafazakar büyüme ve enflasyon varsayımları
gözönüne alınarak, dönem başı faiz oranlarının geçmiş on yılın yüksek
ortalamalarına yakın seviyelerde seyretmesi halinde bile sürdürülebilir
durumundadır. Programımızın temel hedefi olan sürdürülebilir hızlı
büyümenin sağlanabilmesi için, reel faiz oranlarının önemli ölçüde
düşmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, programın uygulanmasında ilerlemeler
sağlanmaya devam edilmesinin, piyasa güvenini daha da kuvvetlendireceğine
ve faiz oranları ile diğer makroekonomik değişkenlerin program hedeflerine
yaklaşmasına katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Para ve Döviz Kuru Politikası 12. Enflasyon hedeflemesine geçiş planlarımızda hızla ilerleme kaydetmekteyiz. Bu amaca yönelik olarak, Merkez Bankası, bilgi tabanını güçlendirmekte ve modelleme ve araştırma çalışmalarını hızlandırmakta önemli ilerleme kaydetmiştir. Para politikası kararları şimdiden giderek artan ölçüde enflasyon gerçekleşme beklentisine göre belirlenmektedir. Sözkonusu parasal çerçevede kamuoyu ve piyasalar ile iletişim önem taşıyacağından, para politikasının şeffaflık ve etkinliğini artırmak amacıyla bazı mekanizmalar oluşturmak yönündeki çabalarımızı, enflasyon raporlarının düzenli biçimde yayımlanması da dahil olmak üzere, hızlandıracağız. Bir sonraki enflasyon raporu Ekim ayı başında yayımlanacaktır. Kamu maliyesindeki beklenen düzelmeyi, bankacılık reformundaki hızlı ilerlemeleri ve TL’de ilk etapta yaşanan değer kaybının fiyatlar üzerindeki olumsuz etkisinin tamamlanmış olmasını dikkate alarak, 2001 yılının son çeyreğinden itibaren enflasyon hedeflemesini resmi olarak para politikasının nominal çıpası haline getirmeyi planlamaktayız. Sözkonusu dönemde, üçer aylık endikatif bir enflasyon yolu ile desteklenen, 2002 yılı enflasyon hedefini ilan edeceğiz. Merkez Bankası, aradaki dönemde, enflasyona ilişkin gelişme ve beklentileri düzenli olarak değerlendirecek ve bu değerlendirmeler ışığında faiz oranlarını enflasyonla mücadele hedefi ile tutarlı bir biçimde ayarlayacaktır. Program uygulandıkça ve enflasyon düşmeye devam ettikçe, hernekadar Merkez Bankası enflasyondaki süregelen düşüşü desteklemek amacıyla faiz oranlarını artırmaya hazırlıklı olsa da, kısa vadeli faiz oranlarının azalan bir trend izlemesini beklemekteyiz. 13. Parasal taban, enflasyon hedeflemesine geçiş sürecinde, enflasyonla mücadelenin nominal çıpası olmaya devam edecektir. Yenilenen makroekonomik çerçeve ile uyumlu olarak ve para talebinin mevsimselliğini daha yakından yansıtacak biçimde, parasal tabana ilişkin revize hedefler belirlemiş bulunuyoruz (Ek D). Merkez Bankası, parasal taban hedefinin yakalanmasında yardımcı olmak üzere, gerektiğinde döviz satacak (bir sonraki paragrafa bakınız) ve para piyasası oranlarını ayarlayacaktır. 14.
İhtiyari döviz müdahaleleri, işlemlerin yumuşatılması ile sınırlı
olacaktır. Merkez Bankası, program politikası ile uyumlu olarak, iki
tip döviz işlemi gerçekleştirmeye devam edecektir. İlk olarak, Merkez
Bankası dış borçlanmanın iç ödemeler için bütçede kullanılması sonucu
iç piyasadaki likidite üzerinde oluşan etkiyi telafi etmek üzere
piyasada döviz satacaktır. Bu amaçla, Merkez Bankası sözkonusu dış
desteğin tamamını özel bir hesapta tutacaktır. Bu kaynakların iç ödemeler
için kullanılan kısmı önceden ilan edilmiş ihalelerle satılacaktır.
İkinci olarak, Merkez Bankası, geçici döviz kuru dalgalanmalarını
yumuşatmak amacıyla, zaman zaman müdahalelerde bulunabilecektir. Ancak,
piyasanın aleyhine pozisyon alınmasını engellemek amacıyla, sözkonusu
müdahaleler, dalgalı kur rejimi ile tutarlı olarak, nadiren ve iki
yönde de yapılacaktır. Bankacılık Sektörü Reformları 15. Bankacılık sektöründeki reform kapsamında hızlı ilerlemeler sağlanmaya devam edilmiştir. Finansal durumu zayıf olduğu belirlenen özel bankalarla, sermayelerinin 2001 yılı sonuna kadar yeterli düzeylere çıkarılmasına ilişkin planları içeren taahhüt mektupları imzalanmıştır. Geçerli yeniden sermayelendirme planları taahhüt edemeyen beş bankaya 10 Temmuz 2001 tarihinde el konulmuştur. Dört Fon bankasından, potansiyel yatırımcılar tarafından ilgi gösterilmeyen üç tanesi (Etibank, Interbank ve Esbank) 2 Temmuz 2001 tarihinde ikinci bir geçiş bankası (Etibank) altında birleştirilmiştir. Ayrıca, Bank Ekspres yerel bir gruba satılmış, uluslararası bir banka (HSBC) Demirbank’ın satış ihalesini kazanmış olup, bu bankaya ilişkin satış ve alım anlaşması görüşmeleri 20 Eylül 2001 tarihine kadar sürdürülecektir. Sümerbank’ın satışına ilişkin görüşmeler ise halen devam etmektedir. Satışa ilişkin bir anlaşma sağlanamaması halinde, tasfiye prosedürleri Eylül ayı sonundan önce başlatılacaktır. 9 Temmuz 2001 tarihinde Emlak Bankası’nın lisansını iptal etmiş bulunuyoruz. Bankanın bankacılık aktifleri ile yükümlülükleri T.C. Ziraat Bankası’na aktarılmış olup, T.C. Ziraat Bankası sözkonusu varlıkları bünyesine almak için yeterli düzeyde sermayelendirilmiştir. Kamu bankalarının kar/zarar, likidite ve faiz oranı marjlarını izlemeye yönelik bir izleme sistemi oluşturulmuştur. Kamu bankalarının bağımsız dış denetimi tamamlanmış olup, sözkonusu bankaların operasyonel yeniden yapılandırılmasında rehberlik edecek dış danışmanlar atanmış bulunmaktadır. Kamu bankalarının yeniden yapılandırılmasını ve aynı zamanda bankaların ve iştiraklerinin birleştirilmesini kolaylaştıracak bir kanun kabul edilmiştir. 16. Özel bankaların finansal durumlarını güçlendirecek pek çok adım daha atılmaktadır.
17. TMSF tarafından devralınan bankaları 2001 yılı sonuna kadar çözüme kavuşturma hususundaki kararlılığımız devam etmekte olup, bu arada sözkonusu bankaların operasyonel yeniden yapılandırılmalarına devam edilecektir.
18. Kamu bankalarını özelleştirmeye hazırlama çalışmaları ilerlemektedir.
19. Stratejimizin, mali olarak sağlıklı durumdaki bankaları güçlendirmesini ve birleştirmesini temin etmesini sağlayacağız. Bu amaçla, TMSF bünyesindeki bankalar ile sermayesi yetersiz özel bankaların çözüme kavuşturulmasına ilişkin temel ilkeleri oluşturmuş bulunuyoruz : (i) satılacak ya da birleştirilecek herhangi bir banka önceden yeterince sermayelendirilmelidir; (ii) bankanın yeni sahibi, aranan niteliklere bütünüyle sahip olmalıdır; (iii) bankanın yeni sahibi aynı zamanda, bankanın gelecekteki karlılığını teminen ikna edici bir iş planı sunabilmelidir; ve (iv) yeniden sermayelendirilmiş banka ödeme gücünü haiz/karlı olmalı ve daha baştan tüm ihtiyati düzenlemelerle uyum içinde olmalıdır. Sözkonusu ilkelerin BDDK ve TMSF’nin dahil olduğu tüm gelecek banka satış ya da çözümlerinde uygulanmasını temin edeceğiz. 20.
BDDK’nın nitelikli insan gücünü muhafaza etmek ve istihdam edebilmek
amacıyla, denetimi altındaki kurumlarınki ile uyumlu istihdam koşulları
sunmak üzere, gerekli yasal dayanağa ve mali kaynaklara sahip olmasını
temin edeceğiz. Bankacılık sisteminin sıhhati büyük ölçüde BDDK’nın
sorumluluklarını yürütme biçimine bağlı olup, bu da kurumun insan
gücü kalitesi ile ilgilidir. Benzer biçimde, TMSF bünyesindeki Tahsilat
Birimi de kredi tahsillerini azamiye çıkarmak ve vergi mükelleflerine
olan maliyeti asgariye indirmek üzere, tecrübeli özel sektör bankacılık
uzmanlarını istihdam edebilmek için gereken mali kaynaklara sahip
olacaktır. Özelleştirme, İş Ortamı ve Yönetişim 21. Büyük ölçekli kamu varlıklarının satışına ilişkin hazırlıklar planlandığı gbi ilerlemektedir. Varlık satışlarının zamanlaması piyasa koşullarına bağlı olarak belirlenmeye devam edecek olmakla beraber, gerekli hazırlıklar için adımlar atılmaktadır.
Sonuç olarak, programda öngörüldüğü üzere 2001 yılının kalan kısmında özelleştirmeden gelmesi beklenen 1 milyar ABD Dolarlık gelirin sağlanacağı inancımız devam etmektedir. 22. Aynı zamanda iş ortamını iyileştirmek amacıyla planlanan adımlar atılmaktadır. Dünya Bankası (FIAS) tarafından hazırlanan yatırımın önündeki idari engellerin ortadan kaldırılmasına ilişkin çalışma planlandığı gibi Haziran ayında tamamlanmıştır. Raporun Yönetici Özeti bölümü ilgili kurumlara Eylül ayında yapılacak çalışma toplantısına hazırlık olarak görüşlerini almak amacıyla gönderilmiştir. Konuya ilişkin bir eylem planı Eylül ayı sonuna kadar Bakanlar Kurulu’na sunulacaktır. 23. Kamu sektöründeki yönetişimi iyileştirmeye yönelik stratejimiz de uygulanmaktadır:
24.
Varlığını sürdürebilir konumda bulunan özel sektör şirketlerinin,
ekonomik aktivitedeki geçici daralmadan gördükleri etkinin hafifletilmesi
için gereken adımlar atılmaktadır. Avrupa Yatırım Bankası’ndan temin
edilen uzun vadeli kredilerin bir kısmını ve diğer kaynakları küçük
ve orta ölçekli işletmelere aktarmaktayız. Türk Eximbank’ın fonlanmasına
da, mali kısıtlarımız dahilinde devam edilmektedir. Sosyal Diyalog ve Gelirler Politikası 25. Ekonomik programımız sosyal görüş birliği ve diyalog sağlanması gereğine riayet eden bir programdır. Bu amaçla, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in kanuni statüsü belirlendikten sonraki ilk toplantısı Ağustos 2001’de gerçekleştirilecektir. Ayrıca, asgari ücret, fiyat ve ücret beklentilerine rehberlik etmek üzere, yılın geri kalanı için tahmin edilen enflasyonla da tutarlı olarak, Temmuz ayından itibaren %19.8 oranında artırılmıştır. 26. Son olarak, Dünya Bankası’nın desteğiyle bir dizi geliştirilmiş sosyal politika yürütmekteyiz. Bunlar: (i) krizin sosyal etkisinin daha yakından izlenmesi; (ii) gelecek yılın ortasından itibaren işsizlik sigortasının uygulamaya konması hazırlıkları; (iii) sosyal güvenlik ağlarının çocuklar başta olmak üzere toplumun en zayıf kesimleri için güçlendirilmesi; (iv) özelleştirme sonucu işini kaybetmiş işçilere nakdi yardım ve yeniden istihdam programlarının sağlanması; (v) sağlık, eğitim ve sosyal koruma harcamalarının (GSMH’ya oran olarak) son üç yılın ortalamasının üzerinde muhafaza edilmesi; ve (vi) 2001 yılının kalanında çiftçilere doğrudan gelir desteğinde bulunulmasıdır. İyi
dileklerimizle |
|
Kemal
DERVİŞ |
Süreyya
SERDENGEÇTİ
Merkez Bankası Başkanı |
|
Ekler A.
Kantitatif Performans Kriterleri ve Endikatif
Hedefler |
|